Latest / 8. Gün 25. Saat / Platon: Matrix bin yıl önce mi yazıldı? - #Felsefe11
Transcript
- 0:098 25'ten sekizinci gün 25 saatten hepinize selamlar
- 0:15dostlar ben Fırat umarım iyisinizdir.
- 0:19Bu bölümde felsefe tarihini sürdürüyoruz.
- 0:22Platon'un mağara alegorisine dalıyoruz.
- 0:25Tabii mevzuya paldır küldür mağaradan girmeyelim.
- 0:28Önce bu adamın hangi iklimde yetiştiğini anlamamız lazım.
- 0:32Asıladığı aristokles olan ama böyle geniş omuzları yüzünden
- 0:37herifler buna pilaton yani gen. Lakabını takınca felsefe
- 0:42dünyasının raconunu değiştiren bu aristokrat çocuk, atina'nın
- 0:47tam bir jeopolitik kütle olarak sallandığı peoponiusos savaşının
- 0:53ardından demokrasinin liyakatsiz ellerde oyuncak olduğu bir
- 0:59fetret devrinde büyüdü diyebiliriz.
- 1:01Geleceğin parlak siyasetçisi gözüyle bakılıyor.
- 1:04Tabii bu adama şehrin entelektüel kaosunda her köşe
- 1:09başında bir sofistin para karşılığı hakikat satmaya
- 1:12çalıştığı o curcuna da ki biz sofistleri gördük.
- 1:16Felsefesinde hayatını tamamen altüst edecek yaşlı bir adama
- 1:21çıplak ayaklı bir adama çarpı veriyor.
- 1:40Sokrates'ten bahsediyorum. Tabii ki sokrates pazar yerinde
- 1:44insanlara sorular sorarak onların aslında hiçbir şey
- 1:49bilmediklerini yüzlerine vuran atina'nın tabiri caizse önceki
- 1:53bölümde gördüğümüz üzere canlı sarsıcı bilge at sineiydi.
- 1:58Platon, bu adamı dinledikten sonra bütün o parlak politik
- 2:02kariyer planlarını yazdığı tiyatro oyunlarını, şiirleri
- 2:06falan böyle hani derler ya gözünü kırpmadan ateşe verdi
- 2:09abi. Çünkü sokratez.
- 2:11Ona pazar yerindeki o ucuz retoriklerin, politik
- 2:15manevraların ötesinde sarsılmaz ve kozmik bir hakikat arayışının
- 2:21kapısını aralamıştı. Atina'nın o dönemki çürümüş
- 2:24yapası bu çıplak ayaklı adamı gençlerin ahlakını bozuyor diye
- 2:29baldıran zehriyle ölüme mahkum ettiğinde platon'un zihninde
- 2:34bşimşek çakıyor. Mevcut toplumsal düzen ve
- 2:37insanların gerçek sandığı her şey kocaman bir illüzyondan.
- 2:42Hararet işte mağara alegorisi tam olarak bu travmanın ve bu
- 2:46uyanışın bir anlamda böyle epistemik bir manifestosu.
- 2:50Şimdi bu mağaranın içine bir dalalım.
- 2:52Platon devlet kitabının yedinci cildinde bizi yer altındaki
- 2:57karanlık bir mağaraya davet ediyor.
- 2:59Zaten bu alegoriyi çoğumuz bilir 1'de benden dinleyin.
- 3:02Madem öyle tam bir algı hapishanesinden bahsediyorum
- 3:07içeride böyle çocukluklarından beri bacaklarından ve
- 3:10boyunlarından zincirlenmiş. Hükümdar oturmakta, şimdi
- 3:14kafanızda canlanmayabilir. Hemen bir girin böyle Google
- 3:18görsellerden falan ilk fotoğrafa bakın örneğin ve beni o şekilde
- 3:23de dinleyebilirsiniz. Daha iyi olur diye düşünüyorum.
- 3:25Dediğim gibi mahkumlar zincirli bir şekilde oturuyorlar.
- 3:28Öylesine sıkı zincirlenmişler ki kafalarını bile sağa ya da sola
- 3:33çeviremiyorlar. Tek görebildikleri şey tam
- 3:36karşılarındaki kapkaranlık taş duvar arkalarında.
- 3:40Yani mahkumların sırtının dönük olduğu tarafta.
- 3:43Yüksek kocaman bir yerde ateş yanıyor.
- 3:46Ateşle mahkumlar arasındaysa alçak bir duvar var.
- 3:50Hani şu kukla oynatıcılarının önüne böyle siper ettikleri
- 3:53perdeler gibi bir düzenek düşünün abi bu duvarın
- 3:57arkasından birileri ellerinde taştan, tahtadan yapılmış insan,
- 4:02hayvan ve nesne heykelleri taşıyarak geçiyorlar.
- 4:06Şimdi sahneyi gözünüzün önünde canlandırın ya da fotoğrafını
- 4:09açın. Dediğim gibi tamamen rasyonel
- 4:11bir mekanik olarak bakmamız lazım.
- 4:13Ateşin ışığı o taşınan nesnelere çarpıyor ve mahkumların tam
- 4:18karşısındaki duvara bu nesnelerin gölgelerini
- 4:22düşürüyor. Mahkumlarda hayatları boyunca ne
- 4:24kendilerini, ne yanlarındaki arkadaşlarını ne de o nesneleri
- 4:29taşıyan gerçek insanları görmüşler.
- 4:31Onların böyle tüm ontolojik evreni o duvarda oynayan iki
- 4:36boyutlu karanlık gölgelerden ibaret diyebiliriz.
- 4:39Hatta arkadaki insanlar konuşup sesler mağara duvarlarından
- 4:44yankılandığında mahkumlar bu seslerin o gölgelerden geldiğini
- 4:48sanıyorlar. Yani adamlar için determiniizm o
- 4:51duvardaki karartılardan ibaret gölge hareket ediyorsa biz
- 4:56sebebi vardır. Ses çıkarıyorsa o konuşuyordur.
- 4:59Ex nihil o yani hiçlikten kendilerine yapay bir gerçeklik
- 5:04inşa etmiş durumdalar ve işin kötüsü durumlarından da zerre
- 5:08şikayetçi değiller. Burada durup modern nörobilimle
- 5:11ve algı psikolojisiyle bir köprü kuralım.
- 5:14Dostlar. Platon'un 2400 yıl önce kurduğu
- 5:17bu düzenek. Aslında insan beyninin biyolojik
- 5:21sınırlarının kusursuz bir simülasyonu bizim beynimizle
- 5:25kapkaranlık kemikten bir mağaranın, yani kafatasımızın
- 5:29içinde yaşıyor. Dış dünyayı falan asla doğrudan
- 5:33deneyimleyemez. Gözümüzden gelen fotonların
- 5:36kulağımızdan gelen titreşimlerin yarattığı elektro kimyasal
- 5:41sinyalleri yani o duvardaki gölgeleri yorumlar.
- 5:44Donald hofmanın o meşhur gerçekliğe karşı argüman tezinde
- 5:48söylediği bir şey var. Evrim bizi hakikati görmeye
- 5:52değil hayatta kalmaya programlamıştır.
- 5:55Dolayısıyla o mağaradaki mahkumların gölgeleri gerçek
- 5:59sanması bir aptallık falan değil, insan olmanın ham
- 6:02donanımsal gerçeği biz de her gün renkleri, sesleri, sosyal
- 6:07statüleri, gerçekliğin ta kendisi sanırken aslında
- 6:11beynimizin duvara yansıttığı gölgelerle oynaşıyoruz bir nevi.
- 6:15Peki Fırat bu mutlak yanılsama dünyasına bir şeyler
- 6:18değiştiğinde ne oluyor abi platon?
- 6:20Hikaye'ye kırılma noktasına getiriyor ve bir gün bu
- 6:24mahkumlardan birinin zincirleri çözülüveriyor.
- 6:27Abi tam olarak burası o konforlu cehaletin çatırdadığı an ama
- 6:33beklemeyin ki adam zincirleri böyle sökülünce yaşasın özgürlük
- 6:36diye göbek atsın tam tersine herif büyük bir şok ve fiziksel
- 6:41acı yaşıyor. Yıllarca aynı pozisyonda kalmış
- 6:44kasları kasılıyor. Ayağa kalktığında dengesini
- 6:47kuramıyor, kafasını arkaya çevirip o güne kadar gerçek
- 6:51sandığı gölgelerin asıl kaynağı olan ateşe ve kuklalara
- 6:56baktığında gözleri kamaşıyor. Kör edici bir ışıkla
- 6:59karşılaşıyor. Felsefe literatüründe buna
- 7:02apoliya yani zihinsel tıkanma ne yapacağını bilememe hali
- 7:07deniyor. Düşünsenize birisi gelip size ya
- 7:09o bunca yıldır uğruna kavga ettiğin hayatını adadığın kesin
- 7:14doğru dediğin her şey kocaman bir yalandan sadece bir gölgeden
- 7:19ibaret diyor. Adam ne yapar abi?
