Latest / 8. Gün 25. Saat / Neden herkes aynı şeyleri seviyor?
Transcript
- 0:098 25'ten selamlar efendim ben Fırat umarım iyisinizdir.
- 0:13Bu bölümde her gün böyle içine düştüğümüz cebimizdeki cam
- 0:17parçalarının adına telefon dediğimiz o şeylerin ruhumuzu
- 0:21kemirdiği o dijital çukur'un ve kendimizin nasıl buharlaşıp
- 0:26gittiğinin hikayesini konuşacağız.
- 0:28Telefon dediğimiz bu naneyi birçok bölümde zaten yerden yere
- 0:32vurduk. Bunun bağımlılığıyla nasıl başa
- 0:35çıkılır, neler yapmamız lazım? Bunları da konuştuğumuz bölümler
- 0:38oldu. Fakat bugün bu böl.
- 0:40Ve çok daha farklı bir perspektiften bakmak istiyorum.
- 0:43Eskiler kendini bil derdi ya şimdi artık kendini veri olarak
- 0:48sun devrindeyiz. Abi kimliğimiz, kişiliğimiz o
- 0:51biricik ben dediğimiz şey artık bir yerlerde satırlara, kodlara
- 0:56dökülmüş birer istatistikten ibaret hale geldi.
- 1:00Hani son günlerde tuhaf bir yakışıklı mısırcı meselesi var.
- 1:04Karaköy'de mısır satan el yüzü düzgün görecede yakışıklı, gayet
- 1:08kibar, güzel bir abimiz var. Kendi isteği dışında fenomen
- 1:12olma yoluna itilmiş birisi ne oluyor?
- 1:15Bir tane rus geliyor bunun rus turist videosunu çekiyor ve
- 1:18internete yüklüyor. Sonra milyonlarca izleniyor ve
- 1:21sonrasında da onlarca yüzlerce kafile geliyor.
- 1:24Ya bu adam için gelenler var sadece.
- 1:27Peki niye bunu merak ettim biliyor musunuz?
- 1:30Yani neden bunu yapıyorlar? Burada tabi ki bu mısırçı ile
- 1:34alakalı bir durum değil. Bu insanlar neden böyle sürdüler
- 1:37halinde bir şeyin peşinden gidiyorlar, asıl konuşmak ist.
- 1:41Mesele bu yani bu sadece gündemde olan yakın dönemde
- 1:45gündemde olmuş bir örnek olduğu için sundum ortaya.
- 1:48Belki denk gelenleriniz vardır. Adamın emeği ya da kimliği değil
- 1:53o anki görüntüsü veriye dönüştü ve milyonlarca ekranın ruhunu
- 1:57besleyen bir piksel yığını haline geldi.
- 2:00Yani bu adam bütün ruslara hitap ediyor olamaz.
- 2:03Bunun arkasında farklı bir psikolojik gerçek olmalı, öyle
- 2:07değil mi arkadaşlar? Biz kendimizi var sanırken
- 2:11aslında birer beğeninin kaydırmanın ya da viral olmanın
- 2:16soğuk istatistikleri arasında eriyip gidiyoruz.
- 2:19Burada da dijital buharlaşmayı yaşıyoruz.
- 2:22Şimdi gelin bu konuyu şöyle etraflıca bir bağlantılarla
- 2:27böyle detaylı detaylı konuşalım. Çayınızı, kahvenizi kapın.
- 2:31Şöyle bir arkanıza yaslanın sizi burada bekliyorum.
- 2:51Dostlar, şimdi size bir manzara çizeyim. 18.
- 2:55Yüzyılda cerem i benton diye bir adam çıkıyor.
- 2:59Bir hapishane modeli tasarlıyor. Adı panopticon ortada bir kule
- 3:05var, etrafı hücrelerle çevrili mahkumlar kuledeki gardiyanı
- 3:10görmüyor ama gardiyanın her an kendilerini izleyebileceğini
- 3:14biliyorlar. Bir süre sonra ne oluyor biliyor
- 3:17musunuz? Mahkumlar guardiana gerek
- 3:20kalmadan kendi kendilerini denetlemeye başlıyor, işte canım
- 3:24kardeşim. Bugün o kule ınstagram'ın
- 3:27keşfetsek o hücreler de bizim profillerimiz kimse tepemizde
- 3:31şunu paylaş şöyle görün diye dikilmiyor ama biz ya birileri
- 3:35görürse ya beğenilmezsem diye kendi zihnimize o görünmez
- 3:40parmaklıkları bizzat kendimiz örüyoruz.
- 3:43Gözetlenme kaygısı artık mo. Insanın karakteri haline gelmiş
- 3:48durumda. Bu durum sadece vay efendim,
- 3:50herkes bana bakıyor, tribi değil işin rengi çok daha derin.
- 3:54Eskiden bir insanın kimliği nereden belli olurdu abi
- 3:57oturduğu mahalleden okuduğu kitaptan sevdiği kadından veya
- 4:02adamdan belli oluyordu. Şimdi ise algoritmalar bizi
- 4:06böyle bir nevi etnografik birer veriye indirgedi.
- 4:10Etno grafik diyorum bakın Spotify senin ne dinleyeceğini
- 4:14senden önce biliyor. Netflix akş.
- 4:16Neye güleceğini sana dikte ediyor.
- 4:19Algoritma seni öyle bir analiz ediyor ki sen artık özgün veya
- 4:23özgür bir birey değil, sadece bir tüketici profili haline
- 4:27geliyorsun. Yani o meşhur ben farklıyım
- 4:30iddiası aslında senin veri setindeki bir sapmadan ibaret
- 4:34kalıyor. Abi kendi kararlarını kendin
- 4:37verdiğini sanırken aslında önüne sunulan otaracık patikada
- 4:41görüyorsun işin daha fenası ne biliyor musunuz?
- 4:44Bu dijital dünyada hepimiz birer yankı oda.
- 4:47Solmuş durumdayız. Bakın bu terimi çok sık
- 4:49kullanıyorum. Bazı podcastlerimde özellikle
- 4:52kişisel gelişim podcastlerinde. Çünkü gerçekten öyle hepimiz
- 4:56yanko odasındayız. Hani derler ya abi tencere
- 4:59yuvarlanmış kapağını bulmuş diye algoritma da tam bunu yapıyor.
- 5:03Senin duymak istemediğin hiçbir şeyi karşına çıkarmıyor.
- 5:07Sadece senin fikrini onaylayan senin gibi düşünen senin gibi
- 5:11giyinen insanların olduğu o steril yapay sığınaklara
- 5:15tıklıyorsun. Bu da neye yol açıyor abi?
- 5:18Dışarıdaki dünyadan kopuşa farklı bir ses duyduğunda onu
- 5:23hata ya da düşman olarak görmeye başlıyorsun.
- 5:26Kendi yangınla sarhoş olup o daracık odada dünyanın merkezi
- 5:31olduğunu sanıyorsun ama aslında sadece abi kendi sesinin
- 5:35duvarlara çarpıp çarpıp sana dönmesini dinliyorsun.
- 5:39Tabi bir yandan diğer bir mesele de sanal maskeler, sosyal onay
- 5:43dediğimiz o like butonunun yarattığı açlık.
- 5:46Bizi olduğumuz kişiden fersah fersah uzaklaştırıyor.
- 5:50Sokakta asık suratla gezen adamın story atarken bir anda
- 5:54dişlerini sergilemesi tesadüf mü?
