Latest / 8. Gün 25. Saat / İnce Memed ve bitmeyen başkaldırı ruhu - Yaşar Kemal
Transcript
- 0:098 25'ten hepinize selamlar merhabalar ben Fırat umarım
- 0:13oldukça iyisinizdir. Biliyorsunuz ki 8 25'in yakın
- 0:17zamanda bir instagram hesabını oluşturdum.
- 0:19Oradan çabucak geri dönütlerde bulunduğunuz çok güzel şeyler
- 0:23söylediniz. Hepinize kucak dolusu sevgiler
- 0:26gönderiyorum. Şimdi beni sokakta yoğla şurada
- 0:29burada dinleyenler var. Fakat benim en şaşırdığım şey
- 0:32bir tane dinleyicim beni her gün diyor ki ağırdan dinliyorum ya
- 0:37dedim ne demek istiyor acaba? Ya da bunu niye belirtiyor?
- 0:41Falan dedi ki ben dedi. Kocaman bir hoparlörüm var.
- 0:44Biraz müzik dinliyorum. Aralara da böyle bir şeyler
- 0:47öğrenmek umuduyla seni açıyorum arkada sen şey yapıyorsun,
- 0:51çalıyorsun, oynuyorsun, konuşuyorsun işte.
- 0:54Bir taraftan da ben ineklerin bakımını yapıyorum, yapmam
- 0:57gereken işleri yapıyorum, inanılmaz mutlu oldum, inanılmaz
- 1:00keyiflendim, çok güzel, çok sevindim gerçekten bunu neden
- 1:03anlattım gerçekten hemen geri dönüpleriniz oldu tabii ki
- 1:07sınırlı sayıda olsa bile bu geri dönütler.
- 1:10Gelen bir şeyler söyledi ve şunu fark ettim, doktorundan hâkimine
- 1:15savcısından öğretmenine, inşaat, işçisinden simit satanına kadar
- 1:20gerçekten çok farklı yerlerde farklı dinleyenlerim var.
- 1:24Bunu fark etmek beni biraz daha mutlu etti.
- 1:26Önceden çok ulaşan yine vardı. Yine bir şeyler için çabalayan
- 1:30kişisel hesaplarıma vesaire ulaşıp bulup yazan eden vardı.
- 1:34Fakat şimdi böyle doğrudan bunun hesabını açınca gerçekten daha
- 1:37önce yapsaymışım. Keşke diyorum hem ben motive
- 1:40oluyorum hem. Sizlerle bir takım iletişim
- 1:42kurabiliyorum ve gerçekten analiz ekranında, işte Spotify
- 1:46olsun, radyo public olsun, Amazon müzik olsun.
- 1:49Bu platformların analiz ekranlarında.
- 1:52Ben şunu görüyorum abi çok güzel bir gau seyircisi var.
- 1:55Genellikle 25'le 35 yaş arası çok fazla dinleyici diğer
- 2:00taraflarda azalmaya gidiyor ama onlarda da yine fazla en uçta
- 2:04sıfır. 17 yaş çok çok az %1 65 yaşta %3 gerisi de gao seyircisi
- 2:09şeklinde tamamlıyor kendisini. Hem yaş skalasında 7'den 70'e
- 2:14durumu gerçekten var hem de farklı coğrafyalarda dinlenmek.
- 2:18Bunlar söylediğim gibi çok büyük motivasyon katıyor bana.
- 2:21Ben bu işi zaten hobi olarak yapıyorum.
- 2:23Yani buna bir iş olarak da bakmıyorum.
- 2:25Bir uğraş olarak bakıyorum daha doğrusu ve bu uğraşı kendimi
- 2:29mutlu etmek üzere yaparken bir anda bambaşka insanlara
- 2:32dokunabilmek beni ayrıca neşelendirdi, keyiflendirdi.
- 2:36Güzel mesajlarınız geri dönüpleriniz için çok çok
- 2:39teşekkür ederim. Olabildiğince tek tek
- 2:40cevaplamaya çalışıyorum, fırsat bul.
- 2:43Çok çok teşekkürler. Şimdi bölüme geçelim.
- 2:46Müsaadenizle son zamanlarda özellikle Şubat ayından itibaren
- 2:50tabi 35 tane kitaba aynı anda yürütmeye çalışıyorum.
- 2:53Vakit buldukça da okumaya çabalıyorum.
- 2:55Okuduğum kitaplardan bir tanesi ikinci kez tekrardan böyle çok
- 2:59eskiden okuduğum için okumaya karar verdiğim ince memetti.
- 3:02Tabi ince Mehmet çok uzun bir eser yani ayrı bir külliyeat
- 3:06resmen dolayısıyla da onu hala okuyorum.
- 3:09Haberiniz olsun o sıralarda da Sabahattin ali podkesini de.
- 3:13Sen yapıyordum ve kendi kendime sordum, ben niye abi benim kendi
- 3:17vatanımın toprağımın sanatçısını, edebiyatçısını,
- 3:20yazarını, bilim insanını ya da düşünürünü ele almıyorum.
- 3:25Bunu gerçekten kendimde büyük bir eksiklik olarak gördüm.
- 3:28Hep işte şunu anlatayım, bunu anlatayım, yabancılara
- 3:31değineyim. Özellikle biyografi bölümleri
- 3:33açısından bunu söylüyorum. Tabii bizim podcast
- 3:35programımızdan niş bir alana bakmıyor.
- 3:38Felsefe, tarih, bilim, teknoloji, kişisel gelişim,
- 3:42yaşam ne ararsanız var abi. Çünkü dedim ya, ben buna bir iş
- 3:45olarak bakmıyorum. Hobin bu benim araştırmak, her
- 3:48şeyi araştırmayı seviyorum. Dolayısıyla da bu sorgulama
- 3:51neticesine Sabahattin ali bölümünü yapmaya karar verdim.
- 3:54Okurken o zamanlarda Yaşar Kemal de ben yapacağım dedim ama
- 3:58kısmet bu güneymiş abi uzun bir açılış kısmı oldu.
- 4:02Bölümü oldu 5 dakikanızı yedim, helal ediverin ne olacak yani
- 4:05değil mi? Şimdi Yaşar kemal'i konuşacağız.
- 4:08Söylediklerimden anladığınız üzere hazırsanız kahveleriniz,
- 4:12çaylarınız, yanınızdaysa şöyle bir yaslanın arkanıza Yaşar
- 4:17kemal'i konuşmaya başlayalım. Şimdi Yaşar Kemal deyince
- 4:37hepimizin aklına o gürsesiyle, iri cüssesiyle, gülen gözleriyle
- 4:42bir Anadolu bilgesi geliyor değil mi?
- 4:44Ama hikayenin başına ismini henüz bilmediğimiz Yaşar Kemal
- 4:48olmadığı yıllara gitmek gerekiyor.
- 4:50Adamın asıladı Kemal sadık gökçeli doğduğu yer de
- 4:54çukurovanın bağı osmaniye'nin hamit'e şimdiki adıyla gökçedam
- 4:59köyü. Fakat bu aile çukurova'nın
- 5:02yerlisi değil. Burası çok kritik bir detay.
- 5:05Birinci Dünya Savaşı yıllarında rus işgali sırasında vanın
- 5:09Muradiye ilçesinden göç etmek, daha doğrusu bir anlamda can
- 5:13havliyle kaçmak zorunda kalmış bir aileden bahsediyoruz.
- 5:17Düşünün abi o dönemin şartlarında van'dan çıkıyorsun,
- 5:20aylarca yürüyorsun, dağları ovaları aşıyorsun.
- 5:23Çukurova'ya iniyorsun, geldikleri hamit'e köyü aslında
- 5:27bir Türkmen köyü, gökçeli ailesi ise oradaki tek kürt ailesi yani
- 5:32daha hayata gözlerini açarken biz sürgün bir göçmen ve bir
- 5:36öteki olma durumu var ortada. Fakat işte toprağın o
- 5:40coğrafyanın öyle sarıp sarmalayıcı bir gücü var ki.
- 5:44O farklılık abi bir izolasyona değil, inanılmaz bir kültürel
- 5:49harmana dönüşüyor. Yaşar kemal'in o evrensel
- 5:53hümanizminin tohumları daha doğduğu o Türkmen köyünde kendi
- 5:57ailesinin sürgün hikayesiyle atılıyor.
- 6:00Aslında yani Yaşar Kemal aslen kürtwan'ın Muradiye ilçesinden
- 6:05göçmeler ama kendi doğduğu yer bir Türkmen köyü olan hamit'e
- 6:09köyü hayatının en büyük kırılma noktalarından biri.
- 6:12Maalesef çok erken yaş. Çok acı bir şekilde yaşanıyor.
- 6:17Henüz 4 buçuk yaşlarında falan şimdi gözünüzün önünde bir
- 6:20canlandırın. 4 buçuk yaşında bir çocuksunuz.
- 6:23Babası sadık efendiyle camideler ve babası kendi evlatlık
- 6:28edindikleri büyüttükleri Yusuf adındaki bir genç tarafından
- 6:32caminin içinde namaz kılarken gözlerinin önünde öldürülüyor.
- 6:37Bölüme çok sert girdik değil mi? Ama adamın hayatı da böyle sert
- 6:40bir şekilde başlıyor. Yani o yaşta bir çocuğun böyle
- 6:43bir vahşete hem de en güvenli hisset.
