Latest / 8. Gün 25. Saat / Medeniyetin Prangası: Tarımın keşfi aslında bir medeniyet tuzağı mıydı? - #Felsefe1
Transcript
- 0:09Sekizinci gün 25 saatten hepinize selamlar.
- 0:13Ben Fırat umarım iyisinizdir. Bu bölümde medeniyetin o meşhur
- 0:18prangasından yani neolitik devrimden ve aslında mülkiyetin
- 0:22nasıl başımıza bela olduğundan bahsedeceğiz.
- 0:25Tabii bu arada şunu belirtmek istiyorum, bu tek bölümle
- 0:28kalacak bir şey değil. Neolitik devrim tek bölümle
- 0:30kalacak ama felsefe 100 adında podcast programı içerisinde ayrı
- 0:35bir potans programı yapmayı düşünüyorum.
- 0:37Bir nevi bu sadece felsefe ile kalacak bir şey değ.
- 0:40Ya aklımdan böyle bir proje geçti.
- 0:42Aslında güzel olacağını düşünüyorum.
- 0:43Tabii böyle arka arkaya felsefe için 100 tane bölüm falan
- 0:47yayınlayacak değilim. Böyle bir imkanı mı yok?
- 0:50Henüz robotlaşamadık o kadar. Umarım robotlaşmayız.
- 0:54Yapmak istediğim 35 farklı alanda bu şekilde podcast
- 0:58bölümleri yapmak. Aralarda eski sistemimizi de
- 1:01devam ettireceğiz. Yani böyle bir şey düşündüm.
- 1:03Eskiden anlattığım gibi tarih, biyografi, kişisel gelişim,
- 1:07bilim bunlara devam edeceğiz. Bunlara anlatmaya devam edeceğim
- 1:10elimden. Geldiğince fakat 3 bölümden biri
- 1:13ya da 2 bölümden biri 4 bölümden biri felsefe 100 serisinden
- 1:17olacak. Belli bir süre boyunca en
- 1:19azından felsefe yüzü tamamlayana kadar böyle olmasını umuyorum.
- 1:23Bu bilgiyi de verdikten sonra devam edeyim.
- 1:25Hani böyle hepimizin içinde bazen alıp başımı gideyim.
- 1:29Bir ege kasabasına yerleşeyim ya da doğada yaşayayım.
- 1:33Hisse olur ya işte o hissin kökeni aslında 12.000 yıl
- 1:36öncesine henüz başımıza bu mülkiyet ve yerleşik hayat der.
- 1:41Açılmadan dert diyorum, buna geleceğiz.
- 1:44Bu dertler açılmadan önceki o özgür günlerimize dayanıyor
- 1:47olabilir. Bugün biraz bu bölümde o günlere
- 1:50her şeyin başladı ya da bittiği o büyük kırılma anına gidelim
- 1:55istiyorum. Şimdi arkadaşlar şöyle bir şey
- 2:14hayal edin epi paleolit dönemdeyiz.
- 2:17Yani buzulların yavaş yavaş çekildiği dünyanın ısınmaya
- 2:21başladı. Bir geçiş evresi insanlar o
- 2:23zamanlar kelimenin tam anlamıyla dünya vatandaşı sınır yok, tapu
- 2:28yok, mesai saati zaten yok. Hiç kimsenin hiç kimseden de
- 2:31haberi yok tabi. Yani dünyanın geri kalanının
- 2:34varlığından bile haberleri yok. Canınız o mevsimde Ceylan eti mi
- 2:38çekti? Hop sürülerin peşinden güneye
- 2:40meyveler mi olgunlaştı. Hadi kuzeye yani açık konuşayım.
- 2:44Bugün plaza hayatında sabah kahvesini yudumlarken, Excel
- 2:48tablosuna bakan modern insanın genetik hafızasında o günlerin o
- 2:52gamsız dertsiz ama bir o kadar da hareketli yapısı hala
- 2:56duruyor. Bence o dönemde ev dediğin şey
- 2:59akşam başını koyduğun gökyüzünün altındaki herhangi bir yer
- 3:02aslında. Ki ne oldu da biz bu muazzam
- 3:05hareketliliği bırakıp bir yere çakılı kaldık.
- 3:08Yani durup dururken kim ya oğlum?
- 3:10Ben şu toprağı kazayım, buraya bir de duvar öreyim.
- 3:13Ömrümün sonuna kadar da buradan ayrılmayayım dedi.
- 3:16Işin aslı bu pek de bizim tercihimiz değildi arkadaşlar
- 3:19doğa ana bize bildiğiniz bir oyun oynadı bu genç draias
- 3:23dediğimiz meşhur bir olay patlak veriyor, tam her şey düzeliyor,
- 3:28hava ısınıyor derken çat diye böyle sıcaklıklar düşüyor.
- 3:31Dünya bir anda kuraklaşıyor. Hani bugün iklim.
- 3:34Diyoruz ya o günkü kriz bambaşka bir seviyeydi.
- 3:38Su kaynakları çekiliyor, bitkiler azalıyor av hayvanları
- 3:42ortadan kaybolmaya başlıyor. Bir nevi doğa bize diyor ki ya
- 3:46organize olup hayatta kalırsınız ya da bu oyundan eğlenirsiniz
- 3:50işte. Tam bu sıkışmışlık anında
- 3:53sahneye nato fiyan kültürü çıkıyor.
- 3:55Bakın sevgili dinleyenler bu arkadaşlar tarihin gördüğü en
- 3:59ilginç topluluklardan biri en üst tarım yapmıyorlar.
- 4:02Yani çiftçi değiller ama göçebe de değiller.
- 4:05Yerleşik avcı toplayıcı dediğimiz o garip araftalar
- 4:09Levent bölgesinde yani bugünkü Filistin israil Ürdün
- 4:14taraflarında su kenarlarına ilk taş binaları dikmeye
- 4:18başlıyorlar. Düşünsenize binlerce yıldır
- 4:21yürüyen bir türün evlatları olarak.
- 4:23Ilk defa burası bizim burada kalıyoruz diyorsunuz.
- 4:27Tabii bu sadece bir konaklama tercihi değil, insan
- 4:30psikolojisinde devasa bir devrim ilk defa mekan kavramı yol
- 4:35kavramının önüne geçmeye başlıyor.
- 4:37Burada bir parantez açayım. Hani hep anlatılır ya insan
- 4:41doğaya hükmetmeye başladı diye aslında olan şey tam tersi.
- 4:45Doğa bizi bir köşeye sıkıştırdı abi nato fiyanlar bakıyorlar ki
- 4:49uzağa gidemiyorlar. Kaynaklar kasıtlı mecburen
- 4:52ellerindeki yabani tahıllara. Hani arpalara buğdaylara daha
- 4:56bir alıcı gözüyle bakmaya başlıyorlar.
- 4:58Yani o meşhur ekmek parası derdi var ya işte o dert tam olarak bu
- 5:03kuraklık ve sıkışmışlık anında doğuyor.
- 5:06Yerleşik yaşama geçmek aslında bir özgürlük ilanı değil, bir
- 5:09hayatta kalma mecburiyeti o taş evlerin içine girdiğimizde
- 5:13aslında kendi özgürlüğümüzün kapısını da dışarıdan kilitlemiş
- 5:17olduk. Bir bakıma ben açıkçası şunu
- 5:19düşünmeden edemiyorum binlerce yıl boyunca.
- 5:22Her sabah başka bir manzaraya uyanan bir canlı için her sabah
- 5:26aynı 4 duvara aynı komşuya aynı ağaca bakmak ne kadar travmatik
- 5:31olmuştur? Yani bugün bile apartman
- 5:33dairelerinde yaşadığımız o sıkışmışlık hissinin temeli
- 5:37belki de o ilk nato fian köylerinde atıldı insanlar o
- 5:41dönemde taş havanlar yapmaya tahılları öğütmeye başlıyorlar.
- 5:45Bu bir anlamda ekmeğin yoğunlaşması demek.
- 5:48Eskiden doğa sana sunardı, sen toplardın şimdi sen doğanın
- 5:52peşinde koşuyorsun. Onu işlemeye çalışıyorsun yani
- 5:55üretim dediğimiz o bitmek bilmeyen döngüye ilk adım
- 5:59atılıyor. Peki bu insanlar niye
- 6:01vazgeçmiyorlar? Yani işler zorlaşınca neden
- 6:05tekrar göçebe hayata dönmüyorlar işte burası tam bir bağımlılık
- 6:09hikayesi. Yerleşik hayatın getirdiği o
- 6:11göreceli konfor yani yiyeceği depolayabilme imkanı, korunma
- 6:16içgüdüsü bir süre sonra geri dönüşü imkansız bir yola sokuyor
- 6:19bizi bir kere o ağır taş havanları o öğütme taşlarını
- 6:23yapınca. Onları sırtlanıp kilometrelerce
- 6:26yürüyemezsiniz. Abi eşya insanı ağırlaştırıyor
- 6:30arkadaşlar. Biz o dönemde sadece tahıllı
- 6:32değil, kendimizi de o toprağa bağladık.