- 5:56Değil, hepimiz birer dijital persona inşa ettik arkadaşlar.
- 6:00Bu persona bizden daha mutlu, daha zengin, daha entelektüel ve
- 6:05tabii ki daha kusursuz kimse akşam evde çekirdek çitlerken
- 6:09fotoğraf atıyor mu ınstagramı ya da ne bileyim bir müzik
- 6:12enstrümanı öğrenme aşamasına atıyor mu?
- 6:14Kusursuz bir şekilde çaldığını düşündüğü o anı paylaşıyor.
- 6:18O kişi bu örnekler binlerce 100 binlerce sayıya çıkarılabilir
- 6:23çünkü tamamen ayrı bir dünya yaratmış durumdayız.
- 6:27O tarafta sosyal tarafta ama bu saatte kimlik bir süre sonra
- 6:32gerçek kimliğimizi yemeye yutmaya başlıyor.
- 6:36Aynaya baktığında gördüğün o yorgun yüzle ekrandaki o
- 6:40filtrelenmiş ışıltı arasındaki uçurum büyüdükçe büyüyor insan
- 6:44ruhu. Kırdamaya başlıyor.
- 6:46Bu onaylanma ihtiyacı bizi öyle bir hale getirdi ki abi
- 6:49kendimizi bir başkasının gözünden görmediğimiz sürece var
- 6:54olduğumuza ikna olamıyoruz. Yani anlayacağınız ben
- 6:58dediğimizi o kale dijital dalgalar altında her gün biraz
- 7:02daha aşınıyor. Eskiden mahremiyet bir haktı,
- 7:04şimdi ise pazarlanması gereken bir içerik haline gelmiş
- 7:08durumda. En mahremanlarınızı en derin
- 7:11acılarımızı bile bir etkileşim uğruna feda ediyoruz bu aslında.
- 7:15Kültür gönüllü kimliksizleşme süreci herkesin birbirine
- 7:19benzemeye başladığı herkesin aynı esprileri yaptığı, aynı
- 7:24açılardan fotoğraf çekildiği bir dünyada o biriciklik dediğimiz
- 7:28şey sadece bir nostalji ögesi olarak kalıyor insanın kendi
- 7:32sesini bulması gereken yerde sadece genel geçer trendlerin
- 7:37gürültüsü yankılanıyor. Abi çok basit bir matematik,
- 7:40insan kendisi olma cesaretini kaybettiği an yığına dönüşür.
- 7:45Biz de şu. Dijital bir yığının içinde
- 7:48birbirimizin üzerine basarak yükselmeye çalışıyoruz ama
- 7:51yükseldiğimiz yer bir zirve değil.
- 7:53Sadece bir veri bulutu o bulutun içinde ne kadar çok yer
- 7:57kaplarsan o kadar çok tırnak içerisinde var sayılıyorsun ama
- 8:01bu varlık öyle ruhsal bir doygunluk değil.
- 8:04Bundan ziyade sistemin seni daha kolay işlemesini sağlayan bir
- 8:08yoğunluktan ibaret. Kendimizi tanımlarken
- 8:11kullandığımız kelimeler bile artık bize ait değil.
- 8:14Hashtaglerin arasından seçip alıyoruz.
- 8:17Peki bu kimlik kaybı sadece ruhumuza mı kalıyor?
- 8:21Fırat, tabii ki hayır. Bu içsel erime dış dünyada
- 8:24gördüğümüz her şeyinde şeklini değiştiriyor.
- 8:28Kendimizi kaybettiğimiz o dijital boşlukta sadece ruhumuzu
- 8:33değil, baktığımız manzarada oturduğumuz kafede okuduğumuz
- 8:37yazı da bir örnekleşmeye başlıyor.
- 8:40Her şeyin bu kadar aynılaştığı sanki bir fabrikadan
- 8:43çıkmışçasına ruhsuzlaştığı o dünyaya baktığımızda aslında
- 8:48aynada gördüğümüz, o filtrelenmiş kimliğin dışarıya
- 8:52yansımasını izliyoruz. Zaten mesele sadece bizim nasıl
- 8:55göründüğümüz değil, dünyanın bizim gözümüze nasıl göründüğü
- 8:59eskiden bir şehrin ruhu olurdu. Biz sanat eserinin 10 meşhur
- 9:03aurası olurdu. Hani hatta bu ara klasik
- 9:06araçlara sarmış durumdayım. Çok güzeller abi baktıkça böyle
- 9:10bakas. Geliyor, içim açılıyor.
- 9:12Sanatsal bir değeri var o araçların tamam onlar da seri
- 9:15üretimde belirli miktarlarda üretildiler ama bir emek ve bir
- 9:20dokunuş var. Bir estetik var, bir insan
- 9:23ruhunun yansımasını taşıyor. Şimdiki araçlara bakın abi
- 9:27inanılmaz böyle birbirinin aynı birbirine benzeyen tabi ki
- 9:31görünüş olarak söylüyorum. Tabii bunu geçmişle bugün kıyası
- 9:35yaparsak zibilyon tane şey de kıyaslayabiliriz.
- 9:38Sadece trafikteki arabalar değil.
- 9:41Ve eski insanın bile ruhu vardı. Şimdiki bizlerin ruhtan çok daha
- 9:45böyle dünyaya karşı maddeci, materyalist, menfaatçi, çıkarcı,
- 9:52şekilci ehli dünya derler ya hani öyle bir bakış açımız var.
- 9:56Sözün özü, şimdi her şey ama her şey bir ekranın içine sığacak
- 10:02kadar küçülmek ve o beğeni mantığına hizmet etmek zorunda.
- 10:06Estetik dediğimiz o koca kavram bugün sadece.
- 10:10Bir parmak hareketiyle geçilecek bir görsel içerik seviyesine
- 10:14inmiş durumda. Bu durum bizi öyle bir noktaya
- 10:16getirdi ki sevgili dostlar artık sadece kendimiz değil,
- 10:19etrafımızdaki tüm estetik değerler o meşhur vasatlığın
- 10:23içine çekiliyor. Çünkü herkesin beğeneceği bir
- 10:26şey yapmak demek aslında kimsenin ruhuna dokunmamak demek
- 10:30işte o görsel homojenlik dediğimiz her köşesi ınstagram
- 10:34karesi gibi dizayn edilmiş. O renksiz tek düze dünya tam da
- 10:38bu kimliksizleşmenin biz sonucu olarak önümüze seriliyor.
- 10:42Hani diyorum ya her şey birbirine benzemeye başladı
- 10:45diye. Aslında bu sadece bir his de
- 10:47değil, bildiğiniz bir estetik kıyamet bakın şimdi bugün
- 10:50berlin'de bir kafeye gitseniz oradan çıkıp tokyoda bir üçüncü
- 10:54dalga kahveciye uğrasanız sonra da dönüp bizim kadıköy'de veya
- 10:58Bağdat caddesi'nde bir yere otursanız kendinizi aynı dekorun
- 11:01içinde bulursunuz. O meşhur çıplak tuğla duvarlar
- 11:05tavandan sarkan edison ampuller köşede illaki bir deve tabanı
- 11:09bitkisi ve böyle beyaz mermer masalar işte biz buna air space
- 11:15diyoruz ar. Başlar algoritma bize diyor ki,
- 11:17eğer mekanın böyle görünürse insanlar fotoğraf çeker,
- 11:22fotoğraf çekerlerse etkileşim gelir.
