Latest / Türk Toraks Derneği Podcast Kanalı / “Cahil Hocaya Övgü”
Transcript
- 0:05Sevgili thoraks gülteni podcast yayınlarını değerli
- 0:08dinleyicilere hepiniz hoş geldiniz Osman hoca'yla
- 0:10beraberiz. Osman erbek, hepinizin tanıdığı
- 0:12bir isim. Ben doktora tam yıldız bugün
- 0:15beraber tıbbın dili var mı yok mu?
- 0:18Tıp varsa nedir, ne değildir, nasıl olur gibi kafa yormaya
- 0:22çalışacağız. Osman hocamla beraber merhaba
- 0:25hocam hoş geldiniz. Merhaba eten bozulduk.
- 0:28Şimdi daha önce Yeşim hoca ile yaptığınız bir röportaj var.
- 0:32Bizim bültende de yayınlanan röportajı okudum.
- 0:34Sevdiğim de bir şey tersten başlamak isterim.
- 0:37Röportajın sonlarına doğru bir cümle var.
- 0:40Oğul dediğin canının cam parçasını cahil konumuna
- 0:43sokmaktan uzak durmaya çalışıyorum.
- 0:45Bir hoca olarak cahil hoca olmaya çalışıyorum demişsin.
- 0:51Evet, hatırlıyorum bu cümlemi. Benim çok hoşuma gidip.
- 0:55De tabi kökeninde o leman'daki ünlü öğreten adam oğlu vardır.
- 0:58Yani hani hafızamak nakşedilmiştir.
- 1:01O yani öğreten adam devamlı öğretmeye çalışır.
- 1:04Oğluna falan halbuki onun canının cam parçasıdır.
- 1:08Öğretmeyip birlikte yol alsalar belki herkes daha çok şey
- 1:11öğrenir. Pratiğinizde de öğretmeye
- 1:14çalıştığımız şeyler en çok öğreten olmuyor mu?
- 1:16Bir dersi anlatmaya çalıştığımızda ya da.
- 1:18Anlatan konumuna girdiğimizde anlatma sorumluluğunun
- 1:21üstlendiğimizde kendi adıma birçok şey öğrendiğimi fark
- 1:24ediyorum. Doğru, ama ben şöyle
- 1:26düşünüyorum, yani bu anlatma çabasının altında aslında
- 1:30bildiğimiz şeye iman edişimiz saklı bildiğimiz şeye o kadar
- 1:35iman ediyoruz ki onun mutlak ve doğru olduğuna düşünüyoruz.
- 1:39O yüzden de karşımızdakine o bildiğimizi aktararak iyi
- 1:43niyetle tabi tabiri caizse üstüne kusuyoruz.
- 1:46Halbuki bildiğimiz şey o kadar iman etmesek, bildiğimiz şeyin
- 1:50yanılgı olabileceğini de düşünsek bildiklerimize bir kere
- 1:53daha bakabiliriz. Bakabilmenin yolu da mesafe
- 1:56almaktan geçer. Kendi bildiklerime de mesafe
- 1:59alabilmek için ya acaba yanılıyor muyum diye düşünmek
- 2:02lazım. O zaman üreten adamdan çıkarız,
- 2:05öğreten hocadan çıkarız, cahil hocaya gideriz.
- 2:07Yani o ünlü kitaptaki gibi tek kelime falan anca bilmiyor falan
- 2:11öğrencileriyle karşı karşıya. Fransızca konuşuyor, onlar da
- 2:14Fransızca bilmiyorlar. Peki böyle bir ortamda eğitim
- 2:17nasıl olur? Belki de tam böyle bir ortamda
- 2:19olur, başka bir yerde olmaz. Mesafe dediğinizde aklıma geldi.
- 2:23Hocam da kral solomonun bilgeliği zaten bütün
- 2:25kültürlerde biliniyor. Sanıyorum hayvanların dilinden
- 2:29anladığı konuşulur. Ben onu sanki bütün tabiatın
- 2:32şifresini çözmüş bir adam gibi zihnimde canlanmışımdır.