- 6:46Gereken bir mekanda tanrının allah'ın huzurunda en
- 6:49yakınındaki kişi tarafından şahit olması, yani gerçekten
- 6:53kelimenin tam anlamıyla onarılmaz bir travma abi.
- 6:56Bu tahmin edersiniz ki o zamandan sonra Yaşar kemal'in
- 7:00hayatı bambaşka bir hal alıyor, dünyası kararıyor.
- 7:02Küçük kemalin şoktan deli tutuluyor.
- 7:05Bildiğiniz ağır bir kekemelik başlıyor. 12 yaşına kadar doğru
- 7:09düzgün konuşamıyor. Hani bazen acı o kadar büyüktür
- 7:13ki kelimeleri boğazınıza dizilir çıkmaz yut.
- 7:16Mazsınız bile işte bu çocuğun ki de o hesap konuşmaya çalışırken
- 7:21tıkanıyor, heceleri yutuyor. Fakat insan beyni insan ruhu çok
- 7:25acayip bir mekanizma bir yer tıkanınca o var oluş enerjisi
- 7:29kendine başka bir kanal bulup oradan fışkırıyor.
- 7:33Nörolojik olarak ilginç bir durum vardır.
- 7:35Çekemelerin çoğu şarkı söylerken kekelemez.
- 7:39Çünkü beynin o ritim ve melodi merkezi konuşma merkezindeki.
- 7:44O travmatik blokajı bir anlamda ne yapar?
- 7:46Bypass eder bunu bilirsiniz zaten işte küçük kemalde de tam
- 7:51olarak bu yaşanıyor. Normalde gündelik hayatta
- 7:53kekeleyen çocuk türkü söylerken ağıt yakarken destan okurken
- 7:58bulgur gibi şakamaya başlıyor. Dili çözülüyor.
- 8:01O suskunluk içinde biriken o devasa çığlık ritimle melodiyle
- 8:06sözlü kültürle dışarı taşıyor. Kendisini ifade etmenin tek
- 8:10yolunu türkülerde destanlarda buluyor.
- 8:13Tabii çok şanslı olduğu bir konu var.
- 8:15Doğduğu topraklar abi, buralar öyle boş sıradan topraklar
- 8:18değil. Çukurova burası kimler var?
- 8:20Karacaoğlanın dadalıoğlu'nun ruhunun hâlâ o torosların
- 8:25rüzgarında estiği yerler, sözlü kültürün beşiği, buralar,
- 8:29akşamları köy odalarında toplanılıyor.
- 8:31O yıldız gaz lambasının ışığında.
- 8:35Saatlerce bıkmadan usanmadan eşkıya hikayeleri destanları
- 8:39altlar anlatılıyor. Küçük Kemal bu hikayelerle bu
- 8:42ritimlerle besleniyor. Sadece dinlemekle de kalmıyor.
- 8:45Çocuk yaşta bizzat aşıklığa soyunuyor.
- 8:49Elinde biz sazı eksik ama köy köy dolaşıp ağıtlar topluyor.
- 8:53Destanlar okuyor. Yani daha o yaşta o çevreyi
- 8:56tanıyor. Yöre halkı da ona bir anlamda
- 8:59aşık Kemal demeye başlıyorlar. Hatta şöyle enteresan bir detay
- 9:02vereyim, o dönem çukurova'nın meşhur aşıklarından aşık Rahmi
- 9:07ile karşılıklı atışacak kadar geliştirmiş, kendini bir anda
- 9:10babasının vahşice öldürülmesinin getirdiği o derin karanlık
- 9:14suskunluk, diğer yanda da anadolu'nun o binlerce yıllık
- 9:18sözlü geleneğine tutunarak kendi sesinin yeniden icat eden bir
- 9:22çocuk aslında Yaşar. Kemalin o efsanevi
- 9:26yazarlığındaki destansı dilin. Su gibi akan ama bir yandan da
- 9:31dağ gibi böyle ağır olan bir üslubu var ya bu üslubunun sırrı
- 9:36tam da burada. Bana göre edebiyatı Fransız
- 9:38klasiklerinden ya da okul sıralarından önce direkt olarak
- 9:42halkın ağzından, acısından ve doğanın ritminden öğreniyor.
- 9:46Çocuk tabi hayat sadece destanlardan, şiirlerden ibaret
- 9:50değil, toz pembe değil. 1'de o çukurova'nın meşhur sarı sıcağı
- 9:54var. Güneşin böyle tepeden bir balyoz
- 9:57gibi indiği toprağın sıcaktan çatladığı.
- 10:00Insanın terinin toprağa düşmeden buharlaştığı o acımasız
- 10:04gerçeklik abi Kemal tabii biraz büyüyor o destanların
- 10:07dünyasından çıkıyor. Hayatın o ağır fiziksel
- 10:11şartlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor.
- 10:13Pamuk tarlaları buralarda ırgatlık yapıyor, ırgatlık
- 10:17nedir? Bilirseniz sabahın kör
- 10:19karanlığında başlarsın abi belin iki büklüm o yakıcı güneş
- 10:23sırtını kavurur. O pamuğu toplarsın ya Fırat
- 10:25şimdi seninle yapmış gibi konuşuyorsun diyeceksin de yani
- 10:28gerçekten de yaptığım zamanlar oldu.
- 10:30Babam biraz böyle hayatın o sert yüzünü anlamam için beni bu
- 10:34işlere koştu ama tabii ki benim o an kafamda 1'de akşam ne
- 10:39yiyeceğim ayın sonunu getirebilecek miyim?
- 10:41Gibi düşünceler yok bu insanların kafasında o
- 10:43düşünceler de vardı. Bedensel olarak bir dönem çok
- 10:46kısa bir süreliğine hayatın gerçeklerini öğrenmem için o
- 10:50şartların içerisine konulmuş olabilirim.
- 10:52Iyi ki de yapılmış bu. Bu arada bundan hiç şikayetçi
- 10:55değilim fakat ruhen ben onların durumunu anlayacak bir şekilde
- 10:59hiçbir zaman o sistemini o dur. Içerisine girmedim fakat Yaşar
- 11:03Kemal bunun içerisine giriyor. Sıtması bir yandan vuruyor,
- 11:06ağası ayrı vuruyor. Abi işte o ırgatlık günleri
- 11:10Yaşar kemal'in o eşsiz gözlem gücünün en keskinleştiği
- 11:14dönemler oluyor. Tarlada ter döken o insanların
- 11:17çaresizliklerini ağların kurduğu o sömürü düzenini, insanın
- 11:21doğayla ve birbiriyle olan o vahşi mücadelesini bizzat etinde
- 11:26kemiğinde hissediyor insanların nasırlı elleri, güneşten yanık,
- 11:30yüzleri kırık. Çünkü umutları adamın zihnine
- 11:34bir fotoğraf gibi kazanıyor. Sonraları o devasa romanlarında
- 11:37okuduğumuz o olağanüstü karakterlerin hiçbiri masa
- 11:40başında uydurulmuş karton tiplemeler değil anlayacağınız
- 11:44hepsi o pamuk tarlalarında kan ter içinde çalışan gerçek
- 11:49Anadolu insanı bizim Kemal sadık gökçeli işte böyle böyle
- 11:53demleniyor. Abi bir anda karacaoğlanın
- 11:55destanlarının, mitlerin uçsuz bucaksız, büyülü dünyası diğer
- 12:00yanda çukurovanın insanın yüzüne tokat gibi çarpan sert bir
- 12:04yandan da sömürü dolu gerçekliği iki tane zıt kutup zihninle
- 12:08müthiş bir sentez oluşturuyor. Fakat bir süre sonra bu
- 12:11çukurova'nın köyleri bu tarlalar ona dar gelmeye başlıyor.
- 12:15Dikkat edin bütün herkesin hayatından bahsettiğimde artık
- 12:18bir dar gelme durumu var. O bulundukları coğrafyaya o kaba
- 12:22sığmıyorlar, içindeki o coş. Nehir artık yatağına sığmıyor,
- 12:26abi gözlemlediği biriktirdiği her şey yazılmayı bekleyen
- 12:30devasa abi külliyat olarak kafasının içinde dönüp duruyor
- 12:34ve bu devasa yükü sadece köy köy gezerek atamayacağını, o Bilkent
- 12:39ressamları sadece sözde değil yazıyla da kalıcı hale getirmesi
- 12:43gerektiğini anlıyor. Köyden çıkıyor adana'ya adım
- 12:46atıyor. Adana'ya da adım attığında yıl
- 12:481900 kırkların başı şimdi Adana deyip geçmeyelim.
- 12:51O dönemin adana'sı bambaşka bir yer, bir anda pamuk ağalarının.
- 12:55Inanılmaz bir servet biriktirdiği tarımın
- 12:57sanayileşmeye başladığı paranın böyle su gibi aktığı bir nevi
- 13:01vahşi batı kasabası abi diğer yandaysa ankara'nın istanbul'un
- 13:06sürgün yeri, yani muhalif aydınların, sanatçıların mecburi
- 13:10ikametgahı işte bizim kemal'in şansı namı.
- 13:13Diğer talih kuşu tam da burada başına konuyor.
- 13:16Yani sürgün yerinde yaşıyor. Ailesiyle ve oralara birileri
- 13:21geliyor. Sanatçılar aydınlar geliyor.