- 11:24Etkileşim gelirse dükkan dolar yani estetik artık bir sanat
- 11:29anlayışı değil, bir tıklanma optimizasyonu haline geldi.
- 11:33Tasarımın ruhu o mekanın kendine has kokusu veya hikayesi yerini
- 11:39bir anlamda ınstagramlanabilir olmaya bıraktı.
- 11:42Mimari bile artık insanın huzuru içinde il abi telefon kam.
- 11:47Odaklanması için yapılıyor. Tabii biz bu meseleyi sadece
- 11:51binalarda kafelerde görmüyoruz. Insanın bizzat kendi suretinde
- 11:55yaşıyoruz. Bu tek düzeliği hani vali
- 11:58benyamin diye bir amcamız var. 1900 otuzlarda sanat eserinin
- 12:02teknikle çoğaltılması diye bir derleme yapmıştı.
- 12:05Adam o zamanlar diyordu ki abi bir sanat eserini kopyaladıkça
- 12:09onu seri üretime soktukça o eserin aurası yani o biricik
- 12:15ruhu kaybolur. Şimdi ben yemin amca bugün
- 12:17yaşasa muhtemelen kahrından sigarayı üst üste yakardı.
- 12:22Çünkü artık sadece sanat eserlerinin değil, insan
- 12:25yüzlerinin de aurası silindi. Instagram face diye bir nane
- 12:29girdi, bir kavram girdi hayatımıza.
- 12:32O hok kaburunlar dolgun dudaklar, kalkık, kaşlar,
- 12:36filtreler bizi öyle bir noktaya getirdi ki 2026 dünyasında.
- 12:41Artık kimin gerçek, kimin bir promt sonucu oluştuğunu
- 12:46anlayamaz hale gelmiş durumdayız.
- 12:48Meşhur yapay zeka filtreleri ya da bunlara dayalı aplikasyon
- 12:52filtreleri şimdi otomatik canlı yayın yapıyor.
- 12:55Adam sanki gerçek yüzymüş gibi sahte bir filtre takıyor
- 12:58kendisine bu gibi şeyler tek bir güzellik şablonu dayatıyor ve
- 13:02biz de o şablona uyumak için ya dijital maskeler takıyoruz ya da
- 13:07estetik cerrahların kapısında yatıyoruz abi.
- 13:10Yüzümüzün orijinalliğini o kusurlardaki güzelliği,
- 13:13algoritmanın vasat ama onaylı güzellik standardına kurban
- 13:18ediyoruz. Burada kiç kavramına bir
- 13:21parantez açmak lazım. Hani şura küslük ya da ucuz
- 13:25beğeniye hitap eden sanat diyebileceğimiz şey, eskiden
- 13:29hiçbir zevksizlik belirtisiyken şimdi kurumsallaştı arkadaşlar.
- 13:33Bir şeyin ne kadar derin olduğu değil, ne kadar çok beğeni
- 13:37aldığı önemli artık. Eğer bir görsel 100.000 like
- 13:40alıyorsa. Onun sanat tarihindeki yeri
- 13:42kimsenin umrunda değil. Estetik değer yerini niceliğe
- 13:46bıraktı. Bu da beraberinde muazzam bir
- 13:49ruhsuzlaşmayı getiriyor. Bir şeyi güzel olduğu için
- 13:53değil, popüler olduğu için seviyoruz.
- 13:55Beğenilerimiz bile bize ait değil abi.
- 13:57Biz sadece sistemin bize bak oğlum bak bu güzeldir, bunu
- 14:01beğenirsen sen de bu grubun bir parçası olursun dediği şeyleri
- 14:05onaylıyoruz aslında. Hepimiz birer estetik
- 14:09tüketicisiyiz ve önümüze sunulan o filtreleri açık büfeden abi
- 14:13böyle tadını bile almadan her şeyi tabağımıza üst üste
- 14:17dolduruyoruz. Vakasına bu örnek güzel, güzel
- 14:20bir örnek verdim. Gerçekte de böyle cem yılmazında
- 14:23dediği gibi bitecek kaygısıyla böyle üst üste dolduruyoruz ya
- 14:26bir şeyleri ınstagram yahut diğer sosyal mecralarda da
- 14:30böyleyiz. Diğer milletlere göre inanılmaz
- 14:33bir veri trafiği sağlıyoruz. Abi inanılmaz bir şekilde sosyal
- 14:37içerikleri de böyle tabağa üst üste bitecek diye dolduruyoruz.
- 14:40Güzel yakaladık bence. Çünkü şöyle düşünün, artık
- 14:43yabancı kişiler yani yabancı fenomenler prim amacıyla
- 14:48Türklere yönelik ya da Türklerin etkileneceğini düşündüğü
- 14:51içerikleri paylaşıyor. Mesela atıyorum.
- 14:54Bugün lesoto da belki bu ülkeyi duyanlarınız olmuştur.
- 14:58Lesotu da bir tane çocuk böyle ya da genç türk bayrağını atıp
- 15:02dünyanın en güzel bayrağı dese vereceğimiz etkileşim lesuto
- 15:05tarihinden daha büyük bir beğeni sayısı öyle bir şey.
- 15:08Yani bunu tek gözlemleyen ben olamam.
- 15:11Geçenlerde bir abla yine belki denk gelmişsinizdir.
- 15:14Çok güzel bir eleştiride bulunuyor.
- 15:16Insanlar Türkçe öğrenirken abidik gubidik böyle şeyler
- 15:20yapmaya çalışıyorlar. Telaffuzlar o kadar belli ki
- 15:22bunu sahte yaptığı ama altındaki yorumlara bir bakın abi hayatı
- 15:26boyunca alamayacağı etkileşimi tek bir videodan türklerden
- 15:30alıyor. Ablamız da haklı olarak bu
- 15:32durumu eleştirmiş, bunları etkileşim vermeyin diye şimdi
- 15:34konudan da çok uzaklaşmamak lazım.
- 15:36Ama bir parantez açmış olduk. Biz gerçekten sosyal medyayı
- 15:40böyle abi kaçıracağım. Oofoma etkisiyle inanılmaz bir
- 15:44şekilde tüketmeye başladık. Tüketiyoruz da iş.
- 15:47Daha garip bir yanı da var. Bu filtreleme sadece görsellerle
- 15:50sınırlı kalmıyor. Düşüncelerimizi de
- 15:53filtreliyoruz. Bir filtre balonunun içinde
- 15:56yaşıyoruz. Resmen sadece gözümüze hoş gelen
- 16:00kulağımıza tatlı gelen, bizi rahatsız etmeyen o sterilize
- 16:05edilmiş gerçekliği kabulleniyoruz.
- 16:07Kabul ediyoruz. Benyamin'in bahsettiği o avra
- 16:10kaybı aslında hayatın kendisindeki sahiciliğin
- 16:14kaybıdır. Bir konsere giriyorsunuz mesela
- 16:16sahneye bakmak yerine telefon ekranından konseri izleyen
- 16:20binlerce insan görüyorsunuz. Yani ben onlara bir şey
- 16:23demiyorum abi Allah onların belaları vermesin.
- 16:26Yani böyle bir şey olamaz. Onlar yüzünden ben de onların
- 16:30telefonundan izlemek zorunda kalıyorum.
- 16:31Çünkü böyle. Binlerce kol kalkmış havaya
- 16:34tamam mı? Hepsinin elinde bir alet sen
- 16:37sahneyi göremiyorsun, telefondan göremiyorsun ediyorsun.
