Latest / 8. Gün 25. Saat / Türkiye’nin en uzun ve en karanlık gecesinin öyküsü - 03.02 Gölcük
Transcript
- 0:09Sekizinci gün 25 saatten selamlar mikrofonun yine
- 0:13başındayım ben Fırat bugün bu bölümde biraz ağır bir konunun
- 0:16içine dalacağız. Hani bazı anlar vardır ya,
- 0:19insanlığın belleğine kazanır nesiller boyu anlatılır. 17
- 0:23Ağustos 1999 sabahı tam da öyle bir andı.
- 0:25Saatler 030 ikiyi gösteriyordu. Türkiye bir anda yerinden
- 0:29oynadı, 0302 de inanılmaz bir sessizlik ama.
- 0:38Aslında sessizlik dediğim şey depremden hemen önceki
- 0:40sessizlik. O an herkes uykuda yazın sıcağı
- 0:43pencereler açık. Belki hafif bir rüzgar esiyor
- 0:47sonra birden. Ay kırılıyor.
- 0:49Gece üçte herkes ender'in uykusunda bir ve rüyasında
- 0:53denize giriyor. Biri sabah işe yetişme telaşını
- 0:56kafasında çeviriyor. Bir çocuk yorganı tekmeleyip
- 0:59uyuyor ve o sırada yerin 17 km altında pay attı.
- 1:04Diyor ki ben yeterince gerildim. Ve kırılıyor 45 saniye sürüyor
- 1:10ama o 45 saniye var ya milyonlarca insanın hayatını
- 1:13darmadağın ediyor. Bir tanıklık okumuştum, gördük
- 1:16te yaşayan bir kadını anlatıyordu.
- 1:18Gözümü açtığımda yatak bana mezar olmuştu.
- 1:21Nefes alacak yer arıyordum. Karanlıkta sadece insanların
- 1:26çığlıklarını duydum. Bu sadece bireysel bir anı
- 1:28değil. Bakın bir ülkenin hafızası, yani
- 1:31senin hafızan benim hafızam, bizim hafızamız, bizim
- 1:35annelerimiz, babalarımız, komşularımız onların yaşadığı.
- 1:38Şey şöyle düşünün, 2.020 üçte Kahramanmaraş depremi oldu ya
- 1:41hani hepimiz ekranlara kilitlendik.
- 1:43Yardım toplamaya koştuk işte. 1.999 gölcük depreminin travması
- 1:48hafızası aslında bizim reflekslerimize işlemiş.
- 1:52Yardım lazım dendiğinde bu kadar hızlı organize olmamızın kökünde
- 1:56biraz daha o sabah var. 030 ikinin o sessizliğini anlamak
- 2:00için bir adım geri çekilip jeolojiye bakmak lazım.
- 2:04Sevgili dinleyenler çünkü. Meselesi sadece bir şehrin
- 2:07sallanması değil, anadolu'nun kalbinden geçen o büyük fay
- 2:10hattının bize hatırlattıkları kuzey Anadolu fayı hani sanki
- 2:14ülkenin altından geçen dev bir çatlak gibi işte onun kırıldığı
- 2:17noktadan sahneye çıkan felaketin adı da gölcük kuzey Anadolu fay
- 2:22hattı dediğin şey öyle basit bir çizik değil.
- 2:25Haritaya bakınca böyle düz bir çizgi gibi görünüyor ama yerin
- 2:28altında tam bir koca canavar ve o canavar 20.
- 2:31Yüzyıl boyunca defalarca kıpırdadı erzincan'da 1.930
- 2:35dokuzda. Vartu da 1.960 altıda
- 2:38erzincan'da yeniden 1.990 ikide derken sıra marmara'ya geldi.
- 2:44Yani bu fay sanki anadolu'yu doğudan batıya doğru parça parça
- 2:49itiyor. Sıradaki kim der gibi?
- 2:511.990 dokuzla da parmağıyla gölcüğü gösterdi.
- 2:56Anlattığına göre 17 ağustos'ta kırılan bölüm tam 120 km boyunca
- 3:01yer değiştirmiş. Düşünün 120 kilometrelik bir
- 3:04çizgi istanbul'dan bursa'ya kadar uzanan bir çizginin bir
- 3:08gecede yer değiştirdiğini hayal edin.
- 3:10Bu hareketin enerjisi hiroşima'ya atılan atom
- 3:14bombasının yaklaşık 130 katıymış.
- 3:16Yani doğa bir gecede insanlığın tüm teknolojisini cebinden
- 3:20çıkarıyor. Burada bir nokta var, depremin
- 3:23sadece sarsıntı diye düşünmek kolay ama fay kırıldığı anda yer
- 3:26yanındaki şehri başka tarafa kaydırıyor.
- 3:28Mesela adapazarında bahçedeki su kuyusu sabah yerinde yok çünkü
- 3:33toprak 2 m yana kaymış insanlar sabaha karşı evlerinin yanındaki
- 3:37bahçeyi bulamayabiliyorlar. Ve ben neredeyim diye sorgulamış
- 3:40olabilirler ve bakın bu sadece 1.990 dokuza ait bir hikaye
- 3:43değil. 1.906 da San Francisco depreminde de aynı şey olmuş.
