Latest / Türk Toraks Derneği Podcast Kanalı / 14 Mart Tıp Bayramı Özel "200’e 1 Kala Mucizenin Hikâyesi: Tıbbiye"
Transcript
- 0:05Merhabalar öncelikle fatih artvinli hoş geldin merhaba
- 0:10toraks bülteni podcast programlarına uzun süredir
- 0:13beraber program yapmayı düşündüğümüz birini davet ettik.
- 0:16Hiç kırmadan hemen kabul etti. Kayıtta buluştuk.
- 0:19Hoş geldin fatih. Hoş bulduk ettim, çok teşekkür
- 0:22ederim şimdi. Fatih artvin'i kim fatih
- 0:25artvin'i bilen'in iyi bildiği bir tıp tarihçisi, tıp tarihçesi
- 0:29dediğimizde aslında tıp arkeolog diyesim geldi.
- 0:33Didik didik kazamışsınız, ekibinizle beraber tıbbın
- 0:36tarihini türkiye'de hastane bazında dergiler bazında arşiv
- 0:40bazında ve bunları dokümante edip kamuya da açmışsınız.
- 0:44Istanbul seriliyatı arşiviniz var.
- 0:46Süreli bir yayın. Osmanlı son döneminden
- 0:49cumhuriyetin başındaki ilk yıllarına.
- 0:51Çocuklara kadar sürmüş yayını didik didik didik internete
- 0:55koymuşsunuz. Şimdi bir de lokman hekim diye
- 0:57bir karikatür tıbbi karikatürlerin de olduğu değil
- 0:59mi? Tıpla ilgili karikatürlerin de
- 1:01olduğu çok kıymetli bir arşivi senin arşivinde sanıyorum
- 1:04internete açık erişime açmışsınız.
- 1:06Bunlar aslında yolculuğun görsel ve yazınsal takibini yaparken
- 1:12keyif veren de nelerin değiştiğini de gösteren böyle
- 1:15bir fotoğraf gibi aynı zamanda elinize sağlık biraz kolay iş
- 1:20değil. Arkeolog derken bilerek onu şey
- 1:22yap. Bu hakikaten iğne ile kuyu
- 1:23kazmak gibi fırçayla toprak kazmak gibi oradan herhalde ama
- 1:27siz de bu arkeologlar toprağın altından harika bir tanrı
- 1:30tanrıça heykeli çıkardıklarında müthiş bir haz yaşıyorlarmış.
- 1:33Herhalde onları yaşamışsınızdır. Bunu çok hoş bir benzetme oldu
- 1:36bu. Esasında tıp tarihi deyince daha
- 1:39çok böyle yani aramızda espri yaparız.
- 1:41Bizi antropologlar incelesin. Türkiye'de tıp tarihçesi mi
- 1:43kalmış? Yani tıp tarihi çok böyle.
- 1:46Çok arkaik bir branş gibi çok eskiye ait pozitivist bir branş
- 1:50gibi düşünülüyor ve göreceli olarak da aslında sayımız az ama
- 1:54orta ölçekli bir Avrupa ülkesine göre de tıp tarihi araştırmaları
- 1:57hiç fena bir düzeyde değil. Türkiye'de arkeolog kısmında da
- 2:01haklısın bir başka analojiyle hani aşağıya indikçe daha
- 2:04primitif olanları ortaya çıkıyor kazılarda.
- 2:07Şu andaki yüzeyde bu uygarlık bir aşağı aşamada nasıl bir
- 2:11yerde idi? Tıp tarihinde bu keşifte ara ara
- 2:14bu çıkan köstebek misali, dışa attığımız topraklardan böyle.
- 2:18Bazen bunları sergilemek işte şu zaman şöyle dergiler vardı ya da
- 2:22böyle bir tarihsel bağlamda çok önemli bir seri yayınlandı ya da
- 2:26şu tip görüşler, polemikler, tartışmalar.
- 2:29Karşı duruşlar ve benzeri vardı tabii.
- 2:32Bunları da aynı zamanda o tıbbın sadece böyle bir ilerlemeci bir
- 2:35tarih noktasında değil ama sosyal, kültürel, politik,
- 2:39ekonomik o dönemin bir yapısı olarak tıbbı okumak da bize yeni
- 2:43kuşak tarihçileri daha keyifli geliyor.
- 2:45O yüzden de böyle istanbul seriri yatarşivi gibi lokman
- 2:48hekim gibi veya önümüzdeki yıl yaşamak yolu dergisiyle şimdi
- 2:52yine cem Hakan başaran. Ile birlikte arkadaşımla
- 2:55uğraşıyoruz. Ve böyle bir seride olsun
- 2:58istiyoruz açıkçası. Yani çok geç kalınmış tarihsel
- 3:02malzemenin en azından gün ışığınla çıkarılması ve başka
- 3:06araştırmacıları da bu malzeme üzerinde çalışmaya, düşünmeye
- 3:09teşvik etmek böyle bir misyon diyelim bir yanıyla.
- 3:12Tadını veren şeylerden biri şu sanıyorum, yani tam şeyle takdim
- 3:16etmedim sanıyorum aynı zamanda. Ama Acıbadem Üniversitesine tıp
- 3:19tarihi hocası fatih hoca'm tıp tarihi.
- 3:23'Nin tadını veren şeylerden biri sanıyorum şu ya 200 yıldır
- 3:25özellikle 200 250 yıldır pozitif bilim kadim olandan çokça artık
- 3:29rayı değiştirip ayrılmış. Yepyeni bir rayda kendine has
- 3:33bir alan yaratmış, bir bilim yanına da tarih gibi geleneği
- 3:37çağrıştıran geçmişi çağrıştıran kadim olanı çağrıştıran bir
- 3:41bilimi koyunca kendine has tadını bence bu veriyor.