- 7:21Afallar canı yanar ve refleks olarak hemen arkasını dönüp
- 7:25yeniden o tanıdık güvenli gözünü acıtmayan karanlık duvara göl.
- 7:31Birine bakmak ister çünkü abi insanın harbiden bilişsel yapısı
- 7:36böyle değişime inanılmaz dirençli psikolojideki bilişsel
- 7:40çelişki yani cogniti sonans denilen şey bu teori tam olarak
- 7:44bu inançlarımıza ters düşen sarsıcı bir bilgiyle
- 7:48karşılaştığımızda beynimiz o bilgiyi sindirmek yerine onu
- 7:52yokmuş gibi sayıp eski konforlu yalanına sığınmayı tercih eder.
- 7:57Platon da bunu ta o zamandan çözmüş bir adam kazın.
- 8:02Öyle kolay olmadığını görmüş birisi, fakat uyanış süreci
- 8:06burada bitmiyor. Tabii ki birisi bu mahkumu zorla
- 8:09yaka paça tutarak o dik. Engebeli ve zorlu yoldan
- 8:14yukarıya mağaranın dışına doğru sürüklemeye başlar.
- 8:17Buradaki zorlama detayı çok önemlidir dostlar.
- 8:20Çünkü hakikate giden yol genellikle bir davetle değil,
- 8:25yani organik bir davetle değil, genellikle sarsıcı bir
- 8:29zorlanmayla açılır. Adam dışarı çıkarıldığında
- 8:32atina'nın. Parlak, güneş ışığı gözlerini
- 8:35tamamen kör eder, ilk başta hiçbir şey göremez.
- 8:38Acı içinde böyle kıvranır gerçeğin ışığı ilk temas anında
- 8:43mutluluk değil, katıksız bir ıstırap verir adama entelektüel
- 8:47şüpheciliğin tam kalbi de burası bildiğin her şeyi kaybetmenin
- 8:51epistemik bir boşluğa düşmenin verdiği o tekinsiz his, belki
- 8:56size tanıdık geliyordur bir yerlerden zamanla gözleri bu
- 9:00yeni ve göz kamaştırıcı gerçekliğe alışmaya baş.
- 9:04Bu herifin adamın yani herif nereden çıktı abi sürekli herif
- 9:07diyorum. Önce sudaki yansımaları, sonra
- 9:11geceleri gökyüzündeki yıldızları ve ayı en sonundaysa ışığın ve
- 9:16varlığın asıl kaynağı olan güneşin ta kendisini doğrudan
- 9:20izleyebilir hale geliyor. Işte o an adam anlıyor ki o yer
- 9:24altındaki karanlık delikte yaşadıkları şey hayat değil.
- 9:28Sadece bir simülasyondur. Mevsimleri var eden nesneleri
- 9:32görünür kılan her şeye hayat veren şey bu güneştir.
- 9:36Mahkum o daracık vizyonundan çıkıp evrensel bir perspektif
- 9:40yani makro bir bakış açısı kazanmıştır, içini büyük bir
- 9:44acıma duygusu kaplıyor. Aşağıda kalan hâlâ duvardaki
- 9:48gölgelerin hangisinin önce geçeceği üzerine iddiaları
- 9:52oynayan birbir. Ne yapay unvanlar veren o eski
- 9:55arkadaşlarını düşünmeye başlıyor.
- 9:57Bu adam artık geri dönülmez bir eşi aşmış abi gemileri yakmış
- 10:01çünkü hakikat bir kez görüldükten sonra zihin ne olur
- 10:06eski dar sınırlarına bir daha asla sığmaz.
- 10:10Fakat bu muazzam uyanış insanı sadece özgürleştirmiyor, aynı
- 10:14zamanda omuzlarına dehşetengiz bir felsefi, sorumluluk ve
- 10:19sarsıcı bir yalnızlık yükler. Çünkü dışarıda gördüğü 10
- 10:23mükemmel değişmeyen gölgelerden arınmış saf gerçeklik.
- 10:28Platon'un tüm felsefe mimarisini üzerine kuracağı bambaşka bir
- 10:33evrenin fiziksel dünyanın çoğu kötesinde yer alan muazzam
- 10:37fonlar diyarının kapılarını ardına kadar açıyor.
- 10:40Bahsettiğim o fonlar diyarı platon'un felsefe tarihinin tam
- 10:45ortasına böyle bam diye bıraktığı yüzyıllardır hiçbir
- 10:49düşünürün tam olarak böyle söküp atamadığı idealar teorisinden
- 10:53başka bir şey değil. Abi platon burada radikal hani
- 10:57tabiri caizse bal. Kışa vuran cinsten bir düalizm,
- 11:01yani ikili bir evren tasarımı kuruyor.
- 11:04Bir tarafta bizim içinde yaşadığımız her sabah uyanıp
- 11:07trafiğine takıldığımız, yaşlandığımız eşyaların
- 11:10eskidiği, ekmeğin küflendiği, o fiziksel dünya var.
- 11:14Yani nesneler dünyası. Diğer taraftaysa zamandan ve
- 11:19mekandan ve çürümeden tamamen münevze.
- 11:23Bu aralar bir meraktan dolayı osmanlıca bir şeyleri böyle
- 11:26çevirmeye çalışıyorum. Lisans eğitimlerinden birinde
- 11:29aldığım bir derstse osmanlıca oradan bir heveslendim.
- 11:32Tekrardan bir incelemek istedim ama birkaç şeyi kendi dilinde
- 11:36okumak gibi düşünün. Ondan dolayı da böyle eski
- 11:38kelimeleri falan Arapça yediriyorum.
- 11:41Her halde farkında olmadan aklıma gelmiyor.
- 11:44Çünkü normalinden ziyade o geliyor abi yani kor.
- 11:47Intelaşlanmayın, arap falan olduğum yok aralara böyle
- 11:50sıkıştıracam, öğrendiğim şeyleri tabii münzeyi zaten biliyorduk.
- 11:54Orası da ayrı bir şey. Şimdi vurmayın kafama cahil diye
- 11:57dediğim gibi saf akılla dokunabileceğiniz kusursuz bir
- 12:02idealar dünyası duruyor. Bizim burada gerçek diye
- 12:06sarıldığımız, dokunduğumuz her şey aslında o asıl merkez
- 12:11fabrikanın hatası, bol kalitesi düşük defolu replikalarından
- 12:16ibaret bir durum biz. Dünyada sadece o kusursuz
- 12:20kalıpların gölgeleriyle avunup duruyoruz.
- 12:23Mantık şu yani platon nereden esinleniyor?
- 12:26Mağara'nın içindeki bir hayat var.
- 12:28Yanılsamalardan ibaret 1'de dışındaki bir hayat var.
- 12:31Bunu idealar teorisinde her şeye genişletiyor.
- 12:34Biraz daha rasyonel bir mekanikle somutlaştırmak için
- 12:38platon'un meşhur mükemmel form kavramına yakından bakmak lazım.
- 12:42Etrafınıza şöyle bir bakın, abi neler görüyorsunuz tam şu an
- 12:46evde olduğunuzu varsayalım belki.
- 12:48Ahşap sandalye vardır. Ofisteki plastik koltuk ya da
- 12:52bir kafedeki tabure hepsi birbirinden tamamen böyle farklı
- 12:56malzemelerden, renklerden ve şekillerden yapılmış değil mi?
- 13:00Peki nasıl oluyor da siz bunların hepsine baktığınızda
- 13:04hiç duraksamadan bu bir sandalyedir diyebiliyorsunuz
- 13:08işte? Platon diyor ki bu dünyadaki
- 13:11hiçbir sandalye, mükemmel ya da mutlak sandalye değildir.
- 13:16Onları sandalye kılan şey, idealar dünyasına var olan o tek
- 13:21değişmez. Kusursuz sandalye ideasından az
- 13:25ya da çok pay alıyor olmaları. Aynı şey insan ya da güzellik
- 13:29kavramı için de geçerli. Bugün yolda yürürken gördüğünüz
- 13:33ve çok güzel dediğiniz bir insan ya da bir sanat eseri aslında
- 13:37mutlak güzelliğin kendisi değildir.
- 13:39Sadece o evrensel güzellik ideasının bu çamurdan dünyadaki
- 13:44geçici soluk bir yansıması, bir nevi kırık bir ayna düşünün.
- 13:49Oradaki aksi yansıması diyebiliriz.
- 13:52Şimdi tabii günümüz dünyasına da bir bakalım.
- 13:55Interdisipliner bir bağ kurup konuyu reklamcılık ve tüketim
- 13:58psikolojisiyle eleştirmek istiyorum.