- 3:45Orada da san Andreas fayı 477 km boyunca kırılmış, 477 km
- 3:50diyorum. Istanbul'dan ankara'ya kadar
- 3:51neredeyse ve orada da şehir paramparça olmuştu.
- 4:00Demem o ki fay dediğin şey bir yerin değil bir uygarlığın
- 4:04kaderini çiziyor. Gölcük de olan tam da buydu.
- 4:07Jeoloji ben buradayım kardeşim dedi ve o hareket sadece
- 4:11coğrafyayı değil insanların hayatlarını da kaydırdı. 1.999
- 4:15depremi deyince rakamlar hep ortada dolaşır.
- 4:18Resmi kayıtlara göre 17.480 kişi hayatını kaybettiği, 23.781 kişi
- 4:24yaralı ama bilen bilir. Gerçek sayıların çok daha fazla
- 4:27olduğuna dair tartışmalar hala sürmekte çünkü.
- 4:30Çöken binaların altında kaybolan hiç kayıt tutulmamış insanlar da
- 4:35vardı işte. O yüzden 17.000 derken bile
- 4:38aslında binlerce hikayenin sadece rakama indirgenmiş halini
- 4:42söylüyoruz. Sakarya, Yalova, Kocaeli, bolu,
- 4:45Düzce bu şehirlerin haritası o sabah bir anda cenaze evine
- 4:49döndü. Gölcük'te donanma lojmanları
- 4:51yıkıldığı izmit'te apartmanlar domino taşı gibi devrildi.
- 4:54Yalova'da sahil siteleri tatil için gelen ailelerle birlikte
- 4:59toprağa gömüldü. Bir doktor anlatıyordu, biz
- 5:01yaralara müdahale ederken öyle bir sessizlik çökmüştü ki sadece
- 5:05ambulans sirenleri ve beton kokusu vardı ve bu kayıp sadece
- 5:10o anla sınırlı kalmıyor. Bir çocuğunu kaybeden annenin
- 5:13acısı hala orada bir bacağını enkazda bırakan gencin hayatı o
- 5:17günden sonra başka bir yöne aktı işte coğrafya dediğim şey bu
- 5:20sadece haritadaki dağ ova değil. Acının kaybın ve yaralarında
- 5:25mekanı var. Geçen sene hatay'da konuşan bir
- 5:28depremzede şöyle demişti, ben 1.990 dokuzu televizyondan
- 5:33izlemiştim. Bu kez kendim yaşadım.
- 5:35Yani hafıza dediğin şey nesilden nesile acıyı aktarıyor ve bakın
- 5:40bu noktada fark etmemiz gereken şey şu, deprem sadece bir binayı
- 5:44değil, bir toplumu yıkıyor. Insanı kırıyor, umudu yaralıyor
- 5:48ama hikaye burada bitmiyor. Çünkü gölcüğün ötesinde bir
- 5:52başka katman daha vardı. Sanayi bölgesinde koca bir
- 5:55ülkenin ekonomisi de enkazın altında kalmıştı.
- 5:59Marmara Bölgesi bildiğiniz üzere öyle sıradan bir yer değil.
- 6:03Türkiye'nin sanayi, üssü, otomotiv fabrikaları, limanlar,
- 6:07birçok fabrika, hizmet sektörü de aynı şekilde bu bölgede ve
- 6:11kocaeli'nde tüpraş rafinerisi var.
- 6:13Ya yangın çıktı orada birkaç gün boyunca koca.
- 6:17Siz cayır cayır yandı. Alevler gökyüzünü portakal
- 6:20rengine boyamış insanlar kilometrelerce öteden seyretmiş.
- 6:24Yani sadece evler değil, ekonominin kalbi de çatır
- 6:27diyordu. Bir tane ekonomi istemişti ki
- 6:29deprem olmasaydı Türkiye belki 2 binli yıllara bambaşka bir giriş
- 6:34yapardı. Çünkü o dönem.
- 6:35Zaten kriz kapıda depremle birlikte fabrikalar durdu.
- 6:39Üretimimiz zinciri koptuğu ihracat sekteye uğradı.
- 6:42Düşünün araba üreten fabrika enkaz altında kalıyor.
- 6:45Lastik fabrikası makinelerini kaybediyor, işçiler işsiz
- 6:48kalıyor. Bu sadece o günün değil yılların
- 6:51yarası oldu. Bir işçi tanıklığını okudum.
- 6:53Deprem sabahı fabrikanın kapısına gittik, kapı yerinde
- 6:56yoktu, patron da yoktu, makinelerde yoktu, sadece duman
- 7:00vardı yani ekonomideki kargaşanın sokaktaki hali burada
- 7:05ufak bir karşılaş. Yapalım 2.010 birde japonya'da
- 7:08te oku depremi olmuştu. Ardından tsunami geldi.
- 7:11Neresi patladı? Fukuşuma nükleer santrali
- 7:14Japonya gibi dünyanın en disiplinli ülkelerinden biri
- 7:17bile üretimde yıllarca yara aldı.
- 7:20Türkiye'de 1.990 dokuzda yaşanan şey de farklı değildi aslında.