- 3:45Bu gibi araştırmaların bir de tıp tarihinin kendi özelinde
- 3:47aslında tarihte de tabi öyle tıbbın nesnesi de öznesi de
- 3:51uygulay. Ve muhatabı da hep insan ya
- 3:55kendine has rekabeti meslektaşları arasında bölümler
- 3:58arasında kendine has uyumu, tatlı sürtüşmeleri, rekabeti
- 4:03kendine has hiyerarşisi, kendine has jargonu olan bir kültür de
- 4:08aynı zamanda bir de yine kendine has ifadesini çokça
- 4:11kullandığımın farkındayım. Şöyle de bir şey var, aslında
- 4:15bizim bir araya gelip bir şeyler konuşmak için sebebi ihtiyacımız
- 4:18yoktu fatih hoca'yla fakat bu sefer biz sebe binaen buluştuk.
- 4:2214 martın 199 yılındayız. Yani türkiye'de modern tıp 14
- 4:26mart 1820 yedi'de şehzade başındaki bir konakta
- 4:28başlamıştır. Modern tıbbın hikayesi biz bugün
- 4:34bu yüzden bir araya geldik. Bu seneye 200 yılı olacak 2 asrı
- 4:39devirmiş olacak. Tam da böyle gelenekle modernin
- 4:42birbiri içine karıştığı bir toplum, bir coğrafyada yaşayan
- 4:46bir toplumun tıbbının hikayesi de tabii ki yine çokça tekrar
- 4:51ettiğim kendine has bir çok hikayeyi barındırıyor.
- 4:54Ne dersin hocam bunu ince ince kazınmış biri olarak ne dersin?
- 4:58Çok güzel bir noktadan başladığın Ethem hakikaten bu
- 5:01gelenek ve. Üzerinde de bize bir şey
- 5:05söylüyor. 200 yıldır modern tıp eğitiminin bu topraklarda
- 5:08kesintisiz devam ediyor olması önemli bir mesele.
- 5:11Gerçekten de seneye 200 yılını kutlayacağız.
- 5:14Ben açıkçası Cumhuriyeti hani bu 100 yıl kutlamalarında
- 5:17düşündüğümüz zaman hep bir Cumhuriyeti, siyasal bir rejim
- 5:21değişikliği ve bir güzergahı netleştirmek.
- 5:25Açısından okuyoruz. Elbette ki cumhuriyetin öncesini
- 5:28de bu şekilde tarihselleştirdiğimiz zaman bunu
- 5:31tıp örneğinde daha net görebiliriz.
- 5:33Yani aslında biz 199 yılı geride bırakıp 200 yıla girdiğimizde
- 5:36tıpta bunun somut örneğini görüyoruz.
- 5:39Yörüngenin 200 yıldır nerede olduğunu görüyoruz.
- 5:42Bunu şunu kastediyorum ya bundan 200 yıl önce istanbul'da
- 5:47imparatorluk. Şu kararı almıştım, evet, bir
- 5:53yanda hızla gelişen yeni bir tıp var buna kabaca o dönemki
- 5:58jargon'la tıbbi cedit deniyordu. Yeni tıp bir de tıbbı kadim yani
- 6:03eski tıp. Gelenekten gelen bugüne usta
- 6:07çırak ilişkisini öğrenilen bir tıp vardı.
- 6:09Elimizde medreseleri de darüşşaflarda bir şekilde
- 6:12pratiği devam eder ama bir yandan da artık kabul edilemez
- 6:15bir şekilde açıkta olan fakülteleriyle, yeni
- 6:18eğitimleriyle, yeni metodolojileriyle, yeni
- 6:21düşünüşleriyle, araştırmalarıyla bir de yeni bir tıp vardı.
- 6:24Tıbbı bu ciit lafını tabii ki şeylerin hatırlayabiliriz,
- 6:28nizamı cedidi hatırlarsak ordu yani bir yanına geleneksel tüfek
- 6:32kılıç ile devam eden bir. Ordu var yenikeri ocağı gibi
- 6:36düşünün. Bir yanıyla da o asırların
- 6:39dışında yeni gelişmiş yani mühendisleriyle üniversite
- 6:43mezunları ile birkaç dil bilen, kurmaylarıyla, cerrahlarıyla
- 6:48mühendisleri, açıları, ulaşımcıları, lojistikleri,
- 6:51gıdacılarıyla bambaşka hale gelmiş bir savaş makinesi, ordu
- 6:56veya başka türlü donatılmış bir yapı var.
- 7:00Modern devletlerin bir de böyle bir ordusu var ya sadece savaş
- 7:03zamanı, savaştan değil ama. Bütünüyle bir şekilde
- 7:07profesyonelleşmiş subayların, yöneticilerin de sürekli
- 7:10eğitimden geçtiği bir yeni bir durum var.
- 7:13Kılık kıyafetleriyle, donanımlarıyla e zaten tas taban
- 7:16hani imparatorluğun meselesi neydi?
- 7:18Taslamam? Böyle bir o kırılma anında
- 7:20özellikle Fransız devrimi hatırlayacak olursak, Fransız
- 7:23devrimi'nde olduğu anda henüz Osmanlı devleti'ye batıda
- 7:26sürekli elçilik bulundurmaya henüz yeni başlıyor idi.
- 7:30Hani sürekli bir elçimiz batının ne olup bitiyoru 7 24 bize rapor
- 7:34edebilecek bir. Entegrasyonumuz yoktu.
- 7:37Özellikle batı Avrupa ile gelişen yerleriyle.
- 7:40Peki burada evet bir reformların tıptaki reformların da öncüsü
- 7:43olan elbette ki önce bir ordunun ihtiyacı söz konusuydu.