- 16:40Madem ben de telefonundan izleyeyim, onun sana canlı yayın
- 16:44yapıyor. Böyle arkasında onun
- 16:46telefonundan sahneyi izliyorsun böyle bir yer oldu.
- 16:49Yani konser alanları artık. Şimdi abi o anın büyüsünü
- 16:53yaşamak, o atmosferi solumak yerine onu dijital bir nesneye
- 16:57dönüştürüp arşilemeye çalışıyoruz. 1'de hadi çektin
- 17:01abi 35 tane story attın 100 tane atan var story geçtim.
- 17:05Bütün bir konseri sanki yayıncıymış gibi böyle onun
- 17:09yayınlayacakmış gibi kayda alanlar iki saat böyle tutuyor.
- 17:13Telefonu ya ne yapacaksın? Yani ne yapacaksın?
- 17:16O kadar kaydı kuydu bırak dinle ortama bir bak yani ama o video
- 17:21asla çekiyoruz da o anki duygunun yerini tutmuyor.
- 17:25Abi teknik çoğaltın duyguyu öldürüyor arkadaşlar o anı
- 17:29paylaşma arzusu o anı yaşama arzusunun önüne geçtiği an
- 17:33hayatın aurasını da bizzat kendi ellerimizle söndürüyoruz.
- 17:37Yapmayın bunu kardeşler yani özellikle sosyal medyaya aktif
- 17:40kullanan arkadaşlar. Konserde birkaç tane check in
- 17:44biz de görebilelim sahneyi bu konuda biraz dolmuşum gerçekten
- 17:48ama harbiden öyle sizler de yaşıyorsunuzdur bunu diye
- 17:50düşünüyorum. Şimdi bu görsel homojenlik dedik
- 17:53ya burada sadece modayı veya mimari etkileme yok.
- 17:58Dili ve ifade biçimlerinin de aynılaştırma var.
- 18:01Herkes aynı keptionları yazıyor herkes.
- 18:05Aynı mimlere gülüyor. Herkes aynı emojilerle tepki
- 18:09veriyor. Bir tür küresel bir vasatlıkta
- 18:11buluştuk. Hepimiz farklılıklar böyle
- 18:14törpülendi. Köşeler yumuşatıldı.
- 18:16Çünkü algoritma farklı olanı değil, genel kabul göreni
- 18:20yukarıya taşıyor. Eğer sistemden dışlanmak
- 18:22istemiyorsan, sen de o gri tekdüze ama güvenli bölgede
- 18:26kalmak zorundasın. Özgünlük artık riskli bir
- 18:30girişim. Vasatlıksa en konforlu sığına
- 18:33haline gelmiş durumda. Bu konfor bizi öyle bir sarıyor
- 18:37ki aslında bu tek düzelin ne kadar sıkıcı olduğunu bile fark
- 18:41edemez hale geliyoruz. Fakat asıl mesele şu, bu estetik
- 18:45tekdüzeleşme sadece bir beğeni meselesi mi yoksa bizi bir şeye
- 18:49mi hazırlıyorlar? Hani o her şeyin aynı göründüğü
- 18:53herkesin aynı konuştuğu dünya aslında kontrol edilmesi çok
- 18:57daha kolay bir kitle demek değil mi arkadaşlar?
- 19:00Görsel olarak bu kadar manipüle edilmeye açık hale gelmiş bir
- 19:03toplumun kararlarının da manipüle edilmesi çocuk oyuncağı
- 19:07olmaz mı işte burada işin rengi epey bir değişiyor.
- 19:11Bu kadar çok filtrenin bu kadar çok yapay ışıltının arkasında
- 19:15bizi bekleyen ve hareketlerimizi santim santime ölçenov görünmez
- 19:20mekanizmalar devreye giriyor. Bir ara dedim ya, estetik bir
- 19:24kıyamet yaşıyoruz diye bu estetik kıyamet dediğimiz şey,
- 19:28işin sadece vitrin kısmı işin mutfağında abi.
- 19:32Yani o pırıl pırıl ekranların arkasında bizim irademize
- 19:36takılmış öyle görünmez prangalar var ki hani derler ya kendi
- 19:40ipini kendi boynuna geçirmek aynen o durumdayız.
- 19:43Biz o ekranları her kaydırdığımızda her like
- 19:47attığımızda. Aslında beynimizin ödül
- 19:50merkezine birer jeton atıyoruz. Bu durumu 35 tane podcast
- 19:54bölümünde birebir aynı şekilde anlattım.
- 19:56Anlatmaktan da vazgeçmeyeceğim işte burada devreye ne giriyor?
- 20:00Dopamin döngüsü, işin şakası yok.
- 20:02Sosyal medya platformları tasarlanırken las vegas'taki
- 20:06kumarı makinelerini örnek alıyorlar.
- 20:08O sonsuz kaydırma dediğimiz olay var ya hani baş parmağın o
- 20:12bitmek bilmeyen mesaisi gerçi bu. 45 50 yaş civarını geçtikten
- 20:17sonra işaret parmağına dönüşüyor.
- 20:19Niye bilmiyorum böyle yaşlılar karşısında tutuyor işaret
- 20:22parmağıyla işte o bir sonrakinde ne çıkacak merakının yarattığı
- 20:27bir belirsiz ödül sistemi beyin o ödülü beklerken dopamin
- 20:32salgılıyor ve siz farkında olmadan o cam parçasına bağımlı
- 20:36hale geliyorsunuz. Bildirim sesi geldiğinde
- 20:39kalbinizin bir tık hızla atması o kırmızı noktanın yarattığı o
- 20:43garip huzursuzluk, bunlar hep aynı.
- 20:45Bunların hiçbiri tesadüf değil arkadaşlar.
- 20:48Hepsi nörolojik birer kanca. Şimdi burada bir duralım ve
- 20:52şoşana zubov diye bir kadının ortaya attığı o devasa kavramı
- 20:57gözetim. Kapitalizmini masaya yatıralım.
- 21:00Zubof diyor ki eskiden diyor, kapitalizm ham maddeyi toprağı
- 21:04işlerdi. Şimdi ise insan deneyimi ham.
- 21:08Haline geldi bizim diyor. Her hareketimiz her tıklamamız,
- 21:13hatta o ekranın başında ne kadar durduğumuz bile birer
- 21:17davranışsal veri artı olarak toplanıyor.
- 21:20Ama mesele sadece veri toplamak değil, asıl mesele bu verilerle
- 21:25bizim gelecekteki davranışlarımızı tahmin etmek ve
- 21:28hatta şekillendirmek. Yani biz bir şeyleri bedavaya
- 21:31kullandığımızı sanırken bildiğiniz üzere.
- 21:34Aslında o hizmetin karşılığında en mahrem şeyimizi yani
- 21:38gelecekte ne yapacağımızı bilgisini satıyoruz.
- 21:41Bu öyle bir pazar ki arkadaşlar artık bizim irademiz birer
- 21:45ticaret nesnesine dönüşmüş durumda.
- 21:48Sizin neyi alacağınız kime oy vereceğiniz hatta o gün ne
- 21:52hissedeceğiniz bile önceden paketlenip satılıyor.
- 21:55Peki bu manipülasyon nasıl yapılıyor?
- 21:58Öyle tepemize silah dayayarak yapmıyorlar.
