Latest / 8. Gün 25. Saat / Politeizm: Tek tanrıya geçmeden önce insanlık neye tapıyordu? - #Felsefe3
Transcript
- 0:098 25'ten hepinize selamlar ben Fırat umarım iyisinizdir.
- 0:14Felsefe 100 serisinin yeni bölümüyle devam ediyoruz.
- 0:18Biliyorsunuz ki artık bu bir rutine oturdu fark edenleriniz
- 0:21olmuştur. Çarşamba günleri standart
- 0:23programı devam ettirirken cumartesi günleri bu hedef
- 0:27koyduğum felsefe 100 serisini anlatıyorum, paylaşıyorum
- 0:31diyeyim ya da daha doğrusu yani kısaca haftada iki bölüm bir
- 0:34tanesi normal bölümlerimiz gibi, diğeri de felsefe 100 serisini
- 0:38bölüm olacak. Eğer vaktim.
- 0:40Olursa bu felsefe 100 serisini daha hızlı bir şekilde daha
- 0:43fazla bölüm arka arkaya ekleyerek bitirme gibi bir
- 0:46ihtimalimiz de var. Her neyse konumuza dönelim.
- 0:49Bu bölümde insanlığın belki de en büyük en psikolojik
- 0:54travmasından ve bu travmayı nasıl devasa bir sisteme, bir
- 0:58inanca dönüştürdüğünden bahsedeceğiz.
- 1:00Konumuz politeizm yani çok tanrıcılık ve 10 meşhur kozmik
- 1:05düzenin kuruluşu kaostan kozmoza geçiş bundan önceki iki bölümde
- 1:09biraz bahsettim. Şimdi şöyle bir arkanıza
- 1:12yazsanın abi elinizdeki telefonu ya da direksiyonu bir anlık
- 1:15zihninizden silin ve günümüzden binlerce 10 binlerce yıl geriye
- 1:20gidelim. Sizden ricam modern dünyanın
- 1:39bize sunduğu o sahte güvenlik hissini üzerinizden atmanız.
- 1:43Nebi Meteoroloji uygulaması var ne de başınızı sokabileceğiniz
- 1:47sağlam izole bir ev doğa ile aranıza hiçbir filtre yok.
- 1:51Sadece siz varsınız, küçük kabileniniz ve uçsuz bucaksız ne
- 1:56yapacağı asla belli olmayan vahşi bir doğa işte hikayemiz
- 2:00tam olarak bu çaresizliğin göbeğinde başlıyor.
- 2:04Bugün biz kaos kelimesini günlük değil de çok ucuza harcıyoruz.
- 2:08Trafik sıkışıyor, kaos diyoruz, ofiste işler karışıyor, kaos
- 2:12diyoruz ama antik insanın zihin dünyasındaki o mitolojinin
- 2:16köklerindeki kaos böyle basit bir kargaşa durumu değil.
- 2:20Kelimenin antik yunan'daki etimolojik kökenine o kaos
- 2:24sözcüüne indiğinizde altından ne çıkıyordu?
- 2:27Esnek yarılmak veya devasa bir boşluk anlamı çıkıyor.
- 2:32Hani bir dağın zirvesine çıkıp o dipsiz.
- 2:34Uçurumdan aşağı baktığınızda içiniz çekilir.
- 2:37O boşluk sizi yutacakmış gibi hissedersiniz ya eğer
- 2:40çıktıysanız işte o esneyen ağzını açmış ve sizi yutmayı
- 2:44bekleyen hiçliğin ta kendisidir. Kaos hiçbir kuralın hiçbir yönün
- 2:49hiçbir dayanağın olmadığı, o karanlık boşluk bir düşünün abi
- 2:54bu boşluğun ve kuralsızlığın içinde hayatta kalmaya çalışan o
- 2:58ilkel insanı ilkel seni düşün çevresindeki her şey ama her şey
- 3:0310 10 daha büyük ve daha güçlü. Aylarca damla yağmur düşmüyor,
- 3:07toprak çatlıyor, ekinler kuruyor ve kabilenin yarısı gözünün
- 3:11önünde açlıktan kırılıyor. Neden bilmiyor?
- 3:14Sonra bir gece aniden gökyüzü yarılıyor.
- 3:17Öyle bir fırtına kopuyor ki sel suları, koca ağaçları kökünden
- 3:21söküp bir oyuncak gibi önüne katarak kampını darmadağın
- 3:25ediyor. Neden abi yine bilmiyor işte bu
- 3:27bilmemek doğanın bu kontrol edilemez ve öngörülemez güçleri
- 3:31insan da sadece fiziksel bir zarar değil devasa bir var
- 3:35oluşsal. Korku tam anlamıyla bir
- 3:37belirsizlik dehşeti yaratıyor insan.
- 3:40Zihni belirsizliğe tahammül edemez arkadaşlar.
- 3:43Yani şu dünyada en kötü en acımasız duygu durumu ne
- 3:47derseniz ne diye sorarsanız ben bu soru geçtiğinde ya da buna
- 3:50benzer konular döndüğünde altını çize çize belirsizlik diyorum ya
- 3:55gidiyorsunuz? Belki daha önceki podcastlerde
- 3:58bahsetmişimdir. Gidiyorsunuz abi bir yoğun
- 4:00bakımın önüne içeride yakınınız var.
- 4:03Umarım böyle durumlarla karşılaşmazsınız, bekliyorsun
- 4:06abi. Dün 20 gün 30 gün bekliyorsun da
- 4:09bekliyorsun bir yerden sonra bünye şunu diyor, biliyor
- 4:11musunuz? Yaşayanlar bilir çünkü
- 4:13yaşayanlar da aynı şeyleri söylüyordur.
- 4:15Muhtemelen ya yaşasın ya da ölecekse ölsün artık.
- 4:19Çünkü bu belirsizliğe benim kafam zihnim bedenim
- 4:23dayanamıyor, belirsizlik böyle bir şey arkadaşlar umudunuzun
- 4:26yavaş yavaş tükenmesi durumu umudunuzun bir anda yok
- 4:30olmasından çok daha acı bir durum dediğim gibi umarım böyle
- 4:34şeylerle karşılaşmayız. Çok şeyden derinden girdim.
- 4:37Ama belirsizlik gerçekten de çok çok zor ve insanın sürekli
- 4:42altını doldurmak istediği bir durum.
- 4:44Neyse biraz daha bu çevreye dönelim.
- 4:46Bir sabah uyandınız, yer çekiminin çalışıp
- 4:49çalışmayacağını bilmeseydiniz, yaşayabilir miydiniz bence
- 4:53yaşayamazdınız işte ilkel insan için fırtına, kuraklık, hastalık
- 4:58da böyle bir şeydi. Her an her şey olabilirdi
- 5:01vallahi serol teber hocanın kulakları da çınlasın, insan
- 5:05melankolisinin o derin kaygısının temelinde.
- 5:08Hep bu doğa karşısındaki aciyet yatar insan zihni o bizim
- 5:13kırılgan korteksimiz bu dehşetle başa çıkabilmek için biz savunma
- 5:17mekanizması geliştirmek zorunda işte kozmogoni dediğimiz o
- 5:22evrenin yaratılış anlatıları mitler önceki bölümlerde
- 5:25anlattım. Destanlar kamp ateşinin
- 5:27etrafında can sıkıntısından uydurulmuş abi.
- 5:30Şöyle de bir şey yapalım da 6 dolsun denilen fantastik
- 5:34hikayeler değil, onlar o karanlık ve korkunç boşluğa
- 5:37atılmış ilk. Lan çengelleri insanın güvenlik
- 5:41arayışı eğer içinde yaşadığın evrenin nasıl var olduğunu
- 5:44gökyüzünün neden yukarıda toprağın neden aşağıda olduğunu
- 5:48bir hikaye çerçevesinde oturtabilirsen o evren artık
- 5:52senin için biraz daha az korkutucu hale gelir.
- 5:56Üzerine zihinsel bir çatı inşa etmiş olursun ama ortada çok
- 6:00büyük, çok pratik bir sorun var. Karşınızdaki felaket sizi ezip
- 6:04geçen o doğa gücü tamamen amor. Şekilsiz bir fırtınayla göz göze
- 6:09gelemezsiniz. Sel sularının yakasına yapışıp
- 6:12ulan neden benim çocuğumu aldın diye hesap soramazsınız.
- 6:16Bir boşlukla rüzgarla veya kuraklıkla nasıl pazarlık
- 6:20edeceksin, nasıl hesaplaşacaksın, yapamazsın
- 6:22karşında bir muhatap yok. Bir 100 yok psikolojik olarak
- 6:26şekli olmayan, sınırları çizilmeyen bir düşman her zaman
- 6:30en korkutucu düşmandır. Bilmezsiniz ne olduğunu
- 6:33karanlıktan korkmamızın sebebi odur.
- 6:36Içinde ne olduğunu neye benzediğini göremeyiz.
- 6:38Hatta zihnimize, o karanlığa baktıkça garip gureba şekiller
- 6:42üretir. O karanlığa bir anlam yüklemeye
- 6:44çalışır. Tam olarak ilkel insan da o
- 6:47kaotik doğa güçlerinin yüzü olmadığı için çaresizdi.
- 6:51Eğer kuraklığı durdurmak istiyorsa kime yalvaracak abi
- 6:55havaya mı cama vurur gibi gökyüzüne mi vuracaktı?