- 7:47Ordunun modernleşmesi yani daha fazla savaş kaybetmemek veya
- 7:50toprak kaybetmemek ya da yani bir şekilde imparatorun var olan
- 7:53sınırlar içerisinde varlığını sürdürebilmesi için en acil
- 7:57mesele olarak bu görülüyordu. Ama taslamanın tam buna
- 8:00baktığımızda da yani öldürme yaşatma analojisi üzerinden
- 8:04düşünürsek ya da savaş ve barış. Ne düşünecek olursak ortaya
- 8:08çıkan konulardan bir tanesi şuydu, evet gerçekten ordu kötü
- 8:11olabilir. Ordu yeniden yeni bir ordu
- 8:14kurulabilir. Yeniden ordu eğitimi için
- 8:16mühendisler yetiştirilebilir, dil öğretilebilir ama aynı
- 8:20zamanda da zaten var olan insanların yitirilmesi, yani
- 8:23basit kurşun yaralamalarından tutun da yani işte savaşlarda
- 8:27yitirilen insan sayısının çokluğu da aynı zamanda bir
- 8:31ordunun zayıflığıyla ilişkiliyi. Dolayısıyla öncelikle ordunun
- 8:35kelimenin gerçek anlamıyla hekimlere ve cerrahlara ihtiyacı
- 8:38vardı. Birincisi buydu bunu aslında
- 8:40daha sonraki savaşlarda çok daha önemi görülecekti.
- 8:44Yani 1.853 56 kırım savaşında tıbbın ne kadar önemli olacağı
- 8:48artık tartışmasız ortaya çıkacaktı işte bu ağval ve
- 8:52şeriat içerisinde 1.008 yüzlü yılların başında üçüncü Selim
- 8:56diğer pek çok alanda olduğu gibi bu alanda da bir tecrübe
- 8:59bulunuyor ve bir. Modem tıp eğitimi verecek bir
- 9:02okul açmak istiyor. 1.805 ve altıda 2 tane girişim oluyor.
- 9:05Bir tanesi tersane tıbbiyesi diyebildiğimiz yani bugünkü
- 9:08tersanede oluşturulan ve ismi de çok hoş aslında tabiphane yani
- 9:12doktorhane gibi düşünelim ya burada tabip yetiştirilen bir
- 9:17okul açalım. Fakat bu okul tabii ki italyanca
- 9:20bilenlerin olsun. Çünkü o zaman tıbbın dili yüzyıl
- 9:23başında 19. Yüzyıl başı italyanca'dı.
- 9:25Yani bir biraz Fransızca italyanca bilen işte hocaların
- 9:27da eşlik edeceği. En azından hani başka ülke
- 9:33örneklerinde var mesela deniz hekimliği veya işte ne bileyim
- 9:37Deniz Kuvvetleri için doktorlar ve cerrahlar gibi.
- 9:40Çünkü çok uzun yolculuklar gerekiyor.
- 9:42Denizde veya savaş gemileri vesaire gibi düşünecek olursak
- 9:46ya o dönemde Denizcilik yani tersanede böyle bir tıbbiyenin
- 9:49açılması bu açıdan da anlamlı. Yani orduya da bir hekim
- 9:52yetiştirmek açısından bu teşebbüs yarım kalıyor.
- 9:54Biri diğeri de kuruçeşme'de ki rum tıbbiyesi.
- 9:57Bu da çok bizim açımızdan önemli.
- 9:59Kuru çeşmedeki rum tıbbiyesi. 67 yıl açık kalıyor.
- 10:02Orada 2 nokta önemli bir tanesi dil, ikincisi de din açısından
- 10:07şu yani henüz şeyhülislam işte insan bedeni yani ölü öldükten
- 10:11sonra insan bedeni dokunmanın dinen yasaklı olduğu için
- 10:15kadavralar üzerine çalışmak, disseksiyon yapmak ve benzeri
- 10:18uygulamalar açısından bir defa hani gayrimüslim tebaa bu açıdan
- 10:22daha kolay bunu organize edebilir diye birinci düşünmüş
- 10:26buydu. O yüzden bir rum tıbbiyesi
- 10:27açılması düşünülmüştü, ikincisi de dil o dönemin tıbbın dili.
- 10:32Gua frankası çok temel olarak fransızcaydı ama aynı zamanda da
- 10:35italyan tıbbı italyanca eserlerin çevrilmesi gerekiyordu
- 10:39ve leventellerle daha sıkı fıkı ilişkiler içerisinde olan
- 10:43içerideki daha dile yakın yatkın olan Rumların da bu konuda öncü
- 10:49olacağı düşünülüyor idi. Fakat bu da başarılı olmadı.
- 10:521.810 ikide kapandı. Yani bu bu bahsettiğim 2
- 10:53girişimin ardından ikinci Mahmut 1.827 yılında nihayet tıp haneyi
- 10:57açıyor. Selim gibi daha böyle Selim
- 10:59huylu birisi değil. Imamı çok daha otoriter bir
- 11:04sultan olarak gerçekten bu ihtiyacı görüyor ve 1.827
- 11:07yılında bu defa bu teşebbüs de doğrudan bir kütüphane amire
- 11:09adida bir hükümete ait tıp fakültesi açılmasına karar
- 11:13veriliyor. O bahsettiğin ahşap konakta
- 11:15başlayan işte böyle oturarak eğitim yapılan 5 10 öğrencinin
- 11:19başladığı ve henüz ne yapacaklarını da bilmedikleri.
- 11:24Bir konaktaki okul idi bu 1.820 yedi'de işte 2.020 yediye
- 11:27geliyoruz. O 200 yıl içerisinde çok farklı
- 11:29aşamalardan geçerek bugüne geldi.
- 11:30O aşamalarda belki konuşabilirsiniz.
- 11:35Filmin yapılası birikiyor. Düşünsenize işte o ikinci
- 11:38mahmut'la az gözü kara değil. Yeni şöyle ocağını topa tutan
- 11:41adam, yani bir yıl sonra şey gibi değil Selim kadar talihsiz
- 11:45gitmemiş iktidarı diye düşündüm. Bütün zorluklarına rağmen tamı
- 11:49tamına 10 15 kişi bir konakta ne yapacağını bilmeden toplanma
- 11:52hali benim bir fil. Izlemeyi çok isteyeceğim bir şey
- 11:56olurdu. Çok gerçekçi bir şekilde o
- 11:58zorlukları görmeyi merak ederdim ediyorum.