- 7:24Yani mesele sadece duvarların yıkılması değil, ülkenin
- 7:26şarkılarının durması bir de bunu Allah korusun istanbul'da
- 7:30düşünün, düşünmek bile istemiyorum.
- 7:32Türkiye'de tsunami deyince aklımıza genelde Japonya geliyor
- 7:35az önce örneğini verdim. Trafik geliyor ama marmara'nın o
- 7:39gece yaptığı sürprizi pek kimse bilmez.
- 7:41Depremin hemen ardından denizin dibinde kaymalar oldu.
- 7:45Koca toprak parçaları bir anda yer değiştiriyor.
- 7:48Sonuç küçük ama inanılmaz seviyede öldürücü dalgalar
- 7:53gölcük de değirmendere'de sahil şeridi resmen suya gömülüyor.
- 7:57Evler, kahveler iskeleler denize kayıyor.
- 8:00Değirmen derede yaşanan bir olayı hatırlatayım.
- 8:03Sahil kıyısındaki binalar denize doğru kayıyor insanlar gecenin
- 8:06karanlığında. Dalgaların arasında kalıyor.
- 8:09Hatta denizin içinde kalan arabalar günler sonra
- 8:12çıkarılabiliyor. Yani deprem sadece karayı değil,
- 8:15denizi de kabartıyor. Bir bilim insanının dediğine
- 8:17göre o gece Marmara Denizi bize küçük bir denizin bile tsunami
- 8:22yaratabileceğini öğretti. Bu çok önemli çünkü 2.023
- 8:25Kahramanmaraş depreminin ardından hatay'da da küçük çaplı
- 8:29dalga hareketleri görüldü. Yani mesele sadece Pasifik
- 8:32okyanusu değil, bizim kapımızın önü de bazı dönemler.
- 8:35Risk altında bir balıkçının anlattığı hikaye var.
- 8:38Biz sabaha karşı denizi açılmıştık.
- 8:41Birden suyun çekildiğini gördük. Ardından dalgalar geri döndü.
- 8:45Tekneyi zor tuttuk. Bakın işte bu japonya'daki
- 8:49sahnelerin küçük bir kopyası ama yeterince yıkıcı.
- 8:53Ve düşünün, marmara'nın sahilindeki turistik siteler,
- 8:56yazlık evler, tatil için gelen insanlar bir gecede denizin
- 8:59içinde kalıyorlar. Yani dua dediğin şey öyle bir
- 9:03tarafını sallıyor, sonra diğerini çekiyor. 17 Ağustos
- 9:06sabahı Türkiye resmen dizlerinin üstüne çökmüştü.
- 9:09Yani devlet kurumları darmadağın iletişim hatları kopmuş asker
- 9:14bile ne yapacağını bilemez halde ilk günlerde yardım öyle kolay
- 9:18ulaşmadı ama işte orada devreye insanlık girdi.
- 9:21Uçaklar dolusu arama kur. Ekipleri dünyanın 41.
- 9:25Yanından geldi. Yunanistan'dan, almanya'dan,
- 9:27amerika'dan, japonya'dan israil'den hatta o zamana kadar
- 9:31Türkiye ile siyasi olarak ters düşmüş ülkelerden bile bir
- 9:35fotoğraf vardır. Mesela hala gözümün önünde
- 9:38yunanistan'dan gelen kurtarma ekibi enkaz başında bir çocuğu
- 9:41çıkardıktan sonra türk halkı onlara alkış tutuyor.
- 9:44Düşünün yani o günün politik hesapları falan bir kenara
- 9:47itiliyor. Bunu kahramanmaraşta da görüyor.
- 9:49Kahramanmaraş depreminde çünkü enkazın altındaki can için
- 9:53millet diye. Yok, orada tek gerçek var.
- 9:55Bir kişi daha kurtarabilir miyiz?
- 9:58I stanbul'un merkezinden gölce'ye ulaşamayan türk
- 10:00ekipleri varken japonya'dan gelen ekip enkazın altındaki
- 10:04sesi dinliyordu. Bu aslında bize şunu gösteriyor,
- 10:07tabii istanbul'dan giden ekibin ulaşım ama nedeni yine deprem
- 10:11kaynaklı bu bize şunu gösteriyor dediğim gibi felaket anında
- 10:14sınırlar yok oluyor ve bu dayanışmanın öyle güçlü bir
- 10:17etkisi oldu ki yunanistan'la Türkiye arasında yıllardır
- 10:20çözülemeyen meselelerde bir deprem diplomasisi başladı.
- 10:23Hatta baz. Parçiler der ki 1.990 dokuzdaki
- 10:26bu yardımlaşma olmasa ege'deki gerilimler bambaşka bir yöne
- 10:31evrilebilirdi. Tabi bu noktada 1.999 da Atina
- 10:34depremi de yaşandı. Orda da türkiye'ye yardıma
- 10:37gitti. Dolayısıyla yunanistanın Osmanlı
- 10:39imparatorluğundan bağımsızlığını kazanmasından bu yana genel
- 10:42olarak değişken ve kötü düzeyde olan ilişkiler.