- 22:00Tabii ki çok daha sinsi bir yöntemle nacin dediğimiz
- 22:04dürtmeyle hani bazen bir uygulamaya girersiniz de o kabul
- 22:08etme butonu devasa ve rengarenktir ya reddetme
- 22:11butonuysa silik küçücüktür işte o bir dürtme arayüz
- 22:15tasarımlarıyla bizim kararlarımızı hafifçe
- 22:19ittiriyorlar. Ve bu kavram öyle basit bir
- 22:21kavram değil arkadaşlar. Bu kavramla Nobel alan Richard
- 22:25Taylor var ama teknoloji devleri bu kavramı birer dijital kırbaca
- 22:30dönüştürüyorlar. Biz kendi kararımızı verdiğimizi
- 22:33sanırken aslında tasarımcının bizim için çizdiği o tek yönlü
- 22:38yolda ilerliyoruz. O sizin için önerilenler listesi
- 22:41aslında bir öneri değil, bir yönlendirme geçen gün de
- 22:44söyledim. Geçen bir önceki bölümde
- 22:46söyledim, daha yanlış anımsamıyorsam siz tamam
- 22:49konuşuyorum. Iniyorlar da önüme o reklamı
- 22:52koyuyorlar ya da arkadaşıma mesaj attım oradan almışlardır o
- 22:55veriyi ama daha düşüncemde olan o ihtiyacımın reklamını nasıl
- 23:00benim önüme koyabiliyor. Ben ayakkabı almayı
- 23:02düşünüyordum. Şu an ayakkabı reklamı nasıl
- 23:04oldu da 10 saniye sonra karşıma çıktı.
- 23:06Sen çoktan o noktada o ayakkabıyı alma düşüncesini
- 23:11aklından geçirmeye programlanmıştın 1'de bu yönden
- 23:14bakmak lazım. Şimdi bu kavramı böyle uzun
- 23:17uzadıya açmak istemiyorum. Yani kısaca sistem size her şeyi
- 23:20kolaylık ambalajıyla sunuyor arkadaşlar sürtünmesiz bir dünya
- 23:24vaat ediyorlar ama o sürtünmesizlik aslında sizin
- 23:28direnç gösterme kapasitenizi yok ediyor.
- 23:30Tabi 1'de gönüllü tutsaklık paradoksundayız.
- 23:33Hani şu meşhur hukukçu, yazar, siyasetçi et yendöle bu eti var.
- 23:38Yüzyıllar önce diyor ki adam gönüllü kullu.
- 23:42Bugünün dünyasında bu tam bir dijital gerçeklik abi.
- 23:45Bizler mahremiyetimizden, vaktimizden hatta ruh
- 23:49sağlığımızdan vazgeçiyoruz. Karşılığında aldığımız şeyse
- 23:53sadece bedava bir mail kutusu veya kedi videoları
- 23:57izleyeceğimiz bir platform. Gizleyecek bir şeyim yok cümlesi
- 24:01modern insanın kendine söylediği en büyük yalanlardan biri haline
- 24:06geldi. Gizleyecek bir şeyinizin
- 24:08olmaması, birilerinin her an sizi gözetleyebileceği
- 24:11verileriniz. Işleyebileceği ve sizi manipüle
- 24:14edebileceği anlamına gelmiyor. Bu mahremiyetin bir lüks değil,
- 24:19insan onurunun bir parçası olduğunu unutmamızdan
- 24:22kaynaklanıyor. Kendi ellerimizle kurduğumuz bu
- 24:25dijital hapishanede her birimiz kendi gardiyanımız haline
- 24:29geldik. En başta o yüzden panapticon
- 24:32örneğini verdim. Size Jeremy bentmanın tasarlamış
- 24:35olduğu hapishane inşa modeli örneğini bu yüzden verdim.
- 24:38Bakın arkadaşlar sevgili dinleyenler bu veri brokerler
- 24:42dünyasında. Kim olduğunuzu hiçbir önemi yok
- 24:45abi sizin ne yapacağınızın bir fiyatı var.
- 24:48Bir sigorta şirketinin sizin sosyal medya verilerinize
- 24:51bakarak sağlık priminizi belirlemesi ya da bir bankanın
- 24:55harcama alışkanlıklarınıza göre size kredi vermemesi artık bir
- 24:59bilim kurgu senaryosu değil. Hayatımızın içerisinde olan bir
- 25:02şey. 2020 altının gündelik gerçeği irade dediğimiz o koca
- 25:06kavram algoritmalarının labirentinde peynir arayan bir
- 25:10farenin iradesine kadar indirgenmiş durumda ve.
- 25:14Biz bu labirenti seviyoruz çünkü içi çok renkli, çok parlak her
- 25:18köşesinde dopamin var ama o peyniri her bulduğumuzda aslında
- 25:23biraz daha öngörülebilir hale geliyoruz.
- 25:26Bir insanın öngörülebilir olması demek abi onun artık bir özne
- 25:30bir insan değil, bir nesne olması demektir.
- 25:33Tabii burada meşhur bir bilişsel çelişki devreye giriyor.
- 25:37Sistemin bize zarar verdiğini, vaktimizi çaldığını, bizi
- 25:42mutsuzlaştırdığını biliyoruz ama oradan çıkamıyoruz.
- 25:46Neden? Çünkü çıkmak demek.
- 25:48O yankı odasının dışındaki sessizlikle yüzleşmek demek o
- 25:52bağlantıda kalma illüzyonu öyle bir Afyon ki arkadaşlar gerçek
- 25:57dünyanın o karmaşık, zahmetli ve çoğu zaman sıkıcı gerçekliğinden
- 26:02kaçmak için bu dijital. Bengaları seve seve takıyoruz.
- 26:06Kendimizi kandırmayalım. Bu prangalar bize güvenlik ve
- 26:09aidiyet hissi veriyor gibi görünse de aslında bize sadece
- 26:13sistemin dişlileri arasında daha kolay ezilecek bir kıvama
- 26:17getiriyor insan. Ruhu bu kadar çok veriyle bu
- 26:20kadar çok dürtmeyle baş edebilecek şekilde evrilmedi.
- 26:23Şu veri kapitalizmi denilen canavarın karnı da ayrıca hiç
- 26:27doymuyor. Sizin uykunuzdan yemeğinizden
- 26:30hatta sevdiklerinizle geçirdiğiniz o kaliteli zamandan
- 26:33bile veri dev. Diyorlar.
- 26:35Akıllı saatleriniz nabzanızı ölçerken aslığın da o anki stres
- 26:40seviyenizi yani ne zaman reklam izlemeye daha yatkın olduğunuzu
- 26:43hesaplıyor. Bu insanın biyolojik
- 26:45süreçlerinin bile birer pazarlaması stratejisine
- 26:49dönüşmesidir. Şoşuna zubov ne diyordu?
- 26:52Bu bir teknoloji değil, bu bir ekonomik mantıktır ve bu mantık
- 26:56kar elde etmek için bizim özgür irademizi feda etmekten bir an
- 27:01bile çekinmiyor arkadaşlar aslında başa dönersek o
- 27:04panopticon. Dijital versiyonundayız dedik ya
- 27:08durun bundan çok daha vahim. Panaptik onda bekle vardı ve siz
- 27:12izlendiğinizi biliyordunuz. Buradaysa kule yok, gardiyan yok
- 27:16her şey yazılımın içinde gizli sizi izleyen şey bir insan
- 27:20değil, duyguları olmayan bir satır kod.