- 12:01Bir yandan da sen anlatırken şunu düşündün, tıbbın hikayesini
- 12:04dinlemek insanın hikayesi ile ne kadar örtüşüyor, ne kadar zengin
- 12:09dedin ya henüz insan bedeninin araştırmaları için dokunup
- 12:13dokunulmayacağına o zamanın hukuku şeyhülislamı müsaade
- 12:17etmiyordu. Baksana şey çıkıyor tıp deyince.
- 12:20Aslında insan deyince hemen şu soru çıkıyor, insan bedeninin
- 12:24sahibi kim? Sorusu hemen böyle.
- 12:26Bunun hadi bu soruyu sorduk diyelim.
- 12:29Bunun cevabına da bir sürü kişi şey yapıyor.
- 12:30Doktorlar bu konuda biraz yalnız kalıyorlar.
- 12:32O yaşam ve ölüm konusunda ama felsefe bunun cevabıyla
- 12:35ilgileniyor. Ya da bu soruyla ilgileniyor.
- 12:37Hukuk bu soruyla ilgileniyor. Teoloji bu soruyla ilgileniyor.
- 12:41Bireyin kendisi tabi ki haliyle bu sorunun muhatabı ve belki
- 12:45sahibi gelenek bu soruyla ilgileniyor.
- 12:48Bütün 10 15 kişilik sınıfta tek başına tıp hocalarıyla o ilk tıp
- 12:53hocalarıyla. 10 15 öğrenciyi yok.
- 12:55Bir çok güçlükle beraberinde var.
- 12:57O yeniyi yaratmanın güçlüğü de beraberinde var.
- 12:59Ve 10 15 kişiden bu 199 yılda 2 asırda bugünlere gelmişiz.
- 13:02Aynı zamanda şeyle de çelişen bir ifade kullanacağım.
- 13:06Modern tıbbın pozitivist temellere oturan tıbbın tırnak
- 13:09içinde söylüyorum sevmeyebileceği bir ifade bu.
- 13:12Bir mucize aynı zamanda bu bir mucize.
- 13:17Yani aynı zamanda da pek de mütevazı olmamak gerekiyor.
- 13:22Buranın hikayesi aynı zamanda. Dünya hikayesi içinde de bir
- 13:27yere sahip florence nightin geller, modern hemşirelik
- 13:30hikayelerin başlangıcı da ciddi yer tutan tecrübeler de
- 13:34buralarda kök salıyor. Aynı zamanda şöyle bir kişisel
- 13:37şeyim de olmuştu, kendi tezimi hazırlarken bizdeki girişimsel
- 13:42işlemlerin tarihçesini falan da biraz bakmıştım.
- 13:45Şunu görünce çok şaşırmıştım, doğrusu bir işlem başlıyor,
- 13:49bulunuyor içimden şey demiştim ya herhalde bize 20 30 yıl sonra
- 13:53falan başladım. Hayır değil 35 yıl içinde bizde
- 13:55var. Bir işlem bulunuyor, bir teknik
- 13:58bulunuyor. 35 yıl içinde bizde birileri onu getiriyor,
- 14:01uyguluyor. Nasıl bir organizasyon becerisi
- 14:04kurulmuşsa o 10 15 kişilik sınıftan o nasıl bir
- 14:08organizasyon oluşmuşsa bu yıllar içinde hiç mütevazı
- 14:11olmayacağımız bütün hizmetleri konusunda destek şeyi,
- 14:15hekimleri, hemşireleri, yardımcı personeli büyük bir
- 14:19organizasyon. Çünkü tıp çok büyük bir
- 14:21organizasyon, hiç de mütevazı olmamamız gereken gayet de
- 14:26göğsümüzü gere gere dünya çapında.
- 14:29Bu işi yapabildiğimizi bu hikayeyi çok gururlu bir yerden
- 14:33de anlatabiliriz diye düşünmüştüm doğrusu.
- 14:36Evet, bu az önce kullandığın mucize kelimesi üzerinden belki
- 14:41biraz daha açabiliriz bunu. Gerçekten de nasıl oluyor da bu
- 14:45baktığımız zaman esasında bugün Türkçe tıp fakültelerinin sayısı
- 14:49ya da türkiye'de genel olarak tıp fakültelerinin sayısı artık
- 14:53200 yıl içerisinde neredeyse işte 100 otuzu geçmiş ve çok
- 14:57fazla sayıda tıp fakültesi var türkiye'de ama 200 yıl önce
- 15:01sadece bir taneydi ve biraz önce bahsettiğimiz küçük bir ahşap
- 15:04konakta 5 10 öğrenciyle başlayan bir hikayeydin.
- 15:06Mucizeyle etimolojik olarak akraba olan işte aciz olma,
- 15:11yetersiz, güçsüz olma. Çünkü muciz oradan gelir, aciz
- 15:16bırakır, ağzımızı açık bırakır. Nasıl oldu bu hani bu bir mucize
- 15:20gerçekleşti dediğimiz zaman yeterince aciz bir durumda
- 15:23olmamız gerekiyor. Tas tamam, 1.827 yılında
- 15:27gerçekten ne tür bir aciyet yaşıyordu?
- 15:29Imparatorluğu bu çok kritik bir konut tıp anlamında bakacak
- 15:32olursak, şöyle güçsüzlükleri, yetersizlikleri ve bir ancak
- 15:36mucizeye ile olabilecek bir durum söz konusuydu.
- 15:39Acziyetin bir tanesi tabii ki şuydu, hatırlayalım yani matbaa
- 15:43en azından. Bu bir eseri ele geçirmek
- 15:46dediğimiz yani. Çünkü sonuçta bu tıp bir en
- 15:49başta bir eğitim materyali gerektiriyor.