- 10:45Ilk olarak gölcük depremi ve 3 hafta sonra yaşanan Atina
- 10:49depreminde her 2 ülke birbirine yardım ettiği için düzelme
- 10:53aşamasına girdi. Bu kısma da türk Yunan deprem
- 10:56diplomasisi deniyor. Tabi atina'daki deprem daha
- 11:00küçük çaplıydı. 6 büyüklüğündeydi ama 143 kişi
- 11:02öyle 1.600 civarı kişi de yaralandı ve 50 bine yakın kişi
- 11:05de evsiz kaldı. Yani o da etkili bir depremdi ve
- 11:08bu depremde 655.000.000 USD maddi hasara neden olmuş bir
- 11:11deprem. Ya bu arada lafını açmışken
- 11:17buradaki gölcük'teki depremin hasarından da bahsedeyim. 2.010
- 11:21yılında meclis araştırma raporu yapılıyor ve can kaybı
- 11:25güncelleniyor. Az önce 17.000 dedim ama 18.000
- 11:28civarı diye güncelleniyor. Yaralı sayısı yaklaşık 50.505
- 11:32kişi falan sakat kalmış, yıkılan veya ağır hasarla bina neredeyse
- 11:37100.000 ve 15.000 civarı da iş yeri 16.000 civarında, iş yeri
- 11:41orta hasarlı konut 100.000 orta hasarlı iş yeri 17.000 az
- 11:45hasarlı. 110.000 az hasarlı iş yeri de 14.000 ve prefabrik
- 11:50talep sayısı 44.000, dağıtılan ise yaklaşık 40.000 ve bu
- 11:55süreçte 150.000 kişi prefabrikte yaşadı.
- 11:58Kocaeli'nde 55.000, sakarya'da 40.000, bolu'da 15, düz ya da
- 12:0223, yalova'da 16.000 kişi bu evlerde yaşadılar
- 12:05prefabriklerde. Hatta o zamanın Amerika başkanı
- 12:09bill Clinton eşi ile kızıyla izmit'e gelip doğu kışlada
- 12:12bulunan çadır kenti ziyaret etmişlerdi.
- 12:15Hatta ben şunu da söyleyeyim, dönemin Sağlık Bakanı var Osman
- 12:18durmuş, Yunanistan ve Ermenistan yardım göndermek istiyor ve
- 12:23Osman durmuş bu talepleri kabul etmiyor.
- 12:25Bu yardımları kabul etmiyor ve halk istifasını istiyor.
- 12:29Yanlış hatırlamıyorsam kendisi istifa etmedi.
- 12:31Yerine de Recep Akdağ gelmişti. 49 Türkiye Sağlık Bakanı olarak
- 12:35gelmişti diye anımsıyorum. Yani aslında birçok kilit nokta
- 12:39ve mesele barındıran bir depremdi.
- 12:42Çünkü çok uzun yıllar etkisini gördük.
- 12:44Bu depremin mesela bir kurtarma görevlisi röportajında şöyle
- 12:47diyor, enkazın altından çıkardığımız bir yaşlı kadın
- 12:50elimi tuttu ve sadece sağol evladım dedi.
- 12:54O an anladım ki bizim buraya gelişimiz sadece.
- 12:57Bir can kurtarmak değil, bir ülkenin umudunu da ayağa
- 13:01kaldırmaktı. Dışarıdan gelen bir yardım arama
- 13:05kurtarma görevlisinin röportajında verdiği söylemler
- 13:09bence bu çok kıymetli. Çünkü türkiye'de ilk kez
- 13:11insanlar ellerinde cep telefonuyla televizyon ekranında
- 13:15israilli bir görevlinin ya da Japon bir doktorun Türkçe
- 13:19yaşayacak diye bağırışını duydu. Bu insanlık tarihinin bence en
- 13:23safanlarından biriydi. Bu maraşta da gördük tabi 1.999
- 13:27depreminin Türkiye açısından. En büyük etkilerinden biri de
- 13:30sivil toplumun yükselişi oldu. O dönem akut sahneye çıktı.
- 13:34Mahalle aralarındaki gönüllüler kendi imkanlarıyla insan
- 13:38kurtarmaya koştu. Yani sadece uluslararası değil,
- 13:42içeride de yepyeni bir bilinç doğmuş oldu.
- 13:44O yüzden 2.020 üçte hatay'da adıyaman'da akut'un
- 13:48gönüllülerin, madencilerin nasıl refleksle enkazın altına
- 13:52daldığını gördüysek kökü burada yatıyor. 1.996 da atıldı.
- 13:57Ve bu yardımlar bu dayanışma gösterdi ki deprem sadece bir
- 14:01doğa olayı değil insanlık sınavı.
- 14:03Çünkü orada ölçülen şeyhter ölçeği değil, bana göre vicdan
- 14:08ölçeği dünya dayanışma gösterdi, insanlar enkazdan çıkarıldı.
- 14:12Fakat yer kabuğu öyle bir şey ki tamam bitti dedirtmiyor.
- 14:15Marmara sallandı. Ama işin devamı vardı.
- 14:18Çünkü 1.990 dokuzun gölgesi bir süre sonra yeniden büyüdü.