- 13:23Mükemmel bir şey bu Yaşar Kemal için kimler geliyor Adana
- 13:27sürgününe Abidin dino ve abisi arif dino paris'te eğitim almış
- 13:32avrupa'nın sanat çevreleriyle dirsek temasında bulunmuş,
- 13:36türkiye'nin gelmiş geçmiş en entelektüel en avangard
- 13:40adamları, koskoca dino kardeşler Adana sıcağında sürgündeler bu
- 13:44dev adamlarla bizim dağdan inme cebi delik destan okuyan Kemal
- 13:49kesişiyor. Arif dino kemal'i kanatlarının
- 13:52böyle altına alıyor oğlum diyor ya bırak.
- 13:54Sadece ağıt yakmayı sen don kişot okudun mu?
- 13:57Homeros'u biliyor musun, haberin var mı bunlardan düşünsenize
- 14:00arkadaşlar, çukurova'lı bir genç torosların yamacında paris'li
- 14:04bir entelektüelden dünya klasikleri eğitime alıyor.
- 14:08Bunlar gerçekten entelektüel hani içi doğsun diye söylediğim
- 14:11bir şey değil. Adamlar her telden her şeyi
- 14:14biliyor abi muazzam bir kontrast var burada muazzam bir şansa
- 14:18sahip Yaşar Kemal bu dönemde kemalin yaptığı işlerde aslında
- 14:22onun yazar kimliğinin yapı taşlarını oluşturuyor.
- 14:25Mesela bir dönem Ramazanoğlu kütüphanesi'ne memurluk yapmış
- 14:28adamın resmen hazinenin içine kapatmışlar.
- 14:31Gündüzleri kütüphanede memur geceleri kitapların arasında
- 14:35yatıp kalkan bir kitap kurdu. Cervantes'ten tolstoy'a,
- 14:39google'dan sondala kadar ne bulursa yutuyor abi.
- 14:43Yani Yaşar kemal'in o okul okumadı denilen hayata aslında
- 14:47kütüphanenin içinde dünyanın en büyük ustalarının dizinin
- 14:51dibinde geçiyor. Kendi üniversitesini kendi
- 14:54kuruyor, yemin ediyorum. Şöyle bir mesele var, bir
- 14:56parantez açayım. Belki bazılarınızda böyle
- 14:59düşünüyordur. Eğer gerçekten sistemli biriysen
- 15:02ve kendi planını programını yapabiliyorsan, üniversitede
- 15:05öğrendiğinden çok daha fazla şey kendi başına bir alanda
- 15:09uzmanlaşmak için öğrenebilirsin. Ben bunun gerçekten yapılabilir
- 15:12bir şey olduğunu düşünüyorum. Zaten şöyle bir düşünün,
- 15:15üniversiteye her giden aynı mı çıkıyor abi yine iş kendi
- 15:19kişisel çabanda bitiyor. Sen ne kadar çabalarsın o kadar
- 15:22dolu çıkıyorsun oradan ha tabii ki diyeceksinizdir.
- 15:25Üniversite sadece eğitim alma, öğretim alma yeri değil,
- 15:28üniversite bir sosyalleşme ve bir büyüme gelişme alınır.
- 15:32Bunda eyvallah zaten buna lafım yok.
- 15:34Ama sadece ben öğreneyim. Salt bilgi alayım mantığında
- 15:39gidiyorsanız gitmenize hiç gerek yok.
- 15:41Tabii ki o diplomayı kullanmak da isteyeceksinizdir.
- 15:44O ayrı bir şey ama ben oturup bir şey üzerine 45 sene kendim
- 15:49çalıştığımda o konunun uzmanı olabileceğimi düşünüyorum.
- 15:52Sizlerin de olabileceğini düşünüyorum çünkü çok basit bir
- 15:55şey. Eğer sistemli ve düzenliysen
- 15:57sistematik bir şekilde yolunda ilerleyebiliyorsan kısaca az
- 16:01önce dediğim gibi kendi üniversitenin kendin
- 16:04kurabiliyorsan. Gayet her konuda uzmanlaşabilir
- 16:08bir insan olabilirsin. Şimdi madem ınstagram hesabı
- 16:12açtık. Bu konu özelinde bana şöyle bir
- 16:15görüşlerinizi bildirsenize hayır, Fırat yanlış düşünüyorsun
- 16:18oğlum bak bunun doğrusu şöyledir, ya da şöyle bir bakış
- 16:21açısından da bakabilirsin diye bana bir dönüş yapabilirsiniz.
- 16:24Çok sevinirim, dönelim bir arzu halcelik meselesinden
- 16:27bahsedeceğim. Adana adliyesi'nin önünde derme
- 16:30çatma bir tezgahın arkasında daktilo tıkırdatıyor.
- 16:34Kemal aynı anda arzu. Ne demek abi köylünün
- 16:37gariban'nın derdine hakime, savcıya anlatamayan adamın
- 16:41yerine dilekçe yazan kişi, yani Anadolu insanının en mahrem
- 16:45dertlerinin, toprak kavgalarının, kan davalarının ne
- 16:49yazık ki tecavüzlerin, gaspların ilk elden dinleyicisi Yaşar
- 16:54Kemal yıllarca adliye önünde resmen bir insan sarrafı oluyor.
- 16:57Hani derler ya hikaye arıyorsan sokağa in adam sokağın değil
- 17:02direkt. Travma'nın acının merkezine kamp
- 17:05kurmuş. O yazdığı dilekçeler ilerde
- 17:07yazacağı binlerce sayfalık romanların psikolojik ve
- 17:11sosyolojik altyapısını karakter analizlerini oluşturuyor.
- 17:14Aslında tabii sadece arzu halcilik mi?
- 17:16Traktör sürücülüğü de yapıyor. Fabrikalarda katiplikte çok çok
- 17:20acayip o traktörlerin çukurova'ya girmesi, binlerce
- 17:24ırgatın işsiz kalması, yani kapitalizmin o demir dişlerinin
- 17:28feodal ağalık sistemini bile nasıl dönüştürdüğünü bizzat
- 17:32traktörün direksiyonundayken görüyor.
- 17:34Toplumsal değişimini röntgen. Sahada çekiyor.
- 17:37Adam masa başında oturup da aaa köylüler ne kadar da fakir ya
- 17:41tüh neyse ben bunları kaleme alayım diye ahkam kesenlerden
- 17:44değil, fakirliği, otel kokusunu, o makine yağını bizzat yutmuş
- 17:49biri hatırlayın. Bir önceki bölümde van gogh'u o
- 17:52da giriyordu değil mi? O madencilerin arasına onlar
- 17:54gibi yaşamaya çalışıyordu. O bunun için çalışırken Yaşar
- 17:58Kemal bunun ortasına doğmuş bir adam.
- 18:00Tabii ki ikisi farklı alanlar ama yakın zamanda bahsettim diye
- 18:03anmış olduk. Yani aslında podcast böl.
- 18:07Içerisinde farklı bir mesaj da veriyor gibiyim.
- 18:09Ben ben de şu an keşfediyorum, ne dedim?
- 18:11En başta çoğu anlattığımız adamın en büyük ortak noktası
- 18:15kendi kabına sığmaması bulunduğu toplumdan taşmak, oradan çıkmak
- 18:20istemesi ikincisi ne abi halkın içerisine girmek istemesi o fil
- 18:24dişi kuleden çıkış bilgiyi, sanatı üretimi o yalnızlığın
- 18:30içerisine hapsetmeme durumu bunu bir şekilde halkla paylaşma
- 18:34isteği tabii sadece bilgiyi değil acıyı kederi.
- 18:37Ları onların içindeyken anlamı arzusu neyse efendim çok fazla
- 18:41böyle dallandırıp budaklandırmayı uzamasın. 1951
- 18:45yılına atlayalım. Çukurova bu adamı taşıyamaz hale
- 18:48geliyor. Üzerindeki siyasi baskılar o
- 18:51muhalif duruşu nedeniyle yediği hapisler.
- 18:53Ben artık burada barınamam dedirtiyor ve istikamet istanbul
- 18:57tabi ben bazı yerleri atlıyorum, zaman yönetimi açısından çünkü
- 19:01dolu dolu bir hayat. Bazı hayatlara gerçekten 45 50
- 19:04dakikalar yetmiyor. O yüzden ya ne rahatladın ne
- 19:07ara? Girdi falan demeyin lütfen o
- 19:09kısımları biraz hızlı geçiyorum. Abi cebinde 5 parası olmayan iri
- 19:14yarı gür sesli şivesi ağır bir Anadolu delikanlısı istanbul a
- 19:19beyoğlu'nun janjanlı kravatlı entelektüel ortamına düşüyor.
- 19:24Ama ezilmek ne kelime kendini o kadar güveniyor ki doğrudan
- 19:28dönemini en prestijli gazetelerinden cumhuriyetin
- 19:32kapısına dayanıyor nadir. Nadi ile görüşüyor.
- 19:35Gazeteci, yazar, Cumhuriyet gazetecisinin kurucusunun yunus
- 19:39nadi abalıoğlu'nun da oğlu direkt gazetenin sahibinin
- 19:43kapısını çalmış, yani adam ve gazete günleri böylece başlıyor
- 19:47işte. Yaşar Kemal ismini de burada
- 19:49kullanmaya başlıyor. Sakıncalı Kemal sadık olmaktan
- 19:53çıkıp yepyeni bir marka yaratıyor.
- 19:55Belki de Cumhuriyet gazetesinde sadece haber yapmıyor
- 19:58arkadaşlar. Türkiye'de röportaj kavramını
- 20:01baştan aşağı yeniden icat ediyor.
- 20:03Röportaj deyince aklımıza böyle mikrofon uz.