- 2:36Fakat farklı kültürlerde de onun bilgece başvurulan bir adam
- 2:40olmasına rağmen kendi problemleri konusunda pek de iyi
- 2:43olmadığı gibi bulgular var. Bununla ilgili bir çalışmada bu
- 2:48farkındalığı yaratanın. Özellikle mesafe olduğu gibi bir
- 2:53kanaate varılmış, yani belli bir şeyi anlayabilmek için belli bir
- 2:58şeyi kavrayabilmek için ki biz bunu en iyi kendimizden biliriz.
- 3:01Dışarıda dönen şeyleri bazen daha iyi kavrarken kendi
- 3:04içimizde ya da kendimizle ilgili olan ya da içselleştirdiğimiz
- 3:08artık kendimize içkin olan şeyleri kavramakta zorlanırız.
- 3:12Ne zaman ki kendi içimizdeki bir şey dışarıda oluştuğunda bunu
- 3:15çok daha iyi anlarız. Bazen araya bir mesafe boşluk
- 3:18girmesi gerekir ki görüntü berraklaşsın.
- 3:21Sizin söyledikleriniz bana biraz bunu çağrıştırdı.
- 3:24Yani bir kralın üstten bir şekilde bilgilik yapması gereken
- 3:28bir kralın rolünden çıkıp sanırım mesafenin netliğiyle
- 3:31olay. Biraz uzaktan bakmak, sanırım
- 3:35daha iyi gibi bir şey düşündürdü.
- 3:37Bana bilmiyorum katılır mısınız? Katılırım.
- 3:39Bu aynı zamanda taraftar olmayı da engelliyor.
- 3:42Hani taraftar amigoluk yapmayı da engelliyor?
- 3:45Hani düşüncelerimizde hayata bakışlarımızda tarafız ve bu çok
- 3:49doğa zaten insan olmak taraf olmakla başlıyorum ama taraf
- 3:53olmakla taraftar olmak arasındaki o ince sınırı,
- 3:56kendine düşüncelerine hayata baktığın yere taraf olduğun
- 4:00yerlere mesafe alabildiğin zaman.
- 4:02Mümkün olan aksi takdirde tribündeki bir amigoya
- 4:05dönüşüyorsun. Kendi mahallenin taraftarısın.
- 4:08Evet, kendi alanında coşturuyor olabilirsin ama bir mahalleye
- 4:11hapsolmuş kalırsın. Bu yüzden taraf olmak önemli.
- 4:14Taraf olmayı becerebilmek için de hani mesafe koymak önemli.
- 4:18Antik yunan'da da öyleydi. Ya sokrates hani tek
- 4:20pişebiliyorum, bilmediğimdir diyor.
- 4:23Diyojen ünlü sinoplu diyojen hani gölge etme başka bir şey
- 4:27istemiyorum sen diyor hep bunlar mesafe alabilmenin kendine.
- 4:32Bildiklerine mesafe alabilmekle bir anlamda işte cahil hoca
- 4:35olabilmekle mümkün. Ben genellikle tartışmalarımda
- 4:39da öyledir. Azınlık taraf fazla ses vermeyen
- 4:41tarafın şeytan avukatlığını yaparım, tartışmalarda inanmıyor
- 4:44olsam daha iyi. Çünkü o zaten hani karşıtıyla
- 4:47birlikte ancak var olabiliyor diyalektik var oluş o zaman
- 4:51karşıtın sesini duyamıyorsan tıpkı şimdi sosyal medyada
- 4:55düştüğümüz haller gibi aynı odalarında.
- 4:57Hapsoluruz aynaları birbirine tuttuğumuza kaybolup gidiyor ya
- 5:00sonsuza kadar sosyal medyanın ayna odaları sanki bizi
- 5:03kendisine müptela etmiş gibi son zamanda oda dikkatimi çeken bir
- 5:07şey. Şunu diyecektim, aynı renk
- 5:10içinde kaybolmak insanın baya konforlu hissettirir.
- 5:12Çok da güçlü hissettirir. Aynı renkten binlerce
- 5:15milyonlarca insanla beraber olmak ama kendi rengini
- 5:18ıskalayabilmesine de sebep olabilir gibi düşündüm.