- 15:50Yani bir kitap gerektiriyor. Alet edevatların birincisi bir
- 15:54kitap henüz dil bile değil. Önce bir kitap şimdi 1.720
- 15:58dokuzu alırsak, yani matbaanın birinci döneminde işte basılan
- 16:01kitaplar ilçe 28 30 kitabın ne olduğunu biliyoruz.
- 16:04Sözlükler ve benzeri yani böyle orijinal bir tıp eserinden filan
- 16:07bahsedemiyoruz. E şimdi ikinci defa 1.008
- 16:10yüzlülerede başlayan matbaada da daha çok devletin ihtiyacı olan
- 16:14kitaplar ancak basılabiliyor o matbaada.
- 16:16Dolayısıyla böyle özgün telif çeviri vesaire eserlerin makbu
- 16:20eserlerin bir defa olmadığı bir dünya hayal edilip, yani batıda
- 16:24gata avrupa'da en azından basılan tıp eserlerinin 1.827
- 16:29itibariyle henüz istanbul'da. Bunların bir karşılığı yok.
- 16:33Yani Türkçe ye çevrilmiş bir eserlerden henüz bahsedemiyoruz.
- 16:38Peki elimizdeki es. Türkçe tıp eserleri
- 16:41diyebileceğimiz şeyler var mı? Hani o yazmalar işte 15 16, 17
- 16:45yüzyıldan kalan şeyler. Fakat bunların hepsi biraz önce
- 16:47bahsettiğimiz gibi, hani o gelenek tıbba işte diascore
- 16:51desin meteriye medikasına bağlı. O klasik yüzyılların eserleri
- 16:56diyebileceğimiz, hatta evini sina bile hani Türkçe harfli
- 16:59veya işte arap harfli türkçe'de bile çok geç bir dönem
- 17:03dolayısıyla yani birincisi öğrencilerin okuyabileceği 50
- 17:05elinde Türkçe bir tıp eserin olmadığını düşünelim. 1.820
- 17:09ikincisi dil. Yani bu öğrenciler ikinci bir
- 17:13dil bilmek zorunda ve bu dili o dilde okuyup anlayabilecek kadar
- 17:18tıbbı öğrenebilecekleri kadar en azından Fransızca bilmeleri
- 17:21gerekiyor. Önce bir Fransızca ve öğretmek
- 17:23gerekiyor. Birincisi bu daha kritik olanı
- 17:26eskilerin kahtır. Rica dedikleri hani adam kıtlığı
- 17:28diye türkiye'ye çeviriyoruz insan, yani yetişmiş insan
- 17:31kalitesi yani en çok o dönemin şikayet konusu olan şeylerden
- 17:35bir tanesi budur. Yani kâhtı rica yani bir bir
- 17:38şeyin yokluğu, kıtlığı rica yani.
- 17:41O işe hakim kişilerin azlığı şimdi bu dillere hakim tıp
- 17:46fakültesinde mezun olmuş ama aynı zamanda da hocalık yapacak
- 17:49birilerini de ihtiyaç var. Bu da az tabii ki çok zor.
- 17:53O dönem için işte bir karati o doğru paşa var.
- 17:56Onun bir en azından bir pizzadan, italya'dan gelen bir
- 17:59italyancası veya tıp fakültesi mezunları var.
- 18:02Az sayıda gerçekten kendini olağanüstü iyi yetiştirmiş işte
- 18:06hekimbaşılar var. Fakat bu kadro tabii ki bir tıp
- 18:09fakültesinin ayağa kaldıracak kadar bir.
- 18:12Şeyden yoksun dolayısıyla daha pratik olarak hani ordu'ya hekim
- 18:16yetiştirmekten bahsetmiştik. Dolayısıyla bir cerrahi açıp
- 18:20hani batıdaki gibi önce hızlıca bir yara pansuman yapabilen işte
- 18:23ne bileyim kurşun yarasını temizleyebilen filan böyle
- 18:25pratik pansuman işlerini yapabilecek bir grup
- 18:28yetiştirmek. 1.830 ikide dolayısıyla böyle bir yeni bir
- 18:31okul açılıyor. Hızlıca onlar orada bir cerrahi
- 18:35dediğimiz yerden cerrah yetişiyor sadece birkaç yılda.
- 18:38Sonra bu 2 okul birleştiriliyor, yeri değişiyor işte otluk
- 18:42çıkışlasına geliyorlar. Saraya yakın bir yere filan.
- 18:44Fakat bu ilk 10 yılın denemesinden çok bir mezun elde
- 18:48edemiyoruz. Çünkü bu bahsettiğimiz zorluklar
- 18:51nedeniyle dolayısıyla 1.838 artık tanzimatın hemen eşiğine
- 18:53geldiğimiz zaman yine ikinci Mahmut şunu fark ediyor.
- 18:57Bu şekliyle değil bu gerçekten tıpkı diğer alanlarda olduğu
- 19:01gibi. Yani ordu'da mühendishanede
- 19:02diğer şeylerde olduğu gibi dışarıdan bu işi bilen bir beyin
- 19:07bir. Down için birisi kurucu bir şeye
- 19:11ihtiyaç var. Dolayısıyla o dönemde iyi tıp
- 19:13fakültelerden bir tanesi avusturya'da Viyana çok güçlü.
- 19:16O dönemde özellikle askeri tıbbi açısından josefin diye bir ayrı
- 19:20bir oluşumları var. Yani askeri akademi, tıbbiye
- 19:24gibi çevirebiliriz ve oradan genç yaşta bir hegem olan
- 19:29bernard'dı istanbul'a getiriyorlar.
- 19:31O da ekibiyle beraber geliyor ve 1.839 yılında şimdiki
- 19:34Galatasaray lisesi'nin olduğu yerde.
- 19:37Galatasaray tıbbiyesi olarak daha sonra adlandıracağımız bir
- 19:39çağ başlıyor. Bu 1.830 dokuzdan 1.848
- 19:41yangınında yok olana kadar ki o 10 yıllık parlak 10 yıl
- 19:45gerçekten bir imparatorluk tıp akademisi olarak düşünebiliriz.