- 20:06Soru sormak gelmesin, adamın yaptığı şey edebi gazetecilik
- 20:10gidiyor. Anadolu'nun en ücra köylerine
- 20:12sünger avcılarıyla denizin dibine dalıyor.
- 20:14Kaçakçılarla dağlarda dolaşıyor. Mağaralarda yaşayan insanları
- 20:18buluyor. O dönemde istanbul'da oturan
- 20:21anadolu'yu sadece haritadan ibaret sanan bir elit kesim var.
- 20:26Her sabah Cumhuriyet gazetesine aştığında şok üstüne şok yaşıyor
- 20:29lan nasıl yani? Bizim ülkemizde böyle yerler
- 20:32böyle insanlar mı var? Bunlar kim diyorlar o adeta mo.
- 20:37Bir Evliya Çelebi abi modern bir seyyah gibi çevreyi merkeze
- 20:41anadolunun o kanlı canlı gerçekliğini bağ bainnin
- 20:45göbeğine taşıyor. Haberi şiir gibi yazıyor, dili
- 20:48öylesine büyülü ki okuyan adam, kendini o an mağarada o teknede
- 20:53o dağda hissediyor, güzel betimliyor.
- 20:55Yani bütün bu gözlemler bu birikim o efsanevi dil yeteneği
- 20:591952 yılında ilk meyvesini veriyor.
- 21:03Bir kitap olarak sarı sıcak Yaşar kemal'in ilk öykü kitabı.
- 21:07Ve edebiyat dünyasına öyle bir giriyor ki böyle sayın dezmenler
- 21:12açar mısınız? Efendim kapıyı diye çalarak
- 21:16falan değil, direkt böyle tekmeleyerek menteşelerini
- 21:19kırarak giriyor abi o dönemin romantik naif köy edebiyatını
- 21:24alıp çöpe fırlatıyor, yerine sıcaktan beyni kaynayan,
- 21:28açlıktan toprak yiyen, acımasız ve çıplak bir gerçeklik koyuyor.
- 21:32Sert, sarsıcı ve bir o kadar da sahici edebiyat çevreleri ya bu
- 21:38ada. Kim diye birbirine sormaya
- 21:39başlıyorlar. Artık ismi duyulmuş kalemi
- 21:42rüştünü ispat etmiştir. Fakat kafasında adliye
- 21:46koridorlarında dinlediği köy odalarında duyduğu dağlarda
- 21:50izini sürdüğü çok daha devasa, çok daha tehlikeli bir hikâye
- 21:54dönüp duruyor. Böyle sadece türkiye'yi değil,
- 21:57bütün dünyayı sarsacak bir eşkıyanın değil, koskoca bir
- 22:01başkaldırının destanını yazmaya hazırlanıyor.
- 22:04O kafasında dönüp duran adliye koridorlarında, ırgat
- 22:08çadırlarında. Necip zihnine kazadı devasa bir
- 22:11hikaye elbette edebiyatımızın şahikası o büyük başkaldırıdan
- 22:15bölümün başında da okumaya şu zaman başladım hâlâ da okuyorum
- 22:20dediğim ince mehmet'ten başkası değil bu abi ince mehmet'i
- 22:24sadece bir eşkıya hikayesi de sanmayalım inanın bana buz
- 22:28dağının sadece görünen kısma abi gerçekten öyle klasik olarak
- 22:31söylemiyorum, her yerde kullanılıyor ya bu terim
- 22:34gerçekten buraya yakışıyor. Hani dünyaca ünlü ingiliz
- 22:37tarihçi vardır, belki duymuşsunuzdur.
- 22:40Adını ilgilileriniz, erik hobsbawn'ın çok sevdiğim ben de
- 22:44isimli bir eseri var. Türkçeye de eşkıyalar diye
- 22:47çevrilmiş bir çalışma belki bilirsiniz, bilmiyorsanız da
- 22:50duymadıysanız da bunun PD f'i direkt internette var arkadaşlar
- 22:54orijinal dilinde hani böyle halka açık biçimde paylaşılmış
- 22:57bir şey. Orada sosyal eşyalık diye bir
- 23:01kavramdan bahsediyor. Haps bown diyor ki bazı diyor
- 23:04kanun kaçakları vardır. Bunlar aslında suçlu mutlu
- 23:07değil. Abi kanunun tıkandığı sistemin
- 23:10çür. Bir yerde halkın adalet kılıcı
- 23:13haline gelen ilkel isyancılar size belki çağrıştırdı, bazı
- 23:17isimler olmuştur. Tarihte birçok insan var.
- 23:19Böyle işte Yaşar. Kemalin mehmedi, daha doğrusu
- 23:23mehmet'i çok pardon, tam da bu sosyolojik okumanın bu evrensel
- 23:27sosyal eşkıya arketipinin ete kemiğe bürünmüş halidir.
- 23:32Bakın ince Mehmet böyle daha durduk yere heyecan aradığı için
- 23:36ya da adam soymak için çıkmıyor. Bir mecburiyetin ürünü burada
- 23:40tabii ki spoiler da olacak. Bu uyarıları vereyim apdi ağ
- 23:43denen o acımasız feodal beynin zulmünden bitmek bilmeyen o
- 23:48sömürü çarkından kaçıp nefes alabilmek için en önemlisi de
- 23:52sevdiği kızı, kimi hatçıyı kurtarabilmek için eline silah
- 23:56almak zorunda kalıyor. Yani ortada romantik bir
- 23:58kahramanlıktan ziyade çaresizliğin doğurduğu bir
- 24:02patlama vardır. Ne diyordu haps bamnun
- 24:05tıkandığı? Ve en önemlisi abi sistemin
- 24:08çürüldüğü yerde böyle bir ortamda Mehmet dağa çıkıyor.
- 24:12Eşkıya oluyor, insan onurunun ayaklar altına alınmasına karşı
- 24:16la yeter lan diyen o ilkel ama bir o kadar da haklı çığlıktır.
- 24:21Mehmet Yaşar Kemal işte bu mecburiyeti öyle bir anlatıyor
- 24:25ki okurken siz de o dağlara çıkıp o dönemde elinize bir
- 24:28manzarasınız gelir. O çaresizliği sizin de kendinizi
- 24:32yakar. Tabi bu destanı anlatırken Yaşar
- 24:35kemal'in kurduğu sahneyi de. Geçemeyiz sahne Toros dağları
- 24:40ama lütfen toroslara böyle arka planda duran öyle yeşilli mavi
- 24:44bir manzara, bir tiyatro dekoru gibi düşünmeyin abi Yaşar.
- 24:47Kemalin edebiyatında doğa düpedüz roma'nın ana
- 24:51karakterlerinden biridir. Nefes alır teller öfkelenir,
- 24:56korur ve cezalandırır da ince memenin meşhur başlangıcını
- 25:00hatırlayın, dikenli düzünden bahseder, o çayır dikeni
- 25:04öylesine betimlenir ki abi okurken bu dikenlerin.
- 25:08Mehmet'in çıplak bacaklarının nasıl yırttığını, o acıyı kanlı
- 25:11canlı hissedersiniz. Toroslar memedin hem sığınağıdır
- 25:15hem de en büyük sınavı coğrafya karakterin psikolojisiyle eş
- 25:19zamanlı çalışıyor. Mehmet daraldığında Toroslar
- 25:22sislenir. Mehmet öfkelendiğinde rüzgar
- 25:25böyle fırtınaya dönüyor işte tam bu noktada Yaşar kemal'in o
- 25:30efsanevi üslubu devreye girer. Bir anda son derece sert.
- 25:36Acımasız sosyolojik bir gerçeklik var.
- 25:38Ağalık sistemi feodalizm köylünün bir maraba bir köle
- 25:42gibi görünmesi diğer yandaysa. Bu sert politik eleştiriyi bir
- 25:46sosyoloji makalesi yavanlığında değil, abi omeros'un ili ya da
- 25:50sıkı kıvamında destansı yani epik bir eskilerin deyimiyle
- 25:55şölenle anlatma dehası var. Yaşar Kemal o çocukluğunda köy
- 26:00köy gezip topladığı ağıtların, destanların ritmini, ince
- 26:04memenin cümlelerini öyle bir yediriyor ki Metin düzyazı değil
- 26:08sanki böyle gizli bir aruzla gizli bir ölçüde yazılmış uzun
- 26:12bir şiir gibi akar gider. Çukurova'nın o tozlu yol.
- 26:15Sınıf çatışmasını alır abi antik Yunan tragedyalarındaki
- 26:20tanrıların savaşı kadar böyle mitolojik o kadar yüce bir
- 26:24seviyeye çeker. Tabi zurnanın zırt dediği yer de
- 26:26tam olarak yine burası. Sırf bu mitolojik ve evrensel
- 26:30dili yakalayabildiği için ince Mehmet Türkiye sınırlarına da
- 26:34sığmıyor. Tabii ki burada Abidin dino'nun
- 26:36arif dino'nun etkisini görüyoruz.
- 26:38Abi düşünün, çukurova'nın dikenli düzü köyünde geçen lokal
- 26:42kelimelerle dolu ağları irgat'ları anlatan bir roman
- 26:46nasıl oluyor? Bir fransızı, bir japonu bir
- 26:48ingiliz'i bu kadar derinden etkileyebiliyor.
- 26:51Normalde bizim alışık olduğumuz fransa'nın ingiliz'in burayı
- 26:55etkilemesidir değil mi? Çünkü Yaşar Kemal o yöresel
- 26:58dokunun içine adalet arayışı gibi insanlık tarihi kadar eski
- 27:04kadim evrensel bir çekirdek yerleştiriyor.