- 6:34Eşyalarımızı arttıkça hareket kabiliyetimiz azaldı.
- 6:38Şimdi bir düşünün bir yerden taşınmak istiyorsunuz, bugün
- 6:41bile kim taşıyacak ağabey, o eşyaları kim nakliye firmalarına
- 6:44güvenecek işte nasıl yapacağız, uğraşacaksın, yorulacaksın, yeni
- 6:48düzene alışacaksın, yeni yere alışacaksın derken insanlar.
- 6:52Belki de küçük böyle pürüzlere artık böyle boyun eğbiliyorlar.
- 6:57Çünkü diğer tarafta taşınmak çok maliyetli ve yorucu bir süreç.
- 7:00Aynı şey o dönemlerde de geçerli.
- 7:02Bugünkü gibi kapından parasını verip de nakliye firması onu
- 7:06paketleyip öteki evine götürmüyor.
- 7:08Sen götürüyorsun her şey. Bir yandan da şöyle bir
- 7:10perspektif var, bugün ev taşırken ya ammada ıvır zıvır
- 7:14biriktirmişiz diyoruz ya işte o biriktirme hastalığının ilk
- 7:18kıvılcımları o zaman çakıyor. Bu benim taşım bu benim depom bu
- 7:22benim öğüttü. Un demeye başladığınız an o
- 7:25zihinsel pranga bileğinize geçiyor.
- 7:27Nato fianların o dairesel planlı evlere aslında bir nevi modern
- 7:32hapishanelerimizin atası sayılır.
- 7:34Gözel güvenli ama sınırları belli ve o sınırlar sadece
- 7:38fiziksel değil, bir yandan da zihinsel sınırları da
- 7:41beraberinde getiriyor. Burası ve dışarısı ayrımı ilk
- 7:44kez bu kadar keskinleşiyor o dönemde.
- 7:47Tabii işin daha da ilginç yanı. Bu yerleşik hayat sadece
- 7:49fiziksel çevremizi değil, sosyal ilişkilerimizi de kökten
- 7:53değiştiriyor. Göçebeyken çatışma mı çıktı?
- 7:55Alır başını gidersin, başka bir vadiye yerleşirsin abi dünya
- 7:59geniş ama yerleşikken öyle değil.
- 8:01Komşunla aranda bir sorun mu var?
- 8:03Gitmek o kadar kolay değil. Çünkü orada emeğin var, evin
- 8:06var, depon var e gitsen başka yerdeki insanlar seni
- 8:10istemeyebilir, onların da orada emeği, deposu yeri var,
- 8:13sorunlarla yüzleşmek ya da o sorunları bastırmak için kur.
- 8:17Koymak zorunda kalıyorsun yani hiyerarşinin 10 meşhur toplumsal
- 8:21sözleşmenin temelleri o ilk taş evlerin gölgesinde atılmaya
- 8:25başlanıyor. Binlerce yıl boyunca özgürce
- 8:28hiçbir yere ait olmadan gezmiş olan bu tür neden bir toprağa
- 8:32çakılı kalmayı seçti diye soruyoruz ya belki de cevap çok
- 8:35basit abi, korku ve umut aç kalma korkusu ve daha düzenli
- 8:40bir hayat umudu. Ama bu umut biz bir sonraki
- 8:43aşamada bambaşka bir bağımlılığa, yani o küçücük
- 8:46tohumların kölesi olmaya götürecek.
- 8:48Umuttu tabii eskiden doğada ne bulursak onu yemişiz.
- 8:51Her gün farklı bir menü her gün başka bir macera dediğim gibi
- 8:54ama sonra ne hikmetse o meşhur bereketli hilal dediğimiz
- 8:58bölgede, yani bizim bugün Güneydoğu anadolu'dan başlayıp
- 9:01da mezopotamya'ya, oradan da az önce bahsini ettiğimiz Levent
- 9:06kıyılarına kadar uzanan o devasa ay şeklindeki coğrafyada
- 9:11karşımıza buğday ve arpa çıkıyor.
- 9:14Ama öyle bugünkü gibi boy, boy, gürbüz başaklar değil bunlar
- 9:18cılız. Halinde yabani otlar aslında ne
- 9:21olduysa o flört evresinde oluyor insan evladı bu bitkilere biraz
- 9:26fazla ilgi gösterince işin rengi bir anda değişiveriyor.
- 9:29Hani biyolojide mutasyon falan diyoruz ya aslında tam bir şans
- 9:33eseri olay patlak veriyor. Yabani buğdayın normalde şöyle
- 9:37bir huyu varmış, tohumları olgunlaşınca sapından kopuyor ve
- 9:41rüzgarla her yere dağılır ki nesli devam etsin ama bazen bir
- 9:45genetik hata olur. O başak sapına sıkı sıkıya
- 9:48tutunur. Burada bile düşmez doğada bu
- 9:51aslında o bitki için bir ölüm çünkü tohumları toprağa
- 9:54düşemiyor. Ama bizim o dönemdeki atalarımız
- 9:57için bu bir piyango. Çünkü yere düşüp kaybolmayan o
- 10:00hatalı başakları toplamak çok daha kolay.
- 10:03Biz gittik hep o engelli ya da hatalı olanları topladık.
- 10:07Onların tohumlarını ektik ve farkında olmadan dünyayı
- 10:10değiştirecek o seçici üretimi başlattık.
- 10:13Yani biz doğayı dizginlediğimizi sanırken aslında doğanın defolu
- 10:17ürünlerini baş tacı ettik. Şimdi size aç.
- 10:20Söyliyim. Bu noktada yuvarnoa harari gibi
- 10:24tarihçilerin de sıkça vurguladığı o meşhur soru
- 10:27devreye giriyor, biz mi buğday'ya evcilleştirdik, yoksa
- 10:30buğday mı bizi yani bir düşünün buğday dediğin şey 12.000 yıl
- 10:34önce sadece orta doğu'nun küçük bir köşesinde yetişen bir ot.
- 10:38Bugün ise dünyanın her yerinde milyonlarca dönüm arazide hüküm
- 10:43sürüyor. Buğday bize ne yaptırdı,
- 10:45ormanları kestirdi, tarlaları açtırdı, her gün belimiz
- 10:49bükülenene kadar çapa yaptırdı. Yetmedi bir de tepemizde güneşin
- 10:52altında su taşıttı. Yani aslında biz o küçücük
- 10:55tohumların hizmetçisi olduk, çıktık.
- 10:57Eskiden günde 35 saat avlanıp geri kalan vakitte keyif yapan o
- 11:01havalı avcı toplayıcı gitti. Yerine sabahın köründen akşamın
- 11:06karanlığına kadar tarlada ter döken o dertli çiftçi geldi.
- 11:10Peki neden bu kadar zahmete girdik?
- 11:12Sadece karın doyurmak için mi işte burada işin içine 10 meşhur
- 11:16ekmek ve bira 2 ile mi giriyor? Çok eğlenceli bir durum.
- 11:19Bazı arkeologlar mes. Robert braad ve janet'in sover
- 11:24gibi isimler zamanında çok tartışmışlar.
- 11:27Bunu acaba biz karnımız acıktığı için mi tarıma başladık?
- 11:31Yoksa şöyle güzel bir bira yapalım da kafa dağıtalım
- 11:34dedikleri için mi inanın bana bu çok ciddi bir teori.
- 11:37Bu arada tahılın fermente edilmesiyle elde edilen o ilk
- 11:41biralar sadece bir içecek değil aynı zamanda toplumsal bir
- 11:45yapıştırıcı görevi görüyordu. Insanları bir araya getiren
- 11:48ritüellerde kullanılan sosyal bağları güçlendiren bir şeyden
- 11:52bahsediyoruz. Yani belki de biz o meşhur
- 11:54yerleşik hayatın ilk happy ağrılarını yapabilmek için bu
- 11:58kadar zahmete katlandık. Kim bilir?
- 12:00Yani ekmek yapmaktan ziyade önce bira yapmaya çalıştılar
- 12:05diyebiliriz. Yani dürüst olalım, ekmek yapmak
- 12:08da öyle bir kolay bir iş değil. Tahıllı toplayacaksın,
- 12:11döveceksin öğüteceksin e bir de hamur yapıp pişireceksin.