- 27:24Ve o kot sizin zaaflarınızı, korkularınızı ve arzularınızı
- 27:28sizden daha iyi biliyor. Sizi en zayıf anınızda
- 27:31yakalıyor. Tam canınız sıkkınken o ayakkabı
- 27:34reklamını karşınıza çıkarıyor ya da tam sinirliyken o kışkırtıcı
- 27:38haberi önünüze düşürüyor işte o anlarda irade dediğimiz şey bir
- 27:43kum tanesi gibi. Rüzgarda savrulup gidiyor abi
- 27:46mesele. Diğer yandan sadece bir tüketim
- 27:48meselesi de değil. Bu sistem bizim düşünce
- 27:51dünyamızı da tek tipleştiriyor. Çünkü sistemin en.
- 27:54Dediği şey istatistiksel olarak anlamlı olandır.
- 27:58Eğer siz uçlarda yaşıyorsanız sistem sizi ortalamaya çekmek
- 28:02için elinden geleni yapar. Farklı sesleri aykırı fikirleri
- 28:06yavaş yavaş sessizliğe, gömer ya da onları o yankı odalarının
- 28:10içine hapseder. Böylece toplumsal bir kontrol
- 28:13mekanizması da tıkır tıkır işlemeye başlar.
- 28:16Herkesin ne düşüneceği, neye tepki vereceği ve nasıl
- 28:19davranacağı belli olan bir kitle yönetilmesi en kolay kitledir
- 28:24işte bu. Ya da o bireysel iradenin kaybı
- 28:27sadece kişisel bir sorun olmaktan çıkıp kolektif bir
- 28:30cinnete doğru evrilmeye başlıyor.
- 28:32Çünkü bir noktadan sonra bu verileştirilmiş insanlar artık
- 28:36birer birey gibi değil. Bir kitle gibi hareket etmeye
- 28:39başlıyorlar. Kendi iradesini algoritmaya
- 28:42teslim etmiş binlerce milyonlarca insanın aynı anda
- 28:46aynı şeyi öfkelenmesi, aynı şeyi linç etmesi ya da aynı şeyi
- 28:49kutsallaştırması. Işte o meşhur kitle
- 28:52psikolojisinin dijital sahnede yeniden doğuşuna şahitlik
- 28:57ediyoruz. Kendimizi o pırıltılı ekranların
- 29:00arkasında güvende sanırken aslında kontrolsüz öfkenin ve
- 29:04bir anlamda da sürü psikolojisinin birer parçası
- 29:07haline geliyoruz ve o noktada artık ben değil bizim gibi
- 29:10düşünenler ve ötekiler kalıyor. Tabi dijital kitle denilen de
- 29:15bir şey var, bir canavar var. Gustablobon diye bir adam var,
- 29:18illaki duymuşsunuzdur duymayan yoktur bence ya ger. 19.
- 29:22Yüzyılın sonunda yaşamış bir psikolog kitleler psikolojisi
- 29:26diye bir kitap yazmış ki bugün sosyal medya dediğimiz o devasa
- 29:31sirkte olan biteni okusanız. Adamın 150 yıl önceden Twitter
- 29:36akışını izlediğine böyle yemin edebilirsiniz.
- 29:38Logon diyor ki birey bir kitlenin parçası olduğu an
- 29:42zekası ve karakteri ne olursa olsun bir barbardır.
- 29:46Yani siz tek başınızdayken son derece nazik entelektüel
- 29:51karıncayı bile incit. Birisiyken o dijital kalabalığın
- 29:54içine girdiğiniz zam o kolektif öfkeye eklemlendiğinizde bir
- 29:59anda elinde meşaleyle cadı avına çıkan o orta çağ köylüsüne
- 30:03dönüşü veriyorsunuz. Peki bu nasıl oluyor?
- 30:05Fırat, şimdi şöyle düşünelim, normalde birine bir laf
- 30:08söyleyecekken üç kere düşünürsünüz ya ayıp olur mu,
- 30:12yanlış anlar mı dersiniz? Ama o ekranın arkasındaki o
- 30:16garip korumak halkını ve binlerce insanın aynı yöne doğru
- 30:19bağırdığını görmek. Insandaki o bireysel sorumluluk
- 30:23duygusunu alıp götürüyor işte biz buna dijital kolektivizm
- 30:27diyoruz ama bu öyle dayanışma falan böyle bir şey değil.
- 30:32Bu bireyin sorumluluğu kalmadan kalabalığın yarattığı o sahte
- 30:36güç illüzyonuna sığınarak öfkesini kusması, durumu hani
- 30:40derler ya vurun abalıya diye sistem tam olarak bunu
- 30:44tetikliyor. Bir kişi bir taş atıyor abi
- 30:46sonra bakıyorsunuz ki milyonlarca insan ne olduğunu
- 30:49bile anlamadan olayın. Islanı astlarını araştırmadan o
- 30:53taş kervanına katılmış. Çünkü o an o sürüye uymak
- 30:57sürülen ayrı kalmaktan çok daha güvenli ve tatmin edici
- 31:02hissettiriyor. Işin en modern giyotin tarafı da
- 31:05şu meşhur İptal kültürü eskiden mahkemeler vardı, savunmalar
- 31:09vardı, delil vardı. Tabi bunlar var hala ama şimdi
- 31:13ise dijital bir infaz mekanizması var.
- 31:16Bir tweet 10 yıl önce söylenmiş yarım yamalak bir cümle veya
- 31:20bağlamından koparılmış bir video.
- 31:22Insanın hayatını, kariyerini, onurunu bir gecede yerle yeksan
- 31:26etmeye yetiyor. Burada asıl mesele adaleti
- 31:29sağlamak falan değil arkadaşlar. Kendimizi kandırmayalım.
- 31:32Tabii ki bizim ülkemizde ya da diğer ülkelerde de olabilir.
- 31:36Toplumsal olarak tepki verildiğinde adalet daha fazla
- 31:39ve daha çabuk işliyor olabiliyor.
- 31:41Bu ayrı genel olarak linç kültüründen bahsediyorum ben.
- 31:44Adli vakalardan vesaire değil. Biz bu noktada kendimizi
- 31:48kandırıyoruz. Kolektif linç ayini sırasında
- 31:51kendimizi diğerinden daha ahlaklı, daha üstün, daha doğru
- 31:55tarafta hissetme ihtiyacı yani biz birini İptal ederken aslında
- 32:00toplumsal bir temizlik yaptığımızı sanıyoruz.
- 32:03Ama esasen sadece kendi içimizdeki o bastırılmış
- 32:06agresyonu sistemin onayladığı bir kurbağanın üzerine
- 32:10boşaltıyoruz. Sosyal adalet dediğimiz oy yüce
- 32:13kavram dijital dünyada ne yazık ki birer linç aparatına dönüşme
- 32:18riskiyle karşı karşıya tabi anonimlik ve agresyon ikilisine
- 32:22de bir bakmak lazım. Hani şu profilinde yumurta
- 32:25fotoğrafı olan eskiden öyleydi tabi ya da sahte isimler
- 32:28arkasına saklanan o klavye delikanlılar var ya ağabey işte
- 32:32onlar aslında bu sistemin en saf ürünleri, kimliğin gizlenmesi,
- 32:37insanın içindeki o karanlık, kontrolsüz saldırganlığı.
- 32:42Esti bırakıyor normal hayatta yüzüne bakmaya cesaret
- 32:45edemeyeceği insanlara en ağır küfürleri savurabiliyorlar.
- 32:49Neden? Çünkü sonuç yok, bedel yok,
- 32:52yüzleşme yok. Sadece bir ekran ve o ekranın
- 32:55arkasını saklanan yaralı bir ego var.