- 5:21Sizi dinlerken taraftar olmanın belki bir komplikasyonu olarak.
- 5:26Eee haklısın. Bu tam kitle ruhu gustav
- 5:28lebo'nun o uzun dönem çalıştığı o kitle ruhu.
- 5:31Çünkü etrafımızda da çok bireysel olarak oturup
- 5:33konuştuğumuzda çok makul, mantıklı bir şey söylüyor.
- 5:36Sonra o cemaatine grubuna seküler veya non seküler
- 5:40cemaatine girdiği zaman o kitlenin içerisine düştüğü zaman
- 5:45ya o makul olan kişi gidiyor. Bambaşka biri var karşımda yani
- 5:48ne oldu tam da kitleri bu böyle bir şey.
- 5:51Gerçekten görünmez olmak iyi bir şey.
- 5:53Konforlu bir şey hep göz önünde olmak, hep işaret parmağının
- 5:57ucunda olmak da çok rahatsızlık verir.
- 6:00Konforu çok bozar ama kitle ruhu güçtür, değerlidir.
- 6:04Dünyayı dönüştürür. Yeter ki kitle kendisine de bir
- 6:09öteki olabilsin. Hani çarşı kendisine de karşı
- 6:12olabilsin. O zaman çok değerli oluyor.
- 6:14Kendisine de gerçekten ayna tutabilsin.
- 6:16Kör yanlarına karanlık yanlarına ayna tutabilsin belki.
- 6:19Evet katılıyorum hocam. Bir de bu.
- 6:22Renk olma meselesinde tıp eğitimi çok sağlam, sıkı
- 6:25endokrinasyonlara sıkı bir düzene sahip.
- 6:28Özellikle türkiye'de zaten askeri cerrahe yetiştirme
- 6:32üzerine kurulu. 200 yıl kadar önce bunu gelenekten geliyor.
- 6:36Dünyada da çoğunlukla bunu sadece de tıbba uyumlayarak da
- 6:41haksızlık etmek istemem. Aslında modern eğitim dediğimiz
- 6:44standartlaşmış eğitim dediğimiz şey biraz böyle. 100 250 yıl
- 6:48önceye gittiğimizde zaten toplamda dünyada standartlaşmış
- 6:50bir eğitim yok. Üst sınıfların kendi başına
- 6:54kişisel olarak işte bizdeki hocalardan laralardan aldığı
- 6:57gibi dışarıda işte üst sınıfların daha çok ulaşılabilir
- 7:01bulduğu, iyi eğitimli kimselerden aldığı birebir
- 7:04eğitimler vesaire var. Çok iyi yapılandırılmış bir
- 7:07eğitim yok ama sanki bu çok iyi yapılandırılmış bir eğitim.
- 7:13Biz de zaten ilk talim terbiye kurulu diye geçiyordu.
- 7:16Milli eğitimi ilk kurulsa talim terbiye kurulu diye geçiyordu.
- 7:20Daha doğrusu neyi yapmaktan ziyade neyi yapmamamızı bize
- 7:24öğütleyen bir hali var gibi bana bunları hatırlattı.
- 7:28Evet tabi çünkü tıp eğitim sonuç itibariyle.
- 7:32Kuruluş mantığı hani yurttaşa sağlık hizmeti sunmaktan ziyade.
- 7:36Askeriye alanda askerlerin sağlığına iyileştirmek,
- 7:41ameliyatlarını yapmak, yaralarını o günün
- 7:43teknolojisiyle düzeltmek üzerine kurulu.
- 7:46Bu yüzden de doğal olarak askeri bir öğreti ve disiplin
- 7:49sürecinden geliyor. O yüzden de evet tümüyle bir
- 7:53militer komponent içerisinde gelişmiş.
- 7:55O aynı zamanda bir öğretiye de biçime de düzene de dönüşmüş
- 7:59durumda. Türkiye'nin o yüzden tarihinde
- 8:01askeriyeyle tıp eğitime çok iç içe gidiyor.
- 8:04Kodlar, hiyerarşiler tırnak. Aslında saygınlık ve statülerde
- 8:09buradan çok fazla etkilenmiş durumda.