- 12:14O dönemde yaşayan insanların iskeletlerine bakıyorlar.
- 12:17Kadınların dizilerinde ve sırtlarında feci kireçlenmeler,
- 12:21bozulmalar var. Niye çünkü?
- 12:23Lerce o ağır öğütme taşlarının önünde diz çöküp buğday
- 12:27öğütmüşler yani aslında biz o karbonhidrat aşkına resmen kendi
- 12:32biyolojimizi feda etmişiz ama o taze ekmek kokusu ya da fermente
- 12:36edilmiş o arpa suyunun verdiği anlık keyif muhtemelen bütün o
- 12:40yorgunluğa değer gibi geliyordu onlara ya da belki de artık o
- 12:44kadar çok nüfuslanmışlardı ki. Avcı toplayıcılığa dönecek
- 12:48yollar tamamen kapanmıştı yani. Bir nevi üretim tuzağına
- 12:51düştüler. Şey gibi düşünün.
- 12:53Hani bugün bir teknolojiye alışırsınız, artı onsuz
- 12:56yapamazsınız ya tarımda öyle bir şey.
- 12:59Bir kere o tarlayı ektiniz mi? Artık onu bırakıp gidemiyorsunuz
- 13:02onu korumanız lazım. Zararlı otlardan arındırmanız
- 13:06lazım. Çekirgelere karşı savunmanız
- 13:08lazım. Yani o tohum sizi toprağa
- 13:10çiviledi. Eskiden mevsimlik bir göçebeyken
- 13:13şimdi o tarlanın nöbetçisi oldun.
- 13:15Bu sadece bir beslenme değişikliği değil, aynı zamanda
- 13:18biz sahiplenme duygusunun da doğuşu arkadaş bu benim tarlam
- 13:21benim hasım hayırdır. Yani benim emeğim demeye
- 13:24başladığınız an zihninizde 10 meşhur mülkiyet duvarları da
- 13:28yükselmeye başlıyor. Tabii ilginç bir detay daha
- 13:31vereyim size yabani tahılların mütasyonu öyle bir noktaya
- 13:35geliyor ki. Artık insan yardımı olmadan
- 13:38üreyemez hale geliyorlar. Yani biz simbyos bir ortak yaşam
- 13:42başlıyor. Biz buğday muhtaç kalıyoruz.
- 13:44Karnımızı doyurmak için buğday da bize muhtaç kalıyor.
- 13:47Neslinin devam ettirmek için bu doğayla aramızdaki 10 mesafeli
- 13:51ve saygılı ilişkinin bitip yerine bu bağımlılık ilişkisinin
- 13:55gelmesi demek artık doğanın bir parçası değil, onun yöneticisi
- 13:59ya da öyle olduğumuzu sanan kölesi olmaya doğru evriliyoruz.
- 14:03Tabii bu kadar çok tahıl birikiyor birikince.
- 14:06Bunları saklayacak yer de lazım. Hani öyle sepetle nöbette olacak
- 14:09iş değil. Bu işin içine dayanıklı kaplar,
- 14:12ambarlar giriyor. E ambar yapınca da o ambarı
- 14:15koruyacak bir çatı, bir duvar lazım işte. 10 meşhur, 4 duvar
- 14:19hikayesi tam da burada o ambarların etrafında
- 14:22şekillenmeye başlıyor. Yani biz aslında kendimize ev
- 14:25yapmadan önce yiyeceklerimize birer kasa yapmaya başladık
- 14:29desek yeridir. Işin asla arkadaşları o ilk
- 14:32tohumu toprağa gömdüğümüzde sadece bir bitki yetiştirmedik,
- 14:35bugünkü o bitmek. Bilmeyen çalışma hayatının
- 14:38mülkiyet hırsının ve yerleşik düzen dediğimiz o devasa
- 14:42sistemin de tohumlarını ektik. Tabii o tohumlar yeşeriyor.
- 14:45Bizde etrafımıza duvarlar örmeye başlıyoruz.
- 14:48Madem o tahıllı bir yere hapsettik, o zaman kendimizi de
- 14:51o tahulun yanına hapsetmemiz gerekiyordu.
- 14:54Hani bugün evim evim güzel evim diyoruz ya kapıyı kilitleyip dış
- 14:57dünyadan kopuyoruz işte bu içerisi ve dışarısı ayrımı tam
- 15:01bu dönemde o kerpiç duvarların yükselmesiyle başlıyor.
- 15:05Mesela çatalhöyüğü düşünün. Orası gerçekten çok acayip bir
- 15:08yer. Konya okyanusu'nun ortasında
- 15:11yükselen devasa bir bal kovanı gibi hayal edin.
- 15:15Orayı gözünüzde canlandırın, sokak yok, cadde yok, kapı bile
- 15:19yok insanlar evlerine çatılardan, damlardaki
- 15:23deliklerden merdivenle giriyorlar.
- 15:25Yani bütün sosyal hayat aslında damların üzerinde geçiyor.
- 15:29Akşam yemeğine komşuya gideceksiniz.
- 15:30Damdan nama atlayarak gidiyorsunuz.
- 15:33Peki niye böyle yapmışlar? Muhtemelen hem vahşi
- 15:36hayvanlardan korunmak hem de o dönemdeki o yoğun bir arada olma
- 15:40ihtiyacından. Ama bir yandan da o 4 duvarın
- 15:42içine girdiğiniz an artık topluluktan bir nebze olsun
- 15:46kopuyorsunuz. O kopuş antropolojide özel alan
- 15:50dediğimiz şeyin doğum sancısıdır.
- 15:52Bu çatalhöyük'teki evlerin içinde başka bir tuhaflık daha
- 15:56var ki hani ruhuna işlemek tabiri vardır ya tam öyle
- 16:00adamlar ölülerini yani atalarını ev.
- 16:03Abanına o kerpiç sekilerin altına gömüyorlar.
- 16:07Düşünsenize akşam yatağınıza uzanıyorsunuz ama hemen
- 16:10altınızda dedeniz yatıyor. Bu aslında burası benim yerim.
- 16:13Burası benim toprağım demenin en uç noktası.
- 16:16Yani benim soyum burada köklerim bu evin tabanında diyerek
- 16:20toprağa ve mekana öyle bir mühür vuruyorlar ki o mülkiyet duygusu
- 16:25kemiklere kadar işliyor abi. Yani ev sadece bir barınak değil
- 16:29bir hafıza kutusu bir kimlik parçası haline geliyor.
- 16:32Tabii biz hep önce karnımız doydu, sonra ev yaptık sonra da
- 16:36tapınak kurduk diye biliyorduk ama Göbeklitepe çıktı.
- 16:39Bütün ezberlerimizi bozdu geçti. Rahmetli claus şimdidin 10
- 16:44meşhur tezi var ya hani önce tapınak geldi, sonra şehir bu
- 16:48hikayeyi bambaşka bir yere taşıyor.
- 16:50Belki de biz yerleşik hayata sadece hayatta kalmak için
- 16:54değil, o devasa t biçimli. Etrafında toplanıp bir anlam
- 16:59bulmak için geçtik. Göbekli tepedeki o devasa
- 17:02organizasyon, o mühendislik harikası dikili taşlar, onları
- 17:06oraya diken binlerce kişiyi doyurmak için birilerinin tarım
- 17:10yapması gerekiyordu. Yani din ve inanç bizi yerleşik
- 17:14hayata ve duvarlar örmeye iten asıl itici gücü olmuş olabilir.
- 17:19Bu duvar meselesi sadece fiziksel bir şey değil.
- 17:23Zihinsel bir devrim dedik ya açıkçası saklamak kavramı da
- 17:26burada doğuyor. Avcı, toplayıcıyken her şeyiniz
- 17:29ortada. Ne avladıysanız o akşam kamp
- 17:33ateşinin başında herkesle paylaşıyordunuz, saklayacak bir
- 17:36buzdolabınız kileriniz yada kasanız yok ama duvarlar
- 17:39yükselince o duvarların arkasından neler olduğunu artık
- 17:43sadece. Siz bilmeye başladınız.
- 17:45Bu benim buğdayım. Bu benim aletim bu.
- 17:48Benim ailem duvarlar. Bizi sadece soğuktan değil,
- 17:52başkalarının gözlerinden de korumaya başladı.
- 17:54Mahremiyet dediğimiz o modern dert işte o ilk kerpiç sıvalarla
- 18:00hayatımıza giren bir dert. Antropolojik açıdan bakarsak el
- 18:03dediğimiz yer doğadan koparılmış, ehlileştirilmiş bir
- 18:06alan, dışarısı vahşidir, tehlikelidir, kaostur içerisinde
- 18:11düzenledir, tanıdıktır ve kontrol altındadır insan.