- 14:21Düzce'de bolu'da ard arda gelen sarsıntılarla 17 ağustos'un daha
- 14:27şoku atlatılmamış, daha yaralar sarılmamış. 12 Kasım 1990
- 14:30dokuzda Düzce bir anda sallanıyor hem de öyle böyle
- 14:33değil. Yani 7.2 büyüklüğünde hani tıp
- 14:35dilinde derler ya ikinci darbe sendromu diye beyin ilk darbeyi
- 14:38alır, ikinci darbede daha ağır çöker, yine Maraş depreminde
- 14:42aynı gün içinde gör. Onu öğlen saatinde olan deprem
- 14:50çok daha yıkıcı olmuştu, işte marmara'da da aynısı yaşandı,
- 14:54insanlar zaten çadırda yaşıyordu.
- 14:56Çadırı bile devirde ol sarsıntı bir düşünün. 17 ağustosta evini
- 15:00kaybeden ailesinin toprağı veren insanlar daha enkazın tozunu
- 15:04üzerinden silmemişken ikinci kez yer gök oynuyor.
- 15:08Bir adam anlatıyordu. Dedim ki allahım demek ki bizi
- 15:11hiç bırakmayacaksın, daha toparlanmadan yeniden geldi.
- 15:14Yani travma travmanın üstüne biniyor.
- 15:17Düzce depreminde 845 kişi hayatını kaybediyor.
- 15:19Yaklaşık 5.000 kişide yaralanıyor ama rakamlar yine
- 15:22sadece buzdağının görünen kısmı. Çünkü insanlar için asıl yıkım
- 15:26güven duygusunun tamamen yok olmasıydı.
- 15:29Artık kimse evine giremiyordu. Ev sağlam da olsa kapısının
- 15:32önünde yatıyordu bir teyze anlatıyor.
- 15:36Depremden sonra bana altın da verseler evin içine girmem dedim
- 15:40işte güven dediğin şey bir kere yıkıldığında beton gibi yeniden
- 15:43dökülmüyor. Bu noktada biraz da bilim
- 15:46adamları ne söylüyor 10'a çıkart bakalım.
- 15:47Kuzey Anadolu fayı doğudan batıya domino taşı gibi
- 15:50kırılıyor dedik ya. 1.939 Erzincan sonra Varto sonra
- 15:53Erzincan tekrar ardından gölcük sonra Düzce yani aslında fay
- 15:58bize hep aynı hikayeyi anlatıyor.
- 16:00Benim batıya doğru yürüyüşüm devam ediyor.
- 16:03Kardeşim işte. O yüzden yıllardır marmara'da
- 16:06yeni bir büyük depremin beklendiğini konuşuyoruz.
- 16:09Bizi korkutan ve elimizdeki en büyük sebepte aslında bu burada
- 16:14bir örnek vermek istiyorum. 2.000 onda belki
- 16:17hatırlayanlarınız vardır. Şili'de 8.8 büyüklüğünde bir
- 16:21deprem oldu. Arkasından yüzlerce artçı
- 16:23insanlar aylarca çadırda yaşadı. Uyumadı 1.999 türkiye'si de
- 16:28böyleydi işte. Sarsıntı bitmiyor, hafıza
- 16:30dinlenemiyor ve şili'deki japonya'daki depremler çok daha
- 16:34büyük. Biliyorsunuz ki okyanus kaynaklı
- 16:36ve bu insanlarda özellikle japonya'da deprem bilinci çok
- 16:39üst düzeyde gelişmiş. Bizde bu bilinç sadece deprem
- 16:43zamanlarında akla gelen bir şey. Ne yazık ki o günlerden sonra
- 16:47tabi türkiye'de bir şeyler değişmeye başlıyor.
- 16:49Insanlar ya bizim evlerimiz niye yıkılıyor abi diye sormaya
- 16:52başlıyor ve deprem bilinci dediğimiz şey yavaş yavaş
- 16:56gündeme giriyor. Yani mesele sadece fay değil,
- 16:58mesele bizim yaptığımız yapılar. Bizim aldığımız önlemler hani
- 17:02sürekli paylaşılır ya deprem öldürmüyor, bina öldürüyor diye
- 17:06bunu bize tokat gibi öğreten şey 1.999 depremiydi ve biz bunu acı
- 17:11yolla öğrendik. Çünkü yıkılan binaların çoğu ya
- 17:13mühendislik hizmeti almamıştı ya da malzemeden çalınmıştı.
- 17:17Çimento yerine deniz kumu demir yerine incecik çubuklar yani
- 17:20resmen toplu mezar yapılmış. Hani hep söylerler ya japonya'da
- 17:249 şiddetinde deprem oluyor, bina ayakta kalıyor, biz de 7 nokta
- 17:28dörtte şehir çöküyor. Fark bu çünkü Japonya benim
- 17:31kaderim bu 10'a çıkart göre yaşamalıyım diyor.
- 17:34Biz ise ya abi ucuz olsun yani deprem yüzyılda bir gelir bana
- 17:39denk gelmez, kafasında takılıyoruz.
- 17:41Ama 1.990 dokuzdan sonra bir şeyler kıpırdadı deprem
- 17:45yönetmeliği diye bir kavram hayatımıza girdi.
- 17:47Inşaat şirketlerine yeni kurallar geldi.