- 6:58Bunlar tabi ki imkansız şeyler hayatta kalmak o akıl sağlığını
- 7:02korumak. Için zekice bir hamle yapması
- 7:05gerekiyordu. Insanın onu her an yok
- 7:07edebilecek. Bu amorf dehşetle bu şekilsiz
- 7:10kaosla başa çıkabilmesi için acilen onu kendi seviyesine
- 7:14indirmesi, sınırlarını çizmesi lazımdı.
- 7:17O devasa hiçliğe bir 101 isim ve bir kimlik vermesi gerekiyordu
- 7:21ki karşısına alıp onunla konuşabilsin, ona rüşvet
- 7:24verebilsin belki de onunla bir anlaşma yapabilsin işte o
- 7:28anlaşma yapabilmek için insanoğlu tarihin en büyük
- 7:32zihinsel sıçramalar. Birini gerçekleştirdi.
- 7:35Isimlendirme ve ehlileştirme gök gürültüsüne sadece bir ses
- 7:39olarak katlanmak yerine ona bir isim verdiler.
- 7:42Dediler ki abi bu yukarıda bağıran şeyin bir bilinci var,
- 7:45bir iradesi var. Doğanın o kör, sağır ve dilsiz
- 7:49kuvvetlerine insan özellikleri, insan niyetleri atfetmeye
- 7:52başladılar. Biz buna bilimsel jargonla
- 7:55antropomorfizm diyoruz. Yani insan biçimcilik.
- 7:58Ama işin özü, korkunç bir gücü masaya oturtabilecek kıvama
- 8:02getirmekte düşünün karşınıza çıkan bir kurdun sadece et
- 8:06arayan biyolojik bir makine olduğunu bilmek mi daha iyi
- 8:09yoksa onun bugün biraz sinirli ama aslında ikna edilebilir bir
- 8:13karakteri olduğunu düşünmek mi insan zihni her zaman.
- 8:16Ikinciyi seçti. Nehir taştığında suyun debisi
- 8:19arttı. Coğrafi koşullar değişti
- 8:21demiyorlar. Çünkü o dönemde bilim handerler
- 8:23ya esamesi okunmayan bir şey abi.
- 8:25Onun yerine diyorlar ki nehir tanrısu bize öfkelendi, ağzımızı
- 8:29burnumuzu kıracak, bu inanılmaz bir rahatlama sağlar aslında
- 8:33niye? Çünkü eğer biri öfkelendiyse onu
- 8:36sakinleştirmenin bir yolu da muhakkak olmalı.
- 8:39Kısaca burada yapılan şey doğadaki o olaya bir anlam bir
- 8:43mantık yaratmayla alakalı. Yani oluşan Selin sadece
- 8:47tesadüfen oluştuğunu değil de belli bir niyetle oluştuğunu
- 8:51bilmek ve ortada niyet varsa bu niyetin yönetilebilir olduğunu
- 8:55bilmek işte başta bahsettiğim o belirsizlik duygusunu, halini
- 9:00aşağılara indirgemeye çalışan bir zihniyet.
- 9:03Hemen kurbanlar kesilir. Odaklar adanır al abi derler.
- 9:07Biz sana en iyi hasadımızı en semiz hayvanımızı verelim.
- 9:10Sen de bizim diğer hayvanlarımızla tarlalarımıza
- 9:13sular altında bırakma 10. Iyi bakmamızı sağlan işte
- 9:17politizmin, yani o çok tanrıcalığın temeli bu pazarlık
- 9:21masasıdır arkadaşlar. Şimşek'in denizin, kuraklığın,
- 9:25güneşin artık birer yüzü, birer karakteri ve en önemlisi de
- 9:28zaafları var. Tanrılar artık aşık olur,
- 9:32kıskanır, hırslanır, hata yapar. Nereden geliyor bu duygular e az
- 9:36önce o ilkel insan o Selin oluşması için 1000 nedene.
- 9:41Ihtiyacı olduğunu düşündü. Onu oluşturan varlığın ya da
- 9:44oraya bir varlık atadı. Kendi kafasında dolayısıyla.
- 9:47Nedenler duyguları doğurur mantığıyla bu duygular ortaya
- 9:50çıktı. Onları tıpkı kendimiz gibi
- 9:53defolu kurguluyoruz ki onlarla aynı dünyada yaşayabilelim. 1'de
- 9:56tabii işin şöyle bir yanı var, bilirsiniz, total görme
- 10:00engelliler, daha doğrusu onlara literatürde kör diyoruz.
- 10:04Benim de üzerinde çalıştığım konulardan bir tanesi bu
- 10:06ayriyeten hayatı boyunca hiçbir görsel girdi alamayan bu
- 10:10bireyler. Gün sonunda rüyaları nasıl
- 10:13sadece sesli uyaranlarla alakalı rüyalar görüyorlar.
- 10:16Yani onların rüyaları seslerden. Ibaret oluyor hem ses hem
- 10:20görüntüsü olmayan yani görme yetisi olmayan doğuştan kör
- 10:25sağır dediğimiz bireyler. Şu an dünyada aktif bir kör
- 10:27sağır, birey yok. Bu arada çünkü görmenin bazı
- 10:30formlarını görmeye, telsizliğinin bazı form ve
- 10:33nedenlerine bir çözüm bulamasak da total sağırlığa çözüm
- 10:37buluyoruz. Kokla implantlar vesaire onlarda
- 10:39mesela sadece dokunma hissiyatıyla rüyalar
- 10:42görüyorlardı. Rüyalarında dokunsal uyaranlar
- 10:46hissediyorlardı. Varmak istediğim noktayı belki
- 10:48anlamışsınızdır biz in. Onlar sıfırdan bir şey
- 10:51üretemiyoruz. Duyu organlarımızla ve
- 10:54deneyimlerimizle elde ettiğimiz şekilleri yoğuruyoruz.
- 10:57Fikirleri böyle harmanlıyoruz, ortaya bir şeyler çıkartıyor ya
- 11:01da üretiyoruz. Zihnimiz de böyle rüyalarımız da
- 11:04böyle olmayan bir şey görmeyiz. Abi görürsek de dikkat ederseniz
- 11:08diğer şeylerin bir birleşme bir harmanlamasıdır.
- 11:11O şey ortaya çıkardığımız o durum ya da olgu veyahut nesne
- 11:16dolayısıyla şimdi ilkel insanları bir hayal edin,
- 11:19adamlar deneyimleri bizim. Bile değil çok az sadece kendi
- 11:23sınırlı çevrelerini görüyorlar ya da kabilesi ile iletişim
- 11:26kurabiliyor. Farklı kültürleri tanımak
- 11:28şunları tanımak, bunları tanımak, hak getire dolayısıyla
- 11:31az deneyim az, duyusal girdi. Onları tanrıyı insan formunda
- 11:36kendileri gibi hayal edebilmelerine neden olmuştur.
- 11:40Yani şöyle bir düşünün, çocukluğunuzda tabii ki çocukken
- 11:43sembolik dönemin içerisinde doğmadığımız için bizler nasıl
- 11:47düşünüyorduk? Camiyi Allah zanneden ne bileyim
- 11:50işte güneş. Ayı ay dede diye söylerlerdi
- 11:54bize küçükken onu Allah zanneden kişilerdi ki yani hepimiz
- 11:57böyleydik. Çocuklar böyledir, çocukluk
- 11:59böyle. Neden bunu düşünüyorduk?
- 12:01Çünkü yakınımızdaki şeyler onlardı.
- 12:03Ulaşamadığımız ve yakın olan şeyler onlardı.
- 12:06Ya da seni günün belli vakitlerinde camiden bir ses
- 12:09çağırıyor. Çocukken onu düşünemiyorsun yani
- 12:11birisi sana detaylıca anlatmadığı sürece sen o
- 12:15ulaşılamaz şeyi kudretli olarak anlatılan küçücük yaşta olduğun
- 12:19için de Allah zannediyordun ya da işte ben tabii ki böyle.
- 12:22Zannetmiyordum ama gökyüzünde kocaman yaşlı bir surat böyle
- 12:26aksakallı bir dede hayal ediyordum.
- 12:28Demek ki benim hayal gücüm çok kıtmış.
- 12:31Yani çok basit kaçmışım. Demişim ki Allah dünyayı ve bizi
- 12:34yarattığına göre çok yaşlı olmalı ve büyük de olmalı.
- 12:37Kudretli o zaman gökyüzünden bizi izliyor da hani bu da
- 12:40söylenirdi. Gökyüzünde kocaman bizi izleyen
- 12:43bir yaşlı adam kafası hayal ederdim.
- 12:46Geçenlerde benden yaşlı küçük bir arkadaşım bu konu geçti,
- 12:50çocukken şey zannediyormuş böyle.
- 12:53Arkasındaki mevlana'yı Allah zannediyormuş, tanrı sanıyormuş
- 12:58yani. Insanlardaki hayal gücüne bak
- 13:011'de benimkine bak ya çocukken somut işlemler döneminin
- 13:05yansımaları diyelim. Bunlara bu konuyu da bir
- 13:07kapatalım. Ben çok merak ediyorum, sizlerin
- 13:09çocukken taha yürettiği ya da hayal ettiği tanrı şekli neydi?