- 19:47Mektebi tıbbi adli şahane diye söylediğimiz okul yani bir
- 19:52imparatorluk tıp okulu. Galatasaray'da en parlak
- 19:55dönemini yaşıyor. Neden?
- 19:56Çünkü artık eğitim 6 yıl hocalar Fransızca eğitim veriyor.
- 20:00Materyaller, Fransızca kitaplar Fransızca.
- 20:07Ve 1.842 yılları civarında diseksiyon izni alınıyor ve esir
- 20:13pazarından veya tersane zindanından kimsesizler,
- 20:16sahipsizler veya kölelerden elde edilen malzemeyle bir şekilde
- 20:20gerçek insan bedeni üzerinde anatomi öğrenilmeye başlanıyor.
- 20:24Sonra botanik bahçesi, zooloji doğa müzesi, kütüphanesi
- 20:28vesairesiyle bildiğimiz anlamda bir tıp fakültesi ortaya çıkmış
- 20:32oluyor. Galatasaray'da hatta oranın
- 20:34mezunlarından çok sembolik ve bence orijinal bir hikayedir.
- 20:38Bir Müslüman, türk bir rum, bir Ermeni, bir Yahudi öğrenci mezun
- 20:44viyana'ya gönderiliyor ve oradaki sınavda yaratıp okulun
- 20:48akredite sınavı gibi düşünelim. O orada üstün başarıyla mezun o
- 20:53oradan da yani sınavından geçiyorlar.
- 20:55Yani demek ki bu şunu diyor, evet biz Viyana Berlin ya da
- 20:58Paris kapsamında OO nitelikte bir tıp eğitimi veriyoruzun bir
- 21:03onayı oluyor. Fakat tabii ki talihsizlikler
- 21:05sonra da şeyin yakasını bırakmıyor.
- 21:07Yani nefis bir ok. Bir yangında yok oluyor.
- 21:10O 10 yılın malzemesi yok oluyor. Onun kütüphanesi birikimi yok
- 21:14oluyor. Sonra işte hun barhaneye
- 21:16taşınıyor işte. Ne bileyim sonra işte tekrar
- 21:18sirkeci'ye, sonra tekrar galatasaray'a 123 yıllığına
- 21:21taşınıyor. Tıp fakültesi tıbbiye aslında
- 21:24bir taşınmalar tarihi 10 küsür defa Haydarpaşa ya daha sonra
- 21:281.009 yüzlerin başında Anadolu yakasında taşınıyor.
- 21:32Sonra tekrar bugünkü bildiğimiz çapaya yani en az 10 13 defa
- 21:35filan istanbul'un farklı yerlerinde taşın diyor ve bugüne
- 21:39böyle. Bayağı gelmiyor, ikinci bir
- 21:41seçenek de bu yuvanın içerisinden bir başka acziyet,
- 21:44yeni bir mucizeyi doğuruyor diyebiliriz.
- 21:46O da şu, gerçekten günün sonunda Fransızca okudukları tıbbi
- 21:51terminolojiye karşılık Türkçe karşılıklar bulma istiyorlar ve
- 21:56bu gerçekten müthiş bir azim ve 1.860 yedide Türkçe tıp
- 22:01verilebilir hale. Yine o bir avuç mümtaz sınıfı
- 22:04dediğimiz bir grup öğrencinin çabalarıyla.
- 22:08Geliyoruz bu kolay değil yani biz 267 yılında Türkçe tıp
- 22:11eğitimi varlıyor. Yani arada bakacak olursak, 20
- 22:15yıl gibi kısa bir sürede esasında var olan tıbbi
- 22:18terminolojinin Türkçe karşılıklarını bulmak bu hiç
- 22:20kolay bir iş değil. Bugün de böyle.
- 22:23Hani Latin kökenli veya hint Avrupa kökenli dillerin dışında
- 22:27böyle özgün bir dilde tıp eğitimi yapmak bugün de çok zor.
- 22:31Türkçe bu açıdan da en azından 160 yılıncı yılına giriyoruz.
- 22:36160 senedir Türkçe tıp eğitimi yapılıyor.
- 22:38Bu da önemli bir durum şöyle toparlayabiliriz, yani 1.820
- 22:41yediyi ile. Belki ilk 50 yılını böyle
- 22:44alabiliriz. 1.860 yediye kadar olan 1.870 yediye kadar olan
- 22:48dönemi diyelim ilk 50 yıl bir yandan gerçekten Fransızca tıp
- 22:52eğitiminin artması ve mezunları vermeye başlaması sayıları az da
- 22:56olsa. Ikincisi yine bunun içerisinden
- 22:59gelen bir gelenekten artık Türkçe tıp düşünmeye başlamak ve
- 23:03Türkçe tıp eğitimine yetecek hale gelme ilk yarım asır bu
- 23:09çabalarla geçiyor diyebiliriz. Bakar mısın?
- 23:11Fatih hocam aslında tıbbenin tarihi, ülkenin tarihinin
- 23:16içinden röntgen gibi geçiyor. Onu okumak için tıbbenin
- 23:20tarihinin röntgenini çektiğinizde dolandığımız
- 23:23konulara bakın ş ikinci mahmud'a değindik sanki.
- 23:26Tamam gözü karaydı da çok mu kolaydı devlet o zaman da
- 23:28yıkılma tehlikesi geçirdi. Üçüncü selime değindik,
- 23:31istanbul'un yangınlarına istanbul'un yangınları apayrı
- 23:34bir dünya çok meşhur bir şey. Istanbul'un yangınları
- 23:37istanbul'un en büyük afetleri, depremleri kadar istanbul'un
- 23:40yangınlarına değindik. Aslında bu viyana'da newyanayım
- 23:43ş arkadaş dedirtti yani OO dönemin viyana'sı hakikaten ne
- 23:47kadar eskilerin ifadesi münbit verimli, ne kadar aşkın bir yer,
- 23:52ne kadar üretim açısından şey bir yermiş, onu da bana
- 23:54düşündürdü. Fakat bütün bu söylenenler çok
- 23:56zor bir coğrafyada doğmuş bir çocuk gibi.