- 17:50Mesela kolon kesmek yasaklandı, denetimler arttı ama yeterli
- 17:54miydi? Hayır.
- 17:54Çünkü 2.020 üçte Maraş depreminde gördük ki aynı
- 17:58hatalar ne yazık ki hala sürebiliyor.
- 18:00Bizim milletimiz, insanımız bu noktada bilinçli bir şekilde
- 18:04gösteriyor kendine ama gerekli adımları atıyor mu?
- 18:07Bilemiyorum bir mimar arkadaşım şöyle dedi, Maraş depreminden
- 18:11sonra 90 dokuzdan ders almadık. Biz sadece ödev kağıdına başlık
- 18:15attık. Bence çok doğru.
- 18:17Şimdi bu mesele sadece beton meselesi de değil, bilinç
- 18:20meselesi. Çocuğuna depremde masanın altına
- 18:23gir diye söylüyorsun ama bunu öğretmiyorsun.
- 18:25Binanın yaparken bu 50 yıl ayakta duracak mı diye
- 18:28soracaksın. Belediyeler, müteahhitler,
- 18:31vatandaş herkes aynı zincirin halkası bir halkayı gevşetirsen
- 18:34o zincir kopuyor. Yani burada vatandaş olarak bize
- 18:38de çok büyük sorumluluklar düşüyor.
- 18:39Yöneticilerimize de çok büyük sorumluluklar düşüyor. 2.010
- 18:43birde van depremi de yaşadık. Biliyorsunuz bayram oteli diye
- 18:46bir yer yıkıldı. Onlarca insan öldü.
- 18:48Otel aslında 1.990 dokuzdan sonra güçlendirilmiş olması
- 18:52gereken bir yapıydı. Çıkan yönetmeliklere göre ama
- 18:55edilmedi. Yani biz ders aldık dedik ama
- 18:58aslında pek almadık ya da almak istemedik ya da cebimizdeki 35
- 19:02kuruş gelecekteki insanların hayatından çok daha değerli
- 19:06gelmiş olabilir. Bizi bu çok üzücü bir durum.
- 19:08Bence bana göre çok da sevdiğim bir laf vardır.
- 19:11Onu tekrar edeceğim. Ben de buna katılıyorum.
- 19:14Deprem değil, hafıza kaybı öldürüyor.
- 19:17O kadar doğru bir laf ki. Çünkü biz yaşadığımız acıyı
- 19:20unuttuğumuz anda aynı hatayı tekrar ediyoruz, deprem oluyor,
- 19:24depremde işte ilk bir ay insanlara yardımla şunla bununla
- 19:27uğraşıyoruz. Bir ay geçmeye başlamadan
- 19:30gündemimiz hayatın kendisi oluyor.
- 19:33Tabii ki deprem psikolojisinden bir anda uzaklaşmak çok önemli
- 19:36ama o psikolojiden uzaklaşırken bir sonraki depremin bizi
- 19:41vurabileceğini hiç hesap etmiyoruz.
- 19:42Biz deprem ülkesiyiz. Deprem olduğu gibi üçüncü
- 19:45beşinci gün diyoruz ki yağ bir deprem çantası hazırlasak mı?
- 19:48Bak bize de gelir bizi de vurabilir.
- 19:51Bu illet bu insanların yaşadığı şeyleri yaşamayalım.
- 19:54Bilinçlenelim ama yok ne oluyor? Havada kalıyor hep havada kaldı.
- 19:59Yani bunu kendimden biliyorum. Ben benim evime deprem çantası
- 20:02Maraş depremlerinden sonra girmiştir.
- 20:04Ya ondan sonra hazırlamışımdır ve bunu güncel falan da
- 20:07tutmuyorum ha o günlerde hazırladım ve bıraktım içindeki
- 20:11yiyeceği bir şey mi oldu, bozuldu mu falan hiç güncellemek
- 20:15falan aklıma gelmiyor. O suyu alayım bir yenisiyle
- 20:17değiştireyim böyle şeyler aklıma gelmiyor.
- 20:19Yani mesela bunu araştırırken geldi bunlar aklıma belki birkaç
- 20:23hafta sonra değiştiririm ama bu bilinç bunları anlatan kişide
- 20:27bile oluşmadıysa yada depremi bir kere yaşayan insanların
- 20:31bazılarında bile oluşmadıysa ne yazık ki biz akıllanmak
- 20:34bilmiyoruz. Tabii bu noktada 1.990 dokuzun
- 20:38ardından o dediğim yeni bir bilinç dalgası yayılmaya
- 20:40başladı, insanlar örgütleniyor. Sorular soruyor, yetkilileri
- 20:45zorlamaya başlıyor ve bu baskı zamanla yeni kurumların
- 20:49doğmasına sebep oldu. Çok da güzel oldu mesela.
- 20:51Bugün bildiğimiz afad o dönem yoktu ama 90 dokuzun yara attığı
- 20:55boşluk sayesinde afad gibi güzel bir kurum ortaya çıktı. 1.990
- 20:59dokuzda devlet resmen sınıfta kaldı.