- 27:07Tüm dünyada ortak bir şey zulme karşı direniş dünyanın her
- 27:11yerinde aynı dilde yankılanır. Bu evrensel başarı unesco'nun
- 27:15bile dikkatini çekiyor. O zaman UNESCO desteğiyle dünya
- 27:20dillerine çevrilmeye başlanıyor ve bir anda 40'tan fazla dile
- 27:24çevirilerek küresel bir fenomene dönüşüyor.
- 27:26Çok çok enteresan bir ironi var. Burada abi biraz durup düşünmek
- 27:30lazım. Çocukluğunda babasının
- 27:32öldürülmesine şahit olmuştu. Şoktan dili tutulmuş 12 yaşına
- 27:36kadar kekelemiş. Bu suskun çocuk Kemal büyüyor ve
- 27:40yazdığı tek bir roman abi türkiye'nin dünyadaki en gürsesi
- 27:45en çok dile çevrilen kalemi oluyor.
- 27:47Şimdi burada neyi görüyoruz? Insan iradesinin o saltıcı sanat
- 27:53gücünün muazzam bir kanıtı. Bütün dünya o kekemeliği
- 27:56türkülerle aşan çocuğun yarattığı destanı okumak için
- 27:59sıraya giriyor. Ince Mehmet, dünya edebiyat
- 28:02pazarında bir doğu egzotizmi olarak da değil edebiyat
- 28:06tarihinin en büyük başkaldırı metinlerinden biri olarak baş
- 28:10köşeye oturuyor. Bakın edebiyat tarihinin
- 28:12diyorum, ne türk edebiyatı, ne doğu edebiyatı doğrudan tüm
- 28:17edebi külliyat roma'nın o evrenselleşmesindeki en büyük
- 28:21etkenlerden biri de Yaşar kemal'in halkın psikolojisini
- 28:25kusursuz okumaz kitabın ilerleyen bölümlerine doğru
- 28:28dikkat edin. Okuyanlar beni hemen an.
- 28:31Yaptır ince Mehmet artık sadece böyle etten kemikten bir insan
- 28:35olmaktan çıkıyor. Abi ne oluyor bir fikre
- 28:38dönüşüyor. Halkın gözünde efsaneleşiyor.
- 28:41Mitolojik bir kahramana dönüşüyor.
- 28:43Köylüler bu adamın aynı anda üç farklı yerde görüldüğüne kurşun
- 28:47geçirmediğine, ağaçların üzerinden böyle uçarak
- 28:50geçtiğinde falan inanmaya başlıyorlar.
- 28:52Niye abi? Çünkü fikirlere kurşun işlemez.
- 28:55Çünkü ezilen çaresiz bırakılan kitlelerin hayatta kalabilmek
- 29:00için umut edebilmek için. Insanüstü kurtarıcılara ihtiyacı
- 29:04vardır. O psikolojik yoksunluk, kendi
- 29:06mesleğini, kendi mitolojisini bir şekilde yaratmış
- 29:10yaratacaktır da Yaşar Kemal böyle sadece ince memedi değil.
- 29:14Yani o memediyi yaratan halkın umut etme biçimini de muazzam
- 29:18bir zekayla analiz ediyor. Aslında memedin sırtındaki o
- 29:22devasa yük ağlarla çatışmasından çok halkın ona yüklediği bu
- 29:26kurtarıcılık misyonu ince Mehmet esnavi bir kahraman olmanın
- 29:31getirdiği yalnızlığı. O acı verici soyutlanmayı
- 29:34iliklerine kadar Yaşar. Yani roman sadece sistemi bir
- 29:38eleştiri değil. Kahramanlık mefhumunun kendisine
- 29:41o ağır psikolojik yük'e devasa bir mercek tutuyor.
- 29:44Şimdi bir düşünün, bir yanda abi torosların Yalçın kayalıklarında
- 29:48yankılanan mazer sesleri diğer yanda da o seslerin içinde yatan
- 29:52bir halkın 1000 yıllık adalet açlığı Yaşar Kemal ince
- 29:57mehmet'le bu açlığı dünyanın 41 yanına duyurduğu duyurmasına ama
- 30:01onun edebiyat serüveni sa. Ve bu başkaldırıdan da ibaret
- 30:05değil. Eğer ince Mehmet çok güzel bir
- 30:07eser, evrensel bir eser diye sadece bunun üzerinde durursak
- 30:11Yaşar kemal'e haksızlık etmiş oluruz.
- 30:13Hele ki o doğanın o insanın içine sızan efsanelerin dili çok
- 30:17derinlik var. Burada anlatacak çok hikaye var
- 30:20kamerasını sadece o toplumsal çatışmaya çevirmiyor bu adam.
- 30:24Doğrudan insanın karanlık labirentlerini içine ve doğanın
- 30:28kendisine çeviriyor. Büyülü gerçeklikler, mitler,
- 30:32doğanın rengi bunlar birbirine giriyor ve biz bunların
- 30:35birbirine girdiği eşsiz döneme doğru yelken açarsak karşımıza
- 30:40çıkan manzara inanın bana en az ince memedin mazer sesleri kadar
- 30:45sarsıcı. Hani dedim ya halk kendi
- 30:48kahramanını, kendi efsanesini yaratmaya mecbur kalır diye
- 30:51işte. Dağın öte yüzü üçlemesinde
- 30:54özellikle o meşhur yer, demir, gök bakır ve ölmez.
- 30:57O romanlarında Yaşar Kemal bunu adeta bir sosyal psikoloji
- 31:02laboratuvarı gibi işler yalak köyünün köylülerini düşünün.
- 31:06Açlıktan böyle nefesleri kokuyor.
- 31:08Adile efendi diye bir bakkala gırtlağa kadar borçlanmışlar.
- 31:12Yakında da donlarına kadar alacak kadar kışla öyle bir
- 31:15bastırmış ki dağdan inemiyorlar, mahsur kalmışlar, göz göre göre
- 31:19ölecekler yani kaçarı yok peki insan.
- 31:23Böyle bir çaresizlikte ne yapar biliyor musunuz delirmemek için?
- 31:27Doğaüstü bir şeye tutunur işte bu köylülerde aralarından tap
- 31:31Başoğlu diye kendi halinde gariban bir adamı alıp zorla
- 31:35bakın, zorla ermiş ilan ederler. Adam diyor ki oğlum yapmayın,
- 31:39etmeyin ya ben ermiş falan değilim sizin gibi garibanın
- 31:42tekiyim diyor ama dinlemiyorlar. Çünkü bir ermişe onları
- 31:47kurtaracak bir mucizeye ihtiyaçları vardır.
- 31:50Yaşar Kemal burada 10 meşhur büyülü gerçeklik dediğimiz
- 31:53kavramı Latin Amerikalı yazarlardan çok daha önce.
- 31:58Solunun göbeğinden çıkarıp önümüze koyar ha ben çok severim
- 32:01mesela markez'i o yüzyıllık yalnızlık romanındaki uçan
- 32:04halılar gökten yan sarı çiçekler neyse Yaşar kemal'in yalak
- 32:08köyündeki o mitos yaratman süreci de odur.
- 32:11Ben de böyle köyün adını söylerken üstüne basa basa
- 32:15söylüyorum, abi çok özür dilerim.
- 32:17Yani şunun da eleştirisini yapmak lazım.
- 32:20Şimdi marketi türkiye'de kaç kişi okumuştur?
- 32:23Yaşar kemal'i kaç kişi okumuştur?
- 32:25Şu anki durumdan bahsediyorum. Merkezi daha çok.
- 32:29Ha Yaşar kemal'i belki daha çok duymuşlardır ama abi türk ya bu
- 32:33hani okunmaz diye düşünecek zibilyon insan var ama merkez
- 32:37yabancı abi bir şeyi var. Ben de çok seviyorum ama
- 32:40gerçekten kendi içimizde de böyle tonlar böyle sesler var
- 32:44onları bulmak, görmek, keşfetmek lazım.
- 32:48Diyeceğim de yani Yaşar Kemal oğlum yani daha ne kadar böyle
- 32:52önünde duruyor işte adam ne keşfetmesin yani kendimle
- 32:55çeliştim biraz ama görmemiz lazım abi önümüzdeki değerleri
- 32:59görmüyoruz. Burada durup bir düşünmek de
- 33:01lazım. Bir toplumun kendi elleriyle bir
- 33:04aziz, bir peygamber, bir ermiş yaratma süreci sadece bir roman
- 33:08kurgusu mu? Bence değil, bu doğrudan insan
- 33:11zihninin kitlesel hislerisinin bir dışa vurumudur.
- 33:14Adamlar tap başın etrafında pervane oluyor.
- 33:18Onun tükürüğünden şifa bekliyorlar.
- 33:20Ya hastaları falan böyle önüne getiriyorlar, işin trajikomik
- 33:23tarafı bir süre sonra tapbaşın kendisi de ermiş olduğuna
- 33:27inanmaya başlıyor, iyi mi yani acaba gerçekten ben de bir ker.
- 33:30Var seçilmiş kişi falan mıyım diyor?
- 33:32Adam, otoriteyi ve kutsallığı insanın kendi korkularıyla nasıl
- 33:37inşa ettiğini bundan daha iyi anlatan bir Metin bulmak inanın
- 33:41çok zordur. Yaşar Kemal, toplumsal gerçeklik
- 33:44denen o ruhu ya abi köylüler çok fakir edebiyatı kalıbını alır
- 33:49içine böyle bizim 10 bölümlük bir serimizin olduğu freud'ı
- 33:53anlattığımız yerden bir düşünün. Şöyle freud diyen bir derinlik
- 33:56yongu vari arketipler, Katar, sokak jargonuyla söyleyeyim ada.