- 14:00Burada zira modern kapitalist sistem tam olarak bu
- 14:04mekanizmayla çalışıyor. Bir fast food zincirinin
- 14:07panosundaki o muazzam duman üstünde domatesi kusursuz
- 14:12simetride duran hamburger görselini düşünün.
- 14:15O görsel hamburgerin idesını temsil ediyor.
- 14:18Kusursuzdur, bozulmaz iştah kabartır.
- 14:21Fakat siparişinizi verip masaya oturduğunuzda önünüze gelen şey
- 14:25ne oluyor abi böyle marulu sağa kaymış, ekmeği ezilmiş sosu
- 14:29böyle taşmış. Allahın belası bir şey geliyor.
- 14:33Bazen yiyesiniz bile gelmiyor işte onun fiziksel bir.
- 14:37Bu durum siz o kusurlu kopya yerken aslında zihninizdeki o
- 14:41panodaki kusursuz hamburger ideasını tüketiyorsunuz.
- 14:45Mesela bazı ülkelerde bu gibi durumların önüne geçiyorlar.
- 14:48Paketteki görsel içerikteki ile aynı boyutta ve birebir aynı
- 14:53şekilde olmak zorunda. Boyutu bile aynı olmak zorunda.
- 14:56Bizim ülkede davulun sesi, uzaktan hoş gelir misali
- 15:01görünüşü salata aslı çıktı, kala abi o şekilde ilerliyoruz biz de
- 15:07böyle. Yani hamburger panoda kral gibi
- 15:10duruyor. Önümüze gelen soytarıdan farksız
- 15:13bu illüzyon çok güçlü bir illüzyon, fiziksel dünyanın tüm
- 15:17çürüklüğüne ve defosuna rağmen zihnimizdeki o prototipler
- 15:21sayesinde dünyayı anlamlandırırız.
- 15:24Platon'un 2400 yıl önce kurduğu bu ontolojik model bugün milyar
- 15:27dolarlık pazarlama stratejilerinin de görünmez
- 15:30omurgasını oluşturuyor. Tam bu noktada platon bilgi
- 15:34teorisinde çok keskin bir cerrah edasıyla bir ayrım yapıyor ve
- 15:38karşımıza iki devasa kavram çıkıyor.
- 15:41Doksa ve episteme bizim mahalle kahvesine ya da sosyal medya
- 15:46koridorlarında benim fikrime göre bence böyle bana göre diye
- 15:50başlayan duyularımıza kulaktan dolma bilgilere.
- 15:55Anlık gözlemlerimize dayalı o koca veri yığını platon için abi
- 15:59sadece doksadır, yani sanıdır kanaattir, gözümle gördüm.
- 16:04Kesin doğru lafı platon'un mahkemesine tek celsede böyle
- 16:08düşer. Çünkü duyusal veriler kaygandır.
- 16:1166 haykırmak istiyorum, yanlış telaffuz edince bir şeyleri
- 16:15böyle oturup bir köşeye böyle ağlamak istiyorum.
- 16:17Abi 1'de telaffuz telaffuz ne ya abi bak iki tane oldu yani aynı
- 16:22şeyin içerisine ben bir su içip hemen geliyorum dostlar.
- 16:26Ki bu veriler kaygandır, aldağıtıcıdır.
- 16:30Serap görürsünüz, ışık kırılır, kulağınız yanlış duyar.
- 16:34Beyniniz sizi manipüle eder nörobilimden hatırlayalım.
- 16:38Hani şu interneti 2'ye bölen mavisiyah mı altın beyaz mı
- 16:42olduğu tartışılan bir meşhur elbise fotoğrafı vardı ya
- 16:45hatırlarsınız ya da hani bir ara ses kaydı çıkmıştı, kimisi yanny
- 16:49duyuyordu, kimisi laver bunları hatırladınız umarım
- 16:53hatırlamadıysanız gidin bir araştırın, çok garip bir hisse
- 16:56kapılıyor insan. Ben o elbiseyi ilk başta altın
- 16:59beyaz görmüştüm. Hemen ikinci baktığımda yani bir
- 17:02şey izlemiştim. O videodan sonra yavaş yavaş
- 17:05mavi siyaha döndüğü bir video. Ondan sonra aynı elbiseyi hiçbir
- 17:09zaman altın beyaz göremedim. Hatta böyle arada bir esip
- 17:12aklıma geldiğinde ya da karşıma çıktığında bakıyorum yok abi
- 17:15mavi siyah görüyorum hala. Işte beynimizin o aciz optik ve
- 17:21ışid'sel illüzyonlara nasıl kandığını gördüğümüz her an
- 17:24pilaton'un bu doksa kavramına bir göz kırpmış oluyoruz.
- 17:28Istemeden gerçek bilgi yani o sarsılmaz şüphe götürmez,
- 17:32hakikat epistemedir. Episteme duyulardan tamamen
- 17:36arınmış sadece ve sadece saf rasyonel akılla mantıksal
- 17:41çıkarımlarla ulaşılan bilgi. Bugün internet evreninde dönen o
- 17:45devasa bilgi kirliliği tık tuzakları.
- 17:48Algı operasyonları ve yapay zekayla üretilen böyle derin
- 17:52sahtecilikler, deep fake gibi aslında modern dünyanın devasa
- 17:57birer 90 ayırır. Herkes bir şey bildiğini
- 18:00sanıyor. Herkes o duvardaki gölgelerin
- 18:02renk tonları üzerine çok ciddi paneller.
- 18:05Böyle düzenleyip analizler kasıyor.
- 18:08Oysa episteme gürültüden uzaklaşmayı, o anlık duyusal
- 18:12uyaranların cazibesini elinin tersiyle itmeyi ve sabırla derin
- 18:18bir entelektüel. Becerikli meselenin özüne yani
- 18:21abi değişmeyen forumuna inmeyi gerektirir.
- 18:24O yüzden pilaton'un bilgi hiyerarşisinde duyular dünyası
- 18:29en dipteyken akılla kavranan idiler en tepede taht kurmuştur.
- 18:34Peki Fırat bu dünyada epistemeye yani o mutlak değişmezliğe en
- 18:39çok yaklaşan nesneler neler? Derseniz, platon hiç durmadan
- 18:44matematiksel nesnelerdir deyip duruyor.
- 18:46Sayıları üçgenleri geometrik şekilleri düşünün.
- 18:50Fiziksel dünyada doğada yürürken hiç kusursuz bir çember gördünüz
- 18:54mü abi göremezsiniz. Yani kendiliğinden oluşan bir
- 18:57kağıda pergelle çizdiğiniz ya da bilgisayar ekranında en gelişmiş
- 19:01piksellerle oluşturduğunuz o çember bile mikroskovbik düzeyde
- 19:05incelendiğinde pürüzlerle sapmalarla doludur.
- 19:08Yani yapısal olarak kusurludur ama zihnimizdeki o çember
- 19:12formülü çapın çevreye oranı yani o soyut konsept tamamen
- 19:17pürüzsüzdür ve kusursuzdur işte matematiksel nesneler fiziksel
- 19:21dünyanın çamuruna batmamış idealar dünyasının sınır
- 19:25kapısında böyle. Anlamda nöbet tutan asil
- 19:28varlıklardır. Onlar sayesinde insan zihni
- 19:31duyuların ötesindeki o saf rasyonel evrene geçiş yapabilmek
- 19:35için gerekli olan zihinsel kasları geliştirir.
- 19:38Zaten bu yüzdendir ki platon atina'da kurduğu o meşhur
- 19:42felsefe okulunun yani akademinin kapısına büyük harflerle
- 19:46geometri bilmeyen bu kapıdan içeri giremez diye yazdırmıştı.
- 19:51Bu zannımca entelektüelbik bir değil ya da.
- 19:55Bazı sayısalcıların bizlere yaptığı gibi vurun sözelciye
- 19:59vurn eşit ağırlıkçıya sözelciğim o deyip böyle oku fırlatması
- 20:03gibi şey de değil. Sayısalcı elitizmi de değil,
- 20:06kesinlikle adamın anlatmak istediği şey son derece net abi
- 20:10soyutlama yeteneği olmayan sayıların ve geometrik formların
- 20:16o zamansız maddesiz gerçekliğini kavrayamayan bir insan.
- 20:20Mağaranın içindeki o iki boyutlu gölgeleri tartışmaktan öteye
- 20:24gidip de hakikate ulaşamaz. Eğer siz sadece
- 20:28dokunabildiğinizi gözünüzle görebildiğinizi mutlak gerçek
- 20:32sanıyorsanız, felsefenin o derin sarsıcı sularında kulaç
- 20:36atamazsınız ilk dalgada boğulur, gidersiniz demiş birileri abi.