- 18:15Doğanın o uçsuz bucaksızlığının duvarlarla parçalara ayırıp
- 18:19burası benim kontrolümde diyerek bir nebze olsun kendini güvende
- 18:23hissetmeye çalıştı. Ama bu güvenlik hissi
- 18:25beraberinde büyük bir yalnızlığı ve öteki kavramını da
- 18:29getiriyordu. Yan taraftaki duvarların
- 18:31arkasından ne olup bittiğini bilmemek merakı ve belki de ilk
- 18:35kuşkuları doğurdu. Yani şeyi düşünün.
- 18:38Bugün bir plazada yan odada kimin çalıştığını bilmeyiz.
- 18:41Ya da yan dairemizdeki komşumuzun adını bilemeyiz.
- 18:44Işte o kopukluğun tohumları çatalhöyük'teki o bitişik nizam
- 18:48evlerin içinde her ailenin kendi ocağının başında oturduğu
- 18:52anlarda atıldı. Sosyal mesafe dediğimiz şey biz
- 18:55binlerce yıl önce o duvarlarla icat ettik.
- 18:58Mimari insanın ruh halini şekillendiriyor.
- 19:01O daracık girişler o loş odalar, o ocak başları hepsi bizi birey
- 19:06olma yolunda ama bir yandan da toplumdan yavaş yavaş ayrışma
- 19:10yolunda bir yerlere itti. Açıkçası o dönemde insanların
- 19:14neden dış? Doymak yerine bu daracık evlerde
- 19:17yaşıyoruz diye sorgulayıp sorgulamadıklarını merak
- 19:20ediyorum. Belki de o duvarlar onlara bir
- 19:21çeşit kozmik düzen hissi veriyordu.
- 19:24Dışarıdaki o öngörülemez vahşi doğaya karşı kendi yarattıkları
- 19:28o küçük kare dünyalarında bir tanrı gibi hissediyorlardı
- 19:31kendilerini. Tabii ki bu fizyolojik
- 19:33ihtiyaçların dışında düşünüyorum ama bu kutuların içine kendimizi
- 19:36hapsetmekle kalmadık. Bir de yanımıza o güne kadar
- 19:39doğada özgürce koşturan dostlarımız ya da kurbanlarımızı
- 19:43almaya karar verdik işte tam. Bu da işler biraz daha
- 19:47ilginçleşiyor arkadaşlar. Sadece kendimizi duvarların
- 19:49içine kapatmıyoruz. Bir de çitler çekiyoruz.
- 19:52Kendi özgürlüğümüzden feragat ederken duayı kullanıyoruz ya
- 19:56diğer jazzların özgürlüğüne de göz dikiyoruz.
- 19:58Çünkü o buğday ambarlarını doldururken sadece ekmekle
- 20:02yaşanmayacağını yanına bir de protein gerektiğini fark ettik
- 20:06ama proteini ormanla kovalamak yerine kapımızın önüne
- 20:09bağlamanın bir yolunu bulmalıydık.
- 20:11Insan güçlü bir varlık gerçekten.
- 20:14Çünkü akıl dediği bir nimet var ve.
- 20:16Onu kullanmasını iyi biliyor ve akıl da tabii ki evrimleşen bir
- 20:20şey şöyle düşünün, binlerce yıl boyunca ormanda ovada peşinden
- 20:25koşuyorsun. Kutsal saydığın mağara
- 20:27duvarlarına resimlerini çizip ruhuna saygı duyduğun o heybetli
- 20:31varlıkları yani yaban öküzlerini o hırçın yaban koyunlarını alıp
- 20:35bir çitin arkasına hapsetmeye karar veriyorsun.
- 20:38Sadece akşama etimiz hazır olsun demek değil.
- 20:41Bu aslında doğanın o vahşi ve öngörülemez ritmini bozup onu
- 20:46kendi fabrika ayar. Uydurma girişimi yani biz o
- 20:49dönemde sadece bu hayvanları değil, bir bakıma zamanı ve
- 20:53mekanı da ehlileştirmeye çalışmışız.
- 20:55Açıkçası bu iş öyle. Hadi gel pisi pisi demek de
- 20:58olmuyor. Arkeolojik veriler gösteriyor ki
- 21:00biz bu işe en uysal olanları seçerek başladık.
- 21:04Hani o süredeki en dik başlığı en hızlı en asi kestik yedik.
- 21:09Ama o daha sakin daha söz dinleyen belki de biraz daha
- 21:12aptal duranı damızlık olarak bıraktık.
- 21:15Binlerce yıl boyunca süren bu yapay seçilim sonucunda o vahşi
- 21:19ve gururlu hayvanları biz kendi elimizle bize muhtaç uysal ve
- 21:23biraz da hantal varlıklara dönüştürdük.
- 21:27Yani biyolojinin o muazzam akışına resmen bir müdahale.
- 21:30Bu hani bugün laboratuvarda genlerle oynamak gibi düşünün.
- 21:33Biz o gün bunu çitlerle ve bıçaklarla yaptık.
- 21:36Hayvanımı o vahşi ruhunu öldürüp onu bir kaynak.
- 21:39Haline getirdik yani düşünün. Olayın aslı kısaca asi olan
- 21:44hayvanı öldürüp yiyerek doğrudan protein elde etmek farkında
- 21:48olmadan da o hayvanın asi olanların üremesini engellemek,
- 21:53diğer yandan da uysal olanı damızlık yapmak, üretmek,
- 21:57üretimine katkı sağlamak ve bu hayvanları uysalları daha fazla
- 22:01çoğaltmak. Olay bundan ibaret.
- 22:03Tabii bu kadar yakın temasın yani o hayvanlarla alt alta üst
- 22:07üste yaşamanın bir de faturası vardı ki orası.
- 22:11Biz o günlerde bu faturayı bugün zoonos dediğimiz o bela
- 22:16hastalıklarla ödedik. Hani bugün kuş gribi domuz gribi
- 22:20diyoruz ya işte o meşhur grip virüsleri, kızamık, suç içeyi,
- 22:23hatta tüberküloz. Bunların hepsi aslında o hayvan
- 22:27dostlarımızın bize birer hediyesiydi.
- 22:30Eskiden avcı toplayıcı iken bir hayvanı vurup yiyor ve
- 22:34gidiyordunuz ama şimdi onun dışkısıyla, nefesiyle, teriyle
- 22:38aynı daracık köy sokaklarında hatta aynı evlerin içinde.
- 22:41Yaşıyorsunuz, bir de evin altında mesela 2 katlı bir ev
- 22:44düşünün alt tarafa dam yaparlarmış ki o hayvanların
- 22:48sıcaklığıyla ev ısısı yükselsin. Bu da etken bir durum.
- 22:52Tabii bu olumlu noktası ama diğer yandan biz bu hayvanların
- 22:57hastalıklarıyla da birlikte yaşıyoruz.
- 22:59Açık konuşayım. O dönemdeki insan iskeletlerine
- 23:02bakıldığında atolojik izler resmen bağırıyor, boylar
- 23:06kısalıyor, dişler çürüyor, salgın hastalıklar ilk kez
- 23:10organize bir şekilde. Almaya başlıyor.
- 23:12Yani yerleşik hayata geçip hayvanları yanımıza aldığımızda
- 23:16aslında görünmez bir düşmanı da soframıza davet etmiş olduk.
- 23:20Şimdi şöyle düşünün, basitçi bizler avcı toplayıcıyken
- 23:24doğadaki bir hayvan ya da bitki gibiydik, doğanın bir
- 23:27parçasıydık. O işleyişi bozmuyorduk.
- 23:29Nasıl ki bir kaplan bir ceylanı avlayabiliyorsa antilobu
- 23:33avlayabiliyorsa biz de başka şeyleri avlayıp yiyorduk bu
- 23:37kadardı. Olay bundan ibarette hayvani bir
- 23:40içgüdüyle hareket ediyorduk bir yerde.
- 23:42Ve biz bu doğanın içindeyken doğanın sunacağı hastalıklardan
- 23:46da bağışık şekilde korunmuş oluyorduk.
- 23:49Fakat biz kendimizi izole ettik ve bu durum yıllar boyunca 10
- 23:53yıllar 100 yıllar boyunca devam ettiğinde artık bu hastalıklara
- 23:58bağışıklığımız kalmıyordu ve sonucunda ne olacaktı?