- 32:58Bu anonimlik insanı 10 medeni maskesinden kurtarıp lebonun
- 33:03bahsettiği o içgüdüsel kitle davranışına yani o vahşi
- 33:07dürtülere geri döndürüyor arkadaşlar.
- 33:09Bu kitle psikolojisinin içine düştüm.
- 33:12Aslında birer zombi gibi hareket ediyoruz.
- 33:14Kendi mantık süzgecimiz devre dışı kalıyor.
- 33:17Bir şeye niye öfkelendiğimizi bile tam olarak bilmiyoruz ama
- 33:20herkes öfkeliyse mutlaka bir sebebi vardır deyip o koroya
- 33:24katılıyoruz. O an o linç grubunun bir parçası
- 33:28olmak beyinde bir tür aidiyet dopamini salglatıyor.
- 33:31Ben de oradayım abi ben de doğru taraftayım, ben de güçlüyüm
- 33:35hissi ama o fırtına dinlinde ve kurban parçalandığında geriye
- 33:39sadece o devasa kitleye ait ol. Getirdiği o anlamsız boşluk
- 33:45kalıyor insan ruhu bu kadar çok nefretle ve bu kadar çok
- 33:49agresyonla başa çıkabilecek bir donanıma sahip değil.
- 33:53Ama algoritmalar bu nefreti seviyor abi.
- 33:56Çünkü nefret etkileşim getirir, etkileşimse paradır.
- 34:00Mesela gidelim 19. Yüzyıla bu yüzyıldaki o kitle
- 34:04hareketlerini inceleyenler, bugün Twitter algoritmalarını
- 34:08yazanlarını aslında en büyük hocalarıdır.
- 34:10Çünkü kitleyi harekete geçirmenin yolu rasyon.
- 34:13Yani değil duygulardan, özellikle de öfke ve korkudan
- 34:17geçer. Siz ne kadar mantıklı bir şey
- 34:19yazarsanız yazın abi o kalabalığın içinde kaybolup
- 34:22gider yani sosyal medyada ben bir şey paylaşacağım.
- 34:25Mantıklı, mantıklı argümanlar öne süreceğim diye uğraşmayın.
- 34:28Boşuna gider ama ne kadar kışkırtıcı, ne kadar
- 34:32ötekileştirici. Ve ne kadar saldırgan bir dil
- 34:34kullanırsanız o kadar çok yankı bulursunuz.
- 34:37Bunu da yapın demiyorum. Yani hani yanlış anlaşılmasın
- 34:41yani sistem sizi birer linç operatörü olmaya teşvik ediyor.
- 34:45Bir nevi dijital gladyatör arenası burası.
- 34:48Biz birbirimizi yerken arenanın sahipleri bilet ve mısır
- 34:53satışından parayı kırıyorlar ve bu durum bizim aslında bağışlama
- 34:58yeteneğimizi de elimizden alıyor.
- 35:00Bakarsak dijital dünyada hata yapmak yasak abi bir kez hat.
- 35:04Yaptın mı o kitle seni asla unutmaz, o veri bulutu o günahı
- 35:08sonsuza kadar saklar ve her fırsatta böyle önüne çıkartır.
- 35:12Bu da toplumumuz sürekli bir gerginlik, sürekli bir savunma
- 35:15pozisyonunda yaşamaya mahkum ediyor.
- 35:17Kimse ya arkadaş ben burada yanılmış olabilirim diyemiyor
- 35:21çünkü zayıflık gösterdiğiniz an o kitle sizi de yutuyor.
- 35:25Herkesin birer cellat olduğu bir dünyada kimsenin boynu güvende
- 35:30değildir. Yazın bu sözü bir yana, biz bu
- 35:32kitle psikolojisinin içinde. Kendi insaniyetimizi o empati
- 35:37yeteneğimizi her geçen gün biraz daha kaybediyoruz.
- 35:41Aslında kitle psikolojisi dediğimiz şey bir nevi bir akıl
- 35:45tutulması, bir insanın tek başınayken yapamayacağı her şeyi
- 35:48bir grubun parçasıyken yapabilmesi, insanlık tarihinin
- 35:52en büyük trajedilerinden biri falan ve şimdi bu trajedi
- 35:55saniyede binlerce veri hızıyla cebimize kadar girmiş durumda.
- 35:59Abi o kitleye dahil olduğumuzda kendimizi çok güçlü hissediyoruz
- 36:03ya aslında tam tersi. Zayıf hâlimizdeyiz.
- 36:07Çünkü o an artık bir ben yok, bir sen yok.
- 36:10Sadece o yönlendirilen dürtülen öfkesi satın alınan bir yığının
- 36:14parçasıyız. Kimliğimizden, özgünlüğümüzden
- 36:17vazgeçip o devasa ruhsuz organizmanın bir hücresi haline
- 36:22geliyoruz. Bakın arkadaşlar bu linç kültür
- 36:24ve sürü davranışı aslında bizim o meşhur sosyal canlı olma
- 36:28özelliğimizin bir tür mutasyona uğramış hali bir yere ait olma
- 36:32ihtiyacı modern dünyada bir çeteye ait olma ihtiyac.
- 36:36Cildi ve bu çete fiziki bir mekanda değil, her an her yerde
- 36:39yanımızda bu durumdan kurtulmanın yolu, o kitlenin
- 36:43gürültüsünden uzaklaşıp kendi iç sesimizi tekrar duymaya
- 36:47çalışmaktan geçiyor. Çünkü o gürültü sizi öyle bir
- 36:50sarar ki, bir süre sonra kendi düşüncenizle o kitlenin size
- 36:54dayattığı tepkiyi ayırt edemez hale gelirsiniz.
- 36:57Peki hala sona yaklaşırken efendim ne yapacağız da biz bu
- 37:01cendereden kendimizi dışarı atacağız?
- 37:04Bunu konuşalım biraz da ve sonra da kapanışı müsaadenizle
- 37:08yapalım. Hani hep bağlantıda kalmazsak
- 37:10ölecekmişiz gibi bir his var ya içimizde fom o dediğimiz şey,
- 37:14yani bir şeyleri kaçırma mevzusu korkusu aman biri bir şey
- 37:18paylaşır görmem aman bir tartışma çıkar, geri kalırım,
- 37:21ortamda konuşulur, avana kavanak milletin suratına bakarım
- 37:25korkusu bu korku modern insanın ensesinde boza pişiriyor abi ama
- 37:30şimdi 1'de bunun panzehiri çıktı.
- 37:32Ben ona bayılıyorum jomo yani jomo diye yazılıyor.
- 37:35Kaçırmanın keyfi demek bakar mısınız?
- 37:38Kelimenin asaletine bir şeyleri kaçırdığınızın farkında olmak ve
- 37:42bundan zevk almak bildirim gelmiyor.
- 37:45Kimse sizi etiketlemiyor. O anki o mühim kavgadan
- 37:49haberiniz bile yok ve siz o sırada sadece nefes alıyorsunuz
- 37:53işte bu abi ruhun dijital bir detoksa girmesi değil, bizzat
- 37:57özgürlüğünü ilan etmesidir. Tabii bu şöyle hadi kapattık,
- 38:01telefonu gidelim, dağ başına demekle olmuyor.
- 38:04O kadar romantik bir dünyada yaşamıyoruz.
- 38:07Burada devreye kel new pord diye bir adam giriyor.