- 20:41Demiyorum, matematik insanı maddeden koparıp manaya yani
- 20:46idea dünyasına taşıyan o köprünün ta kendisi bu ontolojik
- 20:50ağırlığı daha iyi kavrayalım. Meşhur herac leeitos'çu her şey
- 20:54akar tezi ile platon'un nasıl bir savaşa girdiğini görmemiz
- 20:58lazım. Hatırlarsınız aynı nehirde iki
- 21:00kez yıkanılmaz denir. Çünkü hem nehir akan suları
- 21:04değişmiştir hem de siz artık eskisiz değilsinizdir.
- 21:08Herakles'a anlattık. Platon bu sürekli akış ve
- 21:11değişim. Dünden adeta nefret eden birisi
- 21:14niye? Çünkü sürekli değişen dönüşen
- 21:17bir anı bir anını tutmayan bir şeyin kalıcı, sarsılmaz bir
- 21:21bilgisi olamaz. Bugüne aşık olduğunu, o muazzam
- 21:24insan yaşlanacak büyük paralar verip aldığını, o lüks araba
- 21:27hurdaya dönecek heybetli imparatorluklar yıkılıp tarihin
- 21:32tozlu sayfalarına karışacak. Eğer her şey bu kadar geçici ise
- 21:36biz neyin doğrusundan bahsedeceğiz?
- 21:38Işte platon, bu nihilist boşluğa düşmemek için iddialarını
- 21:42idealar dünyasına sabit diyor. Değişen şey nesnedir,
- 21:46değişmeyense onun ideasıdır diyor.
- 21:49Popüler kültürde çok yanlış anlaşılan o platonik aşk
- 21:52kavramının özü de bu. Aslında yine önceki bölümde buna
- 21:55da değinmiştim. Etten kemikten olan geçici
- 21:58bedene değil, o bedenin ruhumuza hatırlattığı o ölümsüz saf
- 22:03güzellik ideasına vurulmaktır. Mesele yani platonik aşk bizim
- 22:08bildiğimiz gibi işte. Karşıdaki kişiye karşılıksız
- 22:11aşk. Evet o doğru bir şey ama
- 22:13platonik aşkın 1'de bu boyutu da var.
- 22:15Olayı biraz daha modern bir malzemeyle ele alayım.
- 22:18Bilgisayar yazılımları ve oyun motorları üzerinden düşünelim.
- 22:22Bizim şu an yaşadığımız, dokunduğumuz, gördüğümüz bu
- 22:25fiziksel dünya aslında bir bilgisayar oyununun ekrana
- 22:28yansıyan o üç boyutlu arayüzü yani frant end kısmıdır.
- 22:32Arada sırada böyle. Grafikler galiç yapar buglar
- 22:36çıkar ana sunucularda saklanan asla değişmeyen, çökmeyen o saf
- 22:40kaynak kodlarıdır. Yani back end verileridir, o
- 22:44mimarıdır. Ekranda gördüğünüz ağaç yanıp
- 22:46kül olabilir, baltayla kesilip yok edilebilir ama arkadaki o
- 22:50nasıl söyleyeyim işte yazılımcılar anlar three alt
- 22:53tire kod alt tire v bir sıfır gibi versiyonlar var ya bu
- 22:57algoritması sunucuda sapasağlam durmaya devam eder abi platon'un
- 23:02dünyasında gerçek olan şey ekrandaki.
- 23:04Titrek geçici pikseller değil, arkadaki o kusursuz mantık
- 23:09dizilimi abi iyi güzel de yani kafamızı kurcalayan can alıcı
- 23:13bir soru var, sinir bozucu. Madem biz bu çürüyen etten
- 23:17kemikten bedenlerin içine hapsolmuş durumdayız.
- 23:19Madem bu mağaranın karanlığından gözümüzü hala açamadık.
- 23:23O zaman nasıl oluyor da bu dünyada doğup büyüdüğümüz halde
- 23:26o kusursuz fiziksel olmayan idealar dünyasını o matematiksel
- 23:32fonları zihnimizde canlandırabiliyoruz.
- 23:35Hiç görmediğimiz bir mükemmelliğin eksikliğini nasıl
- 23:38hissedebiliyoruz işte tam bu kör düğümün ortasında platon abimiz
- 23:43bizi insan zihninin en tekinsiz en mistik odalarından birine
- 23:48götürüyor abi epistemoloji dünyasına böyle küt diye
- 23:52bıraktığı bir bomba var. Anam nesis yani anımsama
- 23:56öğretisi adam diyor ki ruhumuz bu etten kemikten kafese
- 24:01hapsolmadan önce. O kusursuz idealar dünyasında
- 24:05geziniyordu. Orada mutlaka daveti kusursuz.
- 24:08Üçgeni saf güzelliği doğrudan müşahede etti.
- 24:11Yani her şeyi bizzat böyle kaynağından gördü.
- 24:14Fakat ne zaman ki o doğum anı geldi çattı.
- 24:18Ruh o fiziksel bedenin içine tabiri caizse o çamurlu dünyaya
- 24:22düştü böyle diyor. Iş de o anda muazzam bir travma
- 24:26yaşanıyor ve her şeyi unutuyor. Yani biz dünyaya 0 km bir
- 24:30zihinle hani o sonradan gelen ampiristlerin ihtiya ettiği gibi
- 24:34bomboş bir levhala tabulara sayla gelmiyoruz.
- 24:37Biz hafızası ağır bir travmayla silinmiş ama içinde evrenin tüm
- 24:42kaynak kodlarını barındıran kadim birer sabit dizkiz aslında
- 24:47baktığınızda platon sokratesten hocası sokratezden almış bunu
- 24:52yani bir nevi biraz daha geliştirmiş hani.
- 24:55Sorularla böyle insanın içindeki öğrencilerin içindeki bilgiye
- 24:59ulaşmayı hedefliyordu. Ya öyle bir şeyler oralardan
- 25:02esinlenmiş platon, bu beden ve ruh ilişkisini tanımlarken orfik
- 25:08gelenekten yani orfizm eski bir dini gelenekten gelen oradan
- 25:12beslenen çok sert bir kavramsallaştırma kullanıyor.
- 25:16Soma sema yani beden ruhun mezarıdır, hapishanesidir.
- 25:20Düşünün zamansız ve mekânsız olan asilcever bir anda acıkan
- 25:25su sayan, hastalanan, yaşlanan ve en nihayetinde çürüyen
- 25:30biyolojik bir mekanizmanın içine tıklıyor.
- 25:32Bedenin duyuları o açlık hissi, korkuları, şehvetsel arzular,
- 25:37ruhun gerçeği görmesini engelleyen birer hop reklam gibi
- 25:41abi sürekli zihni odaklıyor ve bulandırıyor.
- 25:44Biz bu dünyada yeni bir şey öğrendiğimizi.
- 25:46Tanıdığımızda aslında yaptığımız şey dış dünyadaki kusurlu bir
- 25:50uyaranın zihnimizde yarattığı o ufak kıvılcımla eski ve
- 25:54unuttuğumuz bir dosyayı geri getirmekten yani hatırlamaktan
- 25:58ibaret. Şimdi burada durup konuyu modern
- 26:01bilişsel bilime dil bilime bağlayalım.
- 26:03Çünkü platon'un bu mistik gibi duran teorisinin altında
- 26:07inanılmaza bir rasyonel gerçeklik var.
- 26:10Noom chomski'nin ortaya attığı evrensel dil teorisini, yani dil
- 26:14bilgisi teorisini hatırlayalım, çoms gider ki.
- 26:17Bir çocuk doğduğunda dili sıfırdan sadece çevresindeki
- 26:21yetişkinleri taklit ederek öğrenemez.
- 26:24Çünkü maruz kaldığı dil girdisi son derece yetersiz kopuk ve
- 26:28kuralsızdır. Buna felsefede uyaranın
- 26:32fakirliği argümanı deniyor. Yani çocukların bu kısıtlı
- 26:35girdiği rağmen o devasa dil kurallarını küt diye
- 26:39çözebilmesinin tek bir açıklaması var.
- 26:41Beyinde doğuştan gelen genetik olarak kodlanmış bir dil edinim
- 26:45mekanizması mevcut işte. Platon'un 2400 yıl önce ruh her
- 26:48şeyi biliyordu diyerek metafizik bir dille anlattığı şey aslında
- 26:52insan beyninin evrimsel olarak getirdiği doğuştan gelen
- 26:57bilişsel mimari yani donanımsal 6 yapı tabii bu hatırlama süreci
- 27:02de öyle oturduğumuz yerde vahiy bekler gibi gerçekleşmiyor.
- 27:05Dostlar ciddi bir zihinsel kazı çalışması tabiri caizse.
- 27:11Bir epistemik arkeoloji gerektiriyor.