- 13:14Bunu çok merak ediyorum. Yakın zamanda programımızda
- 13:17büyüyor. Sadece Spotify değil bizim asıl
- 13:19ana akım medyamız değil. Amazon ve benzeri ortamlar
- 13:23spotify'da da büyüyünce yavaş yavaş altını çiziyorum.
- 13:27Hani bunun bir sosyal medyaya taşıması gerektiğini düşünmeye
- 13:29başladım. Umarım yakın zamanda bu işleri
- 13:32de halledeceğim. Oralardan iletişime geçmeyi çok
- 13:34istiyorum. Sizlerle kulaklıkların
- 13:36arkasındaki insanları da bir nebze olsun tanımak iyi olurdu
- 13:40diye düşünüyorum. Konuya dönersek etrafta bir sürü
- 13:43doğa gücünün olduğunu söyledim bir anlamda ve hepsi birer
- 13:47tanrıya dönüşüyor. Deniz in ayrı, rüzgarın ayrı,
- 13:50bereketin ayrı tanrısı var. E bunlar kendi aralarında ne
- 13:54yapacaklar? Bu kadar çok gücün bu kadar
- 13:56devasa egonun aynı evrende başıboş dolaşması, birbirinin
- 14:00ayağına bas. Yine bir kaos yaratmaz mı?
- 14:03Elbette yaratır işte. Tam bu noktada antik insan kendi
- 14:07yarattığı bu tanrılar kalabalığına bir çeki düzen
- 14:10verme ihtiyacı hissetti. Panteonlar yani tanrılar meclisi
- 14:15dediğimiz od devasa bürokratik sistemler tam olarak böyle
- 14:19doğdu. Bu pantolonları gökyüzünde
- 14:21kurulmuş devasa devlet daireleri gibi düşünebilirsiniz.
- 14:24Ya da şöyle söyleyeyim, sürekli kavga eden güç mücadelesine
- 14:28giren kocaman gürültülü bir aile gibi insanoğlu.
- 14:32Yeryüzündeki kendi ilkel hiyerarşisini aldığı kopyaladı
- 14:36ve gökyüzüne yapıştırdı. Nasıl ki bizim kabilenin
- 14:40bireyisi varsa bu tanrıların da bir başkanı olmak zorunda
- 14:44dediler. Yunan da zeus'u oturttular.
- 14:46Baş köşeye babil'de işte mardu'u koydular iskandinav
- 14:50mitolojisinde odin'i koydular bir otorite merkezi inşa etti
- 14:55adamlar sonra da bildiğiniz görev dağılımı yapmaya
- 14:57başlıyorlar. Su işleri bakanı poseidon
- 15:00yeraltı ve madenler bakanı hades.
- 15:03Savaş işlerinden sorumlu Milli Savunma Bakanı ares, şimdi sevgi
- 15:07dinleyenler bu öylesine yapılmış bir hikaye uydurmacası değil.
- 15:11Bu dünyayı anlamlandırmak için kurulmuş kusursuz bir işletim
- 15:16sistemi. Herkesin bir odası, bir masası,
- 15:18bir sorumluluk alanı var. Çünkü insan başı sıkıştığında
- 15:22hangi dilekçeyi hangi tanrıya vereceğini net olarak bilmek
- 15:25istiyordu. Aşk acısı çekiyorsa gidip
- 15:27demircilik tanrısına yalvarmak istemiyor adresi.
- 15:31Belli olsun istiyor. Bu sistemin nasıl adım adım
- 15:33kurulduğunu görmek için hesiodos'un 10.
- 15:36Meşhur teogonya yani tanrıların doğuşu eserine bakmak lazım.
- 15:40Hesiodos bizi aslında biz soy ağacı çıkarıyor ama anlattığı
- 15:44şey yüzeyde tanrılar olsa da temelde tamamen fiziksel
- 15:49dünyanın oluşum süreci başlangıçta ne vardı?
- 15:52Diye sorar, ilk başta konuştuğumuz kaos vardı.
- 15:55Her şeyin potansiyelini barındıran ama hiçbir şeyin
- 15:58belirgin olmadığı o devasa zifiri karanlık boşluk.
- 16:02Bunlardan animizin bölümünde de bahsettim.
- 16:05Yüzeysel olarak ve bazı kısımlarında derinliğe de indik.
- 16:08Sonra işte o esneyen boşluğun içinden birdenbire ne?
- 16:11Diyordu gaia beliriyor gayiha yani yeryüzü toprak ana üzerinde
- 16:16yürüyebileceğiniz tohum atabileceğiniz, sağlam tutarlı
- 16:20katı bir zemin dikkatinizi çekiyorum.
- 16:22Kaostan çıkıp gelen ilk varlığın katı bir zemin olması tesadüf
- 16:26mü? Elbette değil.
- 16:27Çünkü boşlukta süzülen belirsizlikten aklını yitirme
- 16:30noktasına gelen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey ayağını
- 16:34basacak. Sağlam bir yerdir mesela ben
- 16:37size şöyle söyleyeyim, yakın zamanda bir çocukla yerinde
- 16:40oturma becerisi çalışıyorum. Evde annesine çalışması için
- 16:44verdiğim en önemli uyarı şu oldu.
- 16:47Oturma davranışı çalışırken ayakları yere değilsin.
- 16:50Neden biliyor musunuz? Çünkü çocukların ayakları yere
- 16:53değmiyorsa o koca koca sandalyeleri koyuyorlar.
- 16:55Çocuklara çocuklar diyor ya ama benim ayağım yere değmiyor.
- 16:59O videoyu hatırlarsınız. Öyle oluyor tam olarak ve
- 17:02kendilerini güvende hissedemiyorlar.
- 17:04Psikolojikte bir alt yapısı var ve sonuç olarak o oturduğu
- 17:08yerden kalkma ihtiyacı tetikleniyor.
- 17:10Daha fazla kalkma ihtiyacı duyuyor.
- 17:12Çocuk ben bunu buna bağlıyorum. Biraz da geçmişteki insan ilkel
- 17:17insan da ayağı yere bassın istiyordu.
- 17:19Mitolojide de böyle gayyanın ardından eros geliyor abi yani
- 17:23çekim gücü, birleştirici enerji ve bu varlıklar kendi
- 17:27kendilerine üremeye daha spesifik, çok daha.
- 17:31Din güçler doğurmaya başlıyorlar.
- 17:33Kaosun içindeki o belirsizlik nesilden nesile geçtikçe de
- 17:37yontuluyor şekilleniyor. Gök yani uranus topraktan
- 17:41ayrılıyor, araya bir mesafe giriyor.
- 17:43Denizler çukurlara doluyor, dağlar yükseliyor.
- 17:46Doğa güçleri gittikçe insanlaşıyor.
- 17:49O yüzsüz ve şekilsiz canavarlar gidip yerine form sahibi
- 17:53varlıklar geliyor. Teognya'yı okurken aslında insan
- 17:57zihninin karanlığı nasıl aydınlattığını, o amorf korkuyu
- 18:00nasıl ilmek inmek işleyip bir heykele dönüştürdüğünü
- 18:04görüyorsunuz? Gerçekten muazzam bir psikolojik
- 18:06savunma mekanizması bu başka bir şey değil.
- 18:09Kesinlikle tegonya'yı alın ve okuyun e tabi bir zahmet Hasan
- 18:13Ali yücel'den okursunuz artık onu da ama tabi bir yandan da
- 18:16şöyle bir gerçek var, sadece isim vermek, bir meclis kurmak
- 18:20ve karakter atfetmek yetmiyor. Tanrılar doğmuş, şekil almış
- 18:24kendilerine bir. Bürokrasi bir hiyerarşi kurmuş
- 18:27olabilirler. Ancak dünyanın gerçekten
- 18:29yaşanabilir bir yer. Yani bir kozmos olabilmesi için
- 18:32çok daha kanlı, çok daha büyük bir hesabın kapatılması lazım.
- 18:37O eski karanlık ve vahşi güçler öyle kolayca köşelerine çekilip
- 18:42yeni gelen bu düzenli ve insan tipli tanrılara abi.
- 18:45Buyurun dünya sizin olsun demeyecekler.
- 18:48Masaya oturmayı reddeden o en ilkel ve kaosun vücut bulmuş
- 18:52hali olan devasa canavarlarla yüzleşmek, hatta onları
- 18:56parçalamak şarttır. Burada daha detaylı bilgiler
- 18:59için bir önceki bölümü dinlemenizi öneriyorum tekrardan
- 19:02hatta burada bir es verebilirsiniz.
- 19:04Ben şöyle yüzeysel bir tekrar geçeceğim, bağlantılı.
- 19:06Çünkü o amorf eski amorf dehşetle o kaçınılmaz yüzleşme
- 19:11anı gelip çattığında mitolojinin en kanlı ve belki de en görkemli
- 19:15sayfaları açılıyor. Hani dedim ya, o yeni yetme in.
- 19:18Tipliği kurallara olan tanrılar öyle bir anda gelip masaya
- 19:22kurulamıyorlar. Çünkü masanın asıl sahipleri o
- 19:26ilkel kaosun vücut bulmuş halleri hâlâ oralarda bir
- 19:30yerlerde ve tahtlarını da öyle kolay kolay bırakmaya niyetleri
- 19:33yok abi. Şimdi mezopotamya'nın o kavurucu
- 19:36sıcağına gidelim. Dicle'yle Fırat arasına bağ bile
- 19:39bir gidelim orada animal iş diye bir destan var.