- 24:01Tabii ki dışarıdan o hayvanları ehlileştirmeye çalışırken artık
- 24:06doğanın getireceği o hastalıklara açık hale
- 24:09geliyorduk. Olay bundan ibaret burada
- 24:12Android. Diye bir adam var, kulakları
- 24:15çınlasın. Onun ikinci ürünler devrimi diye
- 24:18muazzam bir teorisi var. Şragat diyor ki, biz önce
- 24:22hayvanları sadece eti ve derisi için besliyorduk.
- 24:25Yani öldürüp tüketiyorduk ama sonra bir an geldi ve fark ettik
- 24:29ki bu hayvanların hayatta kalması ölmesinden daha karlı
- 24:32işte bu farkındalık medeniyetin vitesini beşten altıya attı.
- 24:36Arkadaşlar sütünü sağmaya başladık, yönünü kırktık.
- 24:40Daha da önemlisi o hayvanları sabana koştuk.
- 24:44Bu senize bir öküzün gücünü kullanmaya başladığınızda artık
- 24:47o tarlayı 10 kişinin yapacağı işten daha hızlı sürüyorsunuz.
- 24:51Bu ekonominin ilk kez vites yükseltmesi demek.
- 24:54Hayvan artık sadece bir besin değil, bir enerji kaynağı bir
- 24:57canlı makina oluyor işte bu canlı makine mevzusu bize
- 25:01aslında mülkiyetin en karanlık ve en derin noktasına götürüyor.
- 25:05Bir tahıl çuvalını saklayabilirsin ama o çuval
- 25:08kendi kendini çuvalmıyor abi. Oysa bir çift koyun seneye 3
- 25:12koyun olur işte bu tar. Ilk faizi ilk biriken
- 25:16sermayesidir. Hayvan sahibi olmak artık bir
- 25:19statü göstergesi, bir zenginlik ölçütü haline geldi.
- 25:22Eskiden herkes eşitti. Çünkü kimsenin yanında
- 25:25taşıyamayacağı kadar çok şeyi yoktu ama şimdi kapısının önünde
- 25:2950 tane koyuna olan adamla 2 tane tavuğu olan adam arasındaki
- 25:34o uçurum ilk kez açılmaya başladı.
- 25:36Yani o çitler sadece hayvanları içeride tutmak için değil,
- 25:40fakiri dışarıda tutmak için de örülmeye başlanacaktı.
- 25:44Hani diyorum ya hay. Çitlerin arkasına koymak insanın
- 25:47kendi etrafına çit ölmesine yol açtı diye işin felsefi boyutu
- 25:51gerçekten de can sıkıcı bir hayvana hapsettiğinizde onu
- 25:55korumak için siz de o hapsin nöbetçisi oluyorsunuz.
- 25:58Zamanındaki tarlayı ekiyorsun biçiyorsun, sürüyorsun, onun
- 26:02nöbetçisi olduğun gibi ve bu daha karlı bir iş.
- 26:05Artık istediğin yere gidemezsin. Çünkü o koyunları kurt kapar, o
- 26:09sığırlar susuz kalabilir. Yani biz hayvanları
- 26:11ehlileştirdiğimizi sanırken aslında hayvanlar üzerinden
- 26:15kendi kendimizi. Toprağa ve o çitlere mahkum
- 26:18ettik. Hayvanların özgürlüğünü aldık
- 26:20ama karşılığında kendi hareket özgürlüğümüzü de o çitlerin
- 26:23kapısına asıp bıraktık. Açıkçası o günden beri de pek
- 26:27uzaklaşabildiğimiz söylenemez. Ilginç bir detay daha var.
- 26:31Hani bu süt meselesi aslında biz biyolojik olarak süte karşı pek
- 26:35de dayanıklı bir tür değiliz. Ama o neolitik dönemde bu
- 26:39hayvanlarla o kadar içli dışlı oluyoruz ki vücudumuz o sütü
- 26:42sindirebilmek için genetik bir takla atıyor.
- 26:45Laktaz enzimini yetişkinlikte de üretmeye başlıyoruz.
- 26:49Yani biz hayvanları değiştirirken o hayvanların
- 26:52ürünleri de bizim DN a'mızı değiştirdi.
- 26:53Resmen bana göre biyolojik bir hacklenme hikayesi bu o
- 26:58peynirler, yoğurtlar, tereyağları sadece midemizi
- 27:01değil sosyal yapımızı da dönüştürdü.
- 27:03Daha fazla nüfusu daha küçük alanlarda doyurabiliyorduk ve
- 27:07daha fazla nüfus demek daha fazla kural, daha fazla
- 27:10hiyerarşi ve daha fazla bu benim lan kavgası demektir.
- 27:13Şey gibi düşünün bugün banka hesabındaki rakamlara bakıp
- 27:17zenginim diyen adamla 8. Yıl önce alnındaki koyunlara
- 27:21bakıp güçlüyüm diyen adamın zihniyeti aslında aynı
- 27:25fabrikadan çıkma, hayvan ilk taşınabilir servetti.
- 27:29Altın yokken para yokken hayvan vardı.
- 27:31Hatta kapital kelimesi bile laçince kaput yani baş kökünden
- 27:36gelir. Hani şu kadar baş hayvanın var
- 27:39deriz ya işte o hesap bizim bugün o deliler gibi peşinde
- 27:43koştuğumuz kapitalizmin köküleri aslında o ilk çitlerin içindeki.
- 27:49Meleyen koyunların sesinde saklı arkadaşlar.
- 27:51E tabii bu birikim bu fazlalık meselesi.
- 27:54Bir süre sonra öyle bir noktaya geldi ki artık yedik, doyduk
- 27:57bitti, devre tamamen kapanıyor. Ambarlar dolmaya sürüler,
- 28:01büyümeye başlıyor ve insanoğlu o an fark etti ki elinde
- 28:05ihtiyacından fazlası varsa bu fazlalık 10'a çıkart sadece
- 28:08konfor değil aynı zamanda bir güç sağlıyor ama o gücü nasıl
- 28:12yöneteceğiz? O biriken buğdayı o çoğalan
- 28:15sürüyor. Kime nasıl paylaştıracağız?
- 28:17Insanlık tarihinin en büyük illüzyonu sahneye çıkmaya
- 28:21başlıyor. Artı ürün ve o kutsal saydığımız
- 28:25mülkiyet bilinci eskiden yani o eski toprak avcı toplayıcı
- 28:30günlerdi. Bir geyiği vurduğunuzda onu
- 28:33saklama şansın yok ya akşam hep beraber yerdin ya da et bozulur
- 28:37giderdi. Başla da söylediğim gibi yani
- 28:39biriktirmek diye bir kavram eşyanın tabiatına aykırıydı.
- 28:43Ama ne zaman ki o buğdayı çuvallara doldurup sil olarak
- 28:46tıkmaya başladık bu benim ni. Yeryüzünde ilk kez bu kadar gür
- 28:50çıktı. Mesele sadece karın doyurmak
- 28:52değil, o fazlalığı kimin kontrol edeceği de açıkçası düşünsenize
- 28:56bir köyde yaşıyorsunuz ve elinizde koca bir kış yetecek
- 28:59hatta artacak kadar tahıl var. O tahıl artık sadece yemek
- 29:03değil, o bir güç, bir kredi kartı, bir itibarı kaynağı
- 29:06arkeolojik kazılarda gördüğümüz o devasa küpler o kerpiç
- 29:10ambarlar aslında tarihin ilk banka kasaları.
- 29:14Ve o kasaların anahtarı kimin? Elinde ise rajonu dağa o kesmeye
- 29:18başlıyor. Senin hasadın kötü mü geçti gel
- 29:20benden borç al ama karşılığında benim tarlamda çalışacaksın işte
- 29:24o meşhur hiyerarşi o sınıfsal uçurum, o ambar kapılarının
- 29:29önünde belirmeye başlıyor. Burada marşıl salensin.
- 29:32O efsanevi orijinal bolluk toplumu teorisine bir selam
- 29:36çakmak lazım. Selims abimiz diyor ki, asıl
- 29:39zengin olanlar avcı toplayıcılardı.
- 29:42Niye mi? Çünkü adamların ihtiyaçları
- 29:43azdı. Ve o ihtiyaçları karşılamak için
- 29:46günde sadece 35 saat mesai harcıyorlardı.
- 29:49Geri kalan vakit gırgır şamata, uyku ya da sosyallik ama biz
- 29:53tarıma ve mülkete bir dalandık. Çalışma saatlerimizi bir anda
- 29:56fırladı gitti. Daha fazla ek, daha fazla
- 29:59depola, daha fazla koru derken o bolluk dediğimiz şey yerini
- 30:03bitmek bilmeyen bir yokluk korkusuna bıraktı.