- 27:14Zihnimizin o tozluğu örümcek ağı bağlamış, dehlizlerine inecez o
- 27:19unuttuğumuz dosyaları bulabilmek için doğru soruları soracağız.
- 27:23Doğru rasyonel metodolojiyi kullanmak zorundayız.
- 27:27Yani sokrates'in elenti kası meşhur sorgulama sanatı burada
- 27:32işe yarıyor. Sokrates insanlara yeni bir
- 27:34bilgiyi enjekte etmiyordu. Az önce de bahsettim bir ebe
- 27:37gibi annesinin mesleğinde yaptığı gibi insanın içinde
- 27:41zaten. Var olan o doğmayı bekleyen
- 27:44hakikati dışarı çıkarmaya yani anımsatmaya yardım ediyor.
- 27:48Eğitim dediğimiz şey dışarıdan bilgi doldurmak değil, içerideki
- 27:52o uyuyan devi uyandırma operasyonu.
- 27:55Platon'da bu teoriyi sadece böyle havada kalan felsefi bir
- 27:59iddia olarak bırakmıyor. Gidiyor bunu meno diyaloğunda
- 28:03tam bir laboratuvar deneyi, titizliğiyle kanıtlamaya
- 28:06çalışıyor. Sahne muazzam sokrates.
- 28:10Aristokrat bir atinalı olan menole erdemin ne olduğu üzerine
- 28:14tartışıyorlar. Konuyu kanıtlamak için menonun
- 28:17evindeki köle çocuklardan birini yanına çağırıyor.
- 28:19Felsefe serisini buraya kadar dinlediyseniz zaten bu diyaloğu
- 28:23biliyorsunuzdur. Ne yapıyordu abi çocuk?
- 28:26Tek bir gün bile okula gitmemiş köle geometri nedir duymamış
- 28:30okuma yazması bile yok. Toplumun böyle en 6 katmanından
- 28:34sıfır akademik altyapı. Demokratez diyor ki meno bak
- 28:37şimdi diyor. Bu çocuğa hiçbir şey
- 28:39öğretmeyeceğim. Sadece soru soracağım.
- 28:42Onun bu geometri problemini nasıl çözeceğini kendi gözlerine
- 28:45göreceksin. Eline bir tane dal parça
- 28:47sallıyor kuma bir kenara iki birim olan bir kare çiziyor,
- 28:51çocuğa dönüyor diyor ki evladım bu karenin alanı dörttür.
- 28:55Sonra soru soruyor, bu karenin alanını tam iki katına yani 8'e
- 28:58çıkarmak için kenar uzunluğunu ne yapacağız?
- 29:01Çocuk eğitimsiz ve ham duygusal mantığıyla küt diye atılıyor.
- 29:06Peki kenar uzunluğunu da iki katına çıkarmalıyız.
- 29:09Şimdi burada tam olarak bizim dogsa dünyasındaki o iyilik
- 29:13aceleci yanıltıcı çıkarımımız var.
- 29:16Kenar uzunluğu o iki katına çıkardığınızda oluşan yeni büyük
- 29:20karenin alanın 8 değil 16 oluyor.
- 29:22Sokrates çocuğa bunu yine sadece sorular sorarak kuma yeni
- 29:26şekiller çizerek gösteriyor. Çocuk hatasını anlıyor ve meşhur
- 29:30felsefi tıkanma yani apoye evresine giriyor, bilmediğini
- 29:33bilmediği bir noktadan bilmedi. Itiraf ettiği o asil dürüstlük
- 29:39noktasına geliyor. Şimdi burada sokrates operasyonu
- 29:43derinleştiriyor. Çocuğa formül vermiyor, teoremi
- 29:46ezberletmiyor. Büyük karenin içindeki köşe gen
- 29:49çizgilerini çiziyor ve çocuğun o çizgiler arasındaki geometrik
- 29:53oranları görmesini sağlıyor. Sorular böyle peş peşe geldikçe
- 29:57köle çocuğun zihninde bir şimşek çakıyor ve çocuk orijinal
- 30:01karenin köşegeni üzerine kurulan bir karenin ilk karenin tam iki
- 30:05katı alana sahip olacağını kendi kendine buluyor.
- 30:08Hiç eğitim almamış bir köle en temel geometrik ispatlarından
- 30:12birini kendi rasyonel aklıyla inşa ediyor.
- 30:16Salondaki herkese dönüyor ve raconu kesiyor.
- 30:18Gördünüz mü? Abi ben bu adama bu köleyeye
- 30:22hiçbir şey öğretmedim. O bilgi zaten ruhunun
- 30:25derinlikler. Vardı, ben sadece doğru
- 30:28sorularla o bilgiyi anımsamasını sağladım.
- 30:30Bu deney felsefe dünyasındaki o bitmek bilmeyen rasyonalizm ve
- 30:34ampulizm savaşının ilk büyük cephesidir.
- 30:37Dostlar platon bize gösteriyor ki, mantıksal ve matematiksel
- 30:41doğrular apirioidir. Yani deneyimden önce de vardır
- 30:45ve deneyime bağlı değiller. Evrendeki tüm fiziksel kareleri
- 30:49tek tek ölçüp biçmenize laboratuvara sokmanıza gerek var
- 30:52mı? Yok.
- 30:53O geometrik hakikat, uzay ve zamandan bağımsız olarak zihnin
- 30:57kendi içsel mimarisinde zaten vardır.
- 31:00Bizim bugün teorik matematikte sadece kağıt üzerinde bulduğumuz
- 31:04formüllerle elde ettiğimiz yıllar sonra deneysel olarak
- 31:08gözlemlediğimiz o evrensel yasalar tam olarak bu içsel
- 31:12hatırlayışın modern versiyonları hakikat dışarıda bir yerlerde
- 31:16keşfedilmeyi bekleyen bir taş parçası değil, içeride çözülmeyi
- 31:21bekleyen bir şifredir. Anonim bir söz.
- 31:24Ancak bu muazzam hatırlayış süreci insanı kendi
- 31:27biyolojisiyle ve toplumla çok ciddi bir çatışmaya sürüklüyor.
- 31:31Çünkü ruhun o soma sema hapishanesinden kafasını böyle
- 31:35uzatıp da gerçeği anımsaması hani o patates çuvalı gibi
- 31:39doldurulan modern eğitim sisteminin tam aksine abi
- 31:42varoluşsal bir alt üst etme durumu oluşturur.
- 31:46Platon buna periagoya diyor. Yani ruhun yönünün tamamen
- 31:50değiştirilmesi, bir nevi eksen kayması insanın konforlu
- 31:54cehaletinden o ekran karşısındaki uyuşukluğundan
- 31:57sıyrılıp kendi içindeki o kadim dosyaları açmasız.
- 32:02Kısacı olacaktır. Uyuşmuş bir kası zorla
- 32:04çalıştırmak gibidir. Can yakar ama bu acıyı çekmeden
- 32:08o unuttu. Evrensel değerleri, adaleti ve
- 32:11doğruyu anımsamayan bir insan. Ömrünü abi o mağara duvarındaki
- 32:16karartılara isim takarak harcamaya mahkumdur işte.
- 32:20Tam bu noktada bireysel zihindeki bu muazzam uyanış ve
- 32:23anımsama süreci platon'un zihninde kaçınılmaz bir soruyu
- 32:27doğuruyor. Madem diyor insan ruhu bu kadar
- 32:30asil bir kökten geliyor kö. Sinan yada madem içimizde bu
- 32:34kozmik düzenin kodları var. O zaman biz neden dışarıdaki bu
- 32:38toplumsal hayatı, bu devlet mekanizmasını bu kadar
- 32:41adaletsiz, bu kadar çürümüş ve kaotik bir şekilde yaşıyoruz.
- 32:45Bireyin içindeki o akıl, cesaret ve arzudan oluşan üçlü ruh
- 32:50katmanını makro düzeyde koskoca bir topluma nasıl
- 32:54uyarlayabiliriz? Yani platon anlıyor ki mağaradan
- 32:57tek bir mahkumun kaçıp aydınlanması yetmiyor.
- 33:00O aşkın o kusursuz idealar dünyasındaki adalet ve düzen
- 33:05modelini yeryüzünde etten, kemikten insanlar arasında adeta
- 33:10biz simülasyon gibi yeniden inşa etmek gerekiyor.
- 33:15Platon'un devlet yani politea eseri aslında sadece bir siyaset
- 33:21felsefesi kitabı değil, idealar dünyasındaki o mükemmel
- 33:24sarsılmaz kozmik düzeni, yeryüzünün çamurlu zeminininde
- 33:29simüle etme çabasıdır. Dostlar, Atina demokrasisinin
- 33:32liyakatsiz ellerden nasıl bir linç mekanizmasına dönüştüğünü
- 33:37hocası sofra tezin idamıyla en acı şekilde tecrübe etmiş birisi
- 33:42platon onun için mevcut tüm yöntem.