- 8:11Bu bizim aldığımız bir modernlik.
- 8:14Eğitim ile de ilişkili cumhuriyet'te hani her ne kadar
- 8:17fikri, hür, vicdani hür nesiller istese de son derece talim ve
- 8:21terbiyede imparatorluğun travmasından bir ulus devlete
- 8:25dönüşüm sürecinde aman ha elimizdekini de yitirmeyelim.
- 8:28O yüzden vatandaş ahali kaçmasın, başka bir yerlere
- 8:31elimizdeki topraklar zaten küçücük kaldı diyerek çok
- 8:34homojenleştirme sürecini götürmüş eğitimde.
- 8:37Ve eğitimde ne yazık ki böyle bir tek tip icat çıkarma.
- 8:41Eski köye yeni adet mi getireceksin?
- 8:43Formülasyonlar üstünden devam etmiş ve gelmiş ama üniversite
- 8:47yapısına bakarsanız aslında temelinde tam tersi var.
- 8:50Bakıyorsunuz üniversite fikri avrupadına nasıl ortaya çıkmış
- 8:54öğrenciler, yetkin akademisyenleri bulmuşlar ve
- 8:57öğrenciler talep etmiş. Aslında eğitmen öğreten merkezli
- 9:01değil öğrenen merkezli üniversitenin temelinde var.
- 9:04Aslında bizim bu topraklarda da talebede edilen şeyin altında da
- 9:08o kelime yapıyor. Talep eden islamın medreselerine
- 9:11baktığınızda da bir dönem talep eden yükseliş dönemlerinde var.
- 9:15Ne zaman talep edilmişse orada daha özgür ver.
- 9:18Eğitimin olanakları zorlanmış. Ne zaman öğreten merkezde haline
- 9:22gelmişsek ne zaman doğruları karşımıza aktarmak ve dikte
- 9:26etmek haline gelmişse de oralarda da ruhunu kaybetmiş
- 9:30işte bugün üniversitenin özellikle türkiye'de geldiği
- 9:33nokta itibariyle. Bakarsanız, eğitimin falan
- 9:36olmadığı talep eden kimsenin olmadığı, gerçekten her yerin
- 9:40bir talim terbiye dönüştüğü bir tırnak içerisinde eğime hali,
- 9:44eğdirme, boyun eğdirme haline dönüşmüş durumdayız.
- 9:47Hep şey diyorlar ya hocam bir eğitimde ya da daha eski bir
- 9:50şeyde eti. Senin kemiği benim falan de
- 9:53deniyordu. Daha böyle bir bizden belki
- 9:55biraz daha eski nesillerde ya da bir şekilde temas etmiş olanlar
- 9:58da var. Hep böyle bir hammadde işlenen
- 10:02bir cevher gibi sanki ustalar var, bir hammadde var, bir
- 10:05hammadde, bir madenden çıkarıyorlar ve bu ham maddeyi
- 10:08aslında çoğu kez birbirine benzeyen ürünlere
- 10:11dönüştürüyorlar. O talep eden talip olan
- 10:14öğrencilerin hocalarını öğrencilerin öğretenleri
- 10:17sıkıştırdığı bir dünyadan öğretenlerin tek düze bir
- 10:21tornadan çıkarır gibi tek bir formasyonda form zaten şekil
- 10:25demek tek bir formda tek bir şekilde.
- 10:28Verileni aynı şekilde almasının beklendiği bir sisteme dönüşmüş
- 10:32gibi. Bana bu haliyle zaten çoğu zaman
- 10:35sınırları çok iyi çizilmiş bir bazene umberti ekon'un gülün adı
- 10:39romanında bir manastır vardı ya böyle iyice etrafı kapalı
- 10:42dünyaya kapalı bir hali anımsattığı gibi aynı zamanda
- 10:46döneminin ruhunu da şu, son 2 yüzyılın ruhunu da biraz
- 10:49hatırlatıyor. Bir cevher var o cevher
- 10:52bulunacak, bu insandır. Bunu şey anlamda söylemiyorum.
- 10:54Hani insanın özünü bazen cevher falan diye de nitelenir.