- 21:02Herkes bunun farkındaydı. Yani bu siyasi bir eleştiri
- 21:05değil. Bu arada herkesin vicdanındaki
- 21:08cümlelerin yansımasıdır. Bana göre ilk günlerde
- 21:11koordinasyon yok, iletişim kopuk, günümüzdeki gibi bir
- 21:14teknoloji de yok. Asker kışla da belediye enkaz
- 21:16altında. Bakanlık nerede belli değil
- 21:19insanlar günlerce kendi elleriyle kazma, kürekli hatta
- 21:22tencere kapağıyla enkaz kaldırmaya çalıştı.
- 21:25Yani öyle bir tablo vardı ki vatandaş devleti değil, devlet
- 21:27vatandaşı bekliyordu ama. Bu büyük utanç bir dönüşü de
- 21:31beraberinde getirdi. Çünkü 90 dokuzdan sonra herkes
- 21:34şunu gördü, bizim afetlere karşı kurumsal bir akla ihtiyacımız
- 21:38var işte. O yüzden 2.000 dokuzda afadı
- 21:40kurduk. Afet ve Acil Durum Yönetimi
- 21:43Başkanlığı bugün gördüğümüz o turuncu yelekli ekipler kriz
- 21:46anında devreye giren lojistik ağ işte kökünü 90 dokuzunu açtığı.
- 21:51Yaradan alıyor ama sadece afad değil, kamu iktisadi
- 21:54teşebbüsleri de bu işin içinde yer almaya başladı.
- 21:58Türkiye Cumhuriyeti devlet demiryolları, lojistik
- 22:02trenlerini tahliye için kullandı.
- 22:03Türk Telekom hatları yeniden düzenledi.
- 22:06Tek elektrik hatlarını onarmaya çalıştı.
- 22:08Yani afet artık sadece kurtarma değil, koca bir devlet refleks
- 22:12haline geldi. Tabi bu işin bir de sivil boyutu
- 22:14var. Akut gibi gönüllü ekipler öne
- 22:16çıkınca devlet bizimkiler geri planda kalıyor diye fark etti.
- 22:19Bugün gördüğümüz STK devlet işbir.
- 22:22Modeli aslında 90 dokuzda yaşanan kaosun üzerine kurulu
- 22:26bir işbirliği, yani bir anlamda o felaket yeni bir sistemin
- 22:30başlangıcı oldu. Tabi daha çok yol katetmemiz
- 22:33gerekiyor. 2.020 izmir depremi ve 2.023 Maraş depreminde gördük
- 22:38ki hala daha çok fazla çabalamamız gerekiyor. 99
- 22:43depremi devletin utancıydı. Afad onun kefareti olduğu diye
- 22:48bir afet uzmanı demiş. Çok çarpıcı bir laf.
- 22:51Çünkü hakikaten öyle sistemin boşluklarını görmeden yenisini
- 22:55kuramıyorsun işte tüm bu kurumlar yasalar, yönetmelikler
- 22:59bir yana geriye kalan şey ne biliyor musun?
- 23:01Hafıza? Çünkü felaketin büyüklüğünü
- 23:03unuttuğunu an tüm bu kurumlar tüm bu çabalar kağıt üstüne
- 23:07kalır. Vatandaş olarak bizimle bir
- 23:09şeyler yapmamız gerekiyor ve hafızamızı diri tutup.
- 23:13Buranın bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatmamız
- 23:16gerekiyor. Kendimize 17 Ağustos sabahı 0302
- 23:19öyle sıradan bir rakam değil, her yıl o saatte insanlar sahile
- 23:22iniyor, mum yakıyor, sessizce gökyüzüne bakıyor.
- 23:24Çünkü hafıza sadece akılda değil ritüelde Yaşar.
- 23:30Hatırlamayı bir alışkanlık hâline getirmezsen unutursun ve
- 23:33unutmak ikinci kez ölmek gibidir.
- 23:36Her yıl televizyonlarda belgeseller yayınlanıyor.
- 23:38Gazetelerde 17 ağustos'u unutmadık manşetleri çıkıyor ama
- 23:41işin daha derin bir boyutu var. Bu felaket bizim kültürel
- 23:44hafızamıza da kazındı. Mesela Haluk levent'in deprem
- 23:47sonrası gönüllülüğü şarkılarında bile bir dayanışma sembolü oldu
- 23:51ya da teomanın o yıllarda söylediği parçalar gençliğini
- 23:54hafızasına 90 dokuzla iç içe geçti.
- 23:56Deprem sadece binaları değil, şarkıları, filmleri dizileri de
- 24:00şek. Hatırlayın deprem diye çekilen
- 24:03televizyon dizileri oldu. Sinemada belgeseller yapıldı.