- 19:42Hani bu yaratılış destanlarının şah damarı anayasası dediğim
- 19:45gibi önceki bölümü dinleyin. Bu destanda karşımıza tiyat
- 19:49çıkıyor. Tiyanato ile sıradan fantastik
- 19:51bir canavar değil, ha tuzlu suların o zifiri karanlık ilkel
- 19:55okyanus'un yani saf kalsun ta kendisi olan devasa bir ejderha
- 20:00her şey yutuyor şekilsiz. Kuralsız amansız bir güç
- 20:03karşısında yeni nesil tanrıların şampiyonu fırtına ve düzen
- 20:08tanrısı marduk var. Marduk aslında çaresiz insan
- 20:12zihninin doğaya karşı açtığı savaşın başkaldırının ete kemiğe
- 20:17bürünmüş hali, mardun tiyan atla savaşı öyle.
- 20:20Kalkanla yapılan alelade bir düello değil, medeniyetin o
- 20:24amorf vahşi doğaya karşı verdiği varoluşsal mücadelenin mitolojik
- 20:28bir yansımaz marduk rüzgarları kullanıyor, fırtınaları
- 20:31tiyanmatın o koca ağzından içeri sokup onu şişiriyor, hareket
- 20:35edemez hale getiriyor. Okla da böyle bir tam kalbinden
- 20:39vurup 2'ye yarıyor. Tabi hikayenin asıl vurucu
- 20:42insanı durup düşündüren kısmı da tam burası marduk tiyatın o
- 20:45devasa ve şekilsiz cesedini alıyor.
- 20:49Tıpkı dev bir istiridye kabul gibi abi 2'ye ayırıyor,
- 20:52yarısıyla gökyüzünü, diğer yarısıyla da yeryüzünü inşa
- 20:56ediyor. Gözlerinden dicleyle fırat'a
- 20:58akıtıyor. Yani evrenin kendisi o üzerinde
- 21:01güvenle yaşadığımızı sandığımız dünya doğrudan doğruya kaosun
- 21:05parçalanmış, bedeninden yaratılıyor.
- 21:07Dikkat edin o kadar sığ ki sadece yaşadığı bölgeyi
- 21:11anlatıyor Dicle ve Fırat ama bugün Dicle ve Fırat çok küçük
- 21:14nehirler olarak kalıyorlar tüm dünyada ama adamların yaşam
- 21:17alanı orası dünyayı oradan ibaret görüyor.
- 21:20Düzen dediğimiz şey gökten zembille inen bir şey değil.
- 21:23Bizzat kaosun ehlileştirilmesi şiddetle parçalanıp
- 21:26dizginlenmesiyle var oluyor. Antik babil insanı bu hikayeyi
- 21:30dinlerken aslında şu muazzam psikolojik rahatlamayı yaşıyordu
- 21:34arkadaşlar. Evet abi, dışarıdaki karanlık
- 21:37okyanus korkunç ama bizim tanrımız kesti adamı yani biçti
- 21:41ve ondan bize içine sığınacağımız güvenli bir çatı
- 21:44yaptı. Benzer bir kozmik savaşta
- 21:46atina'da oluyor. Antik yunan'da titano makia
- 21:49adıyla karşımız. Çıkıyor hani şu olimpos'u
- 21:52tanrılarla onların ataları olan o devasa titanlar arasındaki
- 21:56yeri göğü inleten 10 yıllık savaş.
- 21:58Şimdi sevgili dinleyenler titanlar çoğu zaman sinemada
- 22:01sırf kötülük olsun diye etrafa saldıran kötü niyetli yaratıklar
- 22:05gibi yansıtılır. Ama işin mitolojik ve sosyolojik
- 22:08tarafı öyle değil. Titanlar doğanın
- 22:11evcilleştirilmemiş, kontrol edilemeyen kör ve sağır vahşi
- 22:15yüzü dağları yıkan depremler, gökyüzünü karartan yanardağ
- 22:19patlamaları her. Silip süpüren kasarıyorlar.
- 22:22Titanlar bunlar onların ahlakı ve kuralları yok.
- 22:25Sadece var oluyorlar ve yıkıyorlar.
- 22:27Abi olimposlular ise yasayı aklı, devleti, zanaat ve
- 22:32sınırları çizilmiş medeniyeti temsil ediyorlar.
- 22:35Yani yeni bir dünya kurma iradesi zeus un babası kronos'u
- 22:39tahtından edip o devasati tanrıları tartaros'un yani yer
- 22:43altının o en dibindeki zifiri karanlıklara hapsetmesi
- 22:48zincirlemesi aslında insanoğlunun vahşi doğayı.
- 22:51Zapt etme onu kendi yaşam alanının kendi sınırlarının
- 22:55dışına itme çabasıdır. 10 yıl süren savaş aslında insanın
- 23:00doğayla binlerce yıl süren mücadelesinin o korkunç
- 23:04belirsizlik hissini yer altına gömme arzusunun da bir metaforum
- 23:08şöyle bir düşününce, aslında bugün bizim devasa beton
- 23:12barajlar kurup taşkınları önlemeye çalışmamızla, örneğin
- 23:16fay hatlarının üzerine deprem izola binalar inşa etmemizle
- 23:20zeus un titanları. Altına tekması tamamen aynı
- 23:24psikolojik dürtünün eseridir. Insan kendi yarattığı tanrılar
- 23:29aracılığıyla aslında kendi yapamadığı şeyi simgesel olarak
- 23:33başarıyor, kaosu hapse atıyor. Tüm bu savaşların kanın kozmik
- 23:38şiddetin sonucunda ulaşılan nihai mertebe var ya işte antik
- 23:42insanına ne diyor? Abi kozmos bugün biz kozmos
- 23:45zenci aklımıza hemen uzay galaksiler yıldız tozları falan
- 23:48geliyor ama kelimenin antik yunancadaki orijinal çok anlamı
- 23:53çok. Daha estetik, çok daha
- 23:54derinlikli bir yerden besleniyor.
- 23:56Kozmoz düzenlemek ahenk hatta süs ve mücevher demek.
- 24:01Daha önceki bölümlerde söylediğim gibi kozmetik
- 24:03kelimesi de tam olarak buradan gelir.
- 24:05Güzelleştirmek, bir şeye form ve belirli bir düzen vermek var
- 24:09olanı parlatmak işte o kaosun çirkin şekilsiz ve korkutucu
- 24:14karanlığına karşı kazanılan bu savaş, dünyayı 1000 mücevher
- 24:18gibi ince ince işlemek, ona tıkır tıkır işleyen bir düzen
- 24:22oturtmak anlamına gelir. Insanlık kendi inşa ettiği
- 24:25medeniyete kurduğu ilk şehirlere yaptığı yasalara bakıp göğsünü
- 24:29gererek işte diyor. Yani biz o ilkel vahşeti yendik
- 24:33ve yerine bu ahenkli güzel yapıyı yani kozmos'u kurduk.
- 24:38O kaotik ve karanlık ormanlar budandı.
- 24:41Sınırları belli tarlalar ekildi, nehirlerin yönü değiştirildi,
- 24:45takvimler yapıldı ve evren nihayet o deli gömleğinden
- 24:49kurtulup öngörülebilir, içinde yaşanabilir rasyonel bir mekan
- 24:53haline geldi. Atık gece ve gündüzün kuralı
- 24:56var. Mevsimlerin sırası var insanın o
- 24:58ilk baştaki oğlum ya yarın güneş doğmazsa dehşeti yerini
- 25:03tanrılarak güneşi her gün aynı saatte doğurur abi güvenine
- 25:06bırakıyordu. Fakat tam bu noktada işin içine
- 25:09kaçınılmaz insanlık hali, o var oluşsal endişe tekrarsızmaya
- 25:14başlıyor. Düşünsene gökyüzünü tiyamatın
- 25:16sırtından gerdin abi yeri sabit dedin mevsimleri de biz sıraya
- 25:20koydun. Titanları da okyanusun dibine
- 25:22zincirledin e tamam kağıt üzerinde mükemmel her şey zafer
- 25:26kazanılmış devasa evren kusursuz bir saate döndürülmüş çarklar
- 25:30dönmeye sular akmaya ekinler, yeşermeye başlamış ama bu
- 25:34kurulan saat mekanizması kendi kendine sonsuza kadar
- 25:37işlemeyecek bu çarkların dönmeye devam etmesi için.
- 25:41Bu düzenin bu ihtişamlı kozmos'un çökmemesi için
- 25:44birilerinin sürekli mesai yapması gerekiyor.
- 25:47Işte bu mesai o durdurak bilmeyen vardiya sadece
- 25:51tanrıların omuzlarına yüklenmiş bir iş değil.
- 25:53Abi evren kozmos kurulu yok kurulmasına ama tıpkı yeni
- 25:57alınmış gıcır gıcır bir araba gibi sen deposuna benzin
- 26:01koymazsan. Periyodik bakımının yapmazsan
- 26:03bir süre sonra 10 yıllık arabaya döner.
- 26:05O koca çarkların dönmesi, güneşin her sabah aynı rotadan
- 26:09doğup nehirlerin tam vaktinde taşması gerekiyor.