- 30:06Siloyu doldurdukça içimizdeki o paylaşma içgüdüsünde yavaş yavaş
- 30:10körelttik. Çünkü paylaşmak artık sadece
- 30:12nezaket değil, mülkiyetinden vazgeçmek demekti.
- 30:15E bir yandan da insan sosyal bir varlıktır.
- 30:17Çıkıp daha da tek başıma yaşayacağım dersen hayatta
- 30:20kalamazsın. Ben eskiden olduğu gibi avcı
- 30:22toplayıcı olacağım dersen kalabalık bir toplum zaten o
- 30:25doğayı farklılaştırmış. Sen bu sefer hayatta kalamazsın
- 30:29ya hani bugün mahallede birinin başına bir iş gelse aman bana
- 30:33bulaşmasın. Benim düzenim bozulmasın diye
- 30:35kapıyı şak diye kapatıyoruz ya işte o kapı kapatma refleksi o
- 30:39ilk silalarla başladı. Mülkiyet insanı bencil bir
- 30:43bekçiye dönüştürdü arkadaşlar. En başta da dediğim gibi benim
- 30:47tarlam benim suyum benim tohumum benim hayvanım dedikçe o eski
- 30:51dostane biz kavramı darmaduman oldu.
- 30:54Paylaşmak hayatta kalmanın kuralıyken biriktirmek gücün
- 30:58kuralı haline geliyor. Hatta o dönemde yapılan
- 31:01araştırmalar gösteriyor ki, yerleşik hayata geçişle birlikte
- 31:04toplumlardaki şiddet oranları ve bireysel çatışmalarda tavan
- 31:07yapıyor. Niye?
- 31:09Çünkü artık ortada çalınacak el konulacak miras bırakılacak bir
- 31:13şey var işin ekonomik boyutu bir yana, psikolojik tahribatı da az
- 31:17buz değil. Bu mülkiyet bilinci insanın
- 31:19doğayla olan o organik bağını kopardı ve onu bir müteahhit
- 31:23kafasına soktu. Toprağı artık üzerinde
- 31:25yaşadığımız bir yuva değil, bir gayrimenkul olarak görmeye
- 31:28başladık. Oysa avcı toplayıcı bir insanın
- 31:30zihninde toprak kimseye ait olamazdı.
- 31:33Rüzgar kimsenin malı değildi ama biz o ilk çiti çaktığımızda
- 31:38sadece bir ara. Bölmedik insan ruhunu da
- 31:41sahipler ve sahip olmayanlar diye ikiye ayırdık ve o günden
- 31:45beri de o aradaki tel örgüleri bir türlü kaldıramadık.
- 31:49Abi açıkçası mülkiyetin icadı paylaşma gücümüzü öyle bir
- 31:53köreltti ki bugün bile en yakınımızda hesabı kim ödeyecek?
- 31:57Kavgası yaparken o neolitik ambar bekçisinin sesini
- 32:01duyabilirsiniz. Fazlalık medeniyeti inşa etti.
- 32:04Evet, sanatı, mimari, yazıyı belki o fazlalığın getirdiği boş
- 32:08vakti borçluyuz ama. Bedeli de ağır oldu.
- 32:11Birkaç kişinin elinde toplanan o artı ürün geri kalan milyonların
- 32:15boynuna geçecek olan o görünmez zincirin yani devletin ve
- 32:19otoritenin de ilk sermayesiydi. Yani yazı bile aslında şiir
- 32:23yazmak ya da aşk mektubu göndermek için icat edilmedi ilk
- 32:26yazılı tabletlerin çoğu ne biliyor musunuz?
- 32:28Muhasebe kayıtları kim, ne kadar arpa getirdi, kim ne kadar
- 32:32borçlu yani biz mülkiyetimizi takip etmek o artı ürünü kontrol
- 32:36altında tutmak için alfabeyi oluşturduk.
- 32:39Düşünsenize bugün okuduğ. O şahane romanlar aslında bir
- 32:42neolitik ambar memurunun şu kadar çuval buğday eksik diye
- 32:46tuttu. O sıkıcı notların evrimleşmiş
- 32:48hali. Peki Fırat bu kadar mülkiyet bu
- 32:51kadar benim kavgası sadece içeride mi kaldı?
- 32:54Tabii ki hayır o ambarlar dolup taştıkça yan köyün ambarlarına
- 32:58göz dikmekle kaçınılmaz oldu. Benim olanı korumam lazım
- 33:01düşüncesi bir süre sonra senin olanı da almam lazım'a ya da sen
- 33:05benimkini almadan ben seni paketlemeliyime evrildi.
- 33:09Yani mülkiyet sadece hiyerarş. Değil organize şiddeti ve o
- 33:13meşhur savunma ihtiyacını da kucağımıza bir bomba gibi
- 33:17bıraktı. Artık sadece tarlayı çapalamak
- 33:19değil, o tarlanın etrafına devasa duvarlar örmek ve o
- 33:23duvarların üzerine nöbetçiler dikmek haline geldi.
- 33:26Çünkü bu benim dediğiniz zam artık bir düşmanınız var. 10'a
- 33:29çıkart sahip olmayan herkes ve bu korku bizi insanlık tarihinin
- 33:34bir sonraki kanlı ve zorunlu aşamasına, yani savaşın ve o
- 33:38devasa devlet aygıtının tohumlarını atmaya götürecek.
- 33:42Şimdi göçebeyken bir anne çocuğunu belli bir yaşa gelene
- 33:46kadar yanında taşımak zorunda olduğu için doğum aralıkları
- 33:49uzun ama yerleşik hayatta hani o kerpiçevin konforunda her sene
- 33:54bir çocuk yapmak hem daha kolay hale geliyor hem de tarlada
- 33:57çalışacak bedava iş gücü anlamına gelmeye başlıyor.
- 34:01Nüfus katlanarak artıyor. O küçücük köyler birbirine
- 34:04sürtünmeye sınırları zorlamaya başlıyor.
- 34:07Eskiden ucu bucağı olmayan dünya bir anda senin tarlan benimsum
- 34:11kavgası yüzünden dar gel. Başlıyor anlayacağınız işte bu
- 34:15sıkışmışlık hali insanlık tarihindeki o ilk organize
- 34:19öfkeyi doğurdu. Arkeoloji kayıtlara baktığımızda
- 34:23mezopotamyadan Avrupa işlerine kadar pek çok yerde kırık kafa
- 34:27tasları ve ok ucu saplanmış kemikler görmeye başlıyoruz.
- 34:31Mesela kenya'daki notaruk sahasını bir düşünün.
- 34:34Orada bulunan kalıntılar tarihin bilinen en eski organize
- 34:38katliamlarından birine işaret ediyor aslında.
- 34:40Kadın, çocuk demeden insanların nasıl infaz edildiğini
- 34:44gördüğünüzde o romantik neolitik köy hayatı imajı bir anda yerle
- 34:49bir oluyor. Abi insan mülkiyetini korumak ya
- 34:51da başkasınınkine el koymak için öldürmeyi sistematik bir iş
- 34:56haline getirmiş. O dönemde bu şiddet sarmalı bizi
- 35:00tarihin en ikonik yapılarından birine yani sura götürüyor.
- 35:04Sur bildiğimiz sur eriha'yı düşünün.
- 35:06Dünyanın en eski kenti deniyor ya hani oradaki meşhur 18
- 35:10metrelik? Devasa kule var ve kalın surlar
- 35:13aslında bize bir şey haykırıyor, korkuyoruz abi diyorlar.
- 35:17O duvarlar sadece sel suları gelmesin diye yapılmamış.
- 35:21O duvarlar yandaki guadide aç kalan ve sizin buğday ambarınıza
- 35:25göz diken ötekileri, öteki insanları dışarıda tutmak için
- 35:29örülmüş ilk kez bir toplum. Kendisinin dış dünyadan fiziksel
- 35:33olarak bu kadar sert bir şekilde ayırıyor.
- 35:36Güvenlik ihtiyacı özgürlüğün önüne geçiyor.
- 35:39Tabii o surları inşa etmek, o ambarları korumak öyle 35
- 35:42kişinin hadi beyler bir el atın demesiyle olacak iş değil işin
- 35:46içine organizasyon ve uzmanlaşma giriyor.
- 35:48Eskiden herkes her şeyi yapıyormuş abi herkes avcı
- 35:52herkes toplayıcı ama şimdi durum bambaşka madem elimizde artı
- 35:57ürün var o zaman bazı adamlar tarlaya gitmesin sadece
- 36:00ellerinde mızrakla ambarın önünde beklesin diyoruz.