- 10:57O anlamda demiyorum ama bir ham madde bir maden gibi 10'a çıkart
- 11:01saldıracaktır. Bütün o kitleler o tornadan
- 11:03geçecek. Onlar bir ürüne dönüşecek ve
- 11:05sonra hizmete atılacaklar. Bu doktor olabilir, mühendis
- 11:09olabilir, tornacı olabilir, öğretmen olabilir, olabilir,
- 11:12olabilir, olabilir ama tek de hep o bize giydirilen okulda da
- 11:16giydirilen. Daha sonra da girdiler.
- 11:18Üniforma gibi tek şekilli olmamızın beklendiği kocaman bir
- 11:23manastır. Kocaman bir askeriyeye kocaman
- 11:26bir fabrika gibi de gözümde canlanıyor.
- 11:29Evet, tamamen öyle çünkü tüm devlet yapılanmaları hani
- 11:32işçilere, askerlere mavi veya beyaz yakalılara, insanlara
- 11:36ihtiyaçları var. O yüzden onları her birinin
- 11:39kendi özgün koşullarda yetkinleşmesi yerine ihtiyaca
- 11:43seconder gelişiyorlar. Buna uygun da bir eğitim sistemi
- 11:46tarifleniyor işte ders ile yıllar sonra fabrika zili
- 11:50oluyor. Tenefüsler aradaki molalara
- 11:52dönüyor ve bu gayri insani düzeni de içselleştiriyoruz.
- 11:56Tabii bunun karşısına gelen yeniyi de eleştirmek lazım.
- 12:00Şimdi de böyle bir bankacı model denir.
- 12:02Hani kendi çıkarını düşün, kendine yatırım yap.
- 12:06Alanın işte risklerine riskte alanın anla pek dalma temiz
- 12:09tatlı sularda devam et. K ym planlama, kariyer
- 12:13planlaması gibi bir şey var. Yani hayatın boyunca bu kadar
- 12:16saçma bir şey duymadım. Yani kariyerini planlamak gibi
- 12:19yaşamımı planlamak gibi kariyerini planlar.
- 12:22Sen kendi çıkarını düşün, öbürlerine bakma bak buralar ne
- 12:25tamir eder sen kum baranı doldur ilerde başarıya ulaşırsın.
- 12:29Hani başarı da orada. Günün geçer akçileri geleceği
- 12:34diğer. Ulaşmak bir akademik titre
- 12:37ulaşmak veya şişkin bir banka hesabına ulaşmak anlamına
- 12:40geliyor. Bu da zincirin başka bir yönü.
- 12:43Ne yazık ki o zincirin farkına varamadan içselleştirilmiş
- 12:46haline geliyor. O yüzden dünün ve bugünün eğitim
- 12:49modellerinin aynı oranda karşı çıkmak gerekiyor herhalde.
- 12:52Bu kumbara biriktirme meselesi bankacı eğitim modeli demiştiniz
- 12:56herhalde. Evet, evet bu bankacı eğitim
- 12:58modeli dediğinize bizim bütün birkaç nesli herhalde
- 13:00bitirmiştir. Performans kaygısıyla ne
- 13:02yaparsak yapalım başaramadık abi kaygısıyla.
- 13:06Bir tur işte hep şey hali imkansız bir eşik, o onun
- 13:09altında hep kalma hali hep daha daha daha hikayesi.
- 13:14Evet evet, aynen öyle. O bankacı eğitim modeline
- 13:16bakıyordum. Ben de notlarda burayla işte bu
- 13:19hammaden tabularasanın boş levha şeyi çok kullanır.
- 13:23Metaforu çok kullanır. Bununla beraber işte hepimizi
- 13:26bir cevher gibi işleme şeyi cidden son 200 300 yılın
- 13:30dünyasıyla çok özdeşleşti. Zihnimde düşünürken bir de şey
- 13:34demişsiniz ya sanki tamam kariyer rotası da hepiniz aynı
- 13:38dil dünyasına mı doğuyoruz sanki?
- 13:41Hepimiz aynı dünyaya aynı gerçeklikleri mi doğuyoruz?