- 33:45Tümleri ister oligarşi olsun ister timokrasi ister o günkü
- 33:50popülist demokrasi doğuştan defoludur.
- 33:53Yani yapısal olarak kriz üretmeye mahkum insanlığın bu
- 33:58kaostan kurtulmasının tek bir yolu var.
- 34:00Devleti, tesadüflere veya çoğunluğun anlık çığlıklarına
- 34:04değil, evrensel, rasyonel ilkelere göre çalışan devasa bir
- 34:09makine gibi sıfırdan tasarlamak. Bu yüzden devlet insan ruhunun
- 34:14makro ölçekte gök. Yazılmış kusursuz bir kopyası bu
- 34:19toplumsal makinayı inşa ederken platon insan psikolojisini temel
- 34:23alan muazzam bir üçlü yapı kuruyor.
- 34:25Ona göre insan ruhu nasıl ki logos yani akıl tumos yani
- 34:31cesaret, öfke ve epi tümiya denilen arzular katmanlarından
- 34:36oluşuyorsa ideal devlet de tam olarak bu üç ruh halinin
- 34:40toplumsal iz düşümüdür. En altta ruhunu durdurulamaz,
- 34:44arzularını, yani yeme iç. Barınma ve tüketme dürtülerini
- 34:49temsil eden üreticiler sınıfı yer alır.
- 34:51Yani çiftçiler zanaatkarlar, tüccarlar, onların toplumsal
- 34:55erdemi ölçülülük 1'de üstte ruhun tumos katmanını, yani
- 35:01koruyucu gözü pek enerjiyi temsil eden koruyucular yahut
- 35:06askerler sınıfı durur ki onları nerede mi de cesaret en
- 35:10tepedeyse ruhun. Rasyonel parçası olan logosu,
- 35:14yani bilyeliği temsil eden yöneticiler oluşturuyor.
- 35:17Bu üç sınıf hani o eski saat mekanizmaları vardır ya böyle
- 35:20dişlilerin birbirine tam oturması gibi herkes kendi
- 35:24fıtratına uygun işi yaptığında toplumsal adalet kendiliğinden
- 35:28hasıl oluyor. Buradaki mantığı modern
- 35:30sosyolojideki fonksiyonel teoriyle ya da sibernetle
- 35:34aslında çok rahat eşleştirebiliriz.
- 35:37Dostlar, sibernette bir sistemin hayatta kalması, her 6 bileşenin
- 35:41kendine tanımlanan algoritmayı kusursuz çalıştırmasına bağlı
- 35:46plato'nun devletinde dikey bir hareketlilik, yani sınıflar
- 35:49arası geçiş neredeyse imkansız. Herkes kendi fabrikasyon
- 35:53ayarlarına sadık kalmak zorunda. Eğer bir üretici içindeki o
- 35:57bitmek bilmeyen para kazanma arzusuyla yön.
- 36:00Kalkarsa ya da bir asker devletin tepesine geçip
- 36:03militarist bir diktatörlük kurarsa sistem çöker gıc verir.
- 36:08Günümüz kurumsal şirketlerindeki o herkes abi en iyi bildiği
- 36:12uzmanlık alanında kalsın mantığının insan kaynakları
- 36:15optimizasyonunun en katı en radikal ve hani tabiri caizse de
- 36:20en tavizsiz atası tam olarak bu model.
- 36:24Gelelim bu sistemin en meşhur felsefe dünyasının yüzyıllardır
- 36:28fırtına koparan bir figürü var. Filozof kral figürüne platon
- 36:32meşhur metinde net konuşuyor. Abi filozoflar kral olmadıkça ya
- 36:37da krallar filozof felsefesiyle kuşanmadıkça diyor.
- 36:40Devletlerin ve insanlığın ne çilesi biter ne derdi biter.
- 36:45Peki kimdir bu filozof? Kral bizim bugün anladığımız
- 36:48anlamda fil dişi kulesine çekilip sadece.
- 36:52Soyut teoriler kasan böyle hayattan kopuk bir entelektüel
- 36:56değildir, kesinlikle değildir. O az önce bahsettiğimiz o
- 36:59mağaradan kaçmayı başarmış. Odik ve engebeli yollardan
- 37:03yukarı çıkıp güneşi yani iyi ideasını bizzat görmüş
- 37:08epistemeye ulaşmış. O aydınlanmış mahkum, adaletin
- 37:12ve doğrunun ne olduğunu bizzat kaynağından bildiği için
- 37:16yeryüzünde gücü eline aldığında bunu kendi kişisel çıkarları,
- 37:20egosu veya popülist vaatleri için değil, mutlak rasyonel,
- 37:24doğruyu uygulamak için kullanacaktır.
- 37:27Tabii bu yöneticileri seçmek ve yetiştirmek.
- 37:29Pilaton için tam bir elitizm ve ekstrem bir meritokrasi, yani
- 37:33liyakat sınavı abi. Bu adamlar öyle aristokrat
- 37:36aileden doğdu diye küt diye de tahta oturtamazlar.
- 37:40Çocukluktan itibaren inanılmaz sıkı bir eğitimden geçmeli.
- 37:43Bu filozof, krallar, matematik, geometri, müzik en nihayetinde
- 37:48diyalektik 50 yaşına gelene kadar hem entelektüel hem de
- 37:52pratik askeri ve idari sınavlardan geçerler ve sıkı
- 37:56durun abi bu filozof kralların ve koruyucuların öz.
- 38:00Mülkiyet hakkı yoktur, evleri, barkları, paraları, pulları
- 38:04olamaz. Ortak barınaklarda Yaşar, ortak
- 38:07yemek yerler hani derler ya tek bir dikili taşları bile yoktur.
- 38:11Hatta aile kurmaları bile yasaktır.
- 38:14O dikili taşlar tabii ki fikirsel olarak var, dikili taş
- 38:18yoktur dediğime bakmayın şimdi aile kurmaları yasaktır dedim
- 38:22ama. Şöyle de bir şey var var,
- 38:24aileleri, eşleri ve çocukları ortak niye biliyor musunuz?
- 38:27Çünkü platon rasyonel bir otoriteyle biliyor ki bir
- 38:31yöneticinin cüzdanıyla devletin kasası, kendi çocuğuyla halkın
- 38:35çocuğu arasında bir bağ kurulduğu an uliyakat biter.
- 38:39Yerine nepotizm ve yolsuzluk gelir.
- 38:42Adam yöneticinin rüşvete veya torpile tenezzül etme ihtimalini
- 38:46biyolojik olarak sıfırlamak istemiştir.
- 38:49Bu katı oldukça mülkiyetsiz ve tamamen rasyonel.
- 38:53Tüm modelini modern bilim kurgu sinemasına mesela the matrix ya
- 38:57da günümüzün o popüler yapay zeka tartışmalarıyla
- 39:00bağlayabiliriz. Zaten platon matrix'e çok
- 39:03bağlantılıdır. Bugün silikon vadisi'nde bazı
- 39:06radikal fütüristler neyi tartışıyor insan?
- 39:09Yöneticiler bencil duygusal rüşvet yer hata yapar, devleti
- 39:13ve ekonomiyi tamamen tarafsız, kişisel çıkarı olmayan
- 39:17duygulardan arınmış büyük bir yapay zeka.
- 39:20Algoritması yönetsin diyorlar işte.
- 39:23Platon'un filozof kral projesi aslında insan etinden yapılmış
- 39:27bir yapay zeka simülasyonu, kişisel hayatı, ailesi, malı
- 39:31mülkü, duygusal zaafları olmayan, sadece saf veriyle yani
- 39:36idealarla hareket eden bir yönetim aracı kulağı son derece
- 39:39adil geliyor değil mi? Ama aynı zamanda insan doğasını
- 39:43tamamen hiçe sayan dehşet verici derecede distopik ve totaliter
- 39:48bir tarafı da var işte bu totaliter.
- 39:51Rasyonelliğin en sert tokat gibi patladığı yer platon'un
- 39:54sanatçıları ve şairleri ideal devletten kapı dışarı etmesi,
- 39:58yani 10 meşhur sansür mekanizması, yani ilk duyunca ya
- 40:03koca filozof koskoca platon nasıl sanata düşman olur diye
- 40:07bir afallıyoruz ama adamın derdi estetik değil abi tamamen
- 40:11epistemoloji ve ontolojiyle ilgili son derece rasyonel bir
- 40:15hesaba dayanan bir şey. Platon'un sanat teorisinin
- 40:19merkezinde mimesis var. Taklit kavramı hatırlayın zaten
- 40:23içinde yaşadığımız bu fiziksel dünya idealar dünyasının kusurlu
- 40:27bir takliti, bir gölgesi değil miydi e şimdi bir ressam
- 40:30karşısına bir sandalye alıp onun resmini çizdiğinde ne yapmış
- 40:34oluyor? Taklit olan fiziksel nesnenin
- 40:36bir daha taklitini üretmiş oluyor.