- 26:12Aksi takdirde senin zar zor inşa ettiğin o muazzam yapı tepene
- 26:16bir gün çöküverir. Antik insan doğa'nın bu çürüme
- 26:20ve geriye gitme eğilimini bugünün fiziğinde termodinamiğin
- 26:23ikinci yasası dediğimiz o meşhur entropiah aslında iliklerine
- 26:27kadar hissediyordu. Bilimsel adını bilmiyorlardı
- 26:30tabii ama. Her şeyin bozulmaya, dağılmaya
- 26:33ve o eski kaotik haline geri dönmeye meyilli olduğunu
- 26:36yaşayarak öğreniyorlar. Bırakın tarlayı beal ekmeğin
- 26:40hemen vahşi otlar basarım evi onarmayın abi ertesi sene çatı
- 26:44çöker düzen doğaya aykırıdır arkadaşlar doğanın fabrika ayarı
- 26:48zaten kaos o yüzden o makineyi çalışır tutmak o düzende ısrar
- 26:52etmek devasa bir efor istiyordu. Bu eforu sistematize etmek.
- 26:58Için kusursuz bir yazılıma evrensel bir anayasaya
- 27:01ihtiyaçları vardı. Şimdi mısırın o yakıcı kumlarına
- 27:04gidelim. Piramitlerin gölgesine karşımıza
- 27:06muazzam bir konsept çıkar ma at. Mad kavramını öyle bugünkü
- 27:11sığkatımızla sadece adalet ya da doğruluk diye çevirip geçersek
- 27:16çok büyük haksızlık ederiz. Antik zihniyete mad evrenin,
- 27:20fiziksel, ahlaki ve kozmik düzenin ta kendisi tanrılar bile
- 27:24uymak zorunda. Her şeyin dengede kalmasını
- 27:27sağlayan hassas bir terazi şöyle anlatayım, bugün siz bir yalan
- 27:32söylediğinizde hani söylemezseniz tabi de yani.
- 27:35Karşınızdaki birinin hakkını yediğinizde ne olur abi?
- 27:38Sosyal bir kuralı veya hukuki bir yasayı çiğnemiş olursunuz.
- 27:43Iş nerede biter? Belki mahkemede olay o kişiyle
- 27:46sizin değil, sadece aynı zamanda toplumla da sizin aranızdadır.
- 27:50Bir yandan da evrenin de umurunda bile olmazsın ama antik
- 27:53mısır'da bir köylü pazarda terazi ehile yaptığında veya
- 27:571000 memur rüşvet aldığında sadece basit bir adli suç
- 28:01işlemiş olmuyor. Bizzat evrenin fiziksel dokusuna
- 28:05zarar vermiş ma atı delmiş oluyordu.
- 28:08Düşünün nil nehri'nin o sene taşmamasını güneşin tutulmasını
- 28:12veya bir salgın hastalığın patlak vermesini bizzat o
- 28:15terazide yapılan hileye bozulan o ahlaki dengeye bağlıyorlardı.
- 28:20Senin ahlaksızlığın kozmozun çökmesine sebep oluyor.
- 28:23Müthiş bir var oluşsal sorumluluk tabi bunlar o dönem
- 28:26için mükemmeldi arkadaşlar bugün.
- 28:29Işte sosyal medyada bazı bilimden uzak insanlar şunu
- 28:32diyebiliyor, ya kardeşim deprem oluyor çünkü siz şöyle şöyle
- 28:35davranıyorsunuz, toplum olarak şunları yapıyorsunuz falan ama
- 28:39bu kaotik şeyler niye bunları yapmayanların da başına geliyor?
- 28:42Bunu hiç sorgulamıyorlar. Neyse o sulara hiç girmeyin.
- 28:45Sadece bugün bile böyle şeylerin zihniyetlerin olduğunu düşünün.
- 28:49Bu kafadaki insanların taa antik dünyadaki insanlarla aynı kafada
- 28:54olduğunu ve bir adım ilerlemediğini görmüş
- 28:56olacaksınız. Ama o dönemde bilim yok,
- 28:58araştırma yok. Elinin altında Google yok yani
- 29:01düşün, buna rağmen hâlâ o kafadalar.
- 29:04Ben bir şey demiyorum abi o dönem ki insana haklı
- 29:06görebilirim. Her şeyden uzak yaşayan bir
- 29:08insan çevresine kapalı ama bu dönemkini maalesef göremiyorum.
- 29:12Bu da benim kişisel bir yorumum nil vadisinden çıkalım.
- 29:15Biraz daha doğuya gidelim. Mezopotamya'nın balçık kokan
- 29:19bereketli düzlüklerine biraz daha buralara, sümerlere
- 29:22girelim, orada da sistemin tıkır tıkır çalışmasını sağlayan.
- 29:26M adını verdikleri ilahi kararnameler, yazgılar var.
- 29:29Bakın, bu m kavramı o kadar acayip ki insanlık tarihinin
- 29:33zihinsel kırılma noktalarından biri.
- 29:35Bu mleri bugünün bilgisayar dünyasındaki kaynak kodları ya
- 29:40da birer işletim sistemi gibi düşünebilirsiniz.
- 29:43Taht yapımından tutun da ekmek pişirmeye, müzik aleti çalmaktan
- 29:48tutun da savaş sanatına, adalete, hatta fahişeliğe kadar
- 29:52medeniyeti var eden her eylemin onlar için diyorum.
- 29:56Her mesleğin bir msi bir şifresi var.
- 29:58Adamlar için Sümer mitolojisinde.
- 30:00Bu m ler tanrıların elinde tuttukları somut nesneler adeta
- 30:04birer USB bellek, flash bellek gibi tasvir edebilirsiniz.
- 30:08Tanrılar bunları birbirlerinden çalıyorlar, kurallara hediye
- 30:11ediyorlar. Eğer bir şehrin koruyucu tanrısı
- 30:14savaşta yenilip o teknoloji tabletlerini o mailleri düşmana
- 30:18kaptırırsa inançlarına göre o şehirde artık ekmek pişirilemez.
- 30:22O medeniyet unsurları kullanılamaz hale geliyordu.
- 30:25Yani uygarlık dediğimiz şey, tanrıların yazdığı kodların
- 30:29indirilip kurulması. Işleyen bir sistem, uygarlığın
- 30:32hacklenmesi gibi bir şeyden bahsediyoruz.
- 30:35O yüzden bu yasaları bu yazgıları, gözleri gibi korumak
- 30:38zorundalar. Peki mısır'da maat
- 30:41mezopotamya'dan meler yasaya yazılmış sınırlar çizilmiş ama
- 30:46bu devasa makinanın fişi nereye takılı?
- 30:48Bu kozmik sunucuların enerjisi nereden geliyor işte işin en
- 30:52çarpıcı. Zurnanın zırt dediği yere
- 30:54geliyoruz. Abi, insan ve tanrı arasındaki o
- 30:57muazzam simbiyotik ilişki. Biz bugün dinlere, inanç
- 31:01sistemlerine bak. Genellikle her şeye gücü yeten
- 31:04hiçbir şeye ihtiyacı olmayan bir yaratıcı konseptine alışkınız
- 31:07ama çok tanrılı sistemde, politeizmde işler asla böyle
- 31:11yürümez. Tanrıların bize bizim onları
- 31:14olduğundan çok daha fazla ihtiyacı var.
- 31:16Sümer metinlerini açıp okuduğunuzda şok edici insanın
- 31:19kibrini yerle bir eden bir gerçekle karşılaşırsınız.
- 31:23Muazzez ilmiye çığ burada okumanızı ayrıca tavsiye ederim.
- 31:26Yani bir Cumhuriyet çınar'dır. Yakın zamanda vefat etmiş birisi
- 31:30çok yılda yaşamıştır, iyi ki yaşamış süm.
- 31:33Tanrılar insanı sevap işlesin, erdemli olsun kemale Ersin diye
- 31:38yaratmıyor. Sümeroloji de düpedüz amele
- 31:41olarak yaratıyorlar arkadaşlar. Vallahi şaka yapmıyorum.
- 31:43Yani tanrılar dünyayı kurduktan sonra tarlaları sürmek,
- 31:47bataklıkları kurutup kanalları kazmak onlara çok zor gelmiş
- 31:51adeta sendikal bir isyan çıkarıyorlar.
- 31:54Diyorlar ki ya biz tanrıyız bu pis işleri bu ağır ameleliği biz
- 31:58niye yapıyoruz deyip kendi yerlerine ırgat gibi çalışsın
- 32:01diye insanı çamurdan ve. Yoğurmuşlar yani insan bu
- 32:06evrensel makinanın kömür kürecisi bir anlamda
- 32:10sümerolojide. Hâl böyle olunca o devasa
- 32:12ziguratlarda veya tapınaklarda yapılan ritüeller kesilen o
- 32:16binlerce kurban yakılan tütsüler basit birer saygı duruşu veya
- 32:20ruhani bir arınma seansı değil, onlar kelimenin tam anlamıyla
- 32:25lojistik destek pillerin şarj edilmesi, abi o tapınaklarda her
- 32:29gün tonlarca etince ayır cayır yakılmasının çok pratik bir
- 32:33sebebi var tanrılar acıkır. Evet, o her şeye gücü yeten
- 32:37tanrılar, insanların yaktığı o kurbanların dumanıyla o
- 32:40enerjiyle beslenmek zorunda bir babil rahibi o suna o hayvanı
- 32:45yatırıp kanını akıtmadığında sadece dini bir görevi aksattığı
- 32:49için günaha girmiş olmuyor. Güneş tanrısının yakıt tankını
- 32:52boş bırakmış oluyor. Gökyüzündeki motorun
- 32:55tekleyeceğinden suların çekileceğinden korkar.