- 13:44Şöyle bir söz var ya çok sevdiğim 2 kardeşi bile aynı
- 13:47anne baba yetiştirmez i ki kardeşi bile aynı anne baba
- 13:51yetiştirmiyorken 8 milyar insanız nasıl tamamen aynı
- 13:57tornadan çıkabilmenin doğru olacağı bir dünyaya doğmuş
- 14:01olalım. Mümkün değil, mümkün değil,
- 14:04hatta şeyde bile hiçbir dil yok ki birbirine çevirirken kayba
- 14:08uğramasın. Bu ingilizcede var ya o deyim
- 14:11losting translation diye çevirerek hib oluyor, kaybolup
- 14:15gidiyor. Bırakın farklı dilleri, aynı
- 14:17dilde bile eş anlamlı denen 2 kelime hiçbir zaman birbirinin
- 14:22eş anlamlısı olamıyor aslında. Kesinlikle kesinlikle öyle.
- 14:25El beyliyken hepimiz aynı sıralara.
- 14:28Aynı üniformalarla aynı şeyleri dinleyip aynı şeyler olmak üzere
- 14:33oturup bayağı da bir zaman ve efor sarf edip nihayetinde de o
- 14:38performans kaygımızla dünyaya tekrar fırlatılmış gibi olgunluk
- 14:42çağımızda yüzleşiyoruz gibi geliyor bana.
- 14:45Böylece serbest düşünmüşken, içinden geçtiğimiz eğitim
- 14:49metotlarına dair içinde bulunduğumuz tabii ki dünyaya
- 14:52dair konuşmaya çalıştığımız 1.000 tane dile dair düşünmüşken
- 14:55bütün bu karmaşaya biraz sakinleşmek adına nasıl
- 14:58bakabiliriz? Sadece dışarıdan mı hem ikrardan
- 15:01hem dışarıdan mı ne dersiniz? Ya tabii insanın kendisinin
- 15:05dışına çıkması tırnak içerisinde imkansız bir süreç ama
- 15:09olabildiğince kendisine biraz perspektifle bakması, öznelerin
- 15:13birbirleriyle diyalog haline girmesi önemli.
- 15:15Burada öznelerin karşılıklı etkileşmesi ve eğitim denilen
- 15:18şey tam da o 2 özne arasında olan bir şey.
- 15:21Hani nasıl faşizm insan ilişkilerine başlıyorsa aslında
- 15:25bir başka hayatta bir özgürlük de bir eşitlikte insani
- 15:28ilişkiler arasında özneler arasındaki.
- 15:30Mesafede başlayacak o arada olacak ve olmayacak.
- 15:33Mümkün olduğunca özneleşmeye mümkün olduğunca öznelerimize
- 15:38sahip çıkarken, bizi var eden değerlere yeniden dönüp bakmaya
- 15:42eleştirel olarak kendi üzerimizde düşünmeye hem
- 15:45bireysel olarak hem mahallemiz olarak düşünmeye ve ötekiyle bir
- 15:49karşılıklı etkileşim içerisinde bulunmaya en azından çabalarsa
- 15:53zaman zaman da kendimize şüpheyle bakarsak, hani en iyi
- 15:56inanan tanrıdan hep şüphelden insanmış ya o yüzden inandığımız
- 16:00her şey. Şüpheyle bakıp sana orada
- 16:02durabilirsek daha iyi bir hayatı var edebiliriz diye düşünüyorum.
- 16:06Teşekkür ederim hocam. Ben teşekkür ederim, sağ olasın
- 16:08e tabii. Bu söyleşiyiz.
- 16:09Sadece mesleğimizin sınırları içinde tutmadan ayağımızı
- 16:13bastığımız her yerde biraz dolaştık gibi geldi.
- 16:16Evet, evet, kesinlikle öyle oldu Capital oldu.
- 16:18Çok da iyi oldu. Bence de hocam teşekkür ederim.
- 16:21Ben teşekkür. Ederim ve devam ederiz.
- 16:23Ederiz her zaman. Der ve farklı konularda.
- 16:26Tabi ki. Kendine bak görüşürüz.