- 34:01Biat yapmaz abi röntgen çeker insanın o ilkel korteksinin o
- 34:06derin korkularının direkt böyle röntgenini çeker.
- 34:10Bütün bu psikolojik harbin ortasında her zaman devasa bir
- 34:13ana karakter daha var. Bu ana karakterden en başta
- 34:17bahsettim doğanın kendisi ama böyle bildiğiniz manzaradan arka
- 34:21Funda usulca salınan ağaçtan öten böcekten ibaret bir doğa
- 34:25değil abi Yaşar kemal'in metinlerinde doğa yaşayan bir
- 34:29organizma demişti ki teller öfkelenir.
- 34:32Tıkam alır dev bir organizma çukurova'nın o sarısıcağı sadece
- 34:36sıcak değil beyni akıtır insanı böyle halisinasyonlara
- 34:40sürükleyen bir canavar. Öyle bahseder Yaşar Kemal rüzgar
- 34:44eser ama sıradan esmez, poyrazın lodos'un keşişlemenin apayrı
- 34:48karakterleri var. Her birinin de ayrı bir şivesi.
- 34:52Dünyada ekoloji kelimesi, çevre bilinci falan daha tam
- 34:56oturmamışken yani batı bile bu işlere yeni yeni uyanırken Yaşar
- 35:00Kemal bangır bangır, bir ekolojik sistemden bahseder,
- 35:04kuşların, karıncaların, çakır, dikeninin, yaban domuzlarının,
- 35:09onların bile o destanın içinde bir var oluş mücade.
- 35:12Bir hakkı vardır. Onun metinlerinde doğa dekor
- 35:16değil abi asıl başrol odur. Bizden önce hatta şöyle acayip
- 35:20bir detay vereyim size Yaşar kemal'in bitki ve hayvan adları
- 35:23üzerine kurduğu o devasa ansiklopedik bilgi gerçekten
- 35:27şoke eder insanı. Sanki böyle yazar değil,
- 35:29botanikçi uzmanı gibi sadece Çukurova florasında bulunan
- 35:35yüzlerce çeşit otun çiçeğin ağacın adını öyle bir ritimle
- 35:39öyle bir şiirsellikle sayar ki okurken başınız dönebilir.
- 35:43Neden bak? Yani sadece böyle yeşil demez
- 35:46adam yeşilin 40 tane farklı tonunu toprağın her bir
- 35:49katmanını ayrı ayrı anlatır. Bunu niye yapıyor?
- 35:52Çok basit ama sarsıcı da bir felsefesi var.
- 35:55Adını bilmediğin tanımadığın bir şeyi sevemezsin.
- 35:58Sevemediğin şeyi de koruyamazsın.
- 36:01Eğer okur o nergisin o çakır dikeninin nasıl bir toprakla
- 36:05büyüdüğünü, köklerinin nereye saldığını ve hangi hocaya yuva
- 36:09olduğunu bilirse ancak o zaman doğayla gerçek bir bağ kurar.
- 36:13Modern akademide bugün. Eko eleştiri eko kritisizm
- 36:16dedikleri doğa odaklı edebiyat incelemesinin babalarından
- 36:21biridir. Yaşar Kemal ama bizim haberimiz
- 36:24yok tabi bu doğada tıpkı insanlar gibi büyük bir
- 36:28değişimin hatta acımasız bir yıkımın pençesinde o yıllarda
- 36:32bunu da en net şekilde akça sazın ağları serisinde
- 36:36görüyoruz. Bu seri demirciler çarşısı,
- 36:39cinayeti ve yusufçuk Yusuf kitaplarından oluşuyor.
- 36:41Şimdi ince mehmet'te o ilkel feodal ağları, o toprak sahibi
- 36:46trenları görmüştük ya işte akçasa'nın ağlarında işin rengi
- 36:51tamamen değişiyor artık sahneye traktörler çıkıyor, amerika'dan
- 36:55ithal Biçer döverler giriyor. O meşhur akçaz bataklığı sıtma
- 37:00yapıyor diye kurutuluyor. Bataklık kuruyunca sıtma bitiyor
- 37:04mu? Belki ana yerine çok daha acı.
- 37:07Bir hastalık bildiğiniz bildiniz siz o ismi dimi kapitalizm gelip
- 37:12o bereketli topraklara kök salıyor.
- 37:15Köklü ağa aileleri var orada derviş beyler, Mustafa beyler
- 37:18varmış, bunlar nesillerdir. Birbirini at üstünde kan
- 37:23davasıyla kılıçla, tüfekle yiyip bitirirken birden bire o
- 37:27şehirden gelen traktör sahibi sonradan görme asimile tüccarlar
- 37:31bunların altından toprağı bir anda çekip alıyor.
- 37:34Yaşar Kemal, burada muazzam bir sosyolojik geçişi, fotoğraflar
- 37:38atın. Kılıcın o eski mertlik
- 37:41kültürünün, paranın ve makinenin soğuk demiri karşısında nasıl un
- 37:46ufak olduğunu adım mı? Adım anlatır. 2'a birbirine
- 37:49ölümüne düşmandır ama ikisi de aslında o makineleşmenin yeni
- 37:54kapitalist düzenin şartları arasında ezildiklerinin farkında
- 37:57bile değiller. O meşhur hepimizin bildiği
- 38:00efsanevi söz vardır ya. O iyi insanlar o güzel atlara
- 38:04binip gittiler işte o atlar o giden insanlar aslında kapanan
- 38:09bir çağın, mertliğin doğayla iç içe yaşayan ne bileyim abi
- 38:13sözünün eri olan bir yaşam biçiminin sembolü yerini egzoz,
- 38:17dumanı, motor gürültüsü, banknotların soğuk ruhsuz gücü
- 38:21alıyor. Tabi Yaşar Kemal bu ağıdı
- 38:23yakarken kesinlikle ama kesinlikle ağalık sistemini
- 38:26falan övmez, oraya güzelleme yapmaz.
- 38:29O hataya düşmeyelim. Sadece bir çağın kapanıp yerine.
- 38:33Çok daha sinsi, çok daha yıkıcı bir vahşi kapitalizmin gelişini
- 38:37ve köylüyü bu kez traktörün tekeri altında nasıl ezdiğini
- 38:40gözler önüne serer. Gelen gideni aratır mantığında
- 38:43yaklaşıyor olaya şimdi bütün bu anlattıklarımdan sonra ya Fırat
- 38:47kardeşim Yaşar Kemal hep mi Çukurova yazdı, hep mi Toroslar
- 38:51pamuk tarlaları diye sorabilirsin.
- 38:53Saklı olarak hayır dostlar bu adamın 1'de deniz macerası var
- 38:58inanın en az o dağlar kadar derin çukurovanın o kaba saba
- 39:02gerçekliğinden kopuyor. Amula geliyordu ya,
- 39:04edebiyatımızın bir başka deviyle denizin ve yalnız insanın şairi
- 39:10kimle tanışıyor? Abi sait faik abası yanıtla
- 39:14yolları kesişiyor ve inanılmaz sıkı bir dostluk kuruyorlar.
- 39:17Ikisi de toplumun kıyısında köşesinde kalmış garibanlara
- 39:21aşık, ikisi de sokakların, balıkçıların, emekçilerin alanı.
- 39:26Sait faik Yaşar kemal'e istanbul'un o arka sokaklarını,
- 39:30denizin dilini, balıkçıların argosunu o mar.
- 39:34Tuzlu iyot kokusunu öğretiyor burgazada oralarda demlenilen o
- 39:39rakı sofralarında lodosun dil abi Yaşar.
- 39:42Kemalin o destansı üslubuna bir şekilde sızıyor.
- 39:45Şimdi bu dostluğun ve o istanbul yıllarının gözlemlerinin en
- 39:49şahane meyvesi deniz küstü romanıdır.
- 39:53Şükür ki eskilerden okuduğum bir Yaşar Kemal eseri.
- 39:57O yüzden rahat rahat anlatacağım.
- 39:58Yaşar Kemal kamerasını bu kez. Böyle çukurovanın sıcağından
- 40:03alıyor. Istanbul'un arka mahallelerine,
- 40:06menek şakayılarına Marmara denizine çeviriyor.
- 40:09Kitap böyle kaba tabirle neyi anlatıyor biliyor musunuz?
- 40:12Yunusları şimdi ne alaka diyeceksiniz?
- 40:15O dönemlerde yunusların nasıl acımasızca sırf yağı için
- 40:19vahşice avlanmasını denizin nasıl kirletildiğini, yozlaşan
- 40:23şehir hayatının insanları nasıl çürüttüğünü anlatır.
- 40:27Yine bir ekolojik felaket uyarısı vardır ortada
- 40:30marmara'nın. Yavaş nasıl öldürüldüğünü,
- 40:34balıkçıların o bitmek bilmez aç gözlülüğünü mafyalaşan rant
- 40:39düzenini resmen böyle suratımıza tokat gibi çarpar deniz küstü
- 40:43mü? Insana da küser felsefesini öyle
- 40:47bir derinlikle işler ki bugün müsilajla boğuşan işte yakın
- 40:50zamanda can çekişen marmaraya bakıp adam 40 yıl önceden bas
- 40:55bas bağırmış. Yahu görmemişiz demezseniz
- 40:58hatrım kalır gerçekten. Kahin gibi bir öngörü var
- 41:02ortada. Tabii bütün bunları yaparken
- 41:04kullandı. O ham maddeyi o dil denen
- 41:06mucizeyi nasıl ustalıkla kıvama getirdiğinden de bahsetmek şart.