- 36:04Alın size tarihin ilk profesyonel ordusu tabii
- 36:08sistematik orduyu söylemiyorum. Profesyonel ordu yoksa orada
- 36:11Türkler devreye giriyor o ayrı e bu askerlerin karnını kim
- 36:14doyuracak? Tarlada çalışan köylü yani
- 36:17birilerinin güvenliği diğerlerinin daha fazla ter
- 36:20dökmesi üzerine inşa ediliyor. Burada da işin içine bir de
- 36:23ruhban sınıfı giriyor ki burası gerçekten stratejik bir hamle.
- 36:27Madem yağmur yağması buğday için hayati.
- 36:30O zaman doğayla tanrılarla aranın iyi olması lazım.
- 36:34Birileri çıkıp diyor ki ben sizin yerinize yukarıdakilerle
- 36:37konuşurum ama o buğday çuvalından bana da bir pay
- 36:40vereceksiniz. Böylece rahipler o artı ürünün
- 36:44dağıtımında ve yönetiminde en az savaşçılar kadar söz sahibi
- 36:48oluyor. Din ve ordu 10 meşhur mülkiyeti
- 36:51korumak ve meşrulaştırmak için el ele veriyorlar.
- 36:54Hiyerarşi dediğimiz o piramit en tepesine bir lider ya da kral
- 36:58oturtmak üzere yükselmeye başlıyor.
- 37:00Aslına bakarsanız o ilk kralların ya da şeflerin doğuşu
- 37:04bir tercih değil, bir teslimiyet hikayesi, insanlar o kaotik ve
- 37:08şiddet dolu yeni dünyada hayatta kalabilmek için yetkilerini bir
- 37:11kişiye devretmeyi kabul ediyorlar.
- 37:13Ahmet Mehmet ya, sen bizi koru, sen adaleti sağla biz de sana
- 37:17vergimizi yani buğdayımızı verelim diyorlar.
- 37:20Devletin o en ilkel tohumu aslında bir koruma kalkanı
- 37:24vaadiyle toprağa gömülüyor ama o kalkan bir süre sonra o halkın
- 37:28tepesinde sallanan bir kılıca dönüşüyor.
- 37:31Etini korumak isteyen insan kendi iradesini bir otoriteye
- 37:35teslim ederek tarihin ilk tebaası oluyor.
- 37:38Tabi bu uzmanlaşma toplumsal sınıflara öyle bir
- 37:41keskinleştiriyor ki, zanaatkar rahip, savaşçı ve çiftçi
- 37:46arasındaki o geçiremez duvarlar örülüyor.
- 37:49Eskiden herkes eşit derecede aş ya da tokken, şimdi birileri
- 37:52altın kupalardan şarap içerken, diğerleri sadece hayatta kalacak
- 37:56kadar tahla talim ediyordu. Sosyologların sıkça tartıştığı o
- 38:00kast sisteminin ya da. Sınıflı toplumun kökeni işte o
- 38:04erihanın surları arkasındaki ilk sosyal sözleşmede saklı mülkiyet
- 38:08sadece şeylere sahip olmak değil, insanlara hükmetmek için
- 38:13de bir araç haline gelmişti. Artık şeyi de unutmamak lazım.
- 38:16Bu organizasyon yeteneği bize devasa yapılar, sulama kanalları
- 38:21ve sonunda medeniyeti getirdi. Evet ama aynı zamanda bireyi de
- 38:25sildi. Süpürdü artık o özgür ruhlu avcı
- 38:28değil, devasa bir makinenin içindeki isimsiz bir çark haline
- 38:32geldik. Kayıtlar tutulmaya başlandı.
- 38:34Isimler listelere yazıldı. Hangi çiftçi ne kadar vergi
- 38:37verdi, hangi asker, nereyi korudu?
- 38:39Devletin o soğuk nefesi insanlığın ensesinde ilk kez o
- 38:43kerpiç sarayların koridorlarında hissedildi.
- 38:46Açıkçası bu dönemde kurulan o otorite ve mülkiyet ilişkisi,
- 38:50bugünkü modern devlet anlayışımızın tam olarak DN
- 38:53a'sını oluşturuyor. Vergi vermek, askerlik yapmak,
- 38:56bir lidere bağlılık göstermek hepsi.
- 38:59O 10.000 yıl önceki güvende olayım da abi gerisi mühim
- 39:03değildir. Refleksinin birer uzantısı.
- 39:05Yani biz aslında o günlerde sadece düşmandan korunmadık,
- 39:08aynı zamanda kendi kurduğumuz bu sistemin içine çıkışı olmayan
- 39:12bir labirent inşa ettik işte. Tüm bu hikaye bizi bu bölümde
- 39:17geldiğimiz o son noktaya yani neolitik devrimi bıraktığı o
- 39:21koca mirasa getiriyor. 12.000 yıl önce o ilk tohumu ekerken
- 39:24acaba bu kadar büyük bir bedel ödeyeceğimizi tahmin edebilir
- 39:27miydik? O küçücük buğday tanesinin bizi
- 39:30boyu kısalmış harbiden eski insanlar daha uzunmuş bu arada
- 39:34yani boyumuz kısalmış, dişlerimiz çürümüş hiyerarşiye
- 39:37boğulmuş ve 4 duvar arasına sıkışmış bir tür haline
- 39:41getireceğini kim bilebilirdi? Yani dediğim gibi biyolojimiz de
- 39:44bir cendereye sokulmuş paleo patoloji dediğimiz bilim dalı
- 39:48yani eski kemiklerin dilinden anlayan uzmanlar neolitik döneme
- 39:52geç. Yapan insanların iskeletlerine
- 39:55baktığında pek de güzel bir tabloyla karşılaşmıyorlar.
- 39:58Hani hep medeniyet bizi ileri taşıdı diyoruz ya aslında abi
- 40:02kemiklerimiz tam tersini söylüyor.
- 40:04Avcı, toplayıcı atalarımızdan kalan iskeletler daha iri daha
- 40:08sağlam ve hastalıklardan daha ağrıyı iken tarıma geçen ilk
- 40:13nesillerde boyun kısaldığını, kemiklerin inceldiğini, o güne
- 40:17kadar pek görülmeyen diş çürüklerinin bir salgın gibi
- 40:20yayıldığını görüyoruz. Tahıla yani o yoğun nişastaya
- 40:24dayalı beslenme bizi hem fiziksel olarak küçültüyor hem
- 40:27de şekerle olan o sancılı ilişkimizin ilk tohumlarını
- 40:31atıyor. Hani böyle skeçlerde ya da bazı
- 40:34filmlerde yahut böyle değişik yapımlarda görürsünüz?
- 40:38Adam avcı toplayıcıdır ama dişleri çürüktür.
- 40:41Böyle lanse edilir ya böyle bir şey yok abi.
- 40:44Inci gibi dişleri varmış adamların, çünkü o çiğ eti
- 40:47parçalayabilmek için o dişlerin sağlıklı kalması lazım.
- 40:50Ama biz tarıma geçince yerleşik hayata geçince tam tersi parlak
- 40:54dişler lanse edilir. Öyle bir şey yok.
- 40:56Orada da tam tersi çürük dişler, boyun kısalması gibi değişik
- 41:00biyolojik farklılaşmalar söz konusu.
- 41:03Hatta bu durum sadece boy kısa salıyla da kalmıyor.
- 41:06Kemiklerde harcis çizgileri denilen duraksama izlerini
- 41:09görüyoruz. Bu ne demek biliyor musunuz?
- 41:11O dönemdeki insanların çocuklarında ciddi kıtlıklar,
- 41:15beslenme yetersizlikleri yaşadığının kanıtı.
- 41:17Yani doğada serbestçe gezerken bulduğumuz o zengin çeşitliliği
- 41:21bırakıp sadece tek bir ürüne mesela buğdaya bel bağlamanın
- 41:26bedelini vücudumuz ödüyor. Bir sene yağmur yağmadığında ya
- 41:29da bir çekirge sürüsü geldiğinde o koca topluluk bir anda açlığın
- 41:33pençesine. Veriyordu e bu sene şey olmadı,
- 41:36yağmur yağmadı. Ne bileyim çekirgeler tarlayı
- 41:39bastı, kıtlık oldu, hadi hemen dönelim doğada avlanalım.