- 24:00Tıbbi bizim ülkede baksanıza şey gibi sürekli taşınmak zorunda
- 24:05kalan göç eden mahallesi yanan dilini tutturamayan dil
- 24:08değiştirmek zorunda kalan ayakta duramayan aslında bu biraz
- 24:12türkiye'nin son 200 yılında tarihine tam denk geliyor.
- 24:14Yine aslında mucize aciz bırakan ağzımızı açık bırakan şey aynı
- 24:20zamanda hani acize denir ya bir acunizeden doğmuş bir çocuk gibi
- 24:25acuniyet. Bundan 100 yıl sonra şeyden o
- 24:28tıbbiye kuruluşunun 100 yıl sonrasına ne oluyor?
- 24:31Hasta adam denen imparatorluğun derdi bunları yaparken hayatta
- 24:36kalmak ya hayatta kalmak tırman yapmaya çalıştığı şeyi aslında
- 24:41insanda yapmaya çalıştığı insan metaforuyla okuyabiliyoruz, işte
- 24:44bunun tarihine, hayatta kalmaya çalışırken en iyi yapmaya
- 24:49çalıştığı kurumlardan biri en sağlam tutmaya çalıştığı
- 24:52kurumlardan biri. Doğal olarak tıbbiye oluyor.
- 24:55Hakikaten de ağzı açık bırakan hikayesi bizim ülkenin de son
- 24:59200 yılının hikayesi gibi. Bu belki de şöyle.
- 25:01De söyleyebiliriz. O tarihsel dönemeçte bazılarına
- 25:05diğerlerinden daha fazla görev veya ne bileyim iş düşüyor.
- 25:09Hastadan metaforun üzerinden düşünmeye devam edersek ya,
- 25:13evet, imparatorluğun bu doğu sorunu etrafında ve
- 25:16parçalanmanın eşiğinde farklı milliyetlerin, dinlerin ve eski
- 25:20tarzdaki vergiler ile askerler ile yönetim ile bu işin
- 25:24yürüyemeyeceği ve bir sunum mukadder olduğu artık kaçınılmaz
- 25:28bir krizin içerisinde imparatorluk 19.
- 25:31Yüzyıl ortasında. Bir yanıyla bu çok net
- 25:34görülüyor. Artık yavaş yavaş bu
- 25:36kabullenilmiş. Daha doğrusu bu süreçten
- 25:39dönebilmek için bir batılılaşma ekseni net bir şekilde ortaya
- 25:43konulmuş. 1.839 tanzimat ile yani kümte bağının can ve mal
- 25:48güvenliğinin sağlanacağının ve bir eşitliğin bir temsiliyetin
- 25:52en azından devam edeceğine bir inanış var ya bunun bir kurtuluş
- 25:56olduğu bir durum var. Fakat bu metafordan gidecek
- 25:59olursak, hasta adamı kurtarılacak olan hani hani bir
- 26:02şekilde hekim. Düşünecek olursak onu
- 26:03iyileştirecek olan metaforik anlamda da tıbbiye tas tamam.
- 26:07Aslında hasta adamın sağlıklı veya okumuş evladı gibi biraz
- 26:12yük tıbbi'ye düşüyor. Eski de şöyle denirdi, Osmanlı,
- 26:15Türkiye modernleşmesi anlatırken 2 kurumdan bahsedilirdi.
- 26:18Harbiye ve mülkiye ya aslında bir mülki Erkan var, bir de ordu
- 26:22var yani ordu ve sivil bürokrasi bir araya geldiği zaman ülkeyi
- 26:26yöneten kadrolar buradan çıkardı ve bunu her zaman ısrarla
- 26:29üçüncüsünü ekliyorum. Harbiye mülkiye ve tıbbiye çünkü
- 26:32tıbbiye mezunları aynı zamanda hem harbiye'de yer alıyordu.
- 26:36Yani komutan unvanlarıyla askeri hekim olarak cephede de yer
- 26:40alabiliyorlardı. Orada karar verici de
- 26:41olabiliyorlardı. Bir noktada bir de mülki
- 26:44kadrolarda valilikleri de belediye başkanlıklarında da yer
- 26:47alabiliyorlardı. Dolayısıyla az önce
- 26:48bahsettiğimiz yetişmiş insan kıtlığının bulunduğu bir yerde
- 26:52bol bol böyle bir tıp fakültesi düşünün.
- 26:54Bir o dönemdeki yegane üniversite olarak düşünün.
- 26:57Çünkü henüz darülfünün yok. Yani ikinci Mesut diyetten.
- 27:01Gerçek anlamda biz üniversiteye sahip olacağız.
- 27:03Yani 1.900 dokuzu kabul edelim. Dolayısıyla da okumuş dediğimiz
- 27:07tıp fakültesindeki insanlar Fransızca bir defa okuyorlar ve
- 27:11o dönemin Fransızca ve avrupa'daki havadislerini,
- 27:14gazetelerini, yayınlarını, edebiyatını ve benzeri buradan
- 27:18takip edebiliyorlar. Aynı zamanda siyasal fikir
- 27:20hareketlerini de takip edebiliyorlar.