- 41:10Zaten eserleri upuzun eserleri anlat anlat doymuyor.
- 41:13Efendim yaşarken halin türkçesi dikkat ederseniz bir kelime
- 41:17sözlüğünden çok devasa bir renk paleti arkadaşlar onun
- 41:21metinlerinde böyle kırmızı deyip geçilmez kan kırmızısı nar
- 41:25çiçeği ne bileyim güneş yanığı şarap tortusu böyle.
- 41:29Bu şekilde uzatır gider o renkleri, cümleleri kurarken
- 41:32adeta biz Senfoni Orkestrası şefi gibi kısa cümleleri böyle
- 41:36bir trampet gibi tık tık vurur, aksiyonu yükseltir.
- 41:41Uzun betimlemeleri de ben böyle şeye benzetiyorum.
- 41:44Keman taksimine böyle usulca yayıyor.
- 41:47Keman taksimi gibi o eski ağıtları da yine bir çello gibi
- 41:51böyle derinden insanın içine titreterek hissettirir.
- 41:54Hani bazı yazarlar okurken sadece hikayeyi öğrenirsiniz ya
- 41:58Yaşar kemal'i okur. Öyle olmuyor abi, o sahnelerin
- 42:01kokusunu ciğerinize çekiyorsunuz.
- 42:04Rengini gözünüzle görüyorsunuz. Rüzgarın sesini kulağınızla
- 42:08duyuyorsunuz. Adam tabiri caizse çok özür
- 42:10diliyorum. Hayvan gibi betimleme yapıyor ya
- 42:13umarsızca betimliyor. Dilin esnekliğini bu kadar
- 42:16zorlayıp bu kadar görsel ve işitsel bir şölen sunmak.
- 42:19Her babayiğidin bence harcı değil işte türkçeyi o bozkırın,
- 42:24dağın, denizin ve sokaktaki insanın dilini bir simyacı gibi
- 42:27yoğurarak dünya edebiyatını öyle bir sunuyor ki.
- 42:30Bu anıtsal büyüklük, Türkiye sınırlarını çoktan fersah fersah
- 42:34aşar abi bu zamana kadar söylediğim bütün adını
- 42:37duyduğunuz bütün eserleri de zaten ingilizceye bir şekilde
- 42:41çevrilmiştir. En kötü ingilizceye
- 42:42çevrilmiştir. Daha diğer dilleri söylemiyorum.
- 42:45Tabii bu çeviriler de artıyor. Yaşar Kemal ismini yerel bir
- 42:48yazar olmaktan çıkarıp bambaşka bir lige dünya devlerinin
- 42:52arasına taşıyor. Dünyanın en prestijli edebiyat
- 42:56çevrelerinde avrupa'nın başkentlerinde onun
- 42:59kelimelerinin yankıları duyulmaya.
- 43:01Başlıyor, üstelik sadece kalemiyle de değil.
- 43:04Barışın insan haklarının korkuya karşı böyle inatla direnmenin
- 43:08sembolü olarak uluslararası bir figüre dönüşüyor.
- 43:11Adam isveç akademisinin o soğuk koridorlarında türkiyeden gelen
- 43:15bir dev var. Çukurova kemal'in gürsesi
- 43:18duyuluyor. Şimdi oraya gidelim abi. 1973
- 43:21yılında o koridorlarda öyle bir rüzgar esiyor ki iskandinav
- 43:26soğuğunu çukurova'nın sarı sıcağı böyle adeta paramparça
- 43:30ediyor Yaşar Kemal. Türkiye'den Nobel edebiyat
- 43:34ödülüne aday gösterilen iyilik yazar oluyor.
- 43:37Bakın bu sadece edebiyat dünyası için bir magazin haberi veya bir
- 43:42gurur tablosu falan değil. Bu aslında omuzlara binen devasa
- 43:46bir yükün korkunç bir toplumsal sorumluluğun başlangıcı
- 43:50düşünsenize abi kendi ülkesinde mahkeme kapılarında süründürülen
- 43:54hapisler yatan hapisler yatan nasıl bir tabirse hapis yatan
- 43:59kitapları toplatılan bir adam avrupa'nın göbeğinde.
- 44:02Bütün bir türk kültürünü, o coğrafyanın acısını, umudunu tek
- 44:07başına temsil ediyor, nobeli alamadı diye yıllarca aman canım
- 44:11işte siyasi dengeler falan deyip geçiştirdik ama işin aslı şu abi
- 44:15Yaşar, kemalin o ödüle ihtiyacı yoktu ki oğuz zaten milyonlarca
- 44:20insanın kalbinde harbiden bak, bazen hani derler ya o bizim
- 44:24işte gönlümüzün şampiyonu, gönüllerin şampiyonu laf söz
- 44:28olsun diye söylenir. Ya bu öyle bir şey değil abi
- 44:30harbiden milyonlarca insanın. Kalbinde kendi nobelini çoktan
- 44:34almış bir insan. Şimdi burada biraz duralım ve o
- 44:38dönemin bir entelektüel ortamına bakalım.
- 44:40Sonlara yaklaşırken Yaşar kemal'in siyasi duruşuna da bir
- 44:44mercek tutmamız lazım. Tarafsız olarak.
- 44:46Çünkü Yaşar Kemal öyle viskisini yudumlayıp boğaz'a karşı ya ne
- 44:50olacak abi bu memleketin hali diyen o salon aydınlarından
- 44:54fildişi kule entelektüellerinden asla değil adam bizzat sahada
- 44:58sokağın tam göbeğinde 1900 altmışlı yıllarda Mehmet Ali
- 45:03aybar var. Etin Altan onların Türkiye işçi
- 45:06partisi döneminde Yaşar Kemal Merkez Yürütme kurulunda görev
- 45:10alıyor. Ya adamlar koskoca bir edebiyat
- 45:12devi otur romanını yaz telifini ye değil mi?
- 45:15Yok abi ne yapıyor? Köy köy kasaba kasaba mitinglere
- 45:18gidiyor ince memedi kağıt üzerinde yazmakla yetinmiyor.
- 45:23O adalet arayışını bizzat siyaset sahnesinde de veriyor.
- 45:26Tabii onun bu siyasi duruşu hiçbir zaman o körü körüne bir
- 45:30fanatizm, dar bir ideolojik dogmatizm olmadı dostlar.
- 45:34Pusulası her zaman insan barış doksanlı yılların o karanlık
- 45:39kanlı dönemlerini hatırlayın, insanların konuşmaya bile
- 45:41korktuğu sokaklarda faili meçhullerin kol gezdiği o günler
- 45:46sosyal yaşantı açısından söylüyorum.
- 45:48Yaşar Kemal şimdi devlet güvenlik mahkemesi
- 45:51koridorlarında dimdik durup barış diye haykırıyor.
- 45:55Türk ve kürt gençlerinin birbirini öldürmemesi için bu
- 45:58toprakların o 1000 yıllık kardeşlik harcının bozulmaması
- 46:02için kendini resmen siper ediyor ve bunu yapan.
- 46:05Türkmen toprağında doğmuş bir kürt ya bu vatanın evladı
- 46:09arkadaşlar bedel ödemekten zerre kadar da korkmuyor, hapis
- 46:13cezaları alıyor, lince uğruyor ama koca cüssesiyle o gürsesiyle
- 46:18barış aktivistliğinden de milim sapmıyor.
- 46:20Bütün bu fırtınalar koparken uluslararası arena adamın bu
- 46:25sarsılmaz duruşunu ve o anıtsal edebiyatını çoktan böyle ayakta
- 46:29alkışlamaya başlıyorlar. Özellikle fransızların Yaşar
- 46:32kemal'i olan hayranlığı başlı başına bir vaka incelemesidir.
- 46:36Çünkü Fransız edebiyat geleneği o Viktor hugoların emrinize
- 46:40olaların inşa ettiği o büyük toplumsal gerçekçi destansı yapı
- 46:45Yaşar. Kemal'in metinlerinde yeniden
- 46:47vücut buluyordu. Onu sadece türkiye'den bir yazar
- 46:50işti abi diye değil de çağdaş bir homeros, modern bir Victor
- 46:54hugo olarak görüyor. Adamlar fransa'nın en büyük
- 46:57devlet nişanı olan lijon donörü bizzat Fransa Cumhurbaşkanı.
- 47:03Fransa mitorant'tan aldı. Yani Yaşar kemal'in edebi
- 47:07kişiliğine büyük bir hayranlık duyan yakın bir dostluk kuran
- 47:11bir devlet adamı böyle Fransız devriminin 200 yılı gibi
- 47:15törenlere de davet etmiş, onu saraylarda özel olarak ağırlamış
- 47:19ve hatta Yaşar Kemal, eski Fransa cumhurbaşkanının
- 47:23cenazesini de özel olarak davet edilmesine kadar da sürmüş bu
- 47:27durum yani bir anlamda ona hayran ve onunla birlikte bir
- 47:30arkadaş bu adam arkadaş olmuş Yaşar kemal'i.
- 47:34Yani Fransa cumhurbaşkanının elinden ödül alıyor.
- 47:36Abi en büyük devlet nişanını alıyor.