- 40:38Yani gerçeğin kopyasının kopyasının kopyası pilaton'un
- 40:42gözünde sanatçı insanı hakikate yaklaştırmak bir yana, onu
- 40:46hakikatten iki kat daha uzaklaştıran mağaranın duvarına
- 40:50bir gölge daha ek. Illüzyonist ya ben burada şunu
- 40:54düşünüyorum, aslında platon bence bir resme baktığında ya da
- 40:58bir kabartmaya, bir şeye baktığında bence hoşuma
- 41:01gidiyordur, beğeniyordur da sırf abi şimdi boşu boşuna bu sistemi
- 41:05kurmuş olmayalım. Yani bir yamuk görmesinler diye.
- 41:08Bence sanatçı düşmanı gibi de davranmış olabilir.
- 41:11Artık bilemiyorum tabii mesele sadece bu ontolojik uzaklıkta
- 41:15değil dostlar, yani işin içinde 1'de toplumsal ve psikolojik
- 41:19manipülasyon boyutu var. O dönemin atina'sında şairler,
- 41:23özellikle homeros toplumun ahlak ve eğitim kollarını belirleyen
- 41:26en büyük otoritelerdi. Yani tabiri caizse toplumun
- 41:30zihinsel tarlasını bu adamlar sürüyordu.
- 41:33Tıpkı bugünün hollywood'u büyük medya kuruluşları ya da sosyal
- 41:37medya fenomencikleri gibi şairler çok önemli insanlardı.
- 41:42Platon bakıyor ki bu şairler destanlarında tanrıları ağlarken
- 41:46sızlarken birbirlerini aldatırken öfke krizlerine
- 41:49girerken anlatıyor ya da tiyatrolar.
- 41:51Oyuncular öyle ajitasyonlar yapıyor ki izleyici rasyonel
- 41:55aklını kaybedip duygusal bir hisleri krizine giriyor.
- 41:59Ideal devletin o çelik gibi iradeli, rasyonel koruyucuları
- 42:03ve yöneticileri bu hikayeleri dinleyerek büyürse ne olur?
- 42:07Ruhlarındaki o akıl katmanı çöker yerini kontrolsüz arzular
- 42:12ve duygusal zayıflıklar alır. Platon diyor ki duygu dünyasını
- 42:17manipüle eden insanı rasyonel zeminden koparan bu tarz
- 42:21kontrolsüz. Medyanın bir propaganda
- 42:24aygıtının ideal bir düzende yeri olamaz.
- 42:28Sanat ancak ve ancak devletin süzgecinden geçip topluma, ahlak
- 42:32ve rasyonellik aşıladığı müddetçe yani bir eğitim aracı
- 42:36olduğu sürece meşrudur. Gerisi diyor.
- 42:38Tamamen yıkıcı bir gürültüdür ama bunu unutmayalım dostlar
- 42:42platon kendi o muazzam yöneticilik planında.
- 42:48Sanatın işlevsiz ve tam tersi daha da böyle.
- 42:51O kusursuz işleyen sistemi baltalayan bir şey olacağını
- 42:54söylüyor. Yani bugünün karmaşık devlet
- 42:57yönetimlerindeki gibi sanatı sansürlemek değil.
- 43:00Bu adam bir ütopya kuruyor. Belki hiç gerçekleşmeyecek bir
- 43:04ütopya oradaki sanatı geçersiz kılıyor.
- 43:07Platon'un da yani benim çok aklanmama ihtiyacı varmış gibi
- 43:10onu da akladık. Devam edelim günümüz dünyasına
- 43:13yine şöyle bir kısacık dönelim, bizi algoritmalar yönlendiriyor.
- 43:18Çok sık söylüyorum. Bunu çok sıkı bir köprü
- 43:21kuracağım. Burada bugün dijital
- 43:23platformların algoritmaları, platon'un korktuğu şeyi
- 43:26yapıyorlar. Rasyonel aklımıza değil, yani
- 43:29logosumuza değil abi tumosumuza, epi tümiyamıza, öfkemize,
- 43:34şehvetimize en ilkel dürtülerimize oynuyorlar.
- 43:37Bir video ne kadar çok acıtasyon içeriyorsa ne kadar çok taklit
- 43:41ve illüzyon barındırıyorsa o kadar çok izleniyor.
- 43:44Bizi gerçeklikten koparıp o dijital mağaranın duvarına daha
- 43:48da çok. Veriliyor platon'un şairleri
- 43:51sürgün etme fikri bugün sansür olarak adlandırılıp burun
- 43:55kıvırdığımız şey aslında adamın vizyonunda toplumsal akıl
- 43:59sağlığını korumaya yönelik oldukça radikal bir antivirüs
- 44:03programı. Tabii ki bu durum bireysel
- 44:05özgürlükleri tamamen yok eden han derler ya kaş yaparken göz
- 44:09çıkaran cinsten. Böyle kötücü bir toplum
- 44:12mühendisliğidir. O da ayrı bir tartışma konusu.
- 44:15Platon'un tüm bu kusursuz. Tavizsiz ve adeta bir saat gibi
- 44:20tıkır tıkır işleyen ideal toplum inşası projesi kağıt üzerinde
- 44:24muazzam bir rasyonel mimari sunuyor sunmasına ama insan
- 44:28etten kemikten en önemlisi öngörüleme hatalardan oluşan
- 44:32kaotik bir varlık abi. Siz yeryüzüne ne kadar kusursuz
- 44:36bir simülasyon kurarsanız kurun o mağarının dışındaki aşkın
- 44:40ışığı o saf güneşi bizzat görmüş olan aydınlanmış ruhun.
- 44:45Dönüp de o karanlık delikteki insanları ikna etmesi, onları bu
- 44:50kusursuz düzene inanmaya zorlaması, dünyanın en trajik ve
- 44:55en tehlikeli misyonu ve tarih bize gösteriyor ki, cehaletin
- 44:59konforuna sığınmış bir topluma hakikati anlatmaya kalktığınızda
- 45:03mağaranın karanlığı o ışığı kolay kolay kabul etmez.
- 45:07Aksine onu yutmak için dişlerini biler işte o trajik geri dönüş
- 45:12felsefe tarihinin en büyük dramının ve.
- 45:15Anlamda platon'un o sarsılmaz mirasının doğuşunu da
- 45:19beraberinde getiriyor. Şimdi o şoku bir hayal edin
- 45:22dostlar, eski tanıdık hapishanesine geri adım atan,
- 45:25aydınlanmış adamın yaşadığı fiziksel bilişsel şoku, güneşin
- 45:29göz kamaştırıcı saf ışığına alışmış olan gözler, mağaranın
- 45:33zifiri karanlığına tekrar girdiğinde afallıyor.
- 45:36Adam gözleri karanlığa böyle intibak edene kadar geçici bir
- 45:40körlük yaşıyor, önünü göremiyor, basamakları şaşırıyor, duvardaki
- 45:44gölgeleri seçmeye. Ki arkadaşları gibi o
- 45:47karartıların ne olduğunu küt diye tahmin etmeye
- 45:50başladığındaysa çuvallıyor. Aşağıdakiler ona bakıyor ve
- 45:53gülüyorlar, yoruldun diyorlar. O dik yokuşu tırmandın ana oldu
- 45:56yani gözlerini bozup gelmişsin. Yukarısı senin aklını almış
- 46:01diyerek onunla dalga geçerli statüko kendi cehaletini korumak
- 46:06için aşkın olanı o felsefi uyanışı anında delilikle veya
- 46:11beceriksizlikle itham eder. Buradaki sosyopsikolojik direnç
- 46:15mekanizması muazzam abi. Sosyal psikolojide grupting
- 46:19denen bir bela var. Grup düşüncesi bir topluluk.
- 46:22Uzun süre aynı yanılsamamayı paylaştığında o yanılsama artık
- 46:26grubun varoluşsal kimliği haline geliyor.
- 46:28Platon Metin de çok keskin, hani tabiri caizse kan donduran bir
- 46:34uyarı yapıyor. Eğer bu adam aşağıdakileri
- 46:36zincirlerinden kurtarmak ve zorla yukarı çıkarmak için hamle
- 46:40yapmaya kalkarsa ellerinden gelse o adamı oracıkta yakalayıp
- 46:45öldürürler. Çünkü mağara sakin.
- 46:47Için özgürlük bir kurtuluş değil, güvenli evrenlerinin tüm
- 46:51o konforlu yalanlarının yok edilmesi demektir.
- 46:54Insan rasyoneli, anlamlandıramadığı aşkın bir
- 46:57gerçekliktense ne yapıyor? Abi ezberlediği ve yönetebildiği
- 47:01bir illüzyonu her zaman tercih ediyor.