- 27:21Bir de hiç unutmayalım. 1.780 dokuzdan 100 yıl sonra devrimin
- 27:24100 yılında yani 1.889 yılında tıbbiyenin odunluğunda
- 27:27kuruluyor. Bugünkü bildiğimiz iddia ve
- 27:29terakki yani orada işte Abdullah cem ve de ishak squati reşit ve
- 27:35diğer yani 4 arkadaş sonuçta oturuyorlar ve devrimin 100
- 27:38yılında tıbbiye de bunlar ikinci, üçüncü sınıf öğrencileri
- 27:42yani bir araya gelip bir iddiada osmani yani bir arada tutmak
- 27:45için osmanlıyı bir. Siyasi örgüt hareket bu daha
- 27:51sonra kendisini iddia terakiyle ve sonradan Cumhuriyeti kuracak
- 27:55olan kadrolara doğru giden şey, yani tıbbiye deki bu fikir daha
- 27:58sonra işte harbiye'ye mülkiye'ye sıçrıyor ve bildiğimiz
- 28:00gelişmeler, yani dolayısıyla aslında imparatorluğun hasta,
- 28:03adamın formülleri sadece bir metafor olarak tıbbiye demiyorum
- 28:07ama aynı zamanda hakiki olarak da bir siyasi çare bulmaların da
- 28:11olduğu yerde böyle bir ittihat terakin içerisinde zaten.
- 28:14Ayrıca bir doktorlar grubu ekibi diye diyebileceğimiz bir siyasal
- 28:18düşünürler veya. Aksiyon alan bir grupta oradan
- 28:22Neşet ediyor yani. OO aynı zamanda hep söylendiği
- 28:25üzere yani ikinci abdülhamit'in modernleşmesinin bir örneği
- 28:28olarak tıbbiye önem veriyor oluşu, aynı zamanda onun
- 28:32çocuklarının onu aşması yani bir tür edip al yani sağlıklı bir
- 28:36tepkiyle diyelim, belki de hani babayı aşmak yok etmek ya da
- 28:40geçmek. Anlamında da bu. 1.800
- 28:42yirmilerde başlayan bu gelenek eğitim karşılığında yeni bir
- 28:46düşünüşü ve artık o yetmeyen onu aşması gereken bir yere doğru
- 28:51imparatorluğu da sürüklüyor. Uygulayanı da muhatabı da insan
- 28:55olan bu hikayeyi dinlerken tamı tamına insanın bütün hikaye
- 28:59babayı öldürmek gibi kadim bir mitten işte bizim pasta adam
- 29:04hikayesine nerelere dokundu aslında. 2 yüze bir kalan bir
- 29:09zaman yolculuğu yapmış gibi olduk.
- 29:10Yakında da back to the teacherı bilmem kaçıncı kez tekrar
- 29:14izlemiştim. Geçen haftalarda bana onu
- 29:16hatırlattı. Şimdi yaptığımı söyleşi
- 29:18yaptığımız konuşma böyle. Gözümün önünden şöyle bir film
- 29:21şeridi gibi geçti, hikaye hakikaten üzerine
- 29:24odaklanıldığında o kadar heyecanı o kadar kendine aşan ve
- 29:28zorluklarla bezeli ama nihayetinde cidden mucize gibi
- 29:33başarılarla donanmış. Bir sonuca geliyor değil mi?
- 29:372 yüze bir kala. Yani 14 mart 2026 itibariyle
- 29:40diyebiliriz ki 199 yıl sonra türkiye'de farklı merhalelerden
- 29:43geçmiş bir tıp eğitiminden bahsediyoruz ve bu geçen 200 yıl
- 29:48bize aynı zamanda anlatılan hikaye aslında hepimizin
- 29:53hikayesi bu bir imparatorluğun hikayesi.
- 29:55Bu bir dağılma hikayesi. Bu yeniden kuruluş hikayesi, bu
- 29:59Cumhuriyet hikayesi ve elbette ki unutmayalım bir 14 Martin
- 30:03ken. Bir tehlike anında ortaya çıkan
- 30:08bir fikir yani istanbul işgal altındayken bir grup
- 30:11tıbbiyeli'nin 92 yıl boyunca hatırlanmayan bir okulun kuruluş
- 30:15yıl dönümünü 14 martı alması gibi.
- 30:17Bu aynı zamanda zekice kıvrakca bir buluş.
- 30:21Hem aynı anlamıyla anti emperyalist diyebiliriz.
- 30:23Cumhuriyetçi yaklaşım diyebiliriz ama aynı zamanda da
- 30:27unutmayalım. Bu da bir başka hani mutlaka
- 30:29illa bu hikayeden bir gurur devşirilecek kısmını düşünecek
- 30:33olursak başka bir noktada şu, 1.920 2.900. 3 akademik yılında
- 30:38nihayetinde o 14 mart 1910 dokuzdaki tartışmalardan biri de
- 30:40şuydu, kadınlar ve erkekler ayrı ayrı yerine ortak olalım ve tıp
- 30:44fakültesinde kadınların girişi çok erken bir dönemdir. 1.920
- 30:482.923 sadece şunu hatırladım, Harvard fakültesinde 1.945
- 30:50yılında ilk defa kadınlar girmişti.
- 30:50Dolayısıyla 14 martı biz şöyle de okuyabiliriz, yani bir
- 30:53yanıyla o kardeşlik, eşitlik, özgürlük açısından okuyabiliriz.
- 30:56Anti emperyalizm üzerinden okuyabiliriz.
- 30:57Unsal bağımsızlık veya. Ulusal özgürlük açısından da
- 31:09okuyabiliriz ama en önemlisi de tabii ki yetişmiş insan gücünün
- 31:13yoğunluklu olarak toplandığı okullardan biri olarak böyle bir
- 31:18vazife çıkarma veya bu sorumluluğu alabilme
- 31:21kapasitesinin olduğu bir kurum olarak da tıbbiden
- 31:25bahsedebiliriz. 200 yıldır böyle bir geleneği olan bir eğitimden
- 31:29bahsediyoruz. Ne diyelim devamı da daha
- 31:32kaliteli, daha evrensel standartların çok daha üzerinde
- 31:35bir tıp havzası olarak ana. Türkiye böyle sağlık üretim bir
- 31:40toplum olsun. Temennimiz bu olsun, daha az
- 31:42şeye ihtiyacın olduğu bir toplum olsun diyelim.
- 31:45Fatih hocam iyi ki geldin iyi ki konuştuk yine de konuşuruz.
- 31:49Çok da iyi geldi. Çok teşekkürler.
- 31:51Ben teşekkür ederim netim.