- 41:43Bu sene avcılık yapalım diyemiyorsun çünkü o
- 41:46yeteneklerini kaybediyorsun. Gitgide yerleşik hayata
- 41:48geçtikten sonra bir köşeye atmışsın o yetenekleri yani o
- 41:52anlarda yaşanan stres ve beden Selçuk aslında modern insanın o
- 41:56bitmek bilmeyen sağlık sorunlarının da ilk prototipi
- 42:00oldu desek yeridir. Tam da bu noktada cerit
- 42:03diamond'ın o meşhur. Tüfek mikrop çelik belgeselinin
- 42:07izlemişsinizdir. Belki onun kitabının yazarı bu
- 42:10adama bu noktada da kulak vermek gerekiyor.
- 42:13Diamond, tarım devrimini insanlık tarihinin en büyük
- 42:16hatası olarak nitelendirmiş. Tabii ilk duyduğunda insana
- 42:20biraz abartılı geliyor ama diamond'ın penceresinden bakalım
- 42:23mülkiyetin icadı sınıfsal uçurumların derinleşmesi, salgın
- 42:27hastalıkların kitleselleşmesi ve kadının toplumdaki statüsünün
- 42:31gerilemesi gibi pek çok modern dert hep o ilk tohumun.
- 42:35Toprağa düşmesiyle başlıyor. Biz aslında kendimizi daha
- 42:38güvenli bir limana attığımızı sanırken doğanın sunduğu o geniş
- 42:42ve özgür okyanusundan vazgeçiyoruz.
- 42:44Diyoruz ki kendi ellerimizle bir yerler inşa edelim, küçük olsun
- 42:47dar olsun, hiyerarşik olsun. Böyle bir havuzda yüzmeye
- 42:50başlıyoruz. Mesela şeyi düşünün.
- 42:52Avcı toplayıcı bir grupta işsizlik ya da evsizlik diye bir
- 42:56kavramın olması imkansız. Ama mülkiyetin icadı ile
- 42:59birlikte sahip olduklarımız kadar sahip olamadıklarımızda da
- 43:03tanımlanmaya başladık. Bu durum zihnimize de.
- 43:06Tabi endişe bulutu yaratıyor. Gelecek sene hasat iyi olacak
- 43:09mı? Ambarım güvende mi?
- 43:11Mülküm elimden alınır mı? Gibi sorular insanın o anı
- 43:15yaşama yetisini elinden alıp onu sürekli bir gelecek
- 43:18projeksiyonuna hapsetti. Hani bugün ben bazen derim,
- 43:21sizler de diyorsunuzdur. Evdeki kediye bakıp lan ne güzel
- 43:24hayat diyorsun tek derdin uyumak, yemek, içmek ve yani
- 43:29bunlardan ibaret bir hayatımız vardı ve bunu deme nedenimiz
- 43:33aslında hayatın dertlerine uzak bir hayvan olması bunu istiyor.
- 43:37EO zamanlar buna sahipmişiz e tabii demiyorum.
- 43:39Hadi avcı toplayıcı olalım ama o dönemki insanın vazgeçtiği
- 43:43özgürlükleri anlamak açısından oldukça iyi bir örnek.
- 43:46Bugün plaza katlarında yaşadığımız o kronik anksiyete
- 43:50gelecek kaygısı aslında 12.000 yıl önce o tarlasını bekleyen
- 43:54ilk köylünün hissettiği o derin korkunun dijitalleşmiş halinden
- 43:59başka bir şey değil. Üstelik bu durum sadece bizimle
- 44:01de sınırlı kalmıyor, dünyayı da kendimize benzetiyoruz.
- 44:05Antroposen dediğimiz o in. Çağının ilk kıvılcımları
- 44:09neolitik devrimine çakıyor, ormanları yakıyoruz.
- 44:12Harbiden tarlaya çeviriyoruz. Nehirlerin yataklarını
- 44:15değiştiriyoruz. Bak sen şu ilkel insana
- 44:18biyolojik çeşitliliğe, kendi mülkiyet hırsınız doğrultusunda
- 44:21müdahale ediyoruz. Yani doğaya uyum sağlamak yerine
- 44:24doğayı kendimize uydurmaya çalıştık ve bu süreçte aslında o
- 44:28muazzam ekosistemin bir parçası olduğumuzu unuttuk.
- 44:31Bugün iklim krizi dediğimiz ot devasa sorunlar, yumağnın en
- 44:36altındaki o ilk düğüm belki de. Ilk sabanın toprağı yardığı
- 44:40andı. Peki bütün bunlar kötü müydü?
- 44:43Fırat yani biz bugüne geldik, bunlar getirdi açıkçası bunu
- 44:46siyah beyaz bir kefeye koymak benim açımdan zor.
- 44:49Ben burada alimi değilim. Bu işin bugün bu podcasti
- 44:52kaydedebiliyorsam siz bunu dünyanın herhangi bir yerinde
- 44:55dinleyebiliyorsanız Allah razı olsun.
- 44:57Bu arada farklı ülkelerden de dinleniyoruz, tıp ilerledi ise
- 45:00ve sanat bu kadar derinleştiyse bunu o ambarlardaki artı ürünün
- 45:05sağladığı boş vakti ve organizasyon yeteneğine
- 45:08boşluyuz. Ancak mülkiyetin bizi nasıl
- 45:11birer bekçiye dönüştürdüğünü paylaşmanın o kadim kutsallığını
- 45:15nasıl kaybettiğimizi de görmezden gelemeyiz.
- 45:17Biz o gün sadece tohumu değil, hırsı, savaşı ve sınıfları da
- 45:21ektik. Şimdi şöyle bir arkaya yaslanıp
- 45:23düşündüğünüzde bugün cebinizdeki anahtarlar banka hesabınızdaki
- 45:27rakamlar kendimden örnek veremiyorum.
- 45:29Çünkü benimkiler eksi de hep ya da evinsini etrafındaki o
- 45:32duvarlar gerçekten size mi ait, yoksa siz mi onlara?
- 45:3612.000 yıl önce o ilk mülke tohumu.
- 45:40Hepimiz o büyük sistemin birer parçası haline geldik.
- 45:44Sahip olduğumuz her şey aslında bizden bir şeyler götürdü.
- 45:48Belki de özgürlük o ilk çitin ötesinde o eski ormanların
- 45:52derinliklerinde saklı. Yani bazen aklınıza gelmiyor mu?
- 45:55Bir karavan alayım şuradan şuraya gideyim evim karavan
- 45:58olsun. Bu hissiyatı neden arada bir
- 46:00istiyoruz çünkü farkında olmadan bir yerden bir yere özgürce
- 46:05gidebilmenin aslında en büyük özgürlük olduğunu anlıyoruz.
- 46:08Yani ben şimdi düşünüyorum abi iş yerine bile gittiğimde evdeki
- 46:12sorunlar aklıma gelebiliyor. Şunu çekmiş miydim, şunu yapmış
- 46:15mıydım buna ne olmuştu falan bir kaplumbağa gibi evimizi
- 46:18sırtımızı alıp güzel bir karavanda yaşamak çok güzel
- 46:21geliyor bana mesela ama bunun için cesaretimiz de yok.
- 46:25Çünkü yerleşik bir düzenlemek, yerleşik bir iş de demek biz
- 46:29rutinimizi de bozmak istemiyoruz.
- 46:30Çünkü çıktığımız yolda başımıza ne geleceğinden de korkuyoruz.
- 46:34Her neyse bu ayrı bir. Tartışmanın bölümün konusu
- 46:37olabilir belki. Şöyle bir kapatmaya çalışayım,
- 46:40sonuç olarak neolitik devrim bir ilerleme hikayesi evet ama bir
- 46:44kayıp hikayesidir de mülkiyeti icat ettik.
- 46:47Paylaşmayı unuttuk, evleri icat ettik.
- 46:49Dünyayı evimiz olarak görmekten vazgeçtik.
- 46:52Belki de bugün yaşadığımız pek çok toplumsal sancının reçetesi
- 46:5712.000 yıl önceki o hatayı tamamen geri sarmakta değil.
- 47:00O gün kaybettiğimiz o kadim topluluk ve doğa ile uyum ruhunu
- 47:05bugünün dünyasına nasıl entegre edeceğimize saklıdır o yüzden.
- 47:09Bu bölümün adı medeniyetin prangası olacak.
- 47:12Neolitik devrim yazıp geçmeyeceğim ya da mülkiyetin
- 47:14icadı demeyeceğim. Tam olarak medeniyetin prangası.
- 47:18Evet sevgili dinleyenler umarım bu yolculukta zihninizde yeni
- 47:22sorular uyanmıştır. Sekizinci gün 25 saatte bir
- 47:25bölümün daha sonuna geldik. Ben Fırat dinlediğiniz için çok
- 47:29teşekkürler. Minik bir takibinizi alırım
- 47:32kendinize iyi bakın, hoşça kalın.