- 47:04Bunlar çok tanıdık gelen şeyler değil mi sizlere işte bu sahne
- 47:08platon'un felsefi bir kurgu olsun diye böyle masa başında
- 47:11uydurduğu edebi bir fantezi değildir.
- 47:14Dostlar kesinlikle değil, bu kelimenin tam anlamıyla.
- 47:18Böyle yaşanmış felsefe tarihinin en büyük turu crime vakası.
- 47:23Platon bu satırları kaleme alırken gözünün önünde tek bir
- 47:27sahne var. Hocası sokratezin mimesis ve
- 47:30doksa çukuruna batmış Atina halkı tarafından katledilmesi
- 47:34milattan önce 399 yılında atina'nın o çok övündüğü
- 47:37demokratik mahkemesinde 501 vatandaştan oluşan jüri, pazar
- 47:41yerinde insanları sorgulayarak zincirlerini kırmaya çalışan bu
- 47:44çıplak. Yaşlı adamı baldıran zehriyle
- 47:51ölüme mahkum ediyor. Bir önceki bölümde anlattım,
- 47:54sokrates mağaraya dönmüştü insanlara gölgelerin yalan
- 47:58olduğunu söylüyordu ve mağara halkı tam da platon'un öngördüğü
- 48:02gibi onu öldürdü. Bunun gibi zi milyon tane ölüm
- 48:06var abi. Yani birilerini aydınlatmaya
- 48:08çalışan insanların kellesinin alındığı bir önceki sokratez
- 48:13bölümünde zaten bu savunma kısmını mahkeme kısmını, ölüm
- 48:17anlarını detaylıca işledik. Plat.
- 48:19Dönelim bu trajik ölüm platon'un zihninde geri dönülmez bir
- 48:23kırılma yaratıyor. Siyasetin mevcut mekanizmalarla
- 48:26düzeltilemeyeceğini, devletin tepeden tırnağa epistemik bir
- 48:30metamorfoz geçirmesi gerektiğini anlıyor ve akademiyi yani
- 48:35akademiyi kuruyor. Burası sadece gençlerin
- 48:38toplandığı bir okulda değil, insan ruhunun unuttuğu ideaları,
- 48:42geometriyi, astronomiyi saf rasyonel aklı kullanarak yeniden
- 48:47anımsayacağı bir sığınak, bir nevi mağaradan çıkış tüneli abi
- 48:52akademi platon'un ölümünden sonra da asırlarca ayakta
- 48:55kalıyor. Tam olarak milattan sonra 529
- 48:58yılında imparator jüstinyen tarafından kapatılıyor.
- 49:00Abi 900 yıl. Ayakta kalmış.
- 49:05Batı düşüncesinin entelektüel laboratuvarı ingiliz matematikçi
- 49:10ve filozof var. Elfret northwhited diye bir adam
- 49:14duymuşsunuzdur abi, bunun meşhur felsefe dünyasına bir modtu
- 49:18haline gelmiş sözü var. Tüm Avrupa felsefe geleneği
- 49:21pilaton'a düşülmüş bir dizi dipnottan ibarettir diyor.
- 49:26Neden biliyor musunuz? Çünkü bugün tartıştığımız hukuk,
- 49:29adalet, devlet yapısı, bilgi teorisi, hatta ne bileyim
- 49:33kuantum fiziğindeki o soyut matema.
- 49:36Formüllerin gerçekliği tartışması bile hâlâ pilaton'un
- 49:40açtığı o mağaranın kapısında dönüp duruyor.
- 49:44Peki gelelim bugüne bugün yapay zekayla üretilmiş videolar
- 49:48ınstagram filtreleriyle kusursuzlaştırılmış sahte
- 49:51hayatlar ve manipüle edilmiş haber akışları var.
- 49:54Platon'un bahsettiği o duvardaki gölgelerin ta kendisi bunlar
- 49:58dostlar biz o dijital karartılara bakarak dünyayı
- 50:02anladığımızı sanıyoruz. Bir sosyal medya trendi üzerine
- 50:05binlerce insan günlerce kav. Diyor, birbirini dinçliyor.
- 50:08Tıpkı mağaradaki mahkumların hangi gölge daha önce geçecek
- 50:13diye iddiaya girmesi birbirlerine yapay unvanlar
- 50:16vermesi gibi içinde yaşadığımız bu çağı rasyonel bilginin yani
- 50:20epistemenin tamamen değersizleştiği, herkesin kendi
- 50:24öznel sanasının doksasını mutlak gerçeklik diye haykırdı.
- 50:28Devasa bir post turut. Hakikat sonrası panayıra
- 50:33dönüşüyor. Burada tabii ki bu kadar
- 50:36simülasyon kelimesinden. Etmişken jan bodriyardan
- 50:40bahsetmemek olmaz. O sarsıcı simülasyon ve
- 50:44simülalar teorisiyle aslında güzel bir köprü kurabiliriz.
- 50:48Jean bodyar der ki, modern toplumda artık gerçeğin kendisi
- 50:52yok olmuştur. Onun yerini işaretler, kopyalar,
- 50:55simülasyonlar almıştır. Yani biz artık o kadar çok
- 50:58gölgeye maruz kalıyoruz ki, mağaranın dışındaki o orijinal
- 51:02nesneyi o asıl ideayı tamamen unuttuk.
- 51:06Kopyanın kopyası bizim için yeni gerçek.
- 51:08Yani hiper gerçeklik haline geldi.
- 51:11Bir doğa belgeseli izlerken hissettiğimiz yapay tahmin
- 51:14gerçek bir ormanda yürümenin önüne geçiyorsa platon'un
- 51:18mimesiz kabusu dijital evrende et ve kemiğe bürünmüş demektir.
- 51:22Bugün modern dünyada mağaranın dışına çıkmaya yeltenen hani o
- 51:26algoritmik yankı odalarından ekoambers'tan çıkmaya çalışan
- 51:32kafasını uzatan birisi ya beyler, hanımlar bu
- 51:35tartıştığınız şeyler koca bir illüzyon meselenin özü.
- 51:39Ve rasyonel arka planı bambaşka diyen adama ne oluyor dersiniz?
- 51:43Anında İptal kültürü abi Cansel culture o modern linç
- 51:48mekanizması hemen devreye giriyor.
- 51:50Dijital mağaranın sakinleri kendi konforlu öfkelerini o
- 51:54yapay kutuplaşmalarını bozmaya çalışan aydınlanmış zihni anında
- 51:59afaroz ediyor. Itibar suikastına uğratıyor.
- 52:02Metot değişiyor ama kabile refleksi aynı mağara kendi
- 52:06karanlığına meydan okuyan ışığı hâlâ yutmak istiyor.
- 52:09O halde ne yapacağız abi? Bu dijital determiniizmin bu
- 52:13elektrok kimyasal simülasyonun içinde o kusursuz idea kavramını
- 52:18o sarsılmaz epistemeyi arayacağız ama nasıl o ekranları
- 52:22tamamen kırıp atmak gibi çocuksu bir neolidizm yani teknoloji
- 52:27düşmanlığı değil, kesinlikle çözüm rasyonel aklına o çelikten
- 52:31iradesini kuşanacağız. Zihnimize akan o duygusal
- 52:35verileri. Derin bir entelektüel şüphecilik
- 52:37süzgecinden geçireceğiz. Bilgiye ulaşmanın o dikengebeli
- 52:42ve can yakan yokuşunu göze alacağız.
- 52:45Abi popap reklamların anlık dopamin döngülerinin ötesindeki
- 52:49o zamansız doğruları ya da yalan bilimi aramaktan vazgeçeceğiz.
- 52:54Mağarada olduğunun farkına varmak, dışarı çıkmanın ilk ve
- 52:59en hayati adımıdır. Ahanda bu da benim sözüm. 100
- 53:03gün 25 saatin bu bölümünün de sonuna geldik.
- 53:05Yol arkadaşlarım platon'un 2400 yıl önce karanlık bir mağara
- 53:09duvarına düşürdüğü o gölgeler, bugün cebimizdeki ekranlarda
- 53:11hala oynaşmaya devam ediyorlar. Tercih her zaman olduğu gibi
- 53:17yine sizin ya o konforlu karanlıkta kalıp duvardaki
- 53:19karartılara isimler takacağız. Ya da o can yakan göz
- 53:24kamaştırıcı ışığa doğru ilk adımı atacağız, başka yolu yok,
- 53:28programı takip etmeyi, bildirimleri açmayı ve bu fel.
- 53:33Yürüyüşü dostlarınızla paylaşmayı unutmayın.
- 53:36Bir sonraki bölümde artık zaman mekan bizi nereye götürürse
- 53:40orada görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın.
- 53:44Rasyonel kalın.