- 32:58Adam evrenin kaderi bir çiftçinin feda edeceği o bir
- 33:02çuval buğday bir baş soğana bağlı o dönemdeki insan.
- 33:06Bunlar için Sümer coğrafyasında bu muazzam bir çıkar ilişkisi
- 33:09arkadaşlar müthiş bir vinwin kazan kazan oyna aslında insan
- 33:13tarlayı sürer, ekinleri kaldırır.
- 33:15En iyi parçayı ilk mahsulü ateşe atıp tanrıya al abi yakıtın
- 33:20afiyet olsun der tanrı da o dumanla göbeğini doyurup güneşi
- 33:23ısıtmaya devam eder. Rüzgarı estirir, yağmuru
- 33:26yağdırıp o tarlanın bir sonraki mevsim tekrar yeşermesini
- 33:30sağlar. Bugün bizim dijital
- 33:32algoritmalarla kurduğumuz o bağımlı ilişkiye ne kadar da
- 33:35benziyor değil mi biraz? Düşününce insan cidden bir oha
- 33:39oluyor. Biz bugün sürekli veri
- 33:40üretiyoruz, tıklıyoruz, sık rol ediyoruz, fotoğraflarımızı,
- 33:44duygularımızı yüklüyoruz ve o dev teknoloji şirketlerinin
- 33:48sunucularını yani modern zamanın silikondan yapılma tanrılarını
- 33:52besliyoruz. Onlar da bizim bu verilerimizi,
- 33:54bu kurbanlarımızı alıp karşılığında bize içinde
- 33:58yaşayabileceğimiz o dijital düzenini algoritmik kusursuz
- 34:03kozmozu sunuyorlar. Bir nevi bir tıklamayı erişim
- 34:06vermeyi. Kırsak onların sistemi çöker,
- 34:09antik insan tapınaktaki ateşi söndürürse evren çöker makineyi
- 34:13çalışır, tutma stresi hiç değişmiyor.
- 34:16Abi sadece dekor yenileniyor fakat işte tam burada işin o acı
- 34:21ve tekinsiz tarafı baş gösteriyor.
- 34:23Sen ne kadar kusursuz bir yazılım yaparsan yap mata ne
- 34:26kadar sadık kalırsan kal o kurban ateşlerini gökyüzüne
- 34:30kadar harla insanın içini kemiren o kadim şüphe hiçbir
- 34:34zaman tam anlamıyla yok edilemiyor.
- 34:36Çünkü kurulan bu. Ikili kozmoz bu süslü evren son
- 34:40derece kırılgan bir cam fanustan ibaret ve antik insan bunu çok
- 34:44iyi biliyor. Kalın, surların ışıklı,
- 34:46tapınakların bittiği yerde o sınırların hemen dışında o camı
- 34:50kırıp içeri sızmak için sabırsızca fırsat kollayan, eski
- 34:55şekilsiz ve karanlık güçler, yani bir zamanlar yenildiği
- 34:58sanılan kaos, her an geri dönmeyi beklemekte.
- 35:02Politizmin yani çok tanrılı inanç sistemlerinin monoteizmden
- 35:06o tek tanrılı dinlerden. En kritik kırılma noktası da tam
- 35:11olarak burası. Tek tanrılı sistemlerde kötülük
- 35:14veya kaos nihayetinde o mutlak gücün kontrolünde onun izniyle
- 35:19var ama antik zihniyette kaos tanrılardan da eski evrenin ham
- 35:23maddesi onu öldüremezsin. Sadece ne yaparsın?
- 35:26Uyutursun, yatağın altına süpürülmüş devasa bir toz bulutu
- 35:30gibidir bu şey siz yukarıda tarlanınızı eker krallığınızı
- 35:34yönetirken o yer altında sınırların hemen ötesinde
- 35:37sabırla bekler bir deprem. Bir yanardağ patladığında antik
- 35:42insanın aklına hemen aha zincirler gevşedi.
- 35:45Uyanıyorlar fikrinin gelmesi bundandır.
- 35:48Bu amansız dönüş korkusunu en iyiliklerinize kadar
- 35:51hissedeceğiniz yer yine antik mısır.
- 35:54Hani o az önce tıkır tıkır işleyen ma at düzeninden
- 35:58evrensel yasalardan bahsettim. Ya dışarıdan bakınca her şey
- 36:01kusursuz. Koca piramitler falan dikilmiş
- 36:04muazzam bir özgüven var ama. Işin aslı hiç öyle rahat değil.
- 36:08Mısır mitolojisinde pozmik düzenin garantisi her şeye hayat
- 36:12veren güneş tanrısı ben ona bulmaca tanrısı diyorum.
- 36:15Bulmacalarda çıktığı için rahat gökyüzünde 10 meşhur kayığıyla
- 36:19süzülürken her şey yolunda abi. Fakat akşam olup da güneş batuf
- 36:23kullanan aşağı doğru kızararak battığında mısırlılar için
- 36:27sadece sıradan bir gece başlamıyor.
- 36:29O an bütünle evrenin nefesini tutup beklediği dehşet verici
- 36:34bir ölüm kalım mücadelesinin start aldığı an güneş battında
- 36:38rahat adını verdikleri karanlık tekinsiz yeraltı dünyasına giriş
- 36:43yapıyor. Güneş ra batıyor, nereye doğru
- 36:46aşağıya, nereye ayaklarımızın altına doğru geliyor bir anlamda
- 36:50yani yer altına iniyor. Adamların zihniyetinde ve bu
- 36:53yolculuk öyle turistik bir gezi değil, o karanlık suların içine
- 36:56en dipteki zifiri içlikte pusuya yatmış bekleyen bir şey var.
- 37:00Duaatın içinde ape diğer adıyla aupis ape devasa bir kaos
- 37:06yılanı. Onun amacı ne intikam almak, ne
- 37:08dünyayı yönetmek ne de kendisine tapınmasını sağlamak.
- 37:11Tek bir var oluş amacı var, ışığı düzeni ve anlamı yutmak
- 37:16ranın kayığını alabora edip o güneşi midesine indirmek ve her
- 37:21şeyi o ilk baştaki anlamsız şekilsiz karanlığa geri
- 37:24döndürmek düşünebiliyor musunuz? Olma sırrı rahibim psikolojisini
- 37:28adam tapınakta sabaha kadar nöbet tutuyor böyle dua.
- 37:31Kuyu titreyerek ritüeller yapıyor çünkü o gece ranın app
- 37:35yenilme ihtimali var. Bu öyle belki bir gün kıyamet
- 37:39kopar gibi soyut uzak bir gelecek korkusu değil.
- 37:42Adamlar her gece yarın sabah güneş doğmaz diye bunu
- 37:46yaşıyorlar her gün. Ama her allahın günü bu kozmik
- 37:49savaş yeniden veriliyor ra gece boyunca yılanla savaşıyor
- 37:53mızraklıyor, parçalıyor sabah kan ter içinde zaferle ufuktan
- 37:57yeniden doğuyor. Evren her 24 saatte bir kao.
- 38:02Şuramunun kenarından kıl payı dönüyor.
- 38:04Bu bize antik insanın düzene 10 medeniyete ne kadar pamuk
- 38:08ipliğine bağlı bir güvensizlikle baktığını aslında ne yapıyor
- 38:12gösteriyor? Düzen dediğimiz şey peşin
- 38:15ödenmiş ömür boyu garantili bir mal değil, her gün bedeli kanla
- 38:19terle ritüelle yeniden ödenmesi gereken adeta günlük bir
- 38:23abonelik sistemidir onlar için. Şimdi bu bir günlük savaş size
- 38:27stresli geldiyse biraz kuzeye gidelim iskandinavya affetmez
- 38:31fiyorlarına. Alım abi vikingler'in dünyası
- 38:34hani şu filmlerde gördüğümüz baltalarıyla ortalığı kasıp
- 38:38kavuran zerre korkusu olmayan, yakışıklı abi ve güzel ablaların
- 38:42dünyasına işini ronik tarafı ne biliyor musunuz?
- 38:45Insanlık tarihinin belki de en pesimist en karanlık, en umutsuz
- 38:50mitolojisi bu korkusuz adamların elinden çıkıyor.
- 38:54Coğrafya kader hocam mısır'da en azından düzenli akan bir nil
- 38:57var. Her gün pırıl pırıl doğan bir
- 38:59güneş var iskandinavya'da ise 6 ay süren insanın ruhunu donduran
- 39:04karanlık kışlar, bitmek bilmeyen fırtınaları, okyanus'un grimasız
- 39:09dalgaları orada doğa o kadar vahşi ve baskın ki iskandinav
- 39:13insanı o kozmozun düzenin kalıcı olduğuna hiçbir zaman inanmıyor
- 39:17işte bu yüzden iskandinav mitolojisinde kaosun geri dönüşü
- 39:21bir ihtimal veya her gece atlatılan bir.
- 39:25Dike değil, kesin ve kaçınılmaz net bir sunum.