- 38:11Kendisi bir bilgisayar bilimcisi ama öyle tekno karşıtı falan
- 38:15değil tam tersine sistemin içinden biri meşhur bir kavramı
- 38:18var. Dijital minimalizm yani newport
- 38:21diyor ki. Dijital araçlar birer amaç
- 38:23değil, sadece araçtır. Eğer o araç sizin hayatınıza
- 38:27değerlerinize hizmet etmiyorsa elinizin tersiyle iteceksiniz.
- 38:31Yani telefonu cebinize koyduğunuzda o sizi değil siz
- 38:34onu yöneteceksiniz. Bu öyle bir diyet falan da
- 38:36değil. Bildiğiniz bir yaşam felsefesi
- 38:38arkadaşlar her gün onlarca uygulamayı belki lazım olur diye
- 38:43telefonda tutmak zihninizde gereksiz birer oda kiralamak
- 38:47gibi bir şey. O odaları boşaltmadığınız sürece
- 38:50kendi evinizde yani kendi zihninizde.
- 38:52Misafir gibi kalırsınız. 1'de şu analog kaçış meselesi var, bu da
- 38:57tadından yenmez bir mesele. Dijital dünya pürüzsüzdür.
- 39:00Her şey bir kaydırma hareketine bakar değil mi?
- 39:03Dokunursun, hissedebilir misin? Hayır ama gerçek dünya
- 39:06sürtünmeli bir kağıdın dokusu bir kalemin kağıda değerken
- 39:10çıkardığı o ince ses bir pilavın cızırtısı bunlar insana ben
- 39:15buradayım dedirten şeyler. Şimdi bir düşünün abi en son ne
- 39:19zaman bir şeyi kaydetmek için değil sadece yaşamak için.
- 39:23Yaptınız ekranların o yapay parlaklığından kaçıp ellerinizle
- 39:27bir şeye dokunmak, belki bir bahçeyle uğraşmak belki sadece
- 39:30bir kitabı koklayarak okumak bu dijital yorgunluğun tek
- 39:34panzehiri zihin o hız döngüsünden çıkıp gerçek
- 39:37zamanını o yavaş ama derin akışına girdiğinde o
- 39:41kaybettiğimiz ben yavaş yavaş geri gelmeye başlar.
- 39:45Burada deepwork yani derin çalışma mevzusuna da değinelim.
- 39:49Algoritmalar bizim dikkatimizi parça parça edip satıyor dedik
- 39:52ya işte o. Çalanmış dikkati tekrar bir
- 39:55araya getirmek, bir tür süper güç haline gelmiş durumda.
- 39:58Bir konuya odaklanıp saatlerce o konunun dibine inebilmek.
- 40:02Bugün dünyadaki en kıymetli becere ama bunun için o bildirim
- 40:07canavarlarını susturmanız gerekiyor.
- 40:09Ben her şeyi takip ederim diyen adam, aslında hiçbir şey tam
- 40:13olarak bilmiyordur abi sadece her şeyden böyle haberdardır.
- 40:17Haberdar olmakla bilmek arasındaki o devasa uçurumu
- 40:21ancak o dijital gürültüyü kısıp derinliğe indiğinizde
- 40:25kapatabilirsiniz. Odaklanma becerisini geri
- 40:28kazanmak iradenizi o algoritmaların elinden söküp
- 40:31almaktır. Peki bu algoritma denilen
- 40:34canavarın kölesi değil de yöneticisi nasıl olunur?
- 40:37Çok basit bu kuralı varmış bu işin.
- 40:39Içli kullanım abi çok böyle şey değil mi?
- 40:42Yani hiç şaşırtan bir şey olmadı.
- 40:44Bir uygulamayı açarken ben şu an buraya niye giriyorum?
- 40:48Sorusunu kendinize sormanız bile o büyüğü bozar.
- 40:51Eğer sadece boşluk doldurmak, o dopamin ihtiyacını karşılamak
- 40:55için giriyorsanız bilin ki o an avlanan sizsiniz ama bir bilgi
- 41:00almak bir iş halletmek için girip çıkıyorsanız işte o zaman
- 41:04o araç size hizmet ediyordur. Siz araç değilsinizdir.
- 41:07Sosyal medya platformlarını birer eğlence.
- 41:10Gibi görmeyelim, bir ay kütüphane veya işareti gibi
- 41:13görmeye başladığınızda o görünmez prangalarda gevşemeye
- 41:17başlıyor. Kendi zamanınızın patronu olmak,
- 41:20başkasının tasarladığı o enterface labirent'inden çıkmak
- 41:24demektir. 1'de şu veri diyeti meselesi var, ufuk açan bir şey
- 41:27aslında her gelen bilgiyi her yayılan dedikoduyu her popüler
- 41:32videoyu tüketmek zorunda değiliz.
- 41:34Zihnimizi bir çöplüğe çevirmemize gerek var mı?
- 41:36Yok bilgiyi seçmek. Arkadaşlar bir tür entelektüel
- 41:40hijyendir. Hangi kanalın sizi beslediğini,
- 41:42hangisinin sadece vaktinizi çaldığını iyi analiz etmek
- 41:46gerekiyor. Unutmamak lazım.
- 41:48Yani ekran başında geçirdiğiniz her saniye aslında
- 41:51yaşayabileceğiniz gerçek bir andan çalınmış bir saniyedir
- 41:54hayatımız o. 6 inçlik ekranlara sığmayacak kadar büyük ve
- 41:59sürprizlerle dolu. O sürprizleri ancak başınızı o
- 42:02ekrandan kaldırıp etrafa baktığınızda görebiliyorsunuz.
- 42:05Sonuç olarak dostlar benin o dijital dalgalar arasında
- 42:09erimesine izin vermemek bizim elimizde kendi özgünlüğümüzü, o
- 42:14filtrelerini o algoritmaların dışında kalan o ham ve kusurlu
- 42:18halimizi kucaklayalım. Kusurlarımız biz biz yapan
- 42:21şeyler değil mi abi? Bunları yapay zeka filtre
- 42:23veriyle kapatmaya çalıştıkça aslında bizzat kendimizi
- 42:26siliyoruz. Gerçek dünya o filtreli
- 42:29fotoğraflardan çok daha renkli, çok daha acı ama bir o kadar da
- 42:33sahici o sahiciliğe tutunmak bu çağda yapılabilecek.
- 42:37En devrimci hareket ve dijital minimalizm bir mahrumiyet de
- 42:42değil, tam tersine bir bolluktur.
- 42:44Zamanın dikkatin ve bir anlamda da ruhun bolluğu, bunları
- 42:48unutmayalım. Bunlar tabii ki kendime de not
- 42:50alını çizmiş olayım her neyse. Evet, bir bölümün daha sonuna
- 42:54geldik. Sekizinci gün 25 saatten benden
- 42:58bu bölümlük bu kadar beni nerim erimesinden başladık?
- 43:01Dijital prangalardan geçtik. En sonunda da o özgürlük
- 43:05kapısını aralamaya çalıştık. Umarım bu anlattıklarım o
- 43:08cebinizdeki o cam parçasına bir dahaki bakışınızda zihninizde
- 43:11küçük bir şimşek çaktırır dostlar beni takip etmeyi, bu
- 43:15sahici dertleşmeyi sevdiklerinizle paylaşmayı ve en
- 43:18önemlisi de kendinize sekizinci bir gün ve 25 bir saat yarat.
- 43:24Unutmayın ınstagram'da bizi takip ederseniz çok sevinirim
- 43:28kendinize iyi bakın, hoşça kalın.