- 47:38Fransa'nın kime gidiyor bu ödül? Yaşar kemal'in göğsüne değil
- 47:42görünürde öyle. Ama arka planda çukurova'nın
- 47:45nasırlı ellerine pamuk tarlalarındaki ırgatların
- 47:48yakasına takılıyordu. Şimdi abi bir düşünün yani
- 47:51van'dan çıkmış adam can havliyle tabi bu çıkmıyor, yani ailesi
- 47:55çıkıyor. Çukurova'ya kaçmış göçmen bir
- 47:57ailenin çocuğu Türkmen topraklarında doğuyor 4 yaşında.
- 48:02Babası gözünün önünde öldürülüyor.
- 48:04Hem de yakın bir tanıdığı tarafından şoktan dili
- 48:07tutuluyor. 12 yaşına kadar kekeliyor derdini sadece
- 48:10türkülerle anlatıyor. Gariban bir Kemal yıllar sonra
- 48:14dünyanın en büyük edebiyat nişanlarını göğsünde taşıyor.
- 48:17Bilmem nerelere aday oluyor. Kitapları 40'tan fazla dile
- 48:20çevriliyor, işte bu lokal kalmadan evrensel
- 48:24olunamayacağının en vahşi en net kanıtıdır.
- 48:27Mesela bazen bir arkadaşım gelir illaki size de oluyordur, hadi
- 48:31şuraya gidelim şu ülkeye gidelim şu memleket.
- 48:34Görelim, farklı diyarlar görelim ama işin özünde sen daha
- 48:38mardin'i görmemişsin. Sen daha van'ı görmemişsin.
- 48:41Sen diyarbakır'a gitmemişsin. Sen Eskişehir sokaklarında
- 48:44turlamamışsın. Trabzon'un doğasını artvin'in
- 48:48göllerini görmemişsin. Sen buradaki insanların derdini
- 48:52dinlememişsin. Gidiyorsun abi venezuela'ya ya
- 48:56git ona da gitti. Önce bir kendi çapımızla
- 48:58gidelim. Tabi ki bunun ekonomik nedenleri
- 49:01de oluyor. Büyük toplumun büyük bir kısmı
- 49:03için orası ayrı bir mesele fakat.
- 49:05Demek istediğimi anladığınızı düşünüyorum.
- 49:07Yani önce lokali bileceksin, Atatürk de böyle düşünüyor.
- 49:11Daha bir kendi tarihini, kendi kültürünü bileceksin.
- 49:14Ondan sonra başka kültürleri öğrenmeye çalışmak daha güzel
- 49:18bir şey daha. Böyle mantıklı, sağduyulu bir
- 49:20davranış gibi geliyor. Bana da gerçekten Yaşar Kemal
- 49:24gidip de böyle Paris sokaklarını yazmaya Avrupalı gibi düşünmeye
- 49:27çalışsaydı bugün kimse onun yüzüne bakmaz, daha be orada
- 49:31zaten eriyip giderdi, o kadar görmüş geçirmiş adamın arasında
- 49:35ama ne yapıyor? Adına Çukurova diyor inadına
- 49:38Toroslar diyor, kendi kültürünün dibine kadar iniyor abi ve oraya
- 49:42evrensel temalar serpiştiriyor diyor ki Avrupalı tabii ki onun
- 49:46böyle bir gayesi yoktu. Durumlar öyle gelişti ama
- 49:49Avrupalı bundan torosları çukurova'yı almasa da olur.
- 49:53Onun buradan alacağı şey o adalet vurgusu.
- 49:56O sosyal çürümüşlüğün kokusu. Çünkü bunlar evrenseldir.
- 50:00Bunun biliyor ve buna göre yazıyor bunları ve tabii iş
- 50:03dönüp dolaşıp o hepimizin ezbere bildiği işte sosyal.
- 50:07Ya da sürekli paylaştığı ama felsefi derinini pek düşünmediği
- 50:1010 meşhur veda cümlesine geliyor.
- 50:13O iyi insanlar o güzel atlara binip gittiler.
- 50:16Bu demirciler çarşısı cinayetinin girişinde olan
- 50:21aslında insana tokat gibi çarpan bir söz.
- 50:23Bunu sadece yağ ve eskiden insanlar ne kadar kibardı?
- 50:27Şimdi herkes kaba gibi sığ bir nostalji zannedenler var.
- 50:32Yaşar kemal'i hiç anlamamış ya da bu sözün Yaşar kemal'in sözü
- 50:36bile olduğunu. Bilmeyen insanlar olabilirler.
- 50:38Bu söz tüpe düz ontolojik bir ağıttır.
- 50:41Benim gözümde ya abi insanın doğayla olan bağının kopmasına,
- 50:46onurun, mertliğin, o kadim değerlerin makine dişlileri ve
- 50:49vahşi kapitalizmin para hırsı arasında böyle nasıl un ufak
- 50:54olduğuna yakılan devasa bir ağıt o giden atlar bizim
- 50:59kaybettiğimiz insanlığımızdır aslında tabii hemen karalar
- 51:04bağlamayalım. Çünkü Yaşar kemal'in o devasa
- 51:06külliyat. O binlerce sayfalık metinlerin
- 51:10hiçbirinde mutlak bir karanlık, mutlak bir umutsuzluk
- 51:14bulamazsınız. Bu çok enteresan bir şey.
- 51:16Adam o kadar acı yoksulluk, sömürü, efendime söyleyeyim, kan
- 51:21davası ihanet anlatıyor ama kitabın kapağını kapattığınızı
- 51:25içinizde böyle garip bir direniş isteği uyanıyor.
- 51:28Neden? Çünkü kendisinin de o muazzam
- 51:31röportajlarında defalarca söylediği gibi insanoğlu
- 51:35umutsuzluktan umut yaratıyor onun felsefesinde.
- 51:38Karanlık sadece ışığın ne kadar güçlü olduğunu göstermek için
- 51:42basit bir dekor abi. Korkuya karşı direnmek,
- 51:45karanlığa karşı umudu bir bayrak gibi taşımak bu adamın bıraktığı
- 51:51en büyük miras bir düşünün abi ince Mehmet dağda sıkıştığında
- 51:55her tarafı sarıldığında bile o tüfe'yi namlusundaki soğuklukta
- 51:59bir umut var. Yalak köylüleri açlıktan
- 52:02kırılırken bile gökyüzüne bakıp kendilerince bir mucize
- 52:05inanırlar. Yaşar Kemal bize insanın her ne
- 52:08şartta olursa olsun hayatta kalma direnme ve kendi onurunu
- 52:13koruma kapasitesini gösteriyor. Bize korkaklığı değil o abdi
- 52:17ağlara o zalimlere karşı dik durmayı öğretiyor.
- 52:20Sistemin çarkların ne kadar büyük olursa olsun o çarkların
- 52:24arasına sıkışan küçücük bir çakıl taşının bile makineyi
- 52:28durdurabileceğini fısıllıyor. Hep kulaklarımıza 2015 yılının o
- 52:31soğuk Şubat ayında hayata gözlerini yumuyor.
- 52:33Zaman ne kadar çabuk geçiyor değil mi dostlar?
- 52:36Bu arada bak 2015 halbuki ben şöyle düşündüğümde Yaşar Kemal
- 52:38vefat etti haberlerini daha sanki iki sene önce duymuş
- 52:42gibiyim ya da görmüş gibiyim. Bu pandeminin etkisiyle mi
- 52:47bilmiyorum. Artık zaman çok hızlı akıp
- 52:49geçti. 2019 sonrasını ben anlamlandıramıyorum.
- 52:50Neyse o yıllarda sadece o zaman daha doğrusu bir yazar ölmüyor
- 52:56abi belki de son büyük birleştirici çınar devrildi.
- 52:58Türkiye için cenazesinde o kadar zıt kutuplardan birbiriyle böyle
- 53:03asla yan yana gelmeyen, o kadar farklı siyasi görüşten insan
- 53:08vardı ki herkes kendi Yaşar kemalini uğurlamak için
- 53:11oradaydı. Çünkü adam hayatı boyunca o
- 53:15toprak. Hiçbir rengini, hiçbir sesini
- 53:18dışlamadı ki hepimizin orta hafızası ortak vicdanıydı.
- 53:22Abi bu mirası anlamak Yaşar kemal'i böyle sadece okumakla ya
- 53:26da dinlemekle de bitmiyor. Bugün sokakta haksızlığa uğrayan
- 53:30birini gördüğümüzde başımızı çevirmemek bu toprakların taşı
- 53:34taş suyu gerçekten yani bu doğa katledilirken o ağacın o börtü
- 53:39böceğin hakkını savunmaktır. Bu adam bu büyük çınarın
- 53:43gölgesinde bir parça soğuklanabildiysek ne mutlu bize
- 53:46bu bölümlük benden bu kadar dostlar Yaşar Kemal gibi iyi
- 53:50insanlar ama insana indirgemiyorduk insanlığa.
- 53:53O iyi insanlar o güzel atlara binip gittiler.
- 53:56Demirin tuncuna insanın piçine kaldık.
- 54:00Kendinize çok iyi bakın. Özellikle ınstagram'dan takip
- 54:03etmeyi ve görüşlerinizi bana iletmeyi unutmayın.
- 54:07Yorumlarınızı bekliyorum ınstagram'a sekizinci gün 25
- 54:10saat yazarsanız beni bulur. Kendinize çok çok iyi bakın,
- 54:14hoşça kalın efendim.