- 39:28Onlar buna ragnar rockü diyorlar.
- 39:31Tanrıların alacakaranlığı düzenin çöküşü bugün diğer inanç
- 39:34sistemlerindeki kıyamet senaryolarına baktığınızda
- 39:37genellikle bir ahlaki çöküş insanların yoldan çıkması
- 39:41sonucunda gelen bir ilahi ceza görürsünüz.
- 39:44Günah işlerseniz dünyayı başınıza yıkarım der tanrılar
- 39:47ama ragnarok öyle değil. Ne kadar iyi olursan ol tanrılar
- 39:51görevini ne kadar mükemmel yaparsa yapsın o son gelecek
- 39:55kaosun zincirleri eninde sonunda paslanacak ve kırılacak.
- 39:58Yani bildiğiniz kıyamet olayı kehanet çok net.
- 40:01En başından beri belli hile kâr ve ateşin değişimin aslında o
- 40:06sinsi kaosun temsilcisi olan loki tanrı loki zincirlerinden
- 40:10kurtulacak devasa korkunç kurt friir ağzını açtığında alt
- 40:15çenesi yere üst çenesi gökyüzüne değecek.
- 40:18Ve güneşi ayı yutacak dünyayı çepeçevre saran o dev deniz
- 40:23yılanı yörmanganda suların altından şaha kalkıp okyanusları
- 40:28karaların üzerine medeniyetin o incecik şehirlerinin üzerine
- 40:32kusacak. Bakın yine okyanus yine sular
- 40:34yani o ilk baştaki şekilsiz ve karanlık ilkel kaos bütün bir
- 40:39evreni geri almak için yükseliyor.
- 40:41Kozmos'un o süslü binaları ince ince işlenmiş yasaları bir anda
- 40:46sulara gömülüyor. Bu hikayenin beni en çok çarpan
- 40:49kısmı odin abi her şeyi bilen bilge baş tanrı ragnarok'un
- 40:53geleceğini başından beri biliyor.
- 40:55Hangi canavarla savaşıp nasıl öleceğini saniye saniye biliyor.
- 40:59Thor o devasa çekiciyle o deniz yılanını öldüreceğini ama
- 41:03yılanın zehri yüzünden sadece 9 adım atıp oracıkta can
- 41:06vereceğini biliyor buna rağmen. Sonun mutlak bir yenilgi mutlak
- 41:11bir karanlık olduğunu bile bile o boru öttüğünde bütün tanrılar
- 41:14silahlarını kuşanıp meydanına iniyorlar.
- 41:17Celal şengör de derya şu sözü sürekli cehalet denizine karşı
- 41:21aklın çırpınışı burada tam olarak öyle bir şey var.
- 41:25Karanlığın ve kaosun eninde sonunda galip geleceğini bilsen
- 41:29bile ışık adına, düzen adına insan olmak adına son kılıcı
- 41:33sallama erdemi muazzam bir var oluşsal direniş abi bu.
- 41:37Yani ben şöyle derdim zaten öleceğim o zaman savaşmayın
- 41:40belki farklı bir son olabilir ama öyle değil işte peki biz.
- 41:45Felsefi derinliği olan ama sonucunda da yine hikaye olan bu
- 41:49öykülere bakıp ne hissediyorum? Bize ilkel adamlar işte güneşi
- 41:53yılan yutacak sanmışlar diye dudak bükmek çok kolay geliyor.
- 41:57Modern şehirlerimize o fiber internet ağlarımızın,
- 42:00gökdelenlerimizin kusursuz sandığımız anayasalarımızın
- 42:04içinde tamamen güvende olduğumuzu, kaosu tamamen
- 42:08sildiğimizi sanıyoruz. Ama vallahi durum hiç öyle değil
- 42:11arkadaşlar. Bundan sadece birkaç yıl önce
- 42:13gözle görülmeyen bir virüs çıktığında ne oldu o medeniyet
- 42:17dediğimiz kozmoz dediğimiz o yenilmez sistem aylar içinde
- 42:21çöktü, market rafları boşaldı. En gelişmiş ülkelerin
- 42:24vatandaşları bir rulo tuvalet kağıdı için birbirini
- 42:27yumrukladı. Luppo abiler ortaya çıktı.
- 42:31Sokaklar ıssızlaştı, yeni yeni bitkiler türedi.
- 42:35Hayvanlar sokaklara indi. Ormanlardan belirsizlik dehşeti
- 42:39herkesin üzerine bir kara basan gibi çöktü işte ape bir anda
- 42:44modern şehirlerimizin tam ortasında başını kaldırıverdi.
- 42:47O gün demek ki neymiş kaos hiçbir yere gitmiyor.
- 42:50Abi sadece çok daha derinlerde çok daha sofistiki bir şekilde
- 42:54pusuya yatmış binlerce yıl önceki o sürekli tekrarlayan
- 42:57mitolojik mücadele döngüsü bugün.
- 43:00Senin benim siyasi krizlerimizde, ekonomik
- 43:03çöküşlerimizde ekolojik felaketlerimizde aynen devam
- 43:06ediyor. Biz sadece olaya bu kadar
- 43:08mitolojik bakmıyoruz, mistik bakmıyoruz.
- 43:11Sınırların dışındaki o karanlık her an içeri girmeye hazır.
- 43:15Biz sisteme her yön ayakta tutmak için çabalıyoruz ama
- 43:18belki de bizi en çok ürkütmesi gereken şey bu canavarların her
- 43:22zaman sadece dışarıda o uzayın derinliklerinde vahşi doğada
- 43:26olmaması bize asıl meselenin, insanın kendi içiyle kendi
- 43:30zihniyle olduğunu fısıllıyor. O canavarlar bizim çok daha
- 43:33yakınımızdaki bir yerlerde barınmakta.
- 43:35Yani işin psikolojik kısmına da. Mek istediğimi anlıyorsunuzdur,
- 43:40sonra da kapatalım. Bölümü abi bu canavarlar aslında
- 43:43bizzat dediğim gibi kafamızın içinde karl gustav jung kolektif
- 43:47bilinç dışı bir diye bir teori ortaya atıyor.
- 43:49Ne zaman 20. Yüzyılda jung diyor ki insan
- 43:53zihni boş bir levha değildir. Kime atıyor bu boş levha olayını
- 43:57hani tabulara sayı duymuşsunuzdur. 17.
- 44:00Yüzyılın ingiliz filozofu john lokumdur boş levha anlamına
- 44:03gelir, deneycilik teorisidir. Bir anlamda bizim jung diyor ki,
- 44:07o şöyle değil abi. Bu öyle üstüne bir şeyler
- 44:10yazabileceğim bir kağıt değildir diyor. 100 binlerce yıllık
- 44:13evrimsel kültürel mirasımız atalarımızın o mağaranın
- 44:17karanlığında hissettiği korkular o ateşe bakarken kurdukları ilk
- 44:21hayaller bizim genlerimize zihnimizin o en karanlık en
- 44:25derinlerindeki dehlizlere kazandı.
- 44:27Biz doğduğumuzda bu arka plan yazılımıyla bu arka tiplerle
- 44:31birlikte dünyaya geliyoruz. Yani bir doluluk var, halt
- 44:35yemişsin diyor john loka yani o babil deki tiyat mısır'daki a.
- 44:39Ya da iskandinavya'daki o dünyayı yutacak devasa kurt fen
- 44:43reir. Bunlar sadece eski çağın
- 44:45fantastik can sıkıntısından uydurulmuş canavarları değil.
- 44:49Bunlar hepimizin içinde taşıdığı yıkıcı kuralsız amorfe ilkel
- 44:54dürtülerin ete kemiğe bürünmüş halidir.
- 44:57Insanın içindeki o saf it hani freudyan anlamda o hiçbir
- 45:00toplumsal yasa tanımayan. Sadece tatmin arayan haz ilkesi
- 45:05bencil ve karanlık enerji var ya işte mitolojideki kaos bizzat
- 45:09odur. O tiyanat hepimizin içinde
- 45:12sessizce yatıyor. Diğer yanda da o tiyamatı kesip
- 45:14biçen kurallar koyan evreni sıraya dizen marduk var ya hani
- 45:18o da bizim rasyonel aklımız irademiz toplum içinde
- 45:21yaşayabilmek için kendimizi dizginleme kapasitemizdir.
- 45:25Bir anlamda sen sabah alarm çaldığında o sıcak yatağından
- 45:29hiç çıkmak istemeyip her şeyi boş vermek, sistemi reddetmek.
- 45:33Turuna küfür etmek istediğinde aslında içindeki o kaos canavarı
- 45:37o anarşi uyanıyor ama sonra ne yapıyorsun başa başa kalkıyorsun
- 45:41ilk çekip kalkıyorsun, kravatını takıyorsun.
- 45:43Ne bileyim işte takılarını takıyorsun.
- 45:46Üniformanı giyip o kilitlenmiş trafiğin içine sıraya
- 45:49giriyorsun. Vergini ödüyorsun, kurallara
- 45:52uyuyorsun işte. O an içindeki o marduk o zeus
- 45:56eline kılıcı alıp o canavarı bastırıyor.
- 45:59Senin medeniyetin kozmos'un bir parçası yapıyor biz her gün.
- 46:04Kararımızda kendi içimizdeki o mitolojik savaşı ragnar öykü o
- 46:08titano makyayı saniye saniye tekrar yaşıyoruz.