- 24:06Mizah dergileri bile o dönem sayfalarında kara mizah yoluyla
- 24:10bu tür almayı işlediler. Çünkü toplumsal acıyı
- 24:13hazmetmenin bir yolu da sanattır ama hafıza dediğim şey sadece
- 24:17medya değil, enkazından sağ çıkan çocukların bugün yetişkin
- 24:21olup yaşadıkları şehirleri yeniden kurması da hafızanın bir
- 24:23parçası. O çocuklardan bazıları şimdi
- 24:26mühendis oldu. Bazıları deprem yönetmeliği
- 24:28yazıyor. Bazıları psikolog olduğu travma
- 24:30yaşayanlara destek. Yani 90 dokuzun yarası aslında
- 24:34bugünün çabasına dönüşü benim aklıma hep şu gelir bizim
- 24:37memlekette unutmak kolay ama deprem gibi olaylar unutursan
- 24:41yeniden yaşarsın diye bağırır. O yüzden 0302 sadece bir saat
- 24:45değil, bir uyarı. Hani Victor hugo der ya
- 24:48felaketin tek faydası vardır. Insanları düşündürür işte benim
- 24:52gözümde 17 Ağustos tam da öyle. Bugünden baktığımızda şunu
- 24:56söyleyebiliriz, 1.999 gölcük depremi sadece jeolojik bir olay
- 24:59değil, toplumsal bir dönüm noktası, hem kaybettiklerimizin
- 25:02yasını tutuyoruz hem de bize bıraktığı mirasla yolumuza
- 25:05bakıyoruz. Çünkü unutulmayanlar sadece
- 25:10yıkıntıların altında kalanlar değil, sevgili dinleyenler aynı
- 25:13zamanda hafızamıza kazanan dersler edebiyata bakalım.
- 25:16Latife tekin'in romanlarında Yaşar kemal'in röportajlarında
- 25:20hep bu toprakların acılarına tanıklık vardır ya. 1.990
- 25:23dokuzdan sonra yeni kuşak yazarlarda deprem edebiyatı diye
- 25:27anılan bir damar açtılar. Çünkü enkazın ortasında büyüyen
- 25:31bir çocuk yazmaya başladığında satırları ister istemez beton
- 25:34kokuyor. Bu unutulmamamanın en edebi hali
- 25:38müziğe bakalım az önce dediğim Teoman o dönemde sahnede
- 25:41söylüyor paramparça şarkısını aslında bir aşk şarkısı ama.
- 25:45Depremden sonra binlerce genç onu başka bir anlamda dinledi.
- 25:48Çünkü paramparça kelimesi sadece kalpleri değil şehirleri
- 25:52anlatıyordu. Haluk levent'in o yıllarda
- 25:54deprem bölgelerine gidip gönüllü çalışması, onun şarkılarından
- 25:58daha çok akılda kaldı. Yani sanatçı dediğin bazen
- 26:01sahneden değil, enkazın yanından hatırlanıyor.
- 26:04Popüler kültürde de izleri var, belgeseller çekildiği filmler
- 26:07yapıldı. Bu belgesellerde bu filmlerde
- 26:10tanıklar konuştu, annesini babasını anlatırken sesi
- 26:14titreyen insanlar vardı. Bunlar bir ülkenin belle karşı
- 26:17vasında ve işin en çarpıcı tarafı da şu depremin tanıkları
- 26:21bugün sosyal medyada hikayelerini yeniden anlatıyor.
- 26:24Twitter da dün 17 Ağustos depremi ile alakalı etikete
- 26:28bakarken birebir depremi yaşayanların şimdi daha iyi ve
- 26:32daha net, daha berrak bir şekilde o günleri anlattığını
- 26:34görüyorum. Biri diyor, ben 7 yaşındaydım,
- 26:37pijamanla sokağa kaçtım. Biri diyor babamı orada
- 26:39kaybettim. Hala her gece aynı saatte
- 26:42uyanırım yani hafıza artık sadece sokakta değil hafızayı.
- 26:46Tale de taşıyoruz ve bu dijital hafıza birçok insanın da kendine
- 26:51ders çıkartmasını sağlamalı. Benim en çok etkilendiğim bir
- 26:54şey var. 2.020 üçte Hatay depreminden sonra insanlar biz
- 26:581.990 dokuzla söz vermiştik, unutturmayacaktık ama unuttuk
- 27:02diye yazdı işte bu hafızanın en acı sınavı.
- 27:05Çünkü unuttuğunda bedelini yine sen ödüyorsun ben ödüyorum, biz
- 27:09ödüyorum. Kısacası 302 sadece bir saat
- 27:13değil, bir kolektif uyarı o gece ölenler bugün bize.
- 27:16Lafısı diyor. Bizim yaşadığımızı siz yaşamak
- 27:19zorunda değilsiniz. Bu yüzden anmalar, belgeseller,
- 27:22şarkılar, tweetler hepsi tek bir amaca hizmet ediyor.
- 27:26Hatırlamak ve belki de en büyük hafıza mekanı mezarlık değil
- 27:30kalbimiz. Çünkü kaybettiklerimiz orada
- 27:32yaşıyor. Biz de her 17 ağustosta ışıkları
- 27:35kapatıp sessizlikte sadece bir şeyi hatırlıyoruz.
- 27:38Dayanışmayı. Bu bölümde 17 Ağustos 1999
- 27:41gölcük depreminde ve hemen akabinde Kasım ayında yaşanan
- 27:43Düzce. Döneminde hayatını kaybedenleri
- 27:49anmak için mikrofonun başına geçtim.
- 27:51Kendinize iyi bakın. Bu ülkenin bir deprem ülkesi
- 27:54olduğu gerçeğini unutmayın. Hoşça kalın.