- 46:12Tanrılar ve canavarlar gökyüzünde ve yer altında değil,
- 46:15gerçekten bizzat bizim sinir sistemimizde nöronlarımızda
- 46:19kozlarını paylaşıyorlar. Bu meseleyi çok güzel özetleyen
- 46:23o taşları yerine oturtan bir yerde visim de dinler, tarihçisi
- 46:26mirsea eliat eliat 10 meşhur kutsal ve din dışı kitabında
- 46:32insanın bu bitmek bilmeyen düz. Hurma takıntısını müthiş bir
- 46:36yere bağlıyor abi diyor ki insan o devasa kaos denizinde o
- 46:41anlamsızlıkla belirsizlik okyanusunda yüzemez nefes alamaz
- 46:45bu olur. O yüzden hayatta kalabilmek o
- 46:48akıl sağlığını koruyabilmek için acilen kendine kutsal ve düzenli
- 46:52bir merkez yani kendi çapına bir kozmos inşa etmek zorunda.
- 46:56Eskiden ilkel insanlar bir köy kurarken bile tam ortasına bir
- 46:59direkt dikerlermiş. Ahanda dünyanın merkezi evrenin
- 47:03göbeği burası derlermiş. Çünkü o direğin dışarısı
- 47:07karanlık orman dışarısı belirsiz dışarısı pekinsiz sence bu 10
- 47:12mızrakla antik insanın yaptığı bir şey ilkel mi abi?
- 47:15Bugün sen yeni bir eve taşındığında ilk ne yapıyorsun?
- 47:18Önce bir temizlik değil mi? Kendi kokunu sindiriyorsun.
- 47:20Sonra eşyalarını kendi mantığına, kendi estetiğine göre
- 47:24diziyorsun, yerleştiriyorsun, kitaplarını bir sıraya
- 47:28diziyorsun, yastıklarını düzeltiyorsun duvara da şöyle
- 47:31kocaman sevdiğin bir tablo yok. Aslında o an yaptığın şey o
- 47:35tuğla ve betondan oluşan anlamsız, yabancı sana ait
- 47:40olmayan boşluğu evcilleştirmek, orada kendi küçük pantolonunu,
- 47:45kendi maat sistemini kuruyorsun. Dışarıdaki kaostan kaçmak için
- 47:49eve kapanıyoruz ya bazen. Bunun gibi bir şey işte o
- 47:51kapıdan içeri girip kilici çevirdiğinde oh be ediyorsun.
- 47:55Burada kuralları ben koyuyorum. Burası benim kozmozum hadi
- 47:58gelsin o patron şimdi laf etsin diyorsun ama bir yandan hom ofis
- 48:02çalışanlar da var. Neyse dışarıdaki o devasa kaotik
- 48:06ve acımasız metropolden kaçıp kendi inşa ettiğini, o kutsal
- 48:10küçük güvenli merkeze sığınıyorsun, hatta işi bir adım
- 48:13öteye taşıyım masanın üstündeki o kalemliği düzeltmen
- 48:17bilgisayarında biriken o dosyalara isimlendirip ayrı
- 48:20klas. Tutmam bile aslında o ilkel
- 48:22insanın gökyüzüne bakıp yıldızları takım yıldızlara
- 48:25ayırarak onlara büyük ayı küçük ayı diyerek bir anlam çıkarmaya
- 48:30çalışmasıyla bana göre tamamen aynı psikolojik kökenden
- 48:33besleniyor. Bilinmezlikten dağınıklıktan
- 48:36tasnif edilmemiş olmaktan ölesiye korkuyoruz abi.
- 48:40Çünkü belirsizlik demek o ilkel korteksimiz için hâlâ bir ölüm
- 48:44tehdidi. Bu yüzden sürekli etiketliyoruz.
- 48:46Sürekli kategorize ediyoruz sürekli ama sürekli yasalar
- 48:50kurallar icat edip. Zihnimizi rahatlatmaya
- 48:53çalışıyoruz. E işte tam da bu yüzden 10
- 48:56mızraklı antik insanla aramızda o modern kibirle inandığımız
- 49:01kadar büyük bir fark falan yok abi.
- 49:03Biz bugün o asfaltta yürürken çok tanrıcılık bitti, medeniyet
- 49:07zirve yaptı. Biz artık o ilkel hurafelere
- 49:09falan inanmıyoruz diye kaslak kasıla geziyoruz ortalıkta.
- 49:13Ama cidden sistemin iskeletine o kurduğumuz medeniyetin şemasına
- 49:18bir vaktinizde o antik pantolonların aynen durduğunu
- 49:21görürsünüz. Düşünsenize devlet dairelerini,
- 49:23hantalu, bürokrasiyi antik yunan'da demeter diye bereket
- 49:28tanrıçası vardı. Bugün onun yerine tarım
- 49:30bakanlığı var. Savaş tanrısı ares.
- 49:32Bugün Savunma Bakanlığı, adalet tanrıçası temesin elinden o
- 49:36teraziyi aldık. Devasa beton adliye saraylarının
- 49:40girişine diktik. Adına da ne yaptık?
- 49:42Modern hukuk sistemi dedik. Biz bugün gök gürlemesinden
- 49:46korktuğumuzda bir dağın zirvesine çıkıp zeus a boğa
- 49:49kurban etmiyoruz belki evet. Ama ekonominin çökmesinden o
- 49:53finansal kaostan o yoksulluk uçurumundan korktuğumuza ne
- 49:56yapıyoruz? Merkez bankasına borsa
- 49:58endekslerine o devasa bizim aklımızın almadığı karmaşık
- 50:03kapitalist algoritmalara tapınıyoruz adeta tıpkı
- 50:06sümerlerin 10 m tabletlerini o ilahi, yazgıları, gözü gibi
- 50:11koruması, medeniyetin şifresi olarak görmesi gibi.
- 50:14Biz de anayasalarımızı kanun hükmünde kararnamelerimizi ne
- 50:18bileyim uluslararası sözleşmelerimizi o kaos kar.
- 50:22Bizi koruyacak yegane, büyülü muskalar kutsal metinler olarak
- 50:26görüyoruz. Hatta dijital çağ bakın abi
- 50:29internet dediğimiz o devasa ağ milyarlarca insanın, bilginin,
- 50:33çöpün, gerçeğin, yalanın nasıl söyleyeyim, nefretin ve sevginin
- 50:37birbirine girdiği devasa. Amorf bir kaos okyanusu değil
- 50:41mi? En saf haliyle tiyanmatın
- 50:43kendisi çünkü daha yeni daha düzene girmedi.
- 50:46Peki biz o dijital kaosta boğulmamak, o bilgi
- 50:49bombardımanında aklımızı yitirmemek için ne yapıyoruz?
- 50:52Tabii ki de modern dijital tanrılara yani o kusursuz
- 50:55algoritmik yazılımlara sığınıyoruz.
- 50:57Googleın ınstagramın twitter'ın algoritmaları onlar bizim
- 51:01adımıza kaosu filtreliyor, veriyi ayıklıyor, anlamsız
- 51:04boşluğa bir şekil verip bize pırıl pırıl, tamda ne hikmetse
- 51:08bizim seveceğimiz bir akış sunuyor.
- 51:10Değil mi? Ve bize karşılığında onlara her
- 51:12gün kendi kişisel verilerimizi, dikkatimizi, zamanımızı, yani
- 51:16modern çağın en değerli kurbanlarını sunuyoruz.
- 51:20Zamanımızı tapınak değişti sunaklar değişti.
- 51:23Heykellerin yerini sunucular aldı ama amansız güvenlik
- 51:27ihtiyacı, evrensel düzen arayışı bir milim bile değişmedi
- 51:31arkadaşlar. Kısacası dostlar, mesele aslında
- 51:33çok net ister. Mısırın yakıcı güneşinin altında
- 51:36ran'ın kayığına dualar edip sabahın olmasını bekleyen terli
- 51:41terden bitmiş bir çiftçi olun ister elindeki o buz gibi son
- 51:45model telefonda borsayı algoritmaları takip edip hayatta
- 51:49kalmaya güvende olmaya çalışan modern bir plaza çalışan olun
- 51:53hepimiz ama hepimiz aynı devasa boşluğun kenarında durmuş, o
- 51:57karanlık uçuruma düşmemek için sıkı sıkı bir şeylere tutunmaya
- 52:01çalışıyoruz. Eski tanrılar hiçbir zaman
- 52:03ölmedi. Sadece modern takım elbiseler
- 52:06giyip kıyafet değiştirdiler. Çünkü insan zihni o korkunç
- 52:11kaosla çıplak elle savaşamayacak kadar kırılgan o belirsizlik
- 52:15denizinde yüzemeyecek kadar aciz benden bu bölümlük bu kadar.
- 52:20Umarım zihninizde o karanlık boşluğa karşı bir iki ışık
- 52:23yakabilmişimdir. Evet sevgili dinleyenler buraya
- 52:26kadar dinlediyseniz o kozmozu ayakta tutmak için algoritmaları
- 52:31beslemek lazım. O yüzden bölümü.
- 52:33Programı takip etmeyi unutmayın. Bir sonraki bölümde görüşmek
- 52:37üzere. Kendinize çok iyi bakın, hoşça
- 